Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "Orbitdownloader ile tanışın"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiketler: , , , ,
\
Bahar geldi, bilmiyormuşsunuz gibi tekrar etmemin bir anlamı yok biliyorum ama, bugün dışarı çıktım öğlen Ihlamur Kasrı’ndan bir türk kahvesi içtik arkadaşlarla şehrin içinde cennetten bir bahçe, erik ağaçları çiçek açmış, erguvanlarda açacak.. Nedense içim bir hoş oluyor erguvanlar açınca o inanılmaz renklerimi içimin kıpır kıpır etmesine sebep olan, çocukça bir sevinç kaplıyor içimi, ama hemen az sonra hüzün, bu rengarenk halini bildiğim ağaçları nedense sonbahar hüznü içindeyken düşünüveriyorum bir anda, bu tamamen benim gel-git ruh halimden kaynaklanıyor biliyorum. Bir inanışa göre İsa'ya ihanet eden Yahuda kendini bu ağaca asmıştır. Efsaneye göre bu olaydan sonra önceleri beyaz olan erguvan çiçekleri utançtan ya da kandan kırmızıya dönmüştür. Utançtan kırmızıya dönen bir ağaç şimdi ise insanlar bile utanmıyorlar, ağaçlar mı utanacak... Beklerim fecrini leylaklar açan nisanın, Özlerim vaktini dağ dağ kızaran erguvanın. Yahya Kemal'e bile bu satırları yazdırmış erguvanlar... Daha zamanı değil biliyorum ama olsun az kaldı Nisan başlarında açar bu ağaçlar, eğer İstanbul’da iseniz boğazın bu ağaçlarla aldığı rengi görmenizi tavsiye ederim.. Sanki hafif de okudum daha önce erguvanları ama aradım taradım bulamadım, olsun varsa da var ne yapayım bakın renklerine de içiniz açılsın... Bırakın başbakan 3 çocuk yapın demiş, kadınlar gününde Cahide de kadınlar erkek stripcilere saldırmış, bir yanda çocuğunu cami avlusuna bırakan kadın, diğer yanda hergün angelina ve çocukları ile ilgili haberler (başbakanın sözünü o dinliyor bak) bakın en güzelini Çakar yapıyor adam bikini giyerim dedi oturdu gündeme oysa ben hep giyiyorum kimse haber yapmıyor:) Ayy tamam cıvıttım, çalışmam lazım ama bu hava, güneş, ağaçlar, çiçekler, böcükler offf offff... Offflama der annemm ohhh ohh dee der, hepinize bol ohhh lu bir gün diliyorum...

33 ahkam var

Ahkâmlar

linet seni mi kırcam, akşama ohhhh demezsem ne olayım

Kopanistiye olan ilgimi göstermek babında işyerinin önüne bi kamyon dolusu yapay erguvan dökmek ve onu çiçekler(e)-(le) boğmak istiyorum..

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

sevinirim sörsiyem, erguvanlarınla boğ beni

Sevgim şiddetim-şiddetim sevgim-sevgi şiddet-at murat-yeşil ot-seferoğulları yeşil vadii...
Tamamen çuvalladım...

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

ooohh, içime çektim erguvanların kokusunu, yazından buraya kadar ulaştı..eline saglık.

bu arada erguvanın bu çiçek, bu çiçeğin (resimdekinin) erguvan oldugunu da yeni ögrendim. pek bilmem çiçekleri. yani isimleri ve şekilleri bilirim de hangisi hangisi bilmem. bildiklerim de herkesin bildikleridir herhalde.

gül, papatya, lale, karanfil, deve dikeni, kaktus, menekse, gelincik..bunlar geldi aklıma ne biliyim..

hasta la victoria siempre

bu arada kokusu var degil mi bu çiçegin..? yoksa aldıgım baska bir koku mu..;)

hasta la victoria siempre

nası desem bunların sedir ağacının bahar esintisiyle ve karabiberin sertliğiyle yoğrulmuş yasemin çiçeğinin kayısıyla harmanlanmış aromasının, meşe fıçılarda 3 yıl dinlendirimiş andız tohumu gibi bi kokusu olduğu söylenir

hmm..aldıgım kokunun birebir tarifini yapmışsın kop. demek ki bir hata yok.

hasta la victoria siempre

şiddetin ne hoş sörsi ne güzel şefkatin

Çiçeklere zarar vermeyecek ve yapay olanlarını sevdiceğimin gözünde karizmamın çizilmesi pahasına kullanacak kadar şefkatli, bir kamyon dolusu amele ile işyerinin önünde çiçekle boğma sayesinde tarihte bir ilk olacak kadar şiddet içeriyorum..
Ah mansonilizatör: haşk beyle bişi!!!

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

baksing helena diyosun yani cınım.

tamam işte, hafif'e de bahar geliyor! süper!

bahar gelmiş neyleyim neyleyim baharı yazı demek isterdim ama garip bir manik ruh haline koşar adım ilerlediğime göre bunu diyemiyorum. vallahi bir enerji taşkınlığı bir neşeli ol ki genç kalasın ruh hali. sormayın gitsin.

Erguvan ile ebabil kelimelerini hep ingilizceden bozma söylemek istemişimdir...

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

sevgili kediler de bu zæmanlarda dama çıkardı deyil mi

erguvan için istanbul çiçeği de derler. istanbul'u en güzel erguvan simgelermiş.

sütyen kopçası kadar bağlıyız hayata, don lastiği kadar gevşek ruhumuz.

küçükken ingilizce c k okunuyo dedilerdi. aldım elime haritayı. okuyorum. kebelitarık dedim gitti. utanmadan da anlatıyorum şimdi.

Ergovın ve ibeybıl

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

bu c/k mevzuu bende derin yaralar bıraktı. daha once de bahsetmiştim şurada.

hasta la victoria siempre

evet efenim. damlar pisi kaynıyor!

yıl 88. "gırgır " okunur, konuşulur, yazılır ve çizilir ve tartışılır...
bir karikatür: Memo ve Haso.
yurdum insanı doğal çiçekli böcekli köy yerinde.
Memo çoban Haso ırgat.
bir ağacın dibinde dinlenme vakti, vakit bahar.
sırtını yaslamış Memo ağaca ve Haso çömelmiş yere.
kuşlar cıvıldaşıp ötüyor ve konuşma baloncuğu içinde sesleri; "cik, cik, cik" diye...
Memo yukarı doğru bakıyor hafifçe, yüzündeki anlatılmaz bir hayret hayranlık içinde:
"Ula Haso, iyiki bizim Türkçe'mizde de bu "c" harfi İngiliz'cedeki gibi okunmuyor" diyor.
Memo "evet, iyiki! Ne olurdu halimiz" diyor az şaşkın ve çok düşünceli aynı zamanda bütününde feci ciddi bir tebessüm ifadesi taşıyan çizgileriyle.

Oh bana oh! çizer kimdi hatırlamıyorum.Karikatür beynime kazınmış vaziyette...

Oh! eline sağlık Linet, bir de yazı derin bir iç çekişle "ohh" diye şu şiiri de hatırlatıp paylaşmaya kışkırttı...
Saklı Sevgi
bir Nisan sabahı
geldi hayata
Akdeniz çiçeklerinin kokusuyla
saklandı sevgi limon çiçekleri kokusuna
bir nefeste
belki bilinmez ihanetler saklı
mahçup erguvan çiçekleri renginde
belki de başka
gerçek değilse
sattığı dostunu Yahuda’nın otuz gümüşe
sadece yaşadıkları bilinmez saklı bir sevgi ise
paylaştıkları da bir sözleşme
ihanet yok aralarında
sırları varsa
şahit olduysa erguvanlar
çiçekleri tonlarında anlattılarsa
belki başka
bir saklı sevgi kokusu taşınan
Akdeniz çiçekleri ardı sıra
paylaşmaya açtılarsa yine ard arda
tek tek
cümbür cemaat
erguvani
tonlarında
sevginin.

28.04.2007 (RSK- aka Mengü Yinçge)

linet'im
içim açıldı yazınla ve fotoğrafla.
gelsin bahar, çabuk gelsin....
soğuk insanı değilim, içim çekiliyor kış vakti.

Bizim buraya bahar ne zaman gelecek? Linet bi fikrin var mi?

şairlerin pek sevdiği bir çiçektir erguvan, nedenini merak etmiş, kendime kendime sormuşumdur kimi zaman, 'herhalde ezgisindendir kelimenin' diye geçiştirmişimdir, acziyetten. bir bilen var mıdır acep?

Şiir çok güzel mengü, teşekkür ederim:)

linetcim Ankara'da ağaçlar hala kış modunda. açmaya niyetleri yok canııımmm.. ama senin bahar kokulu bu güzel yazın ilaç oldu ilaç...

çiğdem çiğdem çitlenbiiikkk...
çiğdem çiğdem çitlenbiiikkk...
bu çiğdemde Ankara'dan İstanbula hediye olsun... iyi baharlar sevgili arkadaşım...

lorienn

loriii teşekkür ederim, bu bahar aldığım ilk çiçek oldu bu..

Bir iş arkadaşım vardı her bahar bana bahar dalı getirirdi.. Şimdi çok uzaklarda..

harika bir hava esti linet, teşekürler:)

bi de şu bebek hadisesi olmasaydı :(

“Kim bilir ki dün’dür, ölgündür kalbimiz
Yollarsa her zaman biraz küskündür
Yokuşlarda ve inişlerde...
Zamandır seni sardığım kumaş
Bekledin örtünsün ki yavaş yavaş..
Erguvandın, kayboldun dile gelişlerde.”

HİLMİ YAVUZ'UN ŞİİRİ

linet şiiri beğenmene sevindim. mis gibi yazına teşekkür. güzel vesile paylaşımlara...

eline sağlık linet, daha bugün yolda aklıma gelmişti ne zaman açacaklar diye :)

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu