Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Recep'in Tavuğu"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

\
Susmak neyin tortusuydu, korkusuydu unuttum. Başkaları susmasın diye, hiç konuşmadım ondan galiba. Sevmem “gitmeleri” “geri dönmeleri” suni sevinçlerin yamacındaki sözcüklerin yapmacık iniltilerini. Islak gözlerle bakıyorum şu an göremediğim ufuklara ve bu aldatıcı fotoğraf sol yanıma saplıyor hüznün keskinliğini. Hüzün ki yakışmayandır bana, koyduğum gibi bulacağım tebessümümü biraz zaman.. Tüm süslerinden, takılarından, tokalarından, ataçlarından, pullarından, zarflarından sıyırıp döküyorum ruhumdaki taşları. Gücümü taşıyacak mecali yok “ben”in ve kimsenin. Kırıklarıma basıyorum seni toplamak için, bir adım atsam canım yanacaktı. Hala çocuk değil miyiz?. İstop oynarken cenette, sorduğun renkleri hep sakladım ve oyun bitti. Masum ayak izlerimi bıraktım hayatına, şimdi kanatlarını görmelisin yeni bir ayna bulup.. Kendime yeniden rastlamam gerek. Canım yansa da gitme zamanı..
Sürç-ü lisan ettiysem bugüne kadar affola, hasb-i hal eylediklerime saygılarımı sevgilerimi sunuyorum..
Dilediğiniz gibi kalın..

28 ahkam var

Ahkâmlar

Dejavuu88, nereye..

sende mi??? offf offf....

nedenini öğrenmemizde bir sakınca var mI? ve gitme desek?

bunu saymayız vallahi bir daha bekleriz.

2 gün sonra dönecek nasılsa. Reklam kokan yazılar bunlar. Gidiyorsan, dönme birdaha da, yalama tükürdüğünü.

@dejavuu88 nereye ya???

hayatı HAFİF'e alın...

Niceleri geldi… Ve gitti. Kimseyi eleştiremem kendi kararlarıydı. Ama gittiler hep işte. Kalanlar bizdik Ve hep “Gitme” dedik…

Bende bazen giderim. Gitme diyenim hiç olmaz. Hani ağlasam, hani dönsem de kendime… Acizliğime mi yansam, yanıp savrulsam da küllerime, bilenim olmayacağı gibi. Sessizce…
Olur işte. Her şey. Duyan da çıkmaz aramızdan. Sağır da değiliz üstelik. Susarız sadece.

Bende bazen giderim işte. Gitme diyenim hiç olmasa da.
Hani ağlasam, hani döksem de içime…
Gelirim sonra…
Bilirim… Çünkü dostları kaybetmek hiç olmaz…

Niceleri geldi… Ve gitti…
Keşke…
Keşke kimse “Gitme”seydi….

Daha önce de dediğim gibi, gidecek olan sessiz sedasız çekip gider, e hani gitmemişsin, gitme diye yalvarmaları mı duymak istiyorsun? Ego tatmin yeri ya burası zaten...

Gürültüyü ben yapıyorum
Canım bugün gürültü yapmak istiyor çünkü...
Sebebi mi? Hiç baktım kimse benle kavga etmiyor, kimse beni çekiştirmiyor bende gürültü yapayım dedim.Anladığım bir şeyi de belirteyim bu arada.

Yazıyı yazan sayın Dejavuu88 Benim bir yazımda yaptığımın aynını yapmış görünüyor. Kafasını dinlemekten bahsetmiş kayıt silmekten yada temelli gitmekten bahsetmemiş... Etki tepkiyi doğurmuş ve bu yeterli gelmiş benim gibi düşünen (iyi yada kötü) bir grup kişiye.

Olağan bir durum aslında... Ben o kadar çok gittim ki....

Bazen her defasında bu met-cezir akıntılı yer nefessiz bırakıyordu beni, gitmeli ve yeniden nefes almayı öğrenmeliydim.
Gidin Sayın Dejavuu... Gidin ve yeniden doğru dürüst nefes aldığınızda ve "Kendinize yeniden rastladığınızda"geri gelin. Geri gelin ki bir met-cezir'e daha gücünüz olsun...

Sevgili Plakton, gürültüyle irkildik, ne iyi etmişiz, güzel yorumunuzla Anka kuşunu ansıdım;

“Ama en görkemlisi Anka Kuşu’nun ölüme gidişidir” diye sürdürdü sözlerini Plath. “Anka, kırmızı ve altın renkli tüyleri olan bir kuştu, sesi de çok güzeldi. Dünyada her dönemde yalnız bir tane Anka Kuşu olur ve çok uzun süre yaşardı, neredeyse beş yüz yıl. Sonu yaklaşmakta olan Anka Kuşu, güzel kokulu dallar ve otlarla kendisine bir yuva kurar, bu yuvayı ateşe verir ve kendisi de alevlerin arasında yok olurdu. Tutuşan Anka’nın küllerinden yeni bir Anka doğardı. Genç Anka, babasının küllerini hoş kokulu mürden bir yumurta içine koyduktan sonra, bu yumurtayı Mısır’daki Heliopolis’e yani Güneşin Kenti’ne götürür ve Güneş Tanrısı Ra’nın tapınağındaki sunağın üzerine bırakırdı.”
Alıntı şu siteden yapılmıştır.

Görüşmek üzere sevgili Dejavuu88, içli ve güzel kokulu yazınız yangın olsun, tez elden yeniden şol sanal mavilikte, yanıbaşında yarenlerinizin kendinizi taze satırlarda varedesiniz...

Benim büyük yürekli, minik arkadaşım; gitmeni istemiyorum..Kırıldığın birşey olduğunu hissediyorum ama ne bilmiyorum..

''Tesadüflere inanır mısın, sen de bir tesadüfsün..''

Öyle güzel, derin, hassas bir kalbin var kii..
Buradan bile farkettim..

results, nedendir bu öfke..dejavuu, senin evinden çekip gitmiyor, hadi ben giderken illaki arkamdan su dök demiyor..gidiyorum diyor sadece..ve belkide birilerinin ona gitme demesine ihtiyaç duyuyor..belkide sadece haber veriyor, onu merak edecek olanlara..siz illaki o havalı gidişlerden istiyorsunuz diye herkes öyle gidecek değil ya..
@dejavuu, gözlerim seni arayacak, uğurlar olsun.

Deja gitme.

her gidene aynı şeyi yazdım, dejavu ya da farklı birşey yazmıyorum.

Alemsin Resu, gidersem eğer, bana da mı aynı şeyi yazacaksın :(

Ben resu'nun dobraligini seviyorum. O aslinda kizdigi icin diyor git diye. Gercekte ise gittigine kiziyor...

Ben sadece gitmekle reklam yapanlara kızıyorum, ilkokul çocuğu gibi oyunda küsüp bir köşeye çekilen, hadi gel hadi gel diye çekiştirilip, yalvarılmayı bekleyen çocuklar gibi. Giden gider, kalan sağlar bizimdir...

Herkesin hassasiyet durumları aynı değil ki ama, sen yalnızlığınla başa çıkarsın bir başkası çıkamaz..Ve geri dönebilir..Örneğin ben gittiğim evlerde ısrar edilmez ise sofraya bile oturmazdım..Aç kaldığım çok olmuştur..Bu biraz karakter..Ama sağ kalabildim..

Gerçekle farklı pbk burası, avuntu istiyorsa net olsun, gerçek ve net bir duyguya sırt çevirmem asla, ama samimi bulmadığım ve tasvip etmediğim bu gidiş şekline de, istediği cevapları veremezdim.

Neyse ben gittim..
Umarım, canı çok sıkılmaz ve herşey yoluna girer..

her yüz bir öykü yazar...
vedahi her yitişte...

hamiş: Göçlere, onulmaz hicretlere...
Pir Sultan Abdal'ım kalkın aşalım
Aşıp yüce dağı engin düşelim
Çok nimetin yedik helallaşalım
Geçti dost kervanı eyleme beni

prosıkma yine yaptın yapacağını, sağ ol.

LİLİŞAN
LİLİŞAN

yangınlar alevinden geçip de gelen dost
yanar olmuş yüreğin, nar olmuş lilişan
sen insansın sen insansın sen insan
meydanlara seni heykel heykel dikmişiz
her destana dökülmüş boydan boya adın
kahraman demişiz meçhul asker demişiz
ismin mübarek cismin mübarek
alkış alkış kasideler sarmış boyunu
ağırbaşlı kitaplar senin adına
en yiğit besteler seni söyler
kuyruklu yıldız gibi nutuklar çekilmiş
hem namına hem şanına bayram günleri
mızıkalar ayak vurmuş beste beste
örülmüş çelenkler aldan yeşilden
laleden sümbülden karanfilden
sen insansın lilişan iki milyar cansın
gemici ve rençber çırak ve uzman
elinde dümen yekesi süngü ve orak
dünyada şarkılar misali yaşayansın
sen insansın sen insansın sen insan

hamiş: dizeler Attila İlhan'a aittir.

:((

eee? gitti mi yani şimdi?
taksi parası benden geri dönersen eğer.

\

dejavu'cum bunlar da sana (geleceğin annesine)!!!!!!!

Vaay çok hoşlar mak, çok beğendim sağolasın
anne olasım geldi:))

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

hayırlısı, dejavu!

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu