Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "DANS EDELİM Mİ"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
11

dinler üzerine.

inanmak eylemi bilginin olmadığı yerde olur.bu cümlem yanlış anlaşılmasın.örneğin, bir odadayız tavanda bir ampül olduğunu görüyoruz, 'tavanda ampül olduğunu biliyorum' deriz. tavanda gördüğümüz bir ampül yok ama ortalık aydınlık, bu kez 'tavanda ampül olduğuna inanıyorum'
deriz..'tavanda ampül değil, başka bir şey olduğuna
inanıyorum' diyenler de olabilir..'tavanda ne olduğu beni hiç ilgilendirmiyor' diyenler de.

bu yüzden insanlar yüz yıllar boyunca bilmedikleri öğelere 'tanrı' diye inandılar, ta ki güneşin güneş, ayın ay, yıldızın yıldız olduğu bilgisine erişene
denk..durmadan tanrılarını bilime kaptıran
insanoğlu en sonunda bilimin erişemeyeceği uzaklıkta bir tanrı yarattı..olmayan, görünemeyen, dokunulamayan, yalnızca hissedilen bir
tanrı.

birilerinin 'yok' dediği bir kavrama diğerleri 'var' derse, bu yok diyenlerin canını pek sıkmaz. ama birilerinin ' var' dediği bir kavrama diğerleri 'yok' diyorsa, bu var diyenler için kabul edilmesi
daha zor, ürkütücü bir duyumdur..bu nedenle din adamları çoğunlukla bilim adamlarına korku ile bakmışlar, böylelikle din ile bilim arasındaki uçurum gitgide artmıştır.

en ilkel zamanlardan günümüze kadar var olan bütün dinler, var oldukları zaman dilimi içerisinde, toplum yapısını iyileştirici geliştirici, iyi niyet temelli öğeler taşır..haberleşmenin olmadığı, insanın insandan bihaber yaşadığı dönemlerde , sayısız yörel inanış biçimi var iken, günümüzde din sayılarının azaltılmasıyla birlikte, toplu inanışa geçilmiştir. dinler bu çoğulculuk ve yayılmacılık
anlayışı ve hatta politikası ile, öz güzelliğini yitirmiş, tarih sahnesinde savaş nedeni bile olmuştur..hoşgörü kaybolmuş, farklılığa
tahammül azalmıştır.

yörel ibadet biçimlerinin genelleştirilmesiyle tek tip insan modeli türemiş, insanlar kendi coğrafyalarına, kendi yaşayış biçimlerine ve
kendi bedenlerine uygun olmayan dinlerin tesiri altına girmiştir..örneğin, enerjisi az ve çevik olmayan bir bedene dağ sporu yaptırmak o bedeni zorlar, fakat enerjisi fazla olan kuvvetli bir
beden için dağ sporu uygundur.ibadette tıpkı bunun gibi insan bedenine uygun olmalıdır..insan herşeyden önce kendi bedenini tanımalıdır..insan sakız çiğnereyek dahi ibadet edebilir dersem bir
çok insan bana kızabilir.

dinlerde insanın doğadan uzaklaşmasıyla birlikte, doğadan,tapınaklara, kiliselere, camilere..vs, taşınmış ve inanç 'histen,hissetmekten' uzaklaşarak, bir öğreti ve nihayetinde bir dogma halini almıştır.din adamları peydah olmuş, ve öğretiler insan elinde niyete göre
şekillenmiştir.mevlanın elinde, dilinde bir hoşgörü bahçesine dönüşürken, bazı din adamları kendini tanrılaştırma eğilimine gitmiş,hatta öyleki insanları dinden çıkarma yetkisini kendilerine hak saymıştır.

inanca en kötü şekli günümüz insanı vermiştir.ahir zamanlarda,dinlerle var olan cennet- cehennem inanışı, dini maneviyattan uzaklaştırarak ,ödüle götüren ve cezadan kaçıran maddesel bir yola
dönüştürmüştür..bugün dahi etrafımda gördüğüm birçok inançlı kimse günah ve sevabı birbirinden katı çizgilerle ayırmış, insanların cennete mi cehenneme mi gideceklerine karar verecek kadar kendilerini ilahlaştırmışlardır..mütevazi inanç çoktan kaybolmuştur.

insanlar dini anlamaktan öte, dinin taraftarları şeklinde bölünmüşlerdir.böyle kimselerin futbol taraftarından pekte bir farkı yoktur..sadece seyircilerdir.dinin kural uygulayıcısı olmuşlar fakat
dinin temelinde yatan manayı çoktan es geçmişlerdir. buna örnek olarak, ramazan ayı boyunca kutlamalar haline dönüşen iftar
geceleri örnek verilebilir.birkaç saat süren açlık hissinin binbir çeşit lezzetle son bulmasıyla, aç insanlar anlaşılamaz..açları anlamak kafi değildir.onlara yardım edilmelidir.

tanrı ölmedi, doğmak için, herkesin, herşeye sonsuz sevgi duyacağı, herkesin sonsuz sevgiyi hakedeceği günleri bekliyor..tanrı işte
insanın içinde yeşerecek bu sonsuz, sınırsız sevginin ta kendisi.iyiliğe giden tek yol, sevgiden geçer..o zaman dünya bir cennete dönüşecek!


155 ahkam var
Sonraki yazı: GİdenE...

Ahkâmlar

merhaba, hafif ahalisi..ben geldim ve işte yazımda gelmiş.

birilerinin 'yok' dediği bir kavrama diğerleri 'var' derse, bu yok diyenlerin canını pek sıkmaz. ama birilerinin ' var' dediği bir kavrama diğerleri 'yok' diyorsa, bu var diyenler için kabul edilmesi
daha zor, ürkütücü bir duyumdur..bu nedenle din adamları çoğunlukla bilim adamlarına korku ile bakmışlar, böylelikle din ile bilim arasındaki uçurum gitgide artmıştır.

burada bahsettiğin karmaşa aslen bir olguya yok diyenlere aittir. çünkü bir şeyin yokluğunu ispatlamak her yeri derinliğine kadar incelemekle mümkün olur ki bu kadar büyük bir kainatta bu imkansız. ama varlığını ispatlamaksa bir yerde onu göstermekle yeterlidir. bunun içindir ki din alimleri her baktıkları varlıkda allah'ı görürken, felsefeciler hayatları boyunca hezeyan ve septisizmle yo(ğ)rulup durmuşlardır.

en ilkel zamanlardan günümüze kadar var olan bütün dinler, var oldukları zaman dilimi içerisinde, toplum yapısını iyileştirici geliştirici, iyi niyet temelli öğeler taşır..haberleşmenin olmadığı, insanın insandan bihaber yaşadığı dönemlerde , sayısız yörel inanış biçimi var iken, günümüzde din sayılarının azaltılmasıyla birlikte, toplu inanışa geçilmiştir. dinler bu çoğulculuk ve yayılmacılık
anlayışı ve hatta politikası ile, öz güzelliğini yitirmiş, tarih sahnesinde savaş nedeni bile olmuştur..hoşgörü kaybolmuş, farklılığa
tahammül azalmıştır.

bu da yine dinin değil tatbikçilerin kabahatidir. zira tüm din ve peygamberlerin geldiği zamanlara bakarsak insanlık kaostadır. din aslında hemzaman olanlarına bir aydınlanma vermiştir. lakin sonra bu dinler bazı sapık boyutlara çekilmiştir. şimdilerdeki intihar bombacıları gibi.

yörel ibadet biçimlerinin genelleştirilmesiyle tek tip insan modeli türemiş, insanlar kendi coğrafyalarına, kendi yaşayış biçimlerine ve
kendi bedenlerine uygun olmayan dinlerin tesiri altına girmiştir..örneğin, enerjisi az ve çevik olmayan bir bedene dağ sporu yaptırmak o bedeni zorlar, fakat enerjisi fazla olan kuvvetli bir
beden için dağ sporu uygundur.ibadette tıpkı bunun gibi insan bedenine uygun olmalıdır..insan herşeyden önce kendi bedenini tanımalıdır..insan sakız çiğnereyek dahi ibadet edebilir dersem bir
çok insan bana kızabilir.

kendi dinimi(islam) ele alacak olursak aslında dediğin yanlıştır. çünkü ibadetler isim olarak aynı olsada uygulama olarak farklılık arzedebilir. örneğin namaz bir beden ibadetidir, fakat gücü yetmeyenler bunu oturarak da kılabilir. hatta yatarak, hatta kafası bile oynamıyorsa gözleriyle kılabilir. hatta aklıyla. çünkü farzdır. orucunda buna göre kolaylıkları vardır. bu mevzuda hadisde vardır. "kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız..."

dinlerde insanın doğadan uzaklaşmasıyla birlikte, doğadan,tapınaklara, kiliselere, camilere..vs, taşınmış ve inanç 'histen,hissetmekten' uzaklaşarak, bir öğreti ve nihayetinde bir dogma halini almıştır.din adamları peydah olmuş, ve öğretiler insan elinde niyete göre
şekillenmiştir.mevlanın elinde, dilinde bir hoşgörü bahçesine dönüşürken, bazı din adamları kendini tanrılaştırma eğilimine gitmiş,hatta öyleki insanları dinden çıkarma yetkisini kendilerine hak saymıştır.

mekana yayılma insanın doğasında vardır. hem mevlanayı mevlana yapan yine din değil midir? sapkın bazılarının faaliyetlerine bakarak olumsuz hükmetmek doğru olurmu ki. örnek verecek olursak. ateşde ormanları yakıyor, araba kazalarında insanlar ölüyor. o zaman ateşi ve arabayı da kınayalım değil mi?

not: yazdıklarım, yazdıklarına cevap niteliğinde gibi görünsede öyle değildir. sadece yazıklarının bendeki yansımasıdır. bunları sana dikde edilmiş hükümler olarak algılama. sadece şahsıma ait görüşler olarak algıla. hatta bu sardettiğim sözler dini bile bağlamaz. çünkü bu mevzuda da bilgim sağlam değildir...

sütyen kopçası kadar bağlıyız hayata, don lastiği kadar gevşek ruhumuz.

mevlanayi mevlana yapan Sams-i Tabriz'e hissettigi derin gay askidir. Mevlana'nin en buyuk ogretisi budur; insani ve hayati IHTIRASLA sevmek ve simsiki baglanmak insana yakisan bir erdemdir. Ama anlayan var mi, baska mesele.

Clicia x DİYOR Kİ, (7 dakika önce)
mevlanayi mevlana yapan Sams-i Tabriz'e hissettigi derin gay askidir. Mevlana'nin en buyuk ogretisi budur; insani ve hayati IHTIRASLA sevmek ve simsiki baglanmak insana yakisan bir erdemdir. Ama anlayan var mi, baska mesele.

Türkçe meali: "Atlayın bakalım koçlarım oltama. Ben biraz eğlenmek istiyorum. Kutsallara ve cami duvarına işeyip şöyle biraz şamata yaşamak istiyorum."

Ben de bu oltalarının etrafında dolanıp hiç ısırık almamaya çalışıyorum. Sadece yemin üstüne işeyip arkamı dönerek uzaklaşarak gelecek temaşayı uzaktan seyre dalıyorum. Ama birazdan köpekbalığı Ser-Hus gelirse seni oltan ve teknenle birlikte suya indirir. Merak etme Cli.
Temaşaya devam..

~~~ Logos spermatikus ●~~§~~● laissez faire, laissez passer ~~~

bu arada hoşgeldin; "absence of sense" :)

sütyen kopçası kadar bağlıyız hayata, don lastiği kadar gevşek ruhumuz.

@clicia x

geçmişe günümüz gözüyle bakınca ve öyle yorumlayınca bakın ortaya çıkan işte budur..gay'den kastettiğiniz nedir?..mevlananın 'penisimi hangi anüse sokayım' kaygısımı..bedeni hazları böylesi reddeden birine böyle bir yakıştırmayı nasıl uygun görüyorsun..böyle bir bilgiye nerden erişiyorsun..mevlana senin tabir ettiğin biçimde 'gay' ise, bunu sadece kendisi ve arkadaşı biliyor olmalı değil mi? ne için böyle karalamalara bukadar kolaylıkla kanıyorsun..kaldıkı mevlana üzerine konuşulacak onca şey varken, tutup onun cinsel tercihlerinden bahsetmek sence de biraz garip değil mi?

asiti kaçmış kola, çok teşekkür ederim..:)hoş bulduk.

Sems-i Tabriz hakkinda biraz arastirma yaparsan ogrenirsin. Tabriz-in, ikisinin bir yil kapanip derin bi ask yasadigini kaldiramadigi soylenen Mevlana oglu tarafinda olduruldugu soylenir. Neden gay olmasi seni rahatsiz etti acaba? neden onun Sems'i ne kadar yuc ebir sevgiyle sevdiginden, asikindan kul oldugundan bahsetmiyorsun da, gay oldugu sana dokunuyor? Bence sen onu sor kendine once.

mewlana nın duyduğu aşk bir şeye aşık olmaya duyulan aşk gibi gelio çok incelemedim ama okuduklarımdan o kadarını çıkardım... kime olduğu tartışmalı olsa bile müthiş bi aşk olduğu kesin...

Ne sikimden bir güneş var bu gece..., Ürkütüyor şişe seslerini yüreğimden...

clicıa x, insanların kendi bedenlerini, kendi organlarını nasıl kullandıkları beni ilgilendirmez..mevlana solak deseydin anca bukadar üzerinde dururdum..gay olmak kötüdür demiyorum..ben diyorum ki mevlana denildiğinde aklına gelen bir bu mudur?.bu senin mevlanaya ne kadar uzak olduğunun göstergesi..mevlana insana aşıktır, cinsiyet ayırt etmez..ama onun aşkını bedensel zevk ile sınırlandırmak koca bir ayıptır..

ne biliyorsun , sen de iddia edemezsin ne olmadigini. ama biraz hayati bilen insan bal gibi anlar, ne demek istedigini. sizin bu kutsal sembol tartismama tabunuzu anlamiyorum. amma geri kafalisiniz.

clicıa x söyler misin mevlananın gayliğinin neresini tartışacağız?..yahu neyi böyle bir iddia için kaynak gösterebilirsin?.böyleyse bile bu iki kişiye özel değil midir?..sen neye nasıl inanmak istiyorsan ona öyle inan, ama seninle aynı lazımlığa etmeyen kimseleri geri kafalı olarak suçlayamazsın..

yazıyı okudun mu sen, aklın fikrin hep mevlana da mı yahu?

en az yobazlar kadar tehlikelisin!

eet mevlana derken yazıya yorumu unutmusum

bi çok kısmı haklı

inanca en kötü şekli günümüz insanı vermiştir.ahir zamanlarda,dinlerle var olan cennet- cehennem inanışı, dini maneviyattan uzaklaştırarak ,ödüle götüren ve cezadan kaçıran maddesel bir yola
dönüştürmüştür..

bu kısmı daha bi haklı

yanlış hatırlamıyorsam bu da mevlana nın bir sözü yada yunus emre nin

cennetini isteyenlere ver
bana seni gerek seni

inananların bu tip inanmasını tercih ederdim

Ne sikimden bir güneş var bu gece..., Ürkütüyor şişe seslerini yüreğimden...

'cennetini isteyenlere ver
bana seni gerek seni'

insan ürperiyor okuyunca..yorumun için sağ ol sekoci.

?..yahu neyi böyle bir iddia için kaynak gösterebilirsin?

kaynak mevlana uzerine doktora yapan bi arkadasta mevcut bende yok. ama acip bakarsan tum "bati" dunyasi rumi'nin ozel hayati hakkinda gayet ilginc seyler soyluyor, toleransinin da tercihlerinden dolayi oldugunu dusunmek cok da yanlis degil bence...

clicia x demek istediğim şu, bunlar yüzyıllar öncesinde, kapalı kapılar arkasında gelişen bir ilişkinin, gizliliğini sebep göstererek , gay demek yetersiz olur, bu iki kişiden biri çıkıp böyle bir şey olduğunu açıklamadıkça..alevilerde gizli ibadet yaşayışları dolayısıyla mum söndü düşüncesiyle lekelenmiştir bunu unutma..arkadaşının ya da batı dünyasının kaynak diye sunduğu, bir çıkarsamadan öte değildir.kesinlikle yanlıştır denilemeyeceği gibi, mutlak doğrudur denilemez.
androjen kimlik sahibi insanlar, her zaman daha şeffaf ve daha uysaldırlar..mevlana mevlevisini okuduktan sonra ben, tüm dünya zevklerinden kendini soyutlamış bir insanın, bir erkeğe olan aşkını hisler bazında kabul etsem dahi, cinsel eylem bazında kabul edemen.mevlanayı sapkınlıkla suçlamak haksızlık olur..amacım kimseyi yüceleştirmek değil, ama ne olur böylesi değerli insanlara biraz olsun sahip çıkalım.

Clicia sana sadece gülünür, ben de sadece gülüyorum sana.))) Senin bir paranoyak, bir provakatör olduguna tamamen kanaat getirdim. Artik sana cevap bile yazmak istemiyorum. Cünkü inan, buna bile deymezsin...

absensc esen hal agaylikle "lekelenmek" "sapkinlik" kelimesini ayni cumlede kullanacak kadar homofobik ve hayat gorgusuzu isen, bence tartismana gerek yok. sen once kendi korkularinla yuzles ondan sonra Rumi gay miydi degil miydi tartismaya kalk.

daha once bu konular tartisilmisti

MEVLANA’NIN BİLİNMEYEN HAYATI ÇOK TARTIŞILACAK

clicia x, kim gay? ben anlamadım?

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

yok yok anlamayacak,dur bakalım birkaç şekilde daha deneyelim..
kaç kez dedim, bir kez daha derim..bir insanın gay olması kötü değildir..ama bir insanın gay olmadığı halde gay olarak anılması kötüdür.leke olan budur.ben şimdi tartışmanın tam da burasında çıkıp clicıa x lezbiyendir dersem, işte bu lekedir...mevlana bedenini koyacak bir delik peşinde olamaz..bedensel haz meraklısı olamaz, ama bir erkeğe aşık olabilir..benim okuduklarımdan anladığım budur.kaldı ki öyle olsa bile, bu onun değerinden tek bir parça alıp götürmez..

Ya tamam Clicia. Dediğin gibi kabul et sen. Mevlana senin kafanda bu imge ile belirsin. Kimsenin itiraz ettiği yok sana. Mesela meclislerin gizli oturumlarında grup seks yaptıklarına inan. Bunun için oturumu gizlediklerini vehmet. Hatta insanların kapılarını kapatıp hane içi mahremiyetlerinin kökenini ensest ilişki ile ilişkilendir. İstediğin gibi algıla sen. Gördüğün gibi insanlar hayata senin baktığın gibi bakmıyor ama.

~~~ Logos spermatikus ●~~§~~● laissez faire, laissez passer ~~~

clica x, kaynak dediğin bu mudur?..bir de tartışmayı kişişelleştirip durma..senin ayarı bozulmuş ağzından çıkacak lafları dinleyecek değilim..benim gördüğüm hayat değil mevzumuz..sataşmadan anlat derdini.

yarın öbür gün birileri de senin hafifte yazdıklarını kaynak diye sunarsa şaşırmamak lazım demek..

  • Bedenin yüzüne bakma, o bozulup yok olur. Ruhun yüzüne bak ki o hoş ve sevimlidir!
    Divan 1893

clicia x e kalırsa bütün divan şairleri,sufiler, evliyalar da şarapçı, nefsi sefa sahibi insanlar. çünkü hepsi metinlerinde meyden, aşktan bahsederler!

neyseki ona kalmıyor:)..bu arada benim yazının üstü mevlananın kocaman gölgesiyle örtüldü.

Absense of sense, ismini gercekten cok uygun secmisin, YOU HAVE NO SENSE, you MAKE no sense.

"insanın gay olmadığı halde gay olarak anılması kötüdür"

kafadaki celiskiye bak. ..bir insanın gay olması kötü değilmis, oyle anilmasi kotuymus. Hem cinsel tercihin onemi yok diyor, hem de gay diye anilmak kotu diyor. Anlasilir gibi degil.

"..bedensel haz meraklısı olamaz, ama bir erkeğe aşık olabilir"

vay canina... sen nereden biliyorsun acaba? hele bu devirde, bu kadar hayat salagi olunur mu, cik kabugundan ve dunyanin nasil isledigini bir ogren bence. Mevlana da etten bir insandi, bedensel haz duymak, hele asik oldugu insanla yasamak, en buyuk sereftir, erdemdir, ask bedensel ve ruhsal butunlugu iceren bir kavramdir, birinden otekini ayirirsan buyusu bozulur.

ama hayattan anlamayan sen gecmis bizi tuhaf platonik bir ask vaazi veriyorsun da veriyorsun, ustelik yazdiklarimin icerigiyle tehdit de ediyorsun, senin bu ANDROJEN diye tabir ettigin insnalarin sonu norotik bozukluklarla biter cunku insanlar sevgiyi dokunarak yasarlar, sevgisiz bir hayat ruh hastasi, yamuk hayat goruslu yapar insani. Rumi gayet saglikli bir ask yasamis bunuda insanalara tasimis oldugu icin herkesin sevgisini kazanmis.

clicia x : ne yaparsın biz de artık tutar bütün aşıkları tımarhaneye tıkarız senin kafanla

bütün padişahlar, sultanlar, haremleri sayesinde karı düşkünü çılgınlar, saray sanatçıları (hattatlar, şairler) oğlancı sapıklar, şarapçı sarhoşlar, afyoncu keşler, mutasavvıflar sapık gayler, yeniçeriler hem karı düşkünü hem oğlancı sapıklar, halk zaten haşhaşilerin önde gidenleri başka kayda değer vasat bişey var mı acaba geçmişimizde sana göre?

mahmut hüdayi, eyüp sultan, akşemseddin, şeyh edebali vb hakkında tezi olan arkadaşların yok mu, onlarla da aydınlatsaydın bizleri?

Şaraptan bahsetmek için şarap içmek gerekirmiş! hadi ordan be, budalalığın lüzumu yok. Aşktan bahsetmek için de karıların üzerinden kalkmamak gerek değil mi? Bu kadar dangalaklığa diyecek bişey bulamıyorum...Tasavvuftan, divan edebiyatından zerre haberdar olmayıp sallamak ne kadar kolay.

hey gidi münevver şahsiyet ışığın kavurdu küle çevirdi bizleri burada.

Hadi divan edebiyatı engin derya kafan basmaz en azından İskender Pala dan bir damla değdir o kokuşmuş dimağına

absence of sense: yazın için üzgünüm. burada genelde yazıların başına gelen bir olay, görüyorsun insanın elinde olmuyor bazen bazı densizler böyle şeyleri açıp konuyu saptırabiliyorlar

Clicia x DİYOR Kİ, (1 saat önce)
NEBilm, meyden bahsetmek icin icmek gerekir, gecmisin dusunurleri , din adamlari SIZIN KADAR KAPALI,GERICI, YOBAZ degiller idi, hayati SIZIN KADAR DAR pencereden gormuyorlardi, siz kendi kafanizin icinde hapis zavallilarsiniz.

Mey degil kara cahil onun adi NEY.


Bizim ickimiz bardakla, siseyle, meyhane de icilmez,
insanin yaptigi üzüm sarabi degildir sarabimiz,
avam olan senin gibi serseriler bunu anlayamaz,
senin gibi kara cahillere ancak gülünür be aymaz..

Dengenin agir basan tarafi,
cel x de oglancinin has-i, ben gibi parlaklar gozdesi ,kolej diskolari da en ugrak mekanidir, Tercih de son kerte. mevlana tedris i mesai yapmis Sams-i Tabriz ile cok mu???

Sinkaf da Edilmez Cezayirlinin Curumune. 30 dk Anestezideyim,donecem sonra

Arkadaslar, bunu bir kac defa aciklamaya calistim. Fakat bu hanim ya anlamiyor, ya da anlamak isine gelmiyor...

Tasavvuf da mürit, önce Mürsidine asik olur. Cünkü O'nda yaratani müsahede eder. Esas aski Mürside degil, Yaratanadir. Yani mürit, Mürsidine akseden gercek manayi hisseder. O, manaya asik olur. Mürsidine askla sevkle sarilir. Bu hanimin bahsettigi, gaylik diye iddia ettigi olay sudur: Hz. Mevlana, Hz. Sems'i bulunca O'nda bu manayi görmüstür. Aylarca bir oda da kapali kalip, gercek Yaratanin askina mazhar olmustur. O, günlerde dahi bu mesnetsiz söylentiler cikmis, avam takimi bu olayi anlayamamistir. Günümüzde de bunun gibi avamlar hala geveler dururlar. Bilindigi gibi Mutasavviflar gerek siirlerin de, gerekse yazilarin da saraptan, sarhosluktan anlatirlar. Yine avam takimi bunu da anlayamaz, üzüm sarabi sanar. Onlarin bahsettikleri ask, ve mana sarabidir. Onlar Allah'a olan askla sarhos olup, kendilerinden gecerler. Avam bunu bilmez siseyle, bardakla icilen saraba yorar. Daha uzun yazmak istemiyorum. Arif olan anlar diye umut ediyor saygilar sunuyorum...

NEbilim, kendi kafanda nasil bir fantezi oldugunu buraya dokmus savurmussun. Ben hic bir zaman tasvirlerimde bu kadar grafik, bu kadar haddini bilmez seviyeye getirmedim ve kimseye "sapik " da demedim, o senin fikrin, bu soylediklerin tamamen senin hayal urunun.

Yahu ickinin tadina bakmadan hakkinda NASIL siir yazilacagini , lutfen hafif ahalisene bir anlatsana, nasiloluyormus ogrenelim.

Sevgiliye dokunmayan asklar, icki icmeyen sarhoslar, mantikla bagdasan bir sey mi, bu nasil bir hayat gorusu, hangi tuhaf mentalitenin kurbanisiniz anlamak mumkun degil. Ustelik "sarabi icmis, sevgiliyle sevismis" diyen birine budala, dangalak diyecek kadar seni vahsilestiren nedir cok merak ediyorum.Son derece YOBAZ olman mi acaba... Neden bu kadar ANTI-HAYATsiniz ne alip veremediginiz var askla , sarapla???
YA siz hafiften kaciksiniz ya de ben bir timarhanenin icine dustum; makaleci, kopanisti ve pliibebek kuyuda disinda akli basinda cevap veren bir tek insan yok burada.

Avamsin dedim dinlemedin. Salaksin, paranoyaksin dedim, yine dinlemedin. Bir numarali Provakatörsün dedim anlamadin. Daha ne demeliyim ki sana? Sen önce avam ne demek, kime denir? Arkadasin, tek dostun, yarenin google'den bir ara. Aslinda aciyorum bu zavalliligina. Hala bardaktan icilen insanin yaptigi ickiden dem vurursun. Inan bana seni ben bilgili biri saniyordum. Megerse senin bir ottan farkin yokmus. Madem bunlari bilmiyordun, ne diye Samanizm felsefesini savundun? Samanizm felsefede de buna benzer olaylar yasanir. Kusura bakma ama gercekten sen bir kara cahilsin. Ne mana biliyorsun, ne de madde. Bunu ayiramayan sen, nasil olurda Ateist olursun? Zaten bunu anlasan bir adam olur, iki de bir her bi seye karsi cikmazdin. Bak sana gercek bir dost tavsiyesi; sen git, bir ömür boyu saman ye dur, cünkü gercekten sen buna layiksin. Mana diyorum bilir misin bu ne demek? Iste bunun icin, bu gercegi anlamadigin, göremedigin, idrak edemedigin icin sen saman yemeye layiksin. Kuzum sen hic kitap okumadin mi? Diyelim ki Tasavvuf kitaplarini okumadin, okumuyorsun. Bari su bilmeden savundugun samanizm felsefeyi olsun birazcik incele. Aciyorum inan bu hallerine. Yahu Allah askina sen kimsin? Ne istiyor, neyi savunuyorsun? Insan bilmedigi bir seyi nasil savunur? Ne olur birazcik bir seyler ögren ot gibi yasama...

Zavalli bilmez asktan dem vurur,
mecaz, sahte olan saraptan konusur,
cahildir, safdir bilmediklerini savunur,
bu kargasadan insaallah O'da kurtulur..

Anlamaz, anlayamaz müsade yoktur,
gözü, kulagi, bir de dimagi mühürlüdür,
Yarab, bir insan bu kadar mi saf olur?
lutfet Rabbim; bu kuluna imani ne olur..

Ne söylerse bana söylesin kardesimdir,
temizdir yüregi, kalbi, gönlü cok bellidir,
ne söylesem O'na inanin icten degildir,
ac gözlerini kulagini Rabbim ne olur..

Seviyorum ben bu kulunu kardes gibi,
sen de sev Allah'im; ac kulagini dimagini,
bir tövbe ile yikar belki bu harci duvari
bilinmez ki belki de kabul eder imani..

Avamsin dedim dinlemedin. Salaksin, paranoyaksin dedim, yine dinlemedin. Bir numarali Provakatörsün dedim anlamadin. Daha ne demeliyim ki sana?

bence kendi haline bırakmalı, bunu tedavi edicek hekim doğmadı, ilaç üretilmedi. Cehaletin Bu Kadarı Ancak Eğitimle Olur.

clica x
sen önce tartışma adabını öğren..durmadan saldırıyorsun, savurduğun öfke dolu sözlerin, arada kazalada olsa söylediğin birkaç doğru şeyi de alıp götürüyor..
bir insanın gay olmadığı halde gay olarak anılması kötüdür, bir insanın zengin olmadığı halde zengin olarak anılması kadar..bir gay'a de gay olmadığını söylersen bozulur inan.
bu devirde bu kadar hayat salağı olunur mu sorusu yüzüme çarpıp geri geliyor sana, hoop yakala..
bilimsellikten bahseden sen , neleri kendine kaynak edilip ortalıkta atıp tutuyorsun, attıklarını da bir kendin tutuyorsun ama!..
ben mevlananın kendi yazdıklarını okuyarak böyle bir şeye inanmıyorum...bak dikkat et inanmak istemiyorum demiyorum..inanmıyorum diyorum, soktun mu bunu, daracık dimağına?
sende ne olur biraz olsun oku ne demiş mevlana nasıl demiş bir bak..
bu kadar uzaktan bakmakla olmuyor bu işler, olmasıda beklenemez..

bak NONSENSE, tartisma adabini ogretme UKALALAGINA sakin girisme, boyle bir yetkiye yada ayricaliga sahipdegilsin. Burada herkese esit, anlamdiysan ogren, internet burasi; herkes istedigi gibi yorum yapmakta ozgurdur. Internet demek kaos demek, anarsist ortam demek anladin mi? Begenmiyorsan uslubu tartisma!!!

"bir insanın gay olmadığı halde gay olarak anılması kötüdür, bir insanın zengin olmadığı halde zengin olarak anılması kadar"

vay incilere bak sen! bu kadar alaksiz bir analojiyi nasil buldun, hayret.

"mevlananın kendi yazdıklarını okuyarak böyle bir şeye inanmıyorum"

yahu adam ack acik soyler miydi, senin gibi homofobikler tarafindan linc edilmek ister miydi, bir sor kendine.

yukarida ne yazdim? bir arkadas mevlana uzerien doktora yapiyor yazdim, o kaynaklar olmasa herhalde kafadan ucmaz. Ac kendin ara internetten, hafif'ten , bu konu aha once tartisildi.

ISin ilginc yani, hadi cahil cuhela takiminin onu putlastirmasini anliyorum da, yari aydin insanin da kafasindaki duvarlar cok korkutucu, neden bu kadar buyuk bir tepki verdigini anlamak mumkun degil.

sana birşeyler öğretebilmek ne haddime..
kimseyi ilahlaştırdığım yok.
sen insana yapmadığı şeyler istiflemekte beceriklisin..
önce gay karşıtı, sonra homofobik, şimdi de putperest ilan edildim.
cahillerin yaptığı kadar tehlikeli bu yaptığın..bütün duvarlarını yıkmışsın ama enkazı altında kalmışsın..
ne güzel diyorsun ya adam açık açık yazacak değil ya diye..
peki şunu neden yazmış olabilir sence?' bedenin her türlü şehvetinden uzak durun, beden aldatıcıdır, ruha yönelin..'
daha bunun gibi onlarca mısra koyabilirim önüne, ama bütün kitaplarını da buraya alamam..onun için mevlanayı biraz olsun anlamak istiyorsan önce okumalısın.
bak bunu ben söylemiyorum..sen bütün söylediklerimi benim düşüncem gibi algılıyorsun..ben bedene önem veriyorum..sağlam bir ruhun sağlam bir bedenle geldiğine inanıyorum..sende öyle yapmaya devam et..misal şimdi uzan ve derin deriin nefes al..güzel bir salata ye, vucudunun, hassas yerlerine dokun ve kendini şımart..eminim algın biraz olsun açılacaktır.

homofobik değilim..şu toplumda kaç kişinin gay arkadaşı vardır..benim birkaç tane var..hepsinin cinsel kimliklerini kabul ederken yaşadığı sıkıntıları, ve bunu ailelerine ve çevreye açarkenki zorluklarını biliyorum..bu toplum yapısında yaşadıkları zorlukların tarifi yok..onlar adına üzülüyorum.

duvarları yıkmak senin yaptığın gibi olmaz clica x cim..yıkılan duvarlar altında kalmak olmaz..mevlananın felsefesini, mevlananın gayliğine bağlayacaksan, bu senin mevlanadan hiç birşey anlamadığını gösterir..insanlar gay olabilir, ama mevlana olmazlar.mevlana gibi düşünmek , onun gibi yaşamak erdem işidir..erdem nedir bilir misin?

benim yazımda mevlanaya dair tek bir cümle var..tüm diğer yazdıklarım hakkında bir şey söylemek ister misin?

NEbilim, kendi kafanda nasil bir fantezi oldugunu buraya dokmus savurmussun. Ben hic bir zaman tasvirlerimde bu kadar grafik, bu kadar haddini bilmez seviyeye getirmedim ve kimseye "sapik " da demedim, o senin fikrin, bu soylediklerin tamamen senin hayal urunun.

Yazdıklarım, senin gibi düşünceye sahip kişilerin geçmişimizle hesaplaşmak(!) adına ortaya koydukları zırvalıklardır.

Yahu ickinin tadina bakmadan hakkinda NASIL siir yazilacagini , lutfen hafif ahalisene bir anlatsana, nasil oluyormus ogrenelim.
Sevgiliye dokunmayan asklar, icki icmeyen sarhoslar, mantikla bagdasan bir sey mi, bu nasil bir hayat gorusu, hangi tuhaf mentalitenin kurbanisiniz anlamak mumkun degil. Ustelik "sarabi icmis, sevgiliyle sevismis" diyen birine budala, dangalak diyecek kadar seni vahsilestiren nedir cok merak ediyorum.Son derece YOBAZ olman mi acaba... Neden bu kadar ANTI-HAYATsiniz ne alip veremediginiz var askla , sarapla???

Herşeyi materyalist mantığa dayandırmaya çalışmandan kaynaklanıyor asıl sorun. senin düşüncene göre kör birinin renklerden bahsetmesi mümkün değil, yıldızlara dokunmayan birinin yıldızların sıcaklığından, yanına varamadığından milyarlarca olan yıldızların yalnızlığından bahsetmesi mantıksızlık. materyalist düşüncenin artıkları söylediklerin.
eroinin, uyuşturucunun insan beyninde meydana getirdiği zararları dile getirmek için eroinman olmak lazım senin dediklerine göre. o kadar mesnetsiz bir düşünce ki bilim bile çöküyor söylediklerinle.

yani senin mantığına göre düşünecek olursak martı beyaz olduğu için püri pak bir yaratık öyle değil mi?

YA siz hafiften kaciksiniz ya de ben bir timarhanenin icine dustum; makaleci, kopanisti ve pliibebek kuyuda disinda akli basinda cevap veren bir tek insan yok burada.

sen gibilerin söyledikleriyle aklı selim olunuyorsa ben kacıklığa eyvallah derim.

' bedenin her türlü şehvetinden uzak durun, beden aldatıcıdır, ruha yönelin..'

ben boyle bir sey soylediginden emin degilim, bu sozlerinin ona ait olduguna dair bir fikrim yok. Ama bu kadar hosgorulu bir kisi idiyse, bedensel sehveti kullanarak Tanriya ulasma meselesi konusunu arastirmadigini hic ama hic sanmam! Bir insanin (eger varsa) tanriya ulasabilmesi icin onun yarattigina inandigi herseyi ama herseyi sevebilmesi gerekir, buna da, kendi ic guduleri dahildir. Eger kendini (vucut ve ruh) bilmiyor ve RED ediyorsan o zaman yaratani red ediyor olman gerekir! Ben Mevlananin Sams'tan bunu ogrendigini (kendini oldugu gibi kabul etme) tahmin ediyorum. Adamin bir evrensel hosgoru ve tolerans ikonu olmasini saglayan merhamet her seyden once kendini tanimakla, oldugu gibi kabul etmekle ve saygi duymakla baslar, buna HER TURLU IC GUDULER DAHILDIR.

iste sirf bu yuzden, bu sozleri gercekten sarfettiyse aciklamasi soyle olabilir: daha Sams'i (ve dolayisiyla kendisini) tanimadan onceki bilincsiz halidir, vucudunu her muhafazakar cevrede baskiyla yetistirilen insnada oldugu gibi rahatsizilk duyarak yetismistir) ve kurtulamadigi sey ic gudulerinden dolayiduydugu nefret ve vicdan azabidir.

BEnim anlayamadigim sey , genc nesiller rol modeli ararken neden kendilerine degil putlastirdiklari idollere bakarlar, Bob Marley, Che Guevera, Mevlana vs. Genc insnalara hayatla basa cikacak kudret genlerinde mevcuttur, olup gitmis kimsenin rehberligi bugunun sartlarinda fazla ise yaramayacaktir. Neden genclerin kendilerine guvensi ve hayattan bu kadar korkutularak yetistirildigini anlamak mumkun degil!

:)
Mevlana ismini Google'da arattığımızda 8 milyon 50 bin adet site çıkıyor karşımıza, (şüphesiz bunların hepsinin mutlak doğru kaynaklar olduğunu öne sürmek safdillik olur, yine de fikir vermesi açısından dikkate değer-ingilizce aramalarda bu rakam 8 milyon 120 bine çıkmakta)

Mevlana+Gay olarak aramayı güncellediğimizde 136 bin sonuçla karşılaşıyoruz. Listenin üçüncü sırasındaki site, senin bir öğrenciden duyduğunu söyleyip bize öylece naklettiğin hafifteki bir yorumun Clicia, geri kalan sitelerin içeriklerini sen tahmin et. Burada yukarıda Absense'ın yaptığı yorumu alıntılayım izninizle; absence of sense DİYOR Kİ, (18 saat önce)
yarın öbür gün birileri de senin hafifte yazdıklarını kaynak diye sunarsa şaşırmamak lazım demek..

(ilk sayfadan sonraki bilgiler sadece Gay anahtar sözünün döndürüğü siteler) (ingilizce aramalarda rakam aynı kalmakta ve Clicia'nın Türkçe yorumu İngilizce arama sonuçlarında üçüncü sayfaya gerilemiş. Ayrıca ingilizce aramalarda beni gülümseten şöyle bir ifadeye rastladım;
Mevlana has also become a sort of gay icon in the West because of his relationship with the hard-partying Dervish wild man Shams Tabrizi, though I believe we sex-mad literalist Westerners are supposed to understand their relationship as a spiritual one between master and student." şüphesiz kişisel bir yorum bu da)

Şimdi, gerçek bir kanıt, bir sunu yokken ortada (varsa linkleri/bilgileri paylaşmanı çok isterim), mutlak gerçeklikmiş gibi bir mesel üzerinden fikir yürütmen, bunu açımlaman ilginç. Böyle bir şeyi nasıl ispatlayabilirsin, üzerine ne söyleyebilirsin...Bir doktora öğrencisinden kulaktan dolma öğrendiğini ve bize satmaya çalıştığını itiraf ederek üstelik. Hiçbir düşünsel platforma oturtamadığın bir fikri, mutlak doğru olarak sunmak ve üzerine ahkamlarda bulunmak, kendinden menkul bir seviyeye düşürmekten gayri sözlerini neye yarar?

Kaldı ki, her dönemde türlü kalemlerce ele alınan ve devcileyin bir küllüyata sahip olan tasavvuf sanatı (edebiyat, resim, musıki) hususunu ve bu spesifik dalın jargonunu (tasavvufi terimler sözlüğü diye bir kaynak duydun mu?) hiç dikkate almadan, bir doktora öğrencisinin söylemini referans göstermen çok bilimsel(!) gerçekten :)

\

Tourage, Mahdi
The Hermeneutics of Eroticism in the Poetry of Rumi
Comparative Studies of South Asia, Africa and the Middle East - Volume 25, Number 3, 2005, pp. 600-616

Duke University Press

Mahdi Tourage - The Hermeneutics of Eroticism in the Poetry of Rumi - Comparative Studies of South Asia, Africa and the Middle East 25:3 Comparative Studies of South Asia, Africa and the Middle East 25.3 (2005) 600-616 The Hermeneutics of Eroticism in the Poetry of Rumi Mahdi Tourage Michel Foucault writes that in societies that made use of ars erotica, secrecy served the purpose of amplifying the truth that is drawn from pleasure and the importance of a master in transmitting it in an esoteric manner. He writes that the need for secrecy in sexuality was "not because of an element of infamy ... but because of the need to hold it in the greatest reserve, since, according to tradition, it would lose its effectiveness and its virtue by being divulged." It is no surprise, then, that secretive traditions often find in eroticism an apt metaphor for the expression of their esoteric concepts. In the same vein as ars erotica, secrecy enhances the mystical enterprise and elevates it to the level of esotericism. It is imperative that something of the secret be revealed, because secrecy is not the same as concealment. A secret that is fully concealed might as well not exist. However, a total revelation would make the secret meaningless, just as in eroticism consummation equates with termination, for eroticism is the deferral of consummation. Thus the constitutive element of secrecy and eroticism is the communicative interplay of disclosure and concealment. In many...

Kimin söylediği doğrudur? Her dem işimize gelen ve yüreğe ferahlık verene mi itibar etmeliyiz?
Bir görüş var, peki ya bunlar ve benzerleri;

Asıl misyonu, Kabbala'yı araştırmak olup, Mesnevi ile benzerliklerini bu bağlamda irdeleyen bir şahıs, tüm Mevlana külliyatının sırrına vakıf olabilir mi? Tek bir şahsın ettiği kelam, şimdiye değin yazılıp çizilen milyonlarca satır bilgiyi tek çırpıda silip atabilir mi? Neden olsun?

Biz mutlak doğru diye bu kadar kaynak olan bir fikir aleminde, üç beş makale var diye önceki tüm tezleri çürütebilir miyiz (mevzubahis olan bir fizik bir kimya makalesi değildir, mevzu tamamen göreceli olan tarih ile ilgilidir dikkatinizi çekerim. ) Kaldı ki, Mesnevi'de nefs terbiyesi bağlamında verilen binlerce misalden geçtim, ölüm gününü dahi Şeb-i Aruz olarak nitelendiren bir adamcağızın, hayatı sıkı sıkıya sevmek, ihtirasla hayata bağlanmakla avunmakla ne gibi bir meramı vardır, bunu da anlamış değilim.

Tum mistiklerin sehvet-tanri iliskisini arastirdiklarini dunya alem biliyorsa,

Tum dunya Rumi'nin Farsca eserlerini okuyup bu erotik diyorsa,

Ama Turkceye cevrilmis Mesnevi yi okuyanlar cinsellikten uzak, platonik bi Rumi goruyorlarsa

Bu iste bir sakatlik var demektir.

Bunu ancak ve ancak Mevlana eserlerini, sansursuz olarak okuyabilmis insanlar cevap verebilir.

Benim anlatmaya calistigim sey, Mevlana'nin gay gay olmadigini, bedensel zevkleri disladigini konusunu israrla savunmaniz nasil mumkun oluyor ya da

dokunmadigi sevgiliye, icmedigi saraba atfedilen erotik, ihtirasli siir yazan "muhafazakar, tutucu " yazarlar nasil olabiliyor.

bunu kafanizda hayatin gercekleriyle nasil bagdastiriyorsunuz anlayamiyorum.

Tüm dünya?

Dünya alem?
:)

Biz tüme varırken, o ikinci defa tümden gelip bize tur bindiriyordu...Clicia, since 2003.

Bulunan üç beş makaleyi, tüm dünya literatürüne mal ederek, bu yöntemi izlemesine rağmen meramının da bilimsel(!) olduğundan dem vurarak anlamsız bir tartışmaya bürümeye çalışıyorsak, bu işte bir sakatlık var demektir.

Tartışmanın anlamsızlığı şu nedenle, misal adamcağız gay diyelim, lezbiyen diyelim. Dinler üzerine kaleme alınmış bir yazıya, "Mevlana Gay"dir diye atlamak nasıl bir akıl yürütme ile gerçekleşiyor anlamış değilim...Adam hakkında yazılmış onbinlerce yazı kaynak döküman var, adına yıllar tanzim ediliyor, sempozyumlar, paneller düzenleniyor bu düşünsel deryayı anlamak, anlatmak üzerine. Oysa biz, fikir dünyası hakkında bir kaç kelam edecek yere, Bu adam Gay'dir diyerek etiketliyiveriyoruz, kişiliğini daraltıp, son derece fizyolojik bir kafesin içerisine tıkıveriyoruz bir çırpıda. Efendim, yaşamı sevmesi, sıkı sıkıya sarılması için bir insanın gay olması gerekmez, bunu bu şekilde dile getirmek de. Ömrünce iki kere de evlenmiş adamcağız, sonuçta islamiyette ne ruhbanlık ne bekaret yemini bulunmakta. Acı olan taraf, bunca zengin, ucu bucağı olmayan konuda işin cinsel boyutlarını tartışmak. (Size does not matter. )

Bu arada hangi dünya sevgisi, yaşama tutkuyla bağlanma hırsı, adam vefat gününü belirtirken dahi bugün Düğün Günüm'dür şeklinde bir kelam ediyor, biz kalkmış neler söylüyoruz, mevzuyu Düğüm gününe çevirip, konu üzerine güğüm güğüm şalgam döküyoruz.

clicia x in verdiği kaynak anladığım kadarıyla; mevlananın dizelerindeki erotizmin altındaki sırrın ifşasına ilişkin bir çalışma.

mesnevide yer alan hikayelerdeki cinsel içerik bir sır değil, bunu herkes biliyor ve hatta bir çoğu sırf bu müstehcen anlatımdan dolayı mevlanayı reddediyor.

mesnevide müstehcenliğiyle meşhur bir hikaye var şehvetin sonu diye.

burada bir kölenin eşşekle cinsel münasebetini kıskanan evin hanımının aynı işe girişmesinden dolayı eşşeğin tenasül organının şiddetinden can vermesinden bahsediyor. aklı cinsel tatmine meyilli şahıs bu hikayeyi porno olarak nitelendirebilir. hikayenin içinde başta şehvete kapılmanın neticeleri olmak üzere, bir işin ustalığını bilmeden yapmanın feci sonundan da bahsedilir. erdem sahibi insan bu hikayeden nice dersler çıkarabilir; bir şeyin çoğuna tamah eden başına ne geleceğini hesaplamadan o işe girişebilir vs.

bu hikayeyi okuyan sıradan birisi orada sözü edilen eşşeğin organının alametinden dem vuruken öze inen başka biri şehvete kapılmanın feciliğinden söz eder çünkü metin,ikisini de dile getirir.

mevlana hikayelerinde hep akılda kalıcı uç noktaları seçmiştir. bu uç noktalar da elbette can alıcı olması bakımından cinsellikle ele alınmıştır. gel gör ki bazıları hikayenin özünden ziyade hikayede metafor olarak kullanılan cinsel öğelere takılmıştır. bir söz vardır hani; insanın fikri neyse zikri de odur diye.
mesnevide cinsel öğelerin metafor olarak kullanılması, özünde anlatmak istenenleri gölgeliyor diye nitelendiriyorsa o da bunu diyenin ahmaklığıdır.

herneyse! clicia x in verdiği kaynağın mevlananın eşcinsellikliğini kanıtlayan bir eser olmadığına ve cinsel içerikli mısralarla bezeli hikayelerin özünde ne yattığını araştırdına eminim tabi okumak lazım.
clicia x, rumi ve erotizmi kitabın adında görünce kafadan sallamış kendi görüşlerine bir mesnet olarak.

clicia x vblerine bir tavsiye mesneviyi okumaya başla, tabii eşşeğin tenasül organının alametine kapılmadan. neyse...
işte bu da türkçe bir bağlantı, hemi de sansürsüz.
benden bu kadar gerisi lafı güzafa kaçar artık.

clicia x, rumi ve erotizmi kitabın adında görünce kafadan sallamış kendi görüşlerine bir mesnet olarak...

ben yukarida "iste bu kaynak rumi gay diyor" dedim mi! kaynagin verdigi abstract'da oyle bir ibare geciyor mu! bu kaynagin rumi'nin sehvetle olan ilgisini arastirdigini gostermek icin koydum! (buradaki saftirik bir insnalara gostermek icin)

Olmayan seyi oldu diye gosterme yetenegini anti kadin partisinin icraatlerinden mi ogrendiniz?

sen lafguzarin onde gelenisin, burada verdigin grafik tarifler icin tesekkurler, hic olmazsa rumi'nin hic de saf biri olmadigini, dunya aile gayet ilgili (buraya yazan kafadan bacakli yorumcular gibi hayat gorsununun kisitli olmadigini) ispat etmis oldun.

:)
Mevlana+Gay olarak Google aramasını güncellediğimizde 136 bin sonuçla karşılaşıyoruz. Listenin üçüncü sırasındaki site, senin bir öğrenciden duyduğunu söyleyip bize öylece naklettiğin hafifteki bir yorumun Clicia, geri kalan sitelerin içeriklerini sen tahmin et.

Yukarıda Absense'ın yaptığı yorumu alıntılayım izninizle(Olmayan şeyi oldu gösterme derneği iftiharla taktim eder) ;
absence of sense DİYOR Kİ, (18 saat önce)
yarın öbür gün birileri de senin hafifte yazdıklarını kaynak diye sunarsa şaşırmamak lazım demek..

Düpedüz kendi kendini doğrulayan bir kehanet gibi olmuş. Ürperdik...Ayrıca sevgili Nebilim, size does not matter yazdık o kadar lakin siz eşek bahsini misal verince yanıldığımızı anlayıp bir kez daha ürperdik...

\

Bu link defalarca verildi, Iran'da odul kazanan bir kitap, akademik olmasa bile bazi seyleri kendinzi tabu yaptiginizi anlarsiniz belki:

ÖZEL HABER! 'Mevlana esrar içerdi, eşcinseldi!' İran'lı kadın yazardan şok kitap!

MEVLANA’NIN BİLİNMEYEN HAYATI ÇOK TARTIŞILACAK

Sonsuz Kitap Yayınları tarafından yayımlanan “Kimya Hatun” adlı kitap tartışmalara neden olacak gibi görünüyor. İranlı kadın yazar Saide Kuds, uzun araştırmalardan sonra kaleme aldığı kitapta Mevlana’nın üvey kızı Kimya Hatun’un hayatını anlatırken, aynı zamanda Mevlana ve Şems’le ilgili tartışılacak iddiaları da göz önüne seriyor.

Kimya Hatun, annesi Kerra Hatun’un Mevlana ile evlenmesi sonucu Konya’ya, Mevlana’nın haremine yerleşiyor. Her şey güzel giderken ortaya Şems adında bir adamın çıkmasıyla tüm Konya çalkalanmaya başlıyor. Mevlana ile Şems halvete kapanıp haftalarca kimseye görünmeyince hakkında fetvalar bile veriliyor. Kitabında Mevlana ile Şems arasındaki ilişkiye “Minberlerde onun (Mevlana’dan bahsediliyor) esrar kullanmaya başladığı, İran ve Bağdat’taki hangahlarda görüldüğü gibi eşcinsel eğilimleri olduğu ve nihayet şer’i kuralları ayaklar altına aldığı ve bidat çıkardığı anlatılmaya başlanmıştı.” şeklinde değinen Saide Kuds, Kimya Hatun ile 2006 Pervin Etesami Edebiyat Ödülü’ne de değer bulunmuş. İşte kitapta yer alan olay yaratacak cümleler...

“Kulaktan kulağa Şeyh’in mecnuna döndüğü söyleniyordu. Bu tabir, halkın Şeyh için kullandığı en nazik tabirdi.”

Şems Mevlana’yı kısa süre terk ettiğinde...

“Halvetgahına birileri girecek olsa bakıyor ama onları tanımıyordu. Tek başınaydı, dışarıyla ve dışarıdakiyle bir ilgisi yoktu. Ne onlarla bir işi vardı ne de konuşmayı gerektirecek bir ilişkisi. Yanmış yüreği ve iştiyak ateşinden odada kendisi için bir ateşgede inşa etmişti ve yirmi dört saat onu tavaf edip duruyordu. O ateşgedenin etrafında o kadar dönmüş, o kadar ayaklarını yere vurmuş ve o kadar yanık gazeller okumuştu ki nihayet ayakları tutmaz olmuş ve olduğu yere çakılıvermişti.”

“En sonunda Şems’i buldukları ve onu dönmeye razı ettikleri haberi geldi. Maşukun sevgiliye, “Seni böyle bırakıp gittiğim için çok üzgünüm. Biliyorum, sen bunları hak etmeyecek kadar yüce bir insansın” diye yazdığı mektubu, parmaklarını üzerinde gezdirerek okuyan Mevlana, bu mektubun ondan geldiğini anlamış, öpüp koklayarak başının üzerine götürmüştü. Böylelikle biraz kendine gelebilmişti. Aynı zamanda saniyeleri saymaya başlamıştı bile. Fakat bu sefer endişe ve korku değil, daha farklı bir intizardı onunki.”

“Sürekli ya birilerinin gönlünü almaya çalışıyor ya gerçek sevgilisi ve can-ı cananına şükrünü eda etmek için alnını secdeye koyuyor ya da döne döne şiirler okuyordu: Küçelere su serpin zira ki yar geliyor...”

Din adamlarının bu satırlara ne yorum yapacağı merak konusu!...

ÖZEL HABER - Tunç Erden Yakar / Guardianturk.com

clicia x, rumi ve erotizmi kitabın adında görünce kafadan sallamış kendi görüşlerine bir mesnet olarak...
ben yukarida "iste bu kaynak rumi gay diyor dedim mi! " kaynagin verdigi abstract'da oyle bir ibare geciyor mu! bu kaynagin rumi'nin sehvetle olan ilgisini arastirdigini gostermek icin koydum! (buradaki saftirik bir insnalara gostermek icin)

Olmayan seyi oldu diye gosterme yetenegini anti kadin partisinin icraatlerinden mi ogrendiniz?

sen lafguzarin onde gelenisin, burada verdigin grafik tarifler icin tesekkurler, hic olmazsa rumi'nin hic de saf biri olmadigini, dunya aile gayet ilgili (buraya yazan kafadan bacakli yorumcular gibi hayat gorsununun kisitli olmadigini) ispat etmis oldun.

Mevlananın gayliğinden başlayıp devam eden görüşlerinin ardından o kaynağı göndermen doğal olarak mevlana-gay yaklaşımına bir dayanak olarak bu kaynağı seçtiğini gösteriyor. aksi durum ise gay-mevlana yaklaşımında tıkandığın noktadan sonra mesnevideki cinselliği öne çıkararak konuyu saptırıp sıyırma girişimindir.
yani olmayan şeyi olmuş gibi göstermem gibi bir durum söz konusu değil senin olayı saptırma girişimin söz konusu.

Hayir anlamadigim sey, surada tartistiginiz sey, Rumi'nin Sams'i nasil derin bir sevgiyle, olesiye ihtirasla sevmesi degil, yok sen ona gay diyemezsin yok onlar platonikti yok esegin cinsleorgani vs gibi. BIR TURLU SEVGIye odak olamayan sakat insanlarsiniz kanimca. Bak adamin nasil sevdigini anlatiyor, kendini yok sayarcasina, bu tutkuyu konusacaginiza, imrenip saygi duyacaginza, "yok o gay degildi" 'de takiliyorsunuz.

Bu tıpkı Christian Jacq'ın mesela Kara Firavun kitabını örnek verip (okumadan, sadece arka yazısını referans alarak) Mısır tarihi konusunda ahkam kesmeye benziyor. Kurgu ile yoğrulan bir kitap, ne kadar gerçeği yansıtır taktir sizlerin. Kaldı ki bu kurgusal eserde dahi, manşetten flaş flaş olarak verilen Mevlana Esrar içerdi, eşcinseldi bahsi, kitapta da bir söylenti olarak dillendirilmiş vaziyette;

"Mevlana ile Şems arasındaki ilişkiye “Minberlerde onun (Mevlana’dan bahsediliyor) esrar kullanmaya başladığı, İran ve Bağdat’taki hangahlarda görüldüğü gibi eşcinsel eğilimleri olduğu ve nihayet şer’i kuralları ayaklar altına aldığı ve bidat çıkardığı anlatılmaya başlanmıştı.”

Gelin kurgusal kitaplardan, olmadık tezlerden değil de, hazreti kendi ağzından dinleyelim önce;

"Aşk, renge ve kokuya bağlı olursa, o aşk değildir, kişiye bir utançtır." (Mesnevi, I/224)
"Faniye olan aşk ebedi değildir. Çünkü insan bu düzenin hükmüne, ebediliğe müsait değildir.”
“Her an gönüle feyizler veren, goncadan daha taze olan, gözün ve ruhun sefası olan ilahi aşk bakidir. “
“Daima diri ve ebedi olana âşık ol, sırrını o nura kavuştur.“

hamiş: tartışılan şeyin yazı olması gerekirdi normal şartlar altında ki normal şartlar altında, yazı ile hiç alakası olmamasına rağmen birisinin kaynak dahi göstermeden pat diye çıkıpda, hobaaa, Mevlana gaydir deyu konu ile alakasız bir söylem gütmesidir.

Tamam iste, ona gore Sams (ruh ve vucut olarak) o ebedi sevginin bir parcasiydi! benim anladigim budur. Sams yuzunden Tanri'ya asik olmustur Rumi, hala dank etmedi mi!

BEnne mesneviyi okudum ne de okumaya niyetim var, beni ilgilendiren Rumi'nin Sams'a duydugu ask, ihtiras ve kendini tanima, kisisel gelisim sureci.

işte o kadar...Laf ola beri gele...Haybeye biz de senden Mevlana mesellerini dinliyormuşuz...Valla helal olsun, bir arkadaştan duyduğun, iki üç internet sorgusu sonunda paylaştığın abstract mahiyetinde bilgiler, herkesi kör cahil, homofobik, vb. etiketlemeye, bir mesnevihan ciddiyetinde Mevlana uzmanı olmaya yetti demek ki...bir de okusan işimiz var hakkatten :)

hamiş: hala vücut diyorsun
"Aşk, renge ve kokuya bağlı olursa, o aşk değildir, kişiye bir utançtır."

Hayir anlamadigim sey, surada tartistiginiz sey, Rumi'nin Sams'i nasil derin bir sevgiyle, olesiye ihtirasla sevmesi degil, yok sen ona gay diyemezsin yok onlar platonikti yok esegin cinsleorgani vs gibi. BIR TURLU SEVGIye odak olamayan sakat insanlarsiniz kanimca. Bak adamin nasil sevdigini anlatiyor, kendini yok sayarcasina, bu tutkuyu konusacaginiza, imrenip saygi duyacaginza, "yok o gay degildi" 'de takiliyorsunuz.

Clicia x gerçekten tutarsız, hasta bir ruha sahip olduğun kanısına vardım.
Konuya mevlananın gayliğinden başlıyorsun, çıkamayınca mesnevideki erotik içeriğe sarılmaya çalışıyorsun bakıyorsun oda olmuyor bu sefer hızı dinmez bir kıvırmaya başlıyorsun:

Nebilim, yukaridaki kitaba bak, bunu ben uydurmadim, allahin odunkafalisi. BEnne mesneviyi okudum ne de okumaya niyetim var, beni ilgilendiren Rumi'nin Sams'a duydugu ask, ihtiras ve kendini tanima, kisisel gelisim sureci. Olaya mistik acidan hic bir arayisim yok; bu adamin sundugu evrensel olan sevgi ve tolerans temasi sizin tuhaf androjen/platonik/ homofobik tabularinzidan cok daha insnacil ve ilginc geliyor.
diye.

mesneviyi okumadan mevlanayı ve mevlananın aşkını, kişisel gelişim sürecini, sunduğu evrensel sevgi ve tolerans tabularından dem vurup üstüne üstlük Mevlana'nın :
İikiniz de birbirinize o kadar layıksınız ki. Sizi sizden başkası için düşünemem.Siz öyle bir bütün olun ki, gül ile gül kokusu gibi,süt ile şeker gibi olun.Birbirinize anlam ve değer katın.O kadar içi içe ve uyumlu olsun ki bu evlilik, sizi birbiriniz olmadan düşünemesin hiç kimse� diyerek Şems ile evlendirdiği kızı kimyanın güya sözlerini referans alan ve içinde mevlana hakkında eşcinsel rivayetler barındırdığına inandığın bir romanla olayı kapatmaya çalışıyorsun.

bu kadar tutarsız ve ahmaklığından sonra, kendime çizdiğim çizgileri aşmamak, bir daha tek kelimeyle dahi olsa saçmalıklarına cevap vermemek adına bu tartışma dahi diyemeyeceğim çocuk atışması kıvamına getirdiğin bu ortamdan uzaklaşıyorum.

Clicia x DİYOR Kİ, (33 dakika önce)

Allahin ahmagi, Yukaridaki kitap hakkinda SUSPUS oldun, Iranlilar GORUNMEZ yazilara mi odul veriyorlar

:) Kitabın aldığı ödül Edebiyat ödülü Clicia, yani dili ve kurgusu için kitaba verilmiş (hayalgücünüzü ve dilinizi ne güzel kullanmışsınız da bu romanı halketmişsiniz diye verilen bir ödül), ilahi ya...belgesel yaptın çıkardın bir romanı...pes hakkatten akşamın bu güzel saatinde bile güldürebiliyorsun insanı.

Ayrıca bir romanı örnek vermen, tıpkı Christian Jacq'ın mesela Kara Firavun kitabını misalen alıntılayıp (okumadan, sadece arka yazısını referans alarak) Mısır tarihi konusunda ahkam kesmeye benziyor. Kurgu ile yoğrulan bir kitap, ne kadar gerçeği yansıtır taktir sizlerin. Yarın da Yüzüklerin Efendisini okuyup, bre Angult Dangalaklar, Orta Dünya'nın varlığına nasıl inanmazsınız, bakın kitapda kaç yerde varlığı geçiyor, bir sürü site var Orta Dünya hakkında, vb. bir söyleme mi bürüneceksin. Kaldı ki yazılan bu kurgusal romanda dahi, manşetten flaş flaş olarak verilen Mevlana Esrar içerdi, eşcinseldi bahsi (ah şu haberciler, kitabın sadece dikkat çekecek kimi yerlerini cımbızla alıntılamışlar, buna itibar etmeyip tüm bir sayfayı verseler olay daha bir aydınlanacak belki de), kitapta da bir söylenti olarak dillendirilmiş vaziyette;

"Mevlana ile Şems arasındaki ilişkiye “Minberlerde onun (Mevlana’dan bahsediliyor) esrar kullanmaya başladığı, İran ve Bağdat’taki hangahlarda görüldüğü gibi eşcinsel eğilimleri olduğu ve nihayet şer’i kuralları ayaklar altına aldığı ve bidat çıkardığı anlatılmaya başlanmıştı.

Bahsediliği misal, Mevlana'nın sevgi dünyasının zenginliğinden dem vurmak bir yana, elle tutulur bir kaynağa dayanmayan hayali tezler ortaya sürerek, sana inanmayanlara "bunu nasıl bilmezsin!, salak!, gerizekalı!, aptal, dünya biliyor bunları!. Zerre dünyadan haberiniz yok! vb. söylemleri ortaya saçmak...işte bu blog yazısındaki yorumlarının bir özeti...

Ya bunun üzerine durulacak bir yanı yok. İnsanlar istediği gibi algılar istediği şeyi. Clicia'da bunu vurguluyor sadece. İnsanlar herkesi kendisini ölçüt alıp düşünür. Mesela normal cinsel tercihi olmayan eşcinsel bir insan, tasavvufda bir müridin şeyhine olan muhabbetini ona karşı duyduğu cinsel ilgiye yorması doğaldır. Aynı şekilde babasına/yada annesine karşı sevgisinin kökenini de muhtemelen ona karşı duyduğu cinsel arzuya yoracaktır.

Böyle düşünülmesi gayet doğal ama bu durum Mevlana Hazretlerini alakadar eden ve ciddiyeti olan bakış açısı değildir. Sadece bu gibi bakış açısına sahip olanı ilgilendirir.

~~~ Logos spermatikus ●~~§~~● laissez faire, laissez passer ~~~

insanlar dini anlamaktan öte, dinin taraftarları şeklinde bölünmüşlerdir.böyle kimselerin futbol taraftarından pekte bir farkı yoktur..sadece seyircilerdir.dinin kural uygulayıcısı olmuşlar fakat
dinin temelinde yatan manayı çoktan es geçmişlerdir. buna örnek olarak, ramazan ayı boyunca kutlamalar haline dönüşen iftar
geceleri örnek verilebilir.birkaç saat süren açlık hissinin binbir çeşit lezzetle son bulmasıyla, aç insanlar anlaşılamaz..açları anlamak kafi değildir.onlara yardım edilmelidir.

Çok güzel bir özeti olmuş bu şimdimize dair sevgili Absense of Sense...Ayrıca yazıyı özellikle Nietche nispeti ile bitirmeniz ve türlü güzel temennilerle bezemeniz...Kaleminize sağlık. Dileriz temennilerinizde yeşerttiğiniz dünya tasvirine bir gün betimlediğiniz tek ulaşım vasıtası sevgiyle erişilir, elle tutulur bir gerçek olur hayalin(m)iz.

Doğruyu söylemek gerekirse anlamsız tartışmadan yazıya yüzeysel bakarak geçmiştim. Ama sevgili Proksima sağolsun sayesinde tekrar baştan sona okudum ve gerçekten de faydalı bir yazı olduğunu görüyorum. Hoşgeldin yeniden ABS. Ve de ellerine ve zihnine sağlık..

~~~ Logos spermatikus ●~~§~~● laissez faire, laissez passer ~~~

@proksima, anthro ve nebiliim, yorumlarınızdan ve yazıya kattıklarınızdan dolayı teşekkür ederim.
@nebiliim, eşek hikayesini ben anlatacaktım ama zaten var olan yanlış anlaşılmaları perçinler diye korkmuştum..sen yazmışsın teşekkür ederim..
@clicia x, hiç mevlana okumadan bu kadar çok şeyi nasıl diyebildin?..bütün saydığın hakaret dolu sözlerini astım boynuna..taşı ki ,yükünü bil..

en kısa zamanda mevlana üzerine bir yazı yazacağım.

Anthro elbette dogru tesbit yapmis, herkesin Mevlana hakkinda farkli gorusu olma hakki vardir, sen onu kutsal put yapip taparsin, ben onu tarihin cok ilginc bir karakteri olarak incelerim. burada fasizan soylemlere, grafik eylemleri tasvir etmeye gerek yoktu! Ama ustune alinanlar neredeyse bir diz refleksi verdiniz, cunku OMG-IDOLUNUZE GAY dendi! bu sadece ve sadece sizin kisisel korkularinizin, kendinize olan guvensizliginizin, kimliginizi bir din adamiyla tanimlama ihtiyacinizin gostergeci oldu... Hic biriniz, "olabilir de olmayabilir de,onemli olan sevmek " DIYEMEDINIZ. Neymis ? demek ki Rumi'nin onca eserini okumak size bir sey ogretmemis. Tolerans ve sevgiyi gercekten bilmiyor, anlamiyorsunuz.

Ama on yil sonra birileri cikip Rumi gercekten gay di diye ispatlanirsa bu soylediklerimi unutmayin!

O zamana kadar jeton duser belki. ... ya da tabulariyla taslasmis bir bunak olursunuz.