
bilmem ne kadar mantıklı cümleler kurabilirim senin adına
ya da ne kadar konuşabilirim kokunu?
nefesin ensemi tokat gibi acıtırken
eski bakışların kalmamış gözlerinde
deler içimdekileri.
ve acıtır saçların tekrar alevlenen kor yüreğimi
son sözler kalmamış dudaklarında
hepsi buhar olup dağılmış benliğiminin o soğuk duvarlarına.
seni bende arayıp bulmak neyi değiştirir
karşımda duruyor suretin beni yiyip bitirir...
bulmaya çalıştıklarım arasında yok olan ve göre göre ellerimden ayrılan o günlerim
her anını eksiksiz dün gibi hatırlarım.
dudaklarımda tuzu içimde durur aşkı.

bu yarayı saracak olan sendin belki
sarmaya mecalin kalmadı vaktin artmadı bana ayırmaya.
gidişlerin hep böyle olur bilirim
ama
bu gidişin bir dönüşü de olmayacak
bunu da bilirim
hadi git
göm beni anılarına umutsuz umutlarıma
ve öyle git...
mükemmel ötesi, sevdim..
hepinize teşekkür ederim arkadaşlar alıntı değil duygularımı yansıtmaya çalıştım sadece.
" Nasıl geçti habersiz, O güzelim yıllarım..."
Ah, ah eski sevgililerimi hatirladim.
ağzınına sağlık sağolun ne kadar anlatabildim kendimi ya da ne kadar anlaya bildiniz beni sanırım anladığınız kadar anlatabildim.
bu da yeter ve sevindirir beni paylaştıklarımla..
...ve durdu dünya gözlerinin karasın da. yokluğunun soğuk penceresinde sarılmışken yalnızlığıma, tutunamadığım dallarım, bırakamadığım sigaram ve içkim yoldaş oldu.

düşündüm bu güne kadar düşünemediklerimi ve tartıştım kendimle o gecenin bir vakti, o gecenin bir yarısı, o gecenin diğer yarısıydın,

bir damla aktı sadece eski günlerin hatırına ve asla olmayacak yarınların hırsına, biten bir sevdanın acısına...
..ve tek soru sordum senli yalnızlığıma açılan kapıların ardındaki flu cennete dalarken.
..ve sonra..sessizliğimize namlunun ucunu dayayınca sen çaresizliğinle, dudakları kanatmak bana düştü..
Naçizane ekledim birşeyler. Eline sağlık, çok hoş cidden
...kanayan dudaklarımdan akan kan çiğerimde yer buldu nefesinle dolu olan bir odada sana ait kalmış saklanmış tek hatırda
...hep orda saklı kalan bütünlüğün koynuna bastı
...buruşmuş, eski bir gül kondu ellerime kokusu kalmamış, hayata dair şansı ve beklentisi olmayan ölüme terk edilen ve acıyan yanlarımı hissettiren bir gül.
..ve oysaki varolduğunu sandığımız tüm sancılar birimizin kayboluşunun sessiz depremiydi aklımızın labirentlerinde. Kuruyan dudaklarımı söyleyemediklerimle kana boyayıp seni sonsuz bir iple uçuruma sürükledim, düştükçe bana geleceğini bile bile..
...doruğa ulaşmış özlemim, kendini sonsuza atan benliğim. tümden gelip tüme varan hislerim.
al götür günahlarımı. soy, teninden çıkart bütün yalanlarını. yüreğindeki dipsiz kuyuya bırak ve öylece kal gerideki kırıntıların da.
..ve aklımın ruhumu ısırması yüreğimdeki seni kanatıyor, gel de al..
Şimdi sessizlik var ayak izlerinde, Susarak takip ediyorum seni…
Kelimeler kanatacak sensizliği; kekremsi tat gözlerimizden akarken.
Gerçeğin ötesinde ve sensizliğin kıyısında ne yazılabilir ki.
Beni baş başa bıraktığın yalnızlık ta bile sen varken, kim silebilirdi ki akmayan gözyaşlarımı yüreğimin kuytusundan. Sana benzemeden.
Kaybettikçe kazanmalı insan derdin hep, seni kazanmam için neyi kaybetmeliydim bir tek bunu bulamadım; kendimi kaybettiğim an'ların dışında... Belki ağlamayı beceremiyorum. Belki güzel bir ruhum yok.Belki sadece sana sıkıntı verdim onca zaman... Şimdi anlıyorum ki sen bunları hak etmedin ve bu yüzdende bende seni...
ağla kalbim kimse duymasın sesini, sessiz ağla çığlıkların gömülsün karanlık ve soğuk dünyana. ve orda öylece kal sonsuz sonsuzluğuna çarelerin çaresiz yanlızlığına...

doğmamış gülüşümün sabahında rastladım umutlu bakışlarına, hırslı bir sevda yanığı kapladı bedenimi ve sarstı benliğimi. gittiğin günün hatırına sakladım seninleyken yanan sigaramın son paketini. içerimi delen zehrindi dumanı, gözlerimde yanan bir alevdin. söndün, söndürdün...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.