Bellidir aslında doğduğumuz andan itibaren dostlarımızın sureti.anneler ne derse desin mahallenin en sümüklü en yaramaz çocuğu en yakın dostunuzsa ve on sene sonra da tek şişe içkiyi paylaşacaksan onunla o senin dostundur artık.kimsenin ya da hiçbir şeyin değiştirmeyeceği bir gerçektir bu.canı yandığında canın yanar,gülümsediğinde gülümsemek istersin,dua ettiğinde sen inanmasan bile amin demek gelir içinden...sevdiği ezgileri keşfedersin,sevdiği dizeleri.çünkü onu seversin ve onun sevdikleri illa ki değerlidir senin gözünde!..
Dedim ya aslında bellidir dost olacaklarımızın sureti.yalnızca biz bilmeyiz.önce bir gün karşılaşırız.ikinci gün sohbete dalarız üçüncüde derin sularında boğuşuruz yeni bir okyanusun..oysa yeni değildir ve aslında o da doğduğu andan itibaren seni beklemektedir.
İşte böyle bir şekilde yani bugüne kadar inandıklarıma ters düşmeden beni sarsmadan ve yıkmadan çıktın karşıma.hiç tereddüt etmedim sana konuşurken...hiç şaşırmadım ağzından çıkanlara.çünkü zaten seni tanıyordum.zaten bu bir tesadüf değildi.sen kale içinde ben de kordonda şaraplarımızı yudumlarken iki şarap arkadaşıydık zaten..sen Akdeniz ben Ege ve aslında aynı şeydik!..şarap damarlarımıza karıştığında doğduğumuz topraklara öyle yaraştık ki bizi buralara uğurlarken nasıl acı çektiler kimbilir?!..tabii ki boşuna değildi hiçbir şey..sırada karşılaşmamız vardı.ama önce sevdiğimiz adamlarla bir iki can yoldaşıyla tanışacaktık dost olmasalar da bizimleydiler işte!..bir iki dost yaması ve bir iki şarap arkadaşı karşılamıştı bizi.yeter miydi peki?
Öyle uzun sürdü ki buluşmamız benim damarlarımdaki ege şarabı tükenmek üzereydi.neyse ki geldin,neyse ki buldum seni.neyse ki sözcüklerinin büyüsüne kavuştum.
Seni seviyorum ve inanıyor musun,bilmiyorum;sanki doğduğumdan beri dostumsun...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.