Dokunulmazlar diyince aklınıza şunlar gelebilir:
Ya Untouchables filmi ya dokunulmazlığın arkasına sığınan milletvekilleri ya da az da olsa Hindistan’da ki kast sistemi.

Kast sözcüğü, ırk karşılığı bulunan Portekizce deki ''casta'' kelimesinden geliyor.
Kast, farklılıklar ve yetkiler bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin çizgilerle belirlenmiş, en uygun haliyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıflardan her biridir.
Hindistan da yaklaşık 3000 yıldan beri süren kast sisteminde yer alan sınıflar ise şu şekilde:
-brahmanlar: En tepede bulunan ve beyaz tenli Hintlilerin oluşturduğu bu kastın mensuplarından, ülkenin yöneticileri ve din adamları belirleniyor.
-kşatriyalar: bu sınıfta ise soylular yer alıyor.
-vaikyalar: bu kastta bulunan insanlar genellikle ticaretle uğrasan kişiler.
-sudralar: işçi ve sanatkarlar sınıfı.


Yukarıda kast sisteminden bahsettiniz. Bunun yansımalarından da bahsedebilir misiniz?
Ataerkillikle birlikte, kast önyargıları, Hindistan'da feodal düşüncenin önemli bir noktasıdır. Bu halkın sosyal yaşamı hemen hemen tüm alanları da etkilemektedir. Bu sistemin en kaba ve rahatsız edici belirtisi, dokunulmazlar olarak ifade edilen, nüfusun % 14'lük kesimidir. Dokunulmazların, yüksek kasttan insanların evlerine girmelerine izin verilmez. Ellerinden su içilmez, ekmek yenmez, gerçekten de kimse onlara dokunmaz. Onlar da Hindu olmalarına karşın, Hindu tapınaklarına girmelerine izin verilmez. Kast sistemi hiyerarşisinde Brahmanlar, merdivenin en üst basamağındayken, dokunulmazlar (şimdi kendilerine dalit demektedirler) en alttadır. Hiyerarşinin en üstünde yer alanlar kendilerini, aşağıdakilere göre daha üstün sayarlar ve bunların hepsi kendilerini dalitler karşısında üstün kabul ederler. Dokunulmazlara karşı tavır, Batıdaki ırkçılıktan yüz kat daha kötüdür. Genel olarak tüm yönetici partiler ve örgütler, görüşlerinde kast sistemini desteklerler. kaynak.
Son olarak, NCDHR tarafından verilen bilgilere göre;
Her gün üç Dalitli kadın tecavüze uğruyor. Her bir saat içinde 2 Dalitlinin kulübesi yakılıyor. Her saat içinde 2 Dalitli hakarete uğruyor. Her gün iki Dalitli öldürülüyor.
Ayrıca dokunulmazlarla yapılan röportajlar ve bu konuda yararlı linkler aşağıda mevcuttur.
I'm Dalit, how are you?
Who are the Dalits?
free the dalits
Dalit Oppression A Dark Reality
dokunmadan ediyorlar, uzaktan. ayrıntılara girmiyicem :)
şahane yazıymış bitirdiğim anda tuttum parmaklara sağlık, klavyenin tuşları arasındaki çere çöpe minnet.
her ülkenin faşisti birilerini aşağılamaya ne kadar meraklı oluyor, kendilerini değerli hissetmeleri için buna ihtiyaçları var galiba!
Bu ayrımcılığı yapanlar insan olamazlar.
Kendi aşağılık egolarını tatmin etmek ve pis işlerini yaptırmak için bu kast sistemini devam ettirmek zorundalar tabii....
her ülkede olduğu gibi sınıf ayrımı burada da mevcut. yazı için çok teşekkür ederim. çok bilgilendirici ve açıklayıcı şekilde yazmışsınız...
bilgilendirdiyse ne ala..
yorum ve görüşleriniz için teşekkürler..
kast sistemi ve bu sistemin dışında tutulan insanlar bangladeş ve nepal'de de mevcut. beyinsizler ve çıkarcı zihniyetler sayesinde hala sürdürülüyor.

@stalker evet, Nietzsche'nin bahsettiği Chandala bölgelere göre değişik isimler alıyor. Hindistan'dakiler dalit olarak biliniyor..
bunun dışında dalit kelimesnin nasıl ortaya çıktığı ile ilgili bir alıntı geçeyim:
Dokunulmaz kelimesi ile eşanlamlı hale gelmiş olan Dalit, pek çok Dokunulmazın, özellikle de siyasi açıdan bilinçli olanlarının kendilerine seçtikleri ad. “Baskılanmış” anlamına gelen bu ad, Hindistan’daki 160 milyon Dokunulmazın sürekli karşılaştığı zulme ve ayrımcılığa dikkat çekiyor. İlk kez 19. yüzyılda kast baskıları bağlamında kullanılan terim, 1970’lerde Dokunulmaz yazarlar ile adlarını ABD’deki Kara Panterlerden esinlenerek alan devrimci Dalit Panterleri tarafından yaygınlaştırılmıştı. Nasıl ABD’deki Siyahiler Gücü toplumsal hareketi sonucunda siyahi terimi colored ve negro etiketlerinin yerini almışsa, Dalit sözcüğü de büyük oranda Gandi’nin Dokunulmazlara verdiği ad olan Harijan’ın yerini almış durumdadır. Bazı eylemciler Dalit sözcüğünü Hindular, Müslümanlar, Hıristiyanlar, kabile azınlıkları ve kadınlar gibi Hindistan’ın baskı altında yaşayan tüm insanlarına atfen kullanırlar.kaynak
hinduların yaşamında çok ciddi kurallar var. örneğin çok zengin bir kişinin çok sıkı ve zorlu bir eğitimdn geçmek zorundayken fakir kişilere onlar zaten zorluğu yaşıyorlar, daha zorlanmaya ihtiyaçları yok düşüncesi var. sanırım bu anlayışın temelinde; herkesin belli bir amaç için önceki yaşamlarında yaptıkları hataları düzeltmek ve yeni deneyimler kazanmak için gelmeleri inanışı var. yani bir önceki yaşamında kurtarıcı olan, bir sonrakinde yok ediciyi yada bir önceki yaşamında çok zengin olan kişi bir sonraki yaşamında dalit olmayı deneyimleniyor..
@perezi ben tesekkür edrim,
@esrikgemi bence bu düşünce insanların bu sartlara rağmen hayata bir ümitle bakmalarını sağlamak, ya da (kötü bir tabir olabilir ama) avutmak için..şahsi düşüncem..
bunun dışında daha vahim olan dünya da hala 10 milyona yakın köle bulunmakta oluşu,
köleliğin boyutları değişti diye düşünüyorum.. bilinen anlamıyla hala olması zaten içler acısı bir durum, bunun dışında yüzbinlerce karın tokluğuna çalıştırılan hatta günlerce fabrikalara hapsedilenlerde köledir.. ya seks kölesi olarak kullanılanlar; kadınlar, çocuklar :( bize film gibi görünen ama dünyada çok ciddi boyutlara ulaşmış utanç silsilesi..
birde "uyanıştan" bahsediyoruz :(
xerre,
bunu kaçıracaktım neredeyse,
eline sağlık, harika...
ben o coğrafyayı bir türlü anlayamıyorum, garip gelenekler, çok enteresan, birgün gidip görmek gerekiyor....
aslında biz günlük saçma sorunlarımızla ilgilenirken insanlar hala sınıfsal farklılıklarla boğuşuyorlar ve tabii aslında bu kadar kesin çizgilerle olmasada tüm dünya da hala sınıfsal farklılıklar sürmektedir bu yazıda en güzel örneklerinden biri!!!insanı insanlığında utandıran durumlar bunlar...
!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
National Geographic "in bir sayisinda yer verilmisti bu konuya sanirim. ozellikle elleriyle lagim temizleyen insanlarin durumu gercekten icler acisiydi. Tum vucutlari kirli olmasina ragmen ve bizdeki belediye iscilerinin konumunda olmalarina ragmen , ust kastlara mensub mahalle tarafindan uzerlerini yikamak icin bile kesinlikle su verilmiyordu bu insanlara.
Aslinda bize guzel birsey gibi gosterilen ve "iste gelisen Hint Ekonomisi ve Bilisimi " denilen seyin ne kadar bos bir balon oldugunu ve nasil insaniyet disi bir temel uzerine oturdugunu net bir sekilde ortaya koyuyor.
Cok etkileyici gercekten ...
bu bilgilendirici yazı için çok teşekkürler, ellerinize sağlık.
dokunulmazların hikayesini belgeselde seyretmiştim ama tecavüz olayını bilmiyordum. ömür boyu insanca yaşayamayan, kaderleri daha doğmadan bir sistemle belirlenmiş insanları üzülerek seyretmiştim. her ülkenin ezilmiş bir kitlesi var. bunların ki çok acı...
ölülerin gömülme değil yakılma işlemini onlar yapıyorlar... ölüyü yakmaya hazırlama odunları yığma vs. bütün işlemleri onlar yapıyorlar. herkes onlardan vebalı gibi kaçıyor. sadece birbirleriyle temastalar... zaten ev sahibimiz bu konuyu yeterince anlatmış. bu yüzyılda daha neler var... dudak uçuklatıyor değil mi? teşekkürler xerre klavyene sağlık....
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.