Geçen gün itü de bir seminer daha vardı depremle ilgili. semineri veren genç olsa da bilgili bir kişi, gerçi bu ülkede ünvan olmadan adam sayılmasanızda kendisi çok iyi bir jeolog ve fazlasıyla makalesi var. yine aynı şeyler aslında deprem olacak, 201? li yıllarda olacak, 7,7-7,9 arası olacak büyüklüğü, İstanbulun %3-5 sağlam kalacak, 6 metrelik tsunami olacak, bunlardan önce ki yazdığımda bahsetmiştim zaten,
bu seminerde bunların ötesinde olacaklara karşı bir çözüm önerdi, herkes olacağını biliyor ama kimse bir çözüm aramıyor die; marmara denizi etrafındaki şehirleri, konya ve niğde arasında ki boşluğa taşınabileceğini, akdenize uzaklığın az olduğu ve karayolları ile bağlı olduğu, yeraltı suyunun bol olduğu ve ihtiyacı karşılayabileceği, demir yolunun geçtiği ve depremsellikten daha uzak ve korunumlu olduğu. bugün istanbulun yıkılıp baştan yapılması için gerekn para 5 trilyon dolar, şehirleşmenin bu bölgeye taşınması için gerekn ise 80-90 milyar dolar, istanbul da olacak depremden sonra açığa çıkacak hasar ise 600 milyar dolar. bunun yanında sölediği bir başka şeyde çok enteresandı; türkiyenin imf ye borcu 80 milyar dolarmış ve hersene 2-4 milyar dolar ödüyormuş fakat imf nin yaptığı bir araştırmaya göre türkiyede yastık altı 110 milyar dolar bulunuyormuş :0} komik di mi? neyse bunun bir savaş anı olduğu düşünülebilir ve borçlar 10 sene kadar dondurulabilirmiş, çünkü olası depremde, türkler kadar dünyada bundan etkilenecek. semineri veren türkiyenin bir afganistana dönüşeceğini düşünüyor. bugün bir şey yapmayan üst düzey yöneticilermizin de sonrasında maymunlukarına mağralarda devam edebileceğini. herneyse sonuçta şehrileşmenin başka yere kaydırılması fikri bence çok cazip, böylelikle istanbulda boşaltırlır ve tarihi bir müze şehri haline getirildi, hoş olurdu, tarihi yapılar birinci decece tarihi eserler, boğaz ve müzeler sadece çok hoş olmaz mıydı? önemli birşey daha var ki; bunun sivil örgüt ve kuruluşlar tarafından yapılabileceğini söyledi, bunun nasıl olacğını ben anlamadım, 10 şehri nasıl sivil kuruluşlar taşıyacak ve ya taşıtacak bir fikrim yok fakat sivil kişilerin isyan etmesi ve ses çıkartması gerektiği kesin.
çünkü bu olay yaşandıktan sonra ölen ölecek, kalan kalacak ve arkasından da "doğal seleksiyon, zaten çok kalabalıktı" denecek. ucuzuz ucuzzzzz
Valla zaten o vakite kadar ben istanbulu terkedeceğim ve bodrumda büfe açacağım (tekel) burda birsürü eski sevgilim kalacak, e faşist olmak kolay değil, ayrıca nüfus azalmasının kalan insanlar için gayrisafimilli hasılamıdır nedir onu yükselteceğine inanıyorum. İyi olur
tüm veriler marmara'nın oldukça riskli bir yer olduğunu gösteriyor.lakin biz hala tüm sanayiyi buraya yığmaya devam ediyoruz.(son örnek;adapazarı toyota fabrikası) haliylen muhtemel bir depremde ülke kaybının,olması gerekenin çok üzerinde gerçekleşme olasılığı yükseliyor.
17 ağustos depreminde istanbuldaydım.usa lı bir asker arkadaşım istanbul a geldiler yardım için beni de tercüman gibi aldılar yanlarına.bunlar da acaip donanım cihaz her bi halt vardı ama kullanabilecekleri bir yer yoktu.Neyse o zaman bu eleman depremden sonra çekilmiş uydu fotoğrafları aracılığıyla yapılan " body count" ları gösterdi rakam 6000 den 40 bine dayandığı görünüyordu.Resmi kayıtlarda 17 000 olarak gösterilmiş.Ne diyebilirim ki... Yaşarken insan yerine koymadılar ölünce mi koyacaklar
Demişlerdi bir ara bizim AB'ye başvurmamıza gerek yok. Biraz daha beklersek ortalarında dalacaz diye. İlk İstanbul girecek AB'ye. Ama tabii Luxemburg gibi olacağız girecen kadar.
tebrikler bu konuşmacıya en azından hergün tv de çıkıpta deprem olacak diye bangır bangır bağırıpta alternatif fikir üretemeyen insanlardan değilmiş. Evet bi gerçek var * deprem olacak * ve istanbulun 4'te 3'ü çökecek/ölecek. O zaman ne olacak ? türkiye zaten bir krizin içindeyken 3. dünya ülkesi olmaya aday iken , maafolacak.Benden de bir çözüm arkadaşlar en azından kutulmayı düşünen akıllı insanlar (akıllı insanlarız çünkü depremi aklına getirmeyen insanlar bile var.) bu depremden kurtulup bu büyük yıkıntıda tıpkı Cumhuriyetin kuruluşunda oldugu gibi canla başla çalışıp ülkeyi kaostan kurtarmalıyız.. Ve bu galeyandan fırsat bilip başımızdaki hortumcuları alaşağı yapmalıyız.
artık baştakilerin bişey yapamayacağını anladık. şimdi yapılabilecek en anlamlı iş, maddi durumu iyi olan ve bu şehre çok fazla bağımlılığı olmayan insanların (mesela başlangıç olarak 100 aile diyelim)buradan ki paralarını çekip mallarını satıp, bir şekilde bunu da göstererek (medya)terk etmesi, bu yapılıp da arkası gelirse o zaman devlet bir şekilde müdahale etmek zorunda kalacaktır. sonra yavaş yavaş şehir boşalmalı ve bunu insanlar kendi iradeleriyle yapmalı ve önemini anlamalılar, mesela bir sabancı gitmeli ve giderken bunu deprem yüzünden gidiyorum diyerek yapmalı (plazalarını napar bilemiyorum ama o plazanın maliyetini çıkartacak kadar parası olduna eminim. zaten depremde muhtamelen gidecek.) bugün iş yerlerinin sağlamlığına güvenen iş sahipleri de eğer iş yerleri yıkılmasa bile yağmalanacaktır ya da tapularını bile bulamıyacaklardır, fani şeyler olacak bunların hepsi... gerçekten şakası yokken işin boyutları çok büyükken biz hala türke bişey olmaz, ya da kaderde varsa olur mantığı ile yaşıyoruz. 3. dünya ülkesi olmayı hak etmiyor değiliz!
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.