Yine kendimden tiksinmeye başladım!
Utandım, nefret ettim kendimden.
Talikan dağlarına gidip,
mağara adamı olmak geldi
içimden...
Hepimiz insanız, yaşayıp gidiyoruz.
Hepimizin birer yolu var.
Bir yolculuğu...
Bir ahengimiz var,
bir makamımız,
bir bestemiz.
Müzikle yaşam birbirine benzer.
Bir notalar dizilimi değil mi
her zaman dilimi?
Her saat, her gün, her yıl...
Bir beste değil mi,
her bir yaşam?
Ertuğrul Özkök!
O da içimizden biri aslında...
O da mozayiğin bir parçası.
O da bir renk.
O da bir nota.
O da, hayatının musikisinin albümünü yaptı.
Sevdiği müzikleri dinleyelim,
müziklerle ilgili duygu ve düşünce esintilerini okuyalım
diye.
Ertuğrul Özkök,
"Arta Kalan Zamanda"da 30 yıllık
kendi müzikal iç yolculuğunun izini sürüyor...
...dinlediklerinden oluşan bir seçme.
Bir şarkıyı dinlerken, bir yandan da Ertuğrul'un
o şarkı için yazdıklarını okuyorsunuz,
derinlere dalıyor, güzelliğin farkına varıyorsunuz.
Müzikler ve düşünceler birlikte içinize akıyor.
Hıncal Uluç
Zülfü Livaneli bile albümle ilgili övgü yazısı yazmış.
Bir eksik var ki,
İclal Aydın'ın albümle ilgili yorumu eklenmemiş.
Büyük hata!
Fakat duymak istediklerimi Ergun Babahan verdi!
...Aslında yanlış bir ülkede doğmuş bir insandır.
(Tabii ki Ertuğrul Özkök)
Çelişkilerin bu kadar çarpıcı olmadığı,
etnik sorunun, din sorununun
bu kadar tartışılmadığı,
terörün günlük yaşamın bir parçası haline gelmediği
bir ükede doğmuş olsa,
hayattan daha keyif alabilirdi.
Yaa, şimdi anladınız mı,
neden kendimden nefret ettiğimi!
Ben ve benim gibi pislikler yüzünden
Ertuğrul Özkök, Ergun Babahan ve diğerleri
hayattan garaktiği gibi zevk alamıyorlar.
hıncal uluç beğendiyse kesinlikle alınmaması gereken bişey, bana ne ertuğrulun dinlediklerinden, dinlediklerine yazdıklarından, boş işler...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.