Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Tohumların Peşindeki Ayılı Adam"

Ön Sayfa yazıları gösteriliyor. (Çok tutulanları ya da tüm yazıları göster)

Etiketler: 

IMF üyesi ülkelerden gelişmiş ülke konumunda olanlar 1973 yılından başlayarak değişken döviz kuru politikası uygulamışlardır. Gelişme yolundaki ülkelerde zaman içinde artan oranda döviz kuru politikasına geçmişlerdir. IMF üyesi ülkelerden gelişmiş ülke konumunda olanlar 1973 yılından başlayarak değişken döviz kuru politikası uygulamışlardır. Gelişme yolundaki ülkelerde zaman içinde artan oranda döviz kuru politikasına geçmişlerdir.

Altın standardı ve daha sonrasında egemen olan altın değişim standardı hep sabit döviz kuru politikasının eşliğinde yürümüş olan yöntemlerdir. Böyle bir yöntemin uygulandığı ortamda IMF’nin temel görevlerinden biri, ödemeler dengesi bunalımına giren üye ülkeyle yapılacak devalüasyonun oranı konusunda işbirliği yapmak ve söz konusu üye ülkeyi alacağı önlemler açısından IMF’nin imkanları ile desteklemektir.1973 sonrasında başlayan değişken döviz kuru uygulamaları devalüasyonları günlük rutin uygulamalar haline getirince IMF’nin yönlendirme fonksiyonu tartışılır hale gelmiştir. 1980’li yıllar, IMF’ye artık bir gereksinim olup olmadığını tartışarak geçmiştir.

Milton Friedman, sabit kur esasına dayalı Bretton Woods sisteminin çöküşü ve değişken kur politikasına geçişle birlikte, bu sistemin ödemeler dengesi sorunlarını kendiliğinden çözeceği ve dolayısıyla artık IMF’ye gerek kalmadığını belirtmiştir. Bununla birlikte değişken kur sisteminin müdahale edilerek uygulanması, Fridman’ın öne sürdüğü kendiliğinden dengeyi bulmanın en önemli engelini oluşturmuştur.

IMF’nin, ödemeler dengesi bunalımına giren üye ülkelere desteklerinin, krediden farklı olarak, o ülkenin ekonomik istikrarını sağlamak için belirli bir programa bağlı olması ve bu kurumun, dünyada ortaya çıkan yeni gelişmeleri kapsayacak esneklikte araçlar yaratabilmesi, uluslararası parasal sistemin böyle bir kurum aracılığıyla yürütülmesinin yararlı olduğunu ileri sürenlerin tezini oluşturmaktadır.


30 ahkam var

Ahkâmlar

politika portalı değil burası sadece "hafif". ulvi meseleleri tartışacak başka ortamlar arayınız kendinize, adındanda anlaşıldığı gibi hafif bir ortam burası. ezbord filan var, free forum veriyo öyle bir free forum alınız orada bu yüce meseleleri tartışınız. hatta başka bir öneri domain alıp ezboard forumunuda frame içinde açarsanız daha başarılı olabilirsiniz. hatta yeterki bizi rahat bırakın sizin için 10.000 kişiye sitenizi tanıtan spam mail bile atarım. benim gibi pek çok insanın buraya girmesinin amacı politikayı takip etmek değil. öyle bir arzumuz olursa politika içerikli sitelere gireriz.arada bir orijinal politik mevzular oluyo ona birşey dediğimiz yok ama herhangi bir konu üzerindede bukadar younlaşılmasın çeşitlilik olsun. eskisi gibi uzunda karın ağrıları filan yazılsın. biliyorum gözüm görmesin diye bir bölüm var ama cembay öyle bir coştuki sitedeki insanlar direk politikaya kanalize olmaya başladı..

Bravo sana, milleti dayatmaci, yasakci, determinist fikirlerinle politikadan sogutmayi basardin bea. Bravo sana bilgi kusan taramalim, 'Duckspeak' profesorum!

guzel bir yazı .aynen ikisat profları gibi bir tesbitte bulunmussun. ama ben burda tartısma yaratacak konuyu goremedim. varmak istedigin nokta İMF in mensup oldugu ekol olan postkeynesci ekol ile milton friedmanın öncüsü oldugu avusturya ekolu ve monetarist parasal yaklasık arasında bir degerlendirme yapılmasını saglamakmı. veya keynesyen ekolu ana hatlari ile irdeleyip monetarist lere veristirmekmi?

bak eger konu friedmana kayarsa takipci hatta friedmanin savunucusu olurum. cunku friedman hayek le birlikte benim icin sadece iktisat duayenleri degil ideolijik bazdada saygı duydugum insanlardır.

yarma kendine malzeme çıkarma! ben genel bir yazı yazdım, senin görüşün veya onun determanist fikirleri umrumda değil..

Hong? Ne malzemesi be? Televole mi sandin beni?

Hafif.org içeriğinin "herşey"e değinmesi öngörülmüş... Hafif Uyku ne diyo bu "politikanın sitedeki oranı" durumuna?

İnsanları tanıdıkça botları daha çok seviyorum deermişim

Hayır,"determinist" le ne ilgisi var. :) şurada var açıklaması.

Benim deterministten kastim; sundugu bilginin, tezin otesinde gorus tanimayan, "bu budur" "bu da sudur" diyerek kesin hukumler koyan, ve bunlarin degisiklige ugramasini olasi gormeyen kisi. CemBay in Radikal Islam, Demokrasi ve islam daki tavri bana determinizmi hatirlatti. Not: Ama imf ile ilgili yazisiyla alakasi yok diyosaniz o dogrudur...

Cembay'ı kendilerininki dışında görüşlere tahammül edemediği için eleştiriyorsunuz, bence de haklısınız.

Peki siz Cembay'a tahammül edebiliyor musunuz?

Adam IMF ve kur politikasıyla ilgili bir yazı yazmış, kendi görüşüdür. Keza Saadet Partisi yazısı da öyle. Ne yani, adamın her yazısına "bunlar benim görüşüm, aman sakın alınmayın kızmayın cicibeyler" diye footnote mu düşmesi lazım?

Artı bu sitede neyin yayınlanıp neyin yayınlanamayacağı kimin tekelindedir? "Burası bunun yeri değil, bas git" demek ne kadar demokratiktir?

İnsanlar "coşuyorsa" da, yapacak bir şey yok. Sitenin mayası insan, maya coşup ayran kabarıyorsa içmezsin olur biter. Ha, seviyesiz, düzeysiz, hakaret içeren mesajlar ayıklanır o ayrı. Ama insanların bir konuya çok fazla kanalize olmaları kimseye batmamalı. Zuxxi'de Yüzüklerin Efendisi'ne 200 civarı yorum gelmiş. Bu güne kadar kendisinden "bokunu çıkardınız, yeter artık" gibi bir yorum ne görüldü, ne işitildi.

Maalesef sadece cilamız demokratik. Karosere, oradan motora ve iç aksama nüfuz etmesi ne kadar alır bilemiyorum.

"Peki siz Cembay'a tahammül edebiliyor musunuz?" bu ne yani? ne alakasi var tahamulsuzlukle, adamin gorusu bana uymuyor, uymayan taraflarini soyluyoruz, tahamulsuzluk mu oluyor? hayir bence aksisi eziklik, "bence sen de haklisin" serpistirilmis Orhan Gencebay'lik. Kimse adama 'yazma' demememisse ne tahamulsuzlugu? Tartisma esnasinda ecim, cicim diyerek konusmanin da bir terbiye veya ahlak ifadesi oldugunu zannetmiyorum... Ama kufur ayri sey, ben sahsen cembaya kufur edilidigini gormedim... Fasist, determinist, totaliterist gibi laflarin ozune inemeyip bunlari kufur olarak algiliyorsa o kendi sorunudur.

Bireysel üzerine alınmalarla iştigal etmeyeceğimi belirtmek isterim. Anlama kaygısı lütfen.

Tahamulsuzluk kavraminin tanimini yapiniz, genel okuyucu davirlari goz onunde bulunurarak, bunlardan hangilerinin kavram kumenizin alt elemani olduklarini gosteriniz. [2023 OSS sorusu]

Yukardaki paragraflari inceleyerek "Burası bunun yeri değil, bas git" cumlesine anlam bakimindan benzer cumleler bulmaya calishiniz, varsa 1 den sonsuza kadar eleman kullanabilmek sartiyle numaralayip gozetmen ogretmene ihbar ediniz [2014 OSS Sorusu]

Bu kadar meraklıysanız üniversiteye girmeye, buyrunuz kendiniz yapınız! Ben kustum artık akademik hayattan, kurtulmaya çalışıyorum. Pişmanım.

Gözetmen öğretmene yaranmak kaygısı taşımam, taşıyana da acırım. Yazımı Cembay'ın bugüne kadar foruma atmış olduğu tüm yazılara ve onlara kesilen ahkamlara dayandırarak yazdım. Her yazıyı ve ahkamı teker teker okudum. O yazıları bir defa daha okuyarak, "aha bak yazan burada böyle demiş, böyle böyle demek istemiş" açıklaması yaptırılma tuzağına düşmem, neden? Çünkü Abdürrahim Albayrak kalkıp "Sergen'in orada ayağı kaydı" diyebiliyorsa, "hayır, ben orada onu kastetmemiştim, gönlümden/zihnimden başka şey geçiyordu" diyeceklerle uğraşmak bayacaktır. Uğraşmam da. Kimin ne dediği açıktır. Daha doğrusu ne dendiği açıktır, çünkü yazıları okurken niklerine bakmam. "Cenk meydanından kaçıyorsun!" deme hakkınız mahfuzdur, buyrun.

"Bas git dendi" denmemiştir, "denmesi ne kadar doğru?" denmiştir. Üzerinde odaklanılan ifade de "bas git" değil, "bu iş burada olmaz, başka yerde yap"tır. Bence "bas git"le arasında sadece usül farkı vardır, kast aynıdır. Ona bakarsanız ortada tekel falan da yoktur. Ancak üzerinize alınma katsayınız ilk cümlede daha yüksek çıkmıştır.

"Tahammülsüzlük" derken kaba mealiyle "katlanamama", "hoşgörü gösterememe" kastedilmektedir. Yazılar okunmuş, tarafımdan kendi değer yargılarımla değerlendirilmiş, ve BİR KISMININ "tahammül edemeyen bir oluşuma tahammül edemeyen Cembay'a tahammül edemeyen insanlar" olduğu kanısına şahsımca varılmıştır. Ecnebiler buna "in my humble opinion" da demektedirler. "Faşizm küfür değildir" demişsiniz, bence küfür değilse bile hakarettir. Olup olmadığı da sizin humble opinion'ınızdır.

Ancak sizden çok şey öğrendim. Yarın soluğu sakallı bi adamın yanında alacak, "Hizbullahçı!" diye suratına haykıracağım. Herif üzerime yürüdüğünde de "kelimenin özüne in lan!" diyeceğim. Eminim apışıp kalacaktır.

Saygılar.

Pragmatik olarak bakarsak "bu iş burada olmaz, başka yerde yap" denmisse bile bu isin burda oldugu aciktir, su an itibariyle de olabilirligini artirmaya yonelik faaliyet icindeyim. Dolayisiyla bu deyisin uygulamada olmadiginin kanitini hergun ben, siz ve onlar gosteriyorlar. Deyis yanlistir, ancak bu yanlisliginin, dogru olan uygulamayi aksatmadigi da gercektir. Ayrica incelemeler de bu deyisin yalnizca 2-3 kisi tarafindan kullanildigi gorulmektedir. Bu kosullar altinda genelleme yapmanin yanlis oldugunu sanirim sizler de farketmissiniz ki ilk baslarda genele hitab eden soyleminiz daha sonra bir kisma yoneldi. Kanimca, soylemlerde genelleme kullanmak -ilgili kisiler bukadar bariz bir sekilde ortadayken- bire bir tartismaya girmekten kacinmanin, yani 'olay ciksin istememe' nin gostergesidir. Tartismaya girmekten hoslanmiyor olmaniz bir toplulugu zan altinda brakmaniza sebep degildir, kolaya kacmaktir... Genellemelere sahsi alinganlik gostermememizi istemiyorsaniz bunlara kim alinmalidir? Tutup da hafif.org adina bir basin aciklamasi mi yapalim?

Ayrica "tahammül edemeyen bir oluşuma tahammül edemeyen Cembay'a tahammül edemeyen insanlar" deyisi yanlistir. Bazen ic ice fonksiyonlar yazilir ken de bu hata olusabilir. f{f[f(x)]} turunden yazdiginiz deyisinte bir fonksiyon fazladir, cunku Cembay'in /tahamul edemeyen bir olusuma/ tahamulsuzlugu soz konusu degildir. Cembay hichbir yazisinda tahamul edememeyi bir sorun olarak gostermemis, uzaktan da olsa bu konuya deginmemistir. Yazilarinda kacirdigim, yanlis anladigim bir bolum olabilir tabii, kendiniz boyle bir soyleme rastladiysani lutfen bana da gosteriniz... Bir yazida belirtilen gorus bize yanlis gozukuyorsa kaninizca, hosgoru cercevesi icinde ne yapilmali? [kastettigim bu is burda olmaz degildir] Kisi kendisine uymayan bir gorusun eksik, kendince yanlis taraflarini soylerse hosgorusuzluk mu yapmis olur? Kisiye gore fasist bir tutum takinan bir kisiye fasist denmesini hakaret olarak nitelendirerek, kisiye daha yumusak deyisler oneriyorsunuz. Ancak kanimca, yumusak 'mealler' aramak kulagimiza akrobatik hareketlerle dokunmaktan, zaman kaybindan baska birsey degildir

Yazıda herhangi bir genelleme olmadığı gibi, sadece "yanlış olduğu iddia edilen ameli yapma" eleştirilmiştir. Bir kişi ya da beş kişi. Toplam kaç kişi yazmış ki zaten Cembay'ın üç tane mesajına? Ayrıca genel anlamda "tahammülsüzüz" denebilecek bir örneklem var mıdır? Ayrıca hafif.org'un anakütlesi nedir ki yazının örneklemi ne olsun?

Cembay'ın "karşı tarafın tahammülsüzlüğü" gibi bir kaygısı tabii ki yoktur, aksi takdirde kendi tahammülsüz olmazdı. Parantezin en içindeki fonksiyon tahammülsüz müdür? Milli Gençlik Vakfı'nın kapısından içeri boynunuzda Davut Yıldızı ile girerek bu konuda son derece rasyonel ve analitik bir çalışma yapmanız mümkündür, zira elinizde devasa bir örneklem olacaktır. Maslak'tan terk-i diyar edeli çok oldu ama İTÜ Elektronik Fakültesi de bir zamanlar iyi bir örneklem oluşturuyordu bu konuda.

Cembay'ın yanlışı zaten inancını yaşayan samimi, hoşgörü sahibi Müslümanları da "tahammülsüzler" klasmanına sokmakla başlamaktadır. Cembay'a bunu son derece "tahammüllü" bir dille anlatan, "sen faşistsin" demeyen hafif.org mensupları da mensuptur. Kanımca bu şahısların yazıları Cembay'a asıl verilmesi gereken cevabı teşkil etmiştir.

Artı, madem kimin ne yazdığı bu kadar belli, -niklere bakmadığımı söylemiştim- neden "göster bakiim kimmiş onlar" diye şahsıma hesap soruluyor? Açınız, bakınız, gerekli çıkarımları yapınız. Bu şahsınız da olabilir, bir başkası da. Neden sizin kafayı yorup yapmanız gereken çıkarımların hammaliyesini ben yapayım ki? Hem siz yazdığınız şeyin çıkarımını preview'da mı yapıyorsunuz?

Bir insan diğer bir insana göre faşist tutum da sergileyebilir, yobaz bir tutum da sergileyebilir, daha ileri giderek cibiliyetsiz bir tutum da sergileyebilir, af buyrun, hipna bir tutum da sergileyebilir. Her üniversite boykotunda öğrenciler çevik kuvvete karşı "coplanabilir" bir tutum sergilemektedirler. Cembay'a göre de birileri "ezilmesi gereken çıbanbaşı" tutumu sergilemektedir. Size göre de Cembay "faşist" bir tutum sergilemekte olup, tepemizdekilerin de mutlaka sizin ve benim tutumumuz konusunda bir fikri ve akabinde bir zikri vardır. İşte benim asıl kırılması gerektiğini düşündüğüm zincir bu.

Sevgiler.

eblekliğime verin.

Fasist in kendi gibi dusunmeyen insanlara yonelik sindirme, ezme, ortadan kaldirma politikalari uygulayan biri oldugunu kabul edersek [referance point]. Birisine fasist dedigimde [ben cembay fasist dedim], onu yok etmek istedigim sonucuna varmakla["ezilmesi gereken cibanbasi tutumu"] bana fasist demis oluyorsunuz. tabii bunun 'hosgorulu' bir sekilde yapmis oluyorsunuz, fakat sonucta belli bir anlama kabiliyeti olan insan kendisine fasist dendigini kavrar, ve sizin bu hosgorunuz bir anlam kabiliyeti sinamasindan baska birsey olmaz. [if A.K > 100 then user=fasist else user=0 ] Bu yuzden dir ki, Cembay in fasist, kiminin totaliterist, olduguna kanaat getiridigim zaman sozlugu acip, o kelimenin anlamini yazmam, direk fasist derim. Ayrica soylemlerimizden yola cikarak, elimize birer bazuka veya tank verilirse bunlarla ne yapacagimiza varmaniz esasinda yanilacaginiz okadar cok nokta var ki bundan kacinmanizi tavsiye ederim. Belirtmek istedigim bir baska nokta da su; sizi sekreterlik gorevleri yukleme, paperboy muamelesi cekme gibi bir gayretim yoktur. Kanimca ortada elestirilen bir tutum varsa, bu oznesi olmayan, veya 2.cogul sahis olan cumlelerle ifade edilmemeli. Nitekim benim kaygim, oznenin kim veya kimler oldugu degil, ozne olmayanlarin da ozne gurubuna dahil edilmesidir. Bu acidan kendimden esirgedigim bir hamallik ortada yoktur, bu sartlar icinde olmayan hamalligi size yuklemem de sozkonusu degildir. Fakat ortada taktir edilmesi gereken bir tutum vardir, o da yavas yavas 'ozne' cemberini daraltiginizdir. Beni dolayli yoldan da olsa [hosgorunuzden olsa gerek] suclamaniza, gecmis yazilarinizda zan altinda braktiginiz arkadaslar adina sevindim...

buraya bir edit butonu koyalim bea!

...o takdirde "ahkam kes" butonunu "tekzip et" olarak değiştirebilirdim. Çünkü artık bu iş ahkam kesmekten çıktı, tekzip etmeye dönüştü.

Cembay'ı yok etmek istediğiniz sonucuna varmış değilim, benim yaptığım çıkarım hoşgörüsüzlükten ibarettir. Artı ben isim falan da vermiş değilim, vermem de. Bunun sebebi kişilere odaklanmak istemememdir. Bu ahkamı (tekzip?) okuyan sadece siz misiniz? Pek sanmıyorum. Ancak Cembay'a "faşist" demiş olmayı da siz sahiplendiniz. Bu nedenle yazı sonrasındaki tartışmalar sizin üzerinizde yoğunlaştı. Bugün bir başka arkadaş da cevap versin, onunla da tartışırım. Benim nirengi noktam "sen Cembay'a faşist dedin!" değil, "Cembay'ın faşistlikle itham edilmesi yanlış"tır.

İlk başta belirsiz özne kullanmıştım, hala da kullanıyorum. "Hoşgörüsüzlük", hala yazılarında bu tavrı sezdiğim, ancak niklerini değil görüşlerini referans aldığım herkes için geçerlidir. Sizin sahiplenmiş olduğunuz "faşist" yakıştırması da pek sevdiğiniz teşbih metodolojisi çerçevesinde, evrensel hoşgörüsüzlük kümesinin bir alt kümeciğidir.

Beni bu saatten sonra hacker'lığa soyunduracak -bu arada k'yi yazmayınca hacker hacer oldu. hoş oldu.- bir diğer unsur da, size ve diğerlerine yapmış olduğumu düşündüğünüz "elinize bazukaları alma" yakıştırmasıdır. Anlamadığınızı hiç ama hiç zannetmiyorum; fakat orada kastedilen, "bana göre bu herif faşist", "bana göre bu gerici", "bana göre filanca şöyle", "bana göre bu herif Cumhuriyet ve Demokrasi düşmanı" şeklindeki göreceli tutumların, tepedeki siyasi otoriteye, ona bağlı herhangi bir güce, ya da kişiye objektiviteden uzak, zımni bir haklı/haksız yaptırım uygulama gerekçesi tedarik ettiği savunusudur. Yoksa "sen yarın öbür gün kasaturaları alır Cembay'a dalarsın" şeklinde açıktan bir suçlama söz konusu değildir. Buradan kaç tane X kromozomunuz olduğunu anlamam mümkün değil, takdir edersiniz ki.

Aramızda kalsın, son bir iki yazınızda, Boromir'in ilk bölümün sonlarında yaptığı gibi, boru üflediğiniz görüşüne ufaktan ufaktan kapılmaktayım. Hani "millet, bu herif bize şöyle şöyle diyor aloo" gibi. Paranoyaklığıma verin.

Paperboy konusunda ise size okkalı bir "estağfurullah" borçluyum. Paperboy dediğiniz en alt kademe bir beyaz yakalıdır, siz "kim kim demiş bunu lütfen belirtiniz" derken, beni en azından bir orta kademeli yönetici yerine koyuyorsunuz. Ben de cevaben "ya patron kimin ne dediği belliyse uğraştırma beni" diyebiliyorum. Gariban paperboy'un haddine mi düşmüş? Kendinize haksızlık etmeyin, çok hakkaniyetli bir patron olurdunuz.

"Cembay'ı kendilerininki dışında görüşlere tahammül edemediği için eleştiriyorsunuz, bence de haklısınız." Bu deyis ile cembay'a hangi sifati yakistirdiginizi soyleyebilir misiniz? [Sozluk acmak, veya zihninizi karistirmak hamallik olmaz insallah] "Kendilerininki dışında görüşlere tahammül edemediği" anlamina gelen sifatlarin tekbir kelime oldugunu dusunecek olursak, uygun sifatlarin pek fazla olmadigi gorulecektir [tahamulsuz ve hosgorusuz sifatlari henuz bu tartismanin konusu oldugundan bunlarin disinda bir ornek verirseniz tartismanin selameti acisindan yararli olacagini dusunuyorum]. Bu durumda sizin de , beni [bizi: kendim gibi dusunenleri] sucladiginiz gibi, Cembayi "x sifati" ile itham ettiginiz ortaya cikacaktir. Bu durum boyle bir suclamanin nekadar da temelsiz oldugunu gosterir bence. Ayrica objektiflikten uzak bulfdugunuz goruslerim icin de size hep beraber tutup Cembayin yazilarini okumayi ve bunlari analiz etmeyi oneriyorum. Sizin analizinizden cikan sonuc [ki yukarida belirtmisiniz] ve benim analizimden cikan sonuc [fasistlige calan bir yaklasim oldugu] arasinda ben bir fark gorememekteyim. Cunku fasist kelimesinin tarihi cerceveden soyutlanmis anlami, sizin analizinizde cikan sonuctur. Sizin tabirinizin yumusak olmasi belirtiginiz davranisi evrensel kelime anlamindan kurtarmaz [2. defadir yaziyorum bunu].

Ayrica cok uzuldugum bir nokta, yaptigim alegorileri ele alma biciminizdir. Alegorilerimle belirtmek istedigim seyler hakkinda gorus bildirmek yerine, alegorilerin icinde gecen olaylarda celiski veya benim kisiligimi yansitan ipuclari arama gayretindesiniz. Buna gerek yok, nicin? Cunku anlatmak istedigim seyi anlamaya dahi calismayarak hem benim emegime yazik oluyor, hem de benim kisiligimle ilgili bir sorunuz varsa, bunu yanitlamakta tereddut etmem, dolayisiyla bu tur cabalamalara gerek yoktur...

Bakınız ne demişim:

"(...) Sizin sahiplenmiş olduğunuz "faşist" yakıştırması da pek sevdiğiniz teşbih metodolojisi çerçevesinde, evrensel hoşgörüsüzlük kümesinin bir alt kümeciğidir."

Nedir yani, her faşist hoşgörüsüzdür, ama her hoşgörüsüz faşist değildir. Tabii ki bu bana göredir! Bir forumda düzenli olarak geneleve gittiğini söyleyen bir adama devrimci bir kardeşimiz "faşist!" demişti. Bakış açısıdır, ama ben yanlış bir bakış açısı olduğu kanaatindeyim. Kuzenim küçükken çok kızdığı tiplere "niminik" derdi, "faşist" terimini de bu kadar kolay alıp satar, niminikleştirirseniz, bazı meselelerin derinine asla inemeyiz, bir super fresh tekzip daha, bu da benim görüşüm! Aynı "gerici" gibi, "mürteci" gibi "faşist" kelimesini kullanmadan önce de iki kere düşünmemiz gerektiğini, bu şekilde Kibar Feyzo'dan bir farkımız olacağını düşünüyorum. Umarım bu sefer anlatabiliyorumdur.

Bir çok şeyi olduğu gibi bunu da bir kez daha söylüyorum, benim çıkış noktam "faşist" değildi. Bazı yazılarda gördüğüm hoşgörüsüz tavır üzerine yazdım, sizinle birlikte genelden özele indik.

Bir de buradaki faşizmin evrensel mi, yoksa "kişiye göre" mi olduğu konusunda nihai bir karara varın lütfen, başım dönmeye başladı.

Farkında mısınız bilmiyorum ama, her yazınızda benim nikleri okumama prensibimi biraz daha haklı çıkarıyorsunuz. "Cembay'a tahammülsüzlük" konulu yazıda ne sizin, ne başkasının kişiliğine hiçbir atıfta bulunulmamıştır, "ben bir yazısından buradaki adamın ciğerini okurum" diyen kişi de tarafımdan hiç tereddüt etmeden "nadan" -aptal değil-kategorisine sokulur. Bu forumda "yarma" nikli bir kişinin varlığını da bu tartışma vesilesiyle öğrenmiş durumdayım. Sizin ne kişiliğinizle, ne fikirlerinizle hiçbir problemim yok; ben kişiyi değil sadece yazılan yazıyı irdeliyorum. Bu, bu foruma yazan bütün insanlar için geçerli; ama böyle giderse fikr-i sabitlerinizle problemim olabilir. Kimseye "hoşgörüsüz" yaftası yapıştırmak gibi bir amacım yok, sadece yapılan bir şeyin (yani yazılan bazı yazıların) "hoşgörüsüz" olduğu kanaatindeyim. Lütfen artık "Çanakkale Geçilmez"i bırakıp 3-5-2'ye geçin ve hafif.org'u tekzip manyağı yaptırmayın bana. "Al misketlerini, ver misketlerimi" yapacaksanız da lütfen bu çabuk olsun, Nisan celbine yetişmeyi düşünüyorum. Kısa dönem kalkacağa benziyor.

Madem olele inmis bulunmaktayiz... Kanim sudur. CemBayin politika ile ilgili yazilarindan [genelevle ilgili orneginiz neyazik ki politikaya cok uzak kalmaktadir] onun politik kisiligi ile ilgili kanaate varmam son derece dogaldir. Aksisini idda ediyorsaniz lutfen bana soyleyiniz, peki nasil anlayalim fasist oldugunu, basa gelip bizi kesmeye basladigi zaman mi? Bir kisinin politka hakkindaki gorusleri onun siyasi kisiligini belirtmezse neyini belirtir? [Hangi sporu sevdigini mi]Fasist kelimesin genelde cok kolay ve yersiz kullaniliyor olmasi, onu gerektigi yerlerde kullanmak isteyenlerin kelime dagircigindan sildirmese gerek.

Buradaki fasiszm evrenseldir, cunku evrensel fasism tanimina tipa tip uymaktadir. Ancak sizin talep ettiginiz hosgoru cercevesinde hic kimseye fasist demememiz dogru degildir, ben buna karsiyim. Elmaya elma, armuda armut, denmesi hosgorusuzluk olamaz, armudun tanimi evrensel olarak su sekilde, su tadda, su agacta yetisen meyve ise ozaman ona armut demek gerekir. Daha once de size cembaya yakistirdiginiz sifati sorduydum, cevap alamadim.

Lutfen katilmadiginiz noktayi belirtiniz, cembay fasist degildir diyorsaniz onun hakkinda tartisalim, armuda armut demek hosgorusuzluktur diyorsaniz onu tartisalim.

Topu topu bir hafta gibi bir süre içinde "kişiye göre"den "evrensel"e yapmış olduğunuz hızlı geçiş, beşinci elementin siz olabileceğiniz kıllantısını doğurdu bende.

Peki Cembay "onların" "demokrat görünen demokrasi düşmanları" olduğundan ne zaman emin olsun, "başa geçip Taliban gibi hepimizi kıtır kıtır kestikten, adam başı dörder zevce aldıktan" sonra mı? -oturdum bir fizibilite çalışması yaptım, tırnak açmanın beni daha sonra tekzip etmekten daha az yoracağına kanaat getirdim. arzu ederseniz gelecek sefere 'parantez içi ünlem' de kullanabilirim-

Yani siz armuda armut diyorsunuz da Cembay zebraya eşşek mi diyor?

Yoksa hakkında bir takım yargılara varılan şeyler, sizin tahmin ettiğinizden daha izafi şeyleri mi ifade ediyor?

"Benimki ediyor Cembay'ınki etmiyor" konseptli, yenmeyip yanında yatılası bir yazı* yazmadan önce bir daha düşünün. Çünkü böyle diyerek ortada bir "görecelilik" olduğunu kendiniz kabul etmiş olursunuz.

*kişiliğinize saldırı falan değil, üslubunuz gerçekten hoş.

Cembayin demokrasi dusmani olmakla sucladigi kesim halkin buyuk bir cogunlugunu temsil eden bir kesimdir, bu acidan fark vardir. Adamlar demokrasi dusmani olabilir, ama eger biz demokratsak halkin istegi bizim icin daha onemli olmak zorundadir. Halk demokrasi istemeyecek kadar cahillesmeye, bayatlasmaya brakilmissa bunun cozumu cembayin onerdigi gibi demokrasiyi iki dakkaligina bosverip parti kapatmak degildir, bir iki asirligina o halka bir seyler vermektir. Yani fark sudur, ben cembayin fasist oldugunu anlamisim, cembay da onlarin demokrasi dusmani oldugunu, ama bundan sonrasi farkli. Ben cembayi kapatalim, siteye yazmaktan men edelim, ban edelim demiyorum, fasist oldugunu bilelim, bu tavrin bu sekilde isimlendirildigini, fasistligin su sonuclara varacagini bilelim diyorum. Peki cembay nediyor, iki dakkaligina demokrasiyi unutun, partiyi kapatin diyor... Bence fark burdadir...

"Demokrasi falan istemiyorum ben kardeşim" diyen, büyük çoğunluk olarak adlandırdığınız yüzde kaç? Salt çoğunluğun üstünde mi? Gün gelir devran döner, aynı çoğunluk -aynı insanlar değil, aynı oran- teknokrat hükümet isterse ne olacak? "Halk bunu istiyor" mazeret midir?

Yine başa dönüyoruz. Siz Cembay'ın faşist olduğunu -derin incelemeler sonucunda- anlamışsınız, Cembay da birilerinin yobaz olduğunu anlamış. Nedir, Cembay "kapatın abi" demiş. "Kapatma"ya zaten ben de karşıyım. Benim burada asıl tartıştığım, eğer "demokratik" isek, sağa sola "sen faşistsin" "sen yobazsın" "sen bilmemnesin" diye yaylım ateşinde bulunmanın doğru olmadığı. Başından beri etrafında dönüp durduğunuz, kişiselliği ile evrenselliği arasında bocaladığınız, "Bence o herif faşist kardeşim, benim lügatımda bunun karşılığı faşisttir" şeklindeki zihniyetin demokratikliğine inanmıyorum. "Bizim köyde fasülyeye lobya derler" ne kadar evrenselse, bu sav da o kadar demokratik ve evrenseldir.

tabii ki "lugat" olacak. inceltme işaretli hem de.

Peki, ozaman bir insanin fasist oldugunu nasil anlayacagiz? Sizce hangi insana fasist denmeli? Herhalde 2. dunya harbindeki nazilerin disinda da fasistlik varolsa gerek. Sanirim bunu anladiktan sonra kendisine fasist dememizde bir sorun olmasa gerek. Demokraside halki bilinclendirmek tek cozumdur, bilincsiz, egitimsiz halk teknokrat da ister, kral da, hizini alamaz halife de...

Benim faşist olduğumu öne süren ve bunu "Parti kapatılsın" dediğimi söyliyirek öne süren yarma, böyle bir saptama yapmak yetkisine sahip değildir. Ayrıca ben parti kapatılsın demedim adı geçen partilerin kapatılma gerekçelerinin doğru olduğunu ve saadetinde eğer kapatılırsa gerekçeler yarattığını söyledim. Ayrıca herkez gözünü açsın her demokrasi kendini yeri geldiğinde savunur ve bunu gerekirse parti kapatarak yapar. düşünün beyler Temel KARAMOLLAOĞLU Saadet Partisinin genel başkan yardımcısıdır ve bu adam Sivas katliamından sorumlu kişidir. siz böyle düşünüp bana ve benim gibilere saldırırsanız bir gün başınıza sarık takıp sakal bırakmanızı ieteyip kadınlarıda çarşafa sokarlar o zaman siz çıkıp karşı çıkarsınız iş işten geçmiş olur. Bu kadar saf olmayın. cCEVAP

Peki bu adamlar neden bu kadar çok oy alıyorlar, hiç düşündün mü?

Sakın birtakım insanlar, özgürlüklerinin kısıtlandığını düşünerek bu partiye oy veriyor olmasınlar?

Yarma'ya gelince:

"Peki, o zaman bir insanin yobaz oldugunu nasil anlayacagiz? Sizce hangi insana yobaz denmeli? Herhalde zinacıları taşlayanların dışında da yobazlık varolsa gerek. Sanirim bunu anladiktan sonra (...)e yobaz dememizde bir sorun olmasa gerek."

Eger cembay tutup da "bu adamlar yobazdir" deyip braksaydi ben itraz etmezdim, katilirdim. Fakat sorun birisine yobaz demek degil, ona karsi yaptirim istemek... Ben de ona fasist diyorum, ama siteden atilsin falan diye bir sey aklimin ucundan bile gecmemistir. Benim icin insanlarin bu tur tavirlara karsi bilincli olmasi onemli. Insanlar olaylarin, tavirlarin icyuzunu gorsun, veya ben onlara baska acilardan bir gorus sunayim diyorum. Fark budur....

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu