caaanım türkiyamda feminizm koskoca bir yalandır, kadını kadının kurdu haline getirmenin en kolay yoludur. lakin kitabevi gerçektir, faydalanılmasında yarar vardır.
Feminzim kadin erkek esitligini degil kadinin ustunlugunu savunur. Feminazi toipler vardir erkegin ise yaramadigini dusunen.
Lutfen esitligi feminizm gibi marjinal bir -izm le ozdeslestirmeyin.
feminizmin çıkış kaynağı kadın-erkek eşitliğini savunmaktır. tabi ki her "izm"de olduğu gibi o da zamanda değişikliklere uğramış, parçalara bölünmüştür. hala feminizmde kadın-erkek eşitliği düşüncesini savunanlar olduğu gibi kadının erkekten üstün olduğunu düşünen insanları da barındırır içinde.
benim başlıkta sözünü ettiğim feminizm; kadının erkekten üstün olduğunu savunanların feminizmi değil, asıl olan feminizmdir. çünkü her şeyin orijinali güzeldir.
"hayatın her aşamasında en az erkek kadar etkin rol almasını, kadının bedenen ve zihnen erkekten hiç geri kalır tarafı olmadığını savunan düşünce akımıdır feminizm. "
iki farklı beden, iki farklı ruh... nasıl olur da aynı konularda bir görülmeye çalışılır... üstelik ne gerek vardır...
ayrı noktalarda farklı üstünlükler vardır-ki üstünlük demek pek de doğru olmaz aslında...-
bu yaradılışı kabul etmek,farklılığı eziklik olarak görmemek karşı tarafla anlaşmayı,iletişimi daha kolay hale getirebilir gibi geliyor bana...
ben yazı ile değilde feminizim ile ilgili yazacağım. bana göre günümüz feminizim anlayışı kendi anlamını yitirmiştir. bence gerçekten feministlerin ne istediklerini anlamıyorum (kendileride tam bilmiyorlar ya) ,ne istiyorlar acaba kas yapıp bizi dövmek mi istiyorlar :p
@clicia x feminizm'in kadının üstünlüğünü savunduğunu nereden çıkarıyorsun ki? feminazi'leri kastediyorsan tamam. hatta kendisine feminist diyen her 10 kişiden 9unun feminazi olduğunu ifade etsen yine bir şey demem, doğrudur. feminizm çokça kola sahip, dolayısı ile kadın ve erkek hakkında değişik fikirler ileri sürebilen, ama temelinde, çıkış noktası olarak kadın erkek eşitliğini savunan bir fikirdir.
marjinalizm deyiminden hiç hoşlanmadım. çünkü her insanın fikirleri özgündür, eğer özgün değilse o gerçekten onun fikirleri değildir. marjinal olmamak için zorlayanlar da, marjinal olmaya çalışanlar da asla kendi fikirleriyle düşünemezler. ne marjinal olmaya çalışmak ne de marjinal olmaktan korkmak lazım o yüzden.
Bence günümüzde feminizme hiç gerek yok, kadınlar kariyer yapmak konusundaki avantajlarıyla, merkez güçlere ulaşımdaki rahatlıklarıyla, kişisel özgürlüklerini ellerine almadaki (erkeklerden daha fazla ve hızlı) gelişmeleriyle ve karşı cinsi seçme konusundaki güçleriyle zaten büyük bir akımın öncüsü olmuş durumdalar.
Türkiye'de erkeğin sözünün geçtiği dönemi geride bırakan kadınlar, kadın düşüncesinin sitemine dayanan batı kültürünün (kapitalizmle birlikte ne olduğunu bilmeden özendiğimiz şey) tüm avantajlarını her detayına kadar (detaycılar olmaları burada işe yarıyor) kullanıyorlar.
Böyle bir ülkede 20 yıla kadar tam bir kadın üstünlüğü olacağına inanıyorum. Biz Türk erkeklerinin abazalığı ve kadın budalallığı devam ettiği sürece, detaylı düşünce gücüne kavuşamayacağımızı, geleceği planlayamayacağımızı ve kadınların alıp başını gideceğini düşünüyorum. Böyle bir ülkede "feminizm" kadınların da bazı şeylere anlamını bilmeden özendiğinin işaretidir.
feminizm "kadinin erkekten asagi kalir yani yoktur" der mi hic! Bu kadar asagilayici oldugunu mu dusunuyorsunuz :-)))
Kadinin esitligini savunmak sacma, cunku bariz, erkeklerden kat kat ustun ve gucluyuz :-DDDDD
erkek= cabuk burnout olan, kisa mesafe yogun guc kosucusu. 100mde knockout olan.
kadin= uzun mesafe, kisik ateste ince ince tukenen maraton kosucusu (arada bir de insana hayat veren)
erkekler yoğun olarak erkek üstünlüğü yahut eşitliği gibi saçmalıklara takılmamakla birlikte kadınlar garip bir şekilde bu tür eylemlere başvuruyor. ilginç.
amargi kadın koperatifi bilindiği gibi pınar selek'in öncülüğünde kurulmuştur. kötü bir dernektir, akademik literatür peşinde koşmak dışında hiçbir şeyi başaramamışlardır. çünkü zaten kadın hareketi denilince ödü kopan bir toplumla beraberiz, üstüne birde bu kadar teknik takılmak sadece tıkanıklığı getirmiştir.
kadın örgütlenmesinde kadının bilinçlenmesinde alttan üste doğru bir hiyerarşi izlemek zorundasınız. yani üstten alta doğru bir gidişle bu iş mümkün olmaz. sağolsun bizdekiler çok basit bir iktisadi yapıyı da çözemedikleri için; sorunlara çözüm bulmak yerine elit takılmışlardır. klasik solun başarısız olması gibim bir şeydir. halka inemeyen bir tavan, tavana yükselemeyen bir halk. debelenip dururuz işte.
feminist kitabevi ise birkaç rafa feminist kitap koyarak oluyorsa varsın olsun, ne diyeyim. bizdeki herşey gibi kadın örgütlenmesi de berbat. bu konuda iyi olan tek grup muhafazakarlar. onlarda kalıpların dışına çıkmayı maalesef başaramadılar.
feminizm farklı fraksiyonlarla varolagelmiş bir kavram. diğer ülkeleri bilmem ama bizdeki feminizm ürkütücü birşeydir. hatta feminizm mantığıyla yapılacak bir konuşmaya bile bakın bunu feminizm sanmayın diye başlayabiliyor insanlar.
bizim ülkemizde kızkurularının takıldığı bir hikaye olarak algılandı yıllarca... bundan böyle madem ki herkes borusunu öttürecek demokratik ortamdan bahsedip duruyor... e.. artık erkeklere de artık kadına saygı göstermek kalıyor ... bacağınızı kırın evde oturun demiyoruz. hem artık iş hayatı ve şartlar öyle zorlaşmaya başladı ki erkekler sapır sapır dökülmeye başlıyor bir bir... evde çocuk bakıp hatun yolu gözleyen erkek var mı çevrenizde bi bakın bakiiimmm...
Ayrıca Türkiye'de feminist kadınların genellikle lezbiyen olmaları da kadın gücünün öneminin belirtilmesinden çok erkeklere karşı (öncelikle cinsel anlamda) bir iğrenme sonucu, feminizmin bazı kadınlar tarafından kaçış noktası olarak görüldüğünün işareti olabilir.
şahsen ben "feminizm nedir, ne değildir"i tartışmaktan ziyade, bu başlığı "türkiye'de alanında bir ilk olan kitabevi" olarak algılayacağım.
Avrupa da ev adamlari Ingiltere ve Iskandinavya'da cok var. hem cocugu daha disiplinli yetistiriyorlar hem de is hayatinin stresinden kurtulup duygusal acidan daha rahat gelisebiliyorlar. Mesela ev babasi entrepreneurlar var, bahcede sebze meyvesizini yetistirip cocuk bakarken milyonlarca para geciyor ellerinden. , mesela angel investor Brett Bullington.
bende evde çocuk bakıp sebze yetiştirmek istiyorum böyle bir kadın bulayım evlensin benle çalışsın kirayı ödesin akşamları da beni iki posta dövsün razıyım:=)
kadının vurduu yerde gül biter, o gülleri de yetiştiririm sebzelerin arasında:=)
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.