sen hep unutkan olacaksın, nefesin ara ara sıkışacak, gözlerin uzak kentlere yolcu, kafan dağınık olacak.
ben unutulmuşluğumla savaşırken, nefesim ara ara sıkışacak, gözlerim gözlerine yolcu, dağınık bir evim olacak.
kilitlli odalarda geçmişi tadlandıracağım. yüreğim senden hep , hayır hiç! çık gel.
senden yanıt beklemek beni deli edecek. Kahretsin,böyle kalakalmak bana göre değil !
bu sızı çok yeni , sen dur daha büyüyecek.
Bir sen bildin benim filliğimi, akasya kokumu. oysa hiç akasya kokmadım ben. kokum ,
lanet olsun, çabuk anladım ;tembelliğini, unutkanlığını, merakını, anlamadıklarım kaldığını..
önce onu sevdim ki ben !
mumu tutuşunu, üzerinde saçma sapan bir aydede olmasını, füme oluşunu, masaya akıtmayışını, beni düşünmesini sevdim.ondan sonra hiç sevemeyeceğim sanmıştım.
lanet olsun, hiç bir ve hiçbir şey saf değil.
aşkmış..en güzeli.
aşk tanrısı önümde eğildi ve bana dedi ki; bu pembeleri çalmıştım çok önceleri senden, tüm sevgiler senin olsun diyordum.
şeytan tüylene tüylene görünmez oldum şimdi.
tatsız tuzsuz hayatlarda eğlencenin baş misafiri.
şeytan dedim de iyi ki var. köşe kapmacadaki köşelerimiz, ebe olmayı savsaklayışımız ve körebeye dönüşümüz.
tanrınız az uğradığı yerlerde midir gerçekten şeytan ? sevgilim?
tanrıyı da şeytanı da sevdim. ama sen ve şamdan var ya , başka.
ve sen hala ordasın biliyorum, uzakta.
uzağa uzak olmak nasıldır anlatsana. Kahretsin, duygusal deme bana, yalnızca şairleri sevdim.
ah onları bilmelisin; köhne yaşamlarını, kahpeliklerini..ve bunlara bata bata temize çektiklerini.
onları da sevdim işte. ama sen ve şamdan var ya , başka.
kahkalarla gülmek istiyorum yine ! ne çok sırrım var benim. fıkır fıkır oldurtan.
gel gör ki; içimdeki çizgi karakter , belki de çöp adam doyumsuz olan.
şimdi rahatım, düşünmüyorum hiçbir şeyi.
Kahretsin , düşünmüyorum kendimi.
yine de içimde bir kuşku var. nedir bu yaşananlar?
elimin parmaklarını sayıyorum ,beş.
elimin parmaklarını kesiyorum, bakıyorum, beş.
elimin parmaklarını dikiyorum, yine beş.
elimin parmaklarını koparıyorum, kahretsin!
nedir bu beş ?
böyle bir yazı yazmak için;
4 ince bardak tang, açık perdeli bir ev, bir andrea bocelli cd'si, bir dilim peynir, biraz hüzün ve az önce terk edilmiş olmak gerekiyor.
mor fikirin mor tonlu yazıları bazen güzel, bazen de kötü oluyor.
Böyle ayrılık olmaz...
Böyle yalnız kalınmaz...
Hani verdiğin sözler
Hani ellerin nerde...
Hani sen hep benimdin,
Şimdi nerdesin nede...
Kalemine sağlık...
Çok güzel...
thing , ben hiç terkedilmedim. sadece gittiler.
pasma, bi de salatanın tadına baksaydınız. hani diyorum başlığı da zaten farksız.
PASMANIKE, umarım bu rumuzu bilinçli olarak almadın. veya alırken gün olurda tersinden de okunur şeklinde bir düşünceyle hareket etmedin.
buklet, görüşler de çeşitlilik iyidir. herkes beğenmemeli. bazen kendimiz bile ıyy diyebilmeliyiz.
beğenine teşekkür ederim.
sayın THING ,
rumuzumu evire çevire okumayın rica ediyorum.
yazıldığı gibi okunur ..
Şu cümleye kadar ciddiyetimi korudum..
''şeytan tüylene tüylene görünmez oldum şimdi''
Farksız değil, hem de çok farklı, yazara teşekkürler..
pbk :)
bir garip orhan veli'nin affına sığınarak oldu kelimesinden önce yok kelimesini eklemek istiyorum.
belki de yine birdenbire yok olacak
ve pasma, yokluğun uşaklarından size salata ;
Şair bahşişi
Ölürüm diyor ki,
-Ne diyor ölüm?
-Cemal hariç değil!
Diyor ki,
-Ne diyor Cemal Süreya?
-Her ölüm erken ölümdür/
üstü kalsın
-Olur diyor ölüm, kabul!
Ahmet Telli
yok olmayacak birdenbire yok olacak
ha işte , tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan noktasına geldik.
herkes köşelerine.. :)
yorumları okudum ve oha ya yazıda ne yazmış bu şokella dedim. şimdi yazıyı okuyup yazacağım hissiyatı.
manson odundur.
odunsanız yazıyı şu şarkının eşliğinde tekrar okuyun bak çok pis yarayışlı olacak.
ps/ doğru düzgün arkadaşım kendini vererek diyoruz.
ahh pasma ;
'yağmur yosun tutuyor insan yüzünde'..
Saniyorum bu sitenin duygu insanlarina da ihtiyaci var.Yureginin inceligine, kalbinin derinligine saglik.
zerre çakmam bu işlerden ama yazının başından sonuna doğru duygular ve ruh halindeki karmaşa azalıp yerini kendini ifade etmenin verdiği rahatlığa bırakmış gibi geldi bana. yazarın kendi ruh halini bu denli yazıda göstererek yazının önüne geçmesini beğenmiyorum ben. hemen beğendiğim yerleri söyleyip yalakalıkla kurtarayım işi. mesela şu kısımdaki
kahkalarla gülmek istiyorum yine ! ne çok sırrım var benim. fıkır fıkır oldurtan.
gel gör ki; içimdeki çizgi karakter , belki de çöp adam doyumsuz olan.
kafiyeli yazım şekliniz bence güzel ama şeklin ön plana çıktığı yazılarda anlamı ona yetiştirebilmek büyük marifet istiyor olsa gerek. heh yazınca farkettim de eleştirmenlik ne keyifli işmiş hele bir de konudan hiç çakmayınca. istediğin gibi atıp tutuyorsun.
tanrınız az uğradığı yerlerde midir gerçekten şeytan ? sevgilim?
tanrıyı da şeytanı da sevdim.
Cümleni çok beğendim morfik. Bu da benden gelsin;
Şeytanı tanrılaştırdım oysa ki ben, Ve tanrı diye, bir şeytanı sevdim. Küçük oynamaya gerek yok öyle. İçimde, Ahlaksızlıklar, ihtiraslar, şehvetler yaratarak falan. Yeni yetme sevdalarına yap sen bunu. Direk ruhuma diyorum sana tek el..
Şeytanı tanrılaştırdım oysa ki ben,
Ve tanrı diye, bir şeytanı sevdim.
Küçük oynamaya gerek yok öyle.
İçimde, Ahlaksızlıklar, ihtiraslar, şehvetler
yaratarak falan.
Yeni yetme sevdalarına yap sen bunu.
Direk ruhuma diyorum sana,
tek el..
NICKoldNICK, senden serbest bir konuda yazacağın bir yazıyı beklemekte olduğumu buradan ilan edeyim. Sen yazmayınca ben arsızlık edip dilekte bulundum işte. İsteyenin bi yüzü kara, seninki de ikiyüzlü kara olsun eğer yazmazsan.
nick, ıskalama hakkı da vardır insanın.
kelebek, tanrı diye bir şeytanı seven biri şeytandan tanrı yaratabilir mi dersin ?
sayın koza , insan kendi sınırlılıklarını yaşamadan bilemez. cevabı bulduğunuzda bana da haber verirseniz müteşekkir olacağım.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.