BLUR – “THINK TANK”
1989’da EMI’la anlaşan, 1994’te “Park Life” albümüyle uluslararası başarıyı yakalayan, daha doğrusu İngiliz mirasını bu albümdeki "Girls & Boys" isimli parçayla ticari olarak sonuna kadar sömüren http://www.virginrecords.com/blur/">Blur, yedinci stüdyo albümü “Think Tank” ile deneysel sulardaki yolculuğuna devam ediyor. Vokalde Damon Albarn, basta Alex James ve davulda Dave Rowntree’den oluşan grup, gitarist Graham Coxon’ın gruptan ayrılmasıyla yoluna bir trio olarak devam ediyor. Tabii konserlerde kendilerine katılan eski The Verve gitaristi Simon Tong’u saymazsak...
Beatles’ın tahtına aday gösterilen grup, bir önceki albümleri “13” ile Beatles’ın ikinci dönemine yaklaşmış, çok daha psychedelic, “The White Album” paraleli bir dizi çalışmaya imza atmıştı. “13”in verdiği cesaretle “Think Tank”, bunu bir adım daha ileriye taşıyor.
Aksak başlangıcı ve vokalleriyle Albarn’ın sanal projesi Gorillaz’ı andıran giriş parçası “Ambulance”, albümün ilerleyen dakikalarının çağrışımlarını müjdeliyor. Albümden çıkan ilk single olan ve Radio Eksen’de bol bol dinleme fırsatını bulduğumuz “Out of Time”, bir önceki albümün çıkış parçası “Tender”dan çok daha cesur. Bir George Harrison bestesi gibi kendisini diğer parçalardan ayırırken, kaliteden ödün vermiyor. “Song 2” kadar geniş bir kitleyi hedef almasa da “Crazy Beat”, albümün en popüler parçası olmaya aday. “Just rolling rolling rolling, we’re all” sözleriyle, yaşadığımız yalan dünyaları yalın bir şekilde betimleyen “Good Song”; “My eyes are blue, there's nothing I can do” sözleriyle David Bowie ’ye selam gönderen “On the Way to the Club; sözlerin arasına saklanmış “Here Comes the Sun” ile Beatles’a saygılarını sunan “Sweet Song”, albümü gerçekten değerli kılan şarkılar. Diğerleri...
İlk dinleyişte insanın aklına takılan melodisi ve ölümün gerçekliğini insanın ruhuna dokuyan temasıyla Caravan; başında “one, two, three, four”u eksik kalmış kısacık, punk temalı, paranoyak şarkı “We've Got a File on You”; klasik bir blues kalıbının sınırlarının ne kadar şaşırtıcı olabileceğini gösteren “Morrocan Peoples Revolutionary Bowls Cup”; belki de yatak yaylarından çıkan gıcırtıların ve daha kim bilir nelerin hayalini kuran Amerikalı sağlıklı gençleri anlatan “Gene by Gene”ve “Jets”... Gün batımında hiç kuyruklu yıldız görmedim ama iyi parça olmuş “Jets”. (şarkı sözü tek cümle: “Jets are like comets at sunset”. Bu arada son notaya dikkat :)) Albümün kapanış şarkısı olan “Battery in Your Leg”, eski gitarist Coxan’ın yer aldığı tek parça.
Eski Blur hayranlarını şaşırtacak ama grubun yepyeni hayranlar kazanmasını sağlayacak olan “Think Tank” düşünce deposunu doldurmak isteyen, açık fikirli bir kitlenin baştan sona, tekrar tekrar dinlemekten sıkılmayacağı bir albüm.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.