Tüyleri diken diken gecenin;
yakamoz parıltısı vurmuş, martı kanatlarına…
Sobalardan arta kalan duman kokusu var
ve de rüzgar uğultusu…
Uzaktan bir tren çığlığı geliyor
ve yıldızlar yalın ayak yürüyor…
Ay bile ahkam keser haksızlıklara;
“gecelerin şahidi olmaz”, aldanışlarına…
Derken, son perdelerde kapanıyor
ve bir şakıcı geliyor.
“İstanbul’un ağladığını” söylüyor nakaratlarında…
Bir gece daha geçti,
yanlış zaman insanlarına aldanarak;
“çoklu çıkmaz”, sokağında…
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.