Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Bir kutu sevgi..."

Ön Sayfa yazıları gösteriliyor. (Çok tutulanları ya da tüm yazıları göster)

tuttum
26

Fındık bu kadar mı önemliymiş?

En acı haberleri bile magazin şeklinde verebilmeyi başarabilen çok izlenen kanallarımızın haber bültenlerinde son günlerinde gördüğümüz bir kötü haber de fındıkla ilgili. Fındık deyince akla "aganigi"nin geldiğinin farkındayım. Diyeceğim o ki fındık üreticisinin şu günlerdeki durumu da pek bir "naganigi" olduğunu yazayım istedim. Peki bunun neresi keşif? Şu rakam 1.874.495.771. Amerikan doları cinsinden ülkemizden yapılan 2005 yılı ihracat miktarı. Bu adrestende görülebileceği gibi son üç yıl yapılan ihracat miktarı ondan önceki 10 yıla bedel. İGEMEnin raporu için de buradan yararlanabilirsiniz.
2004-2005 sezonunda fındık ihracatı %80 artarak tüm rekorları alt üst etmiş.

Oy finduklar finduklar.

Bu bu 1.874.495.771 rakamı türkiyedeki bütün tarım ürünleri ihracatı olan 3.221.500.000 rakamının % 58 ine denk geliyor.


Yani büyük harflerle yazmak gerekirse fındık ihracatı, bütün tarım ürünleri ihracatının yarısından fazla.
Eee diyeceksiniz bunun neresi kötü haber.

Kötü haber olan artık fındık fiyatının 7 ytlden 2.3 ytlye düşmesi. Ve bu fiyatın ihracata da aynen yansıyacağı. Yani bu sene ülkemizi ihracatının fındık fiyatları yüzünden 1 milyar dolar kadar daha az olması demektir. Ha birde eylem yapan fındık üreticisinin samsun ordu yolunun kesilmesiyle, yolda kalan 80km lik kuyruk bekleyenlerin kızgınlığı var. E fındık üreticisinin kızgınlığını yazmıyorum bile çünkü, fındık birliğinin bu sene alım yapmayacağını açıklaması fiyatların zaten maliyetlerin altında kalması 8 ay önce fındıkla iftihar eden hükümetin ise zoru görünce topu fiskobirliğe atması onları hayli kızdırmış olacağı ortada.

Aldığı fındığın parasını ödemeye para bulamayan fiskobirlik ancak bankalardan kredi alma taleplerini hükümetin baskısı ile geri çevrildiğini bildiriyorlar. E hükümette bunu yaklaşık 8 aydır yalanlamıyor. Bir de ülkenin en büyük fındık tüccarı Sn Zapsu'da başbakanın baş danışmanı olunca...

Biri seçim mi dedi? Ne zaman o? Bana da Karadenizden sordular da.

22 ahkam var

Ahkâmlar

keşke herşey bu anlatılanlar kadar basit ve yüzeysel olabilse... maalesef değil...

E madem yüzeysel buldunuz, derinsel copy paste yapayım size. şunu verelim o zaman:

avrupalı alıcılarla düşük fiyat bağlantısı yapan tüccar lobisi, gazetecileri kullanarak fındık fiyatını düşürmeye çalışıyor

fındık fiyatlarını düşürme lobisi hareketlendi. kendilerine kullanacak gazete de buldular: sabah...

yazık.

sabah gazetesi ki, 2003 yılında (benim de içinde yer aldığım ekonomi servisi kanalıyla) yürüttüğü kampanya ile findik fiyatlarının tarihi seviyelere çıkmasına destek verdi ve türkiye'nin milyarlarca dolar döviz kazanmasına yol açtı. (abarttığımı sananlar findik üreticileri ve meslek örgütleriyle konuşabilir.) dün, köşe yazarı fatih altaylı'nın yazısını sabah'ın birinci sayfasına koyanlar, ne yazık ki (bilmeden olduğuna eminim) fındık fiyatlarını düşürme lobisine destek verdiler!

dersimiz fındık!

bu hızlı girişten sonra, findik olayını biraz deşelim... kendimiz soralım, kendimiz yanıtlayalım.

  • fındıkta dünya piyasalannı kim belirler?
    türkiye...
  • neden?
    dünya üretiminin yüzde 75'i karadeniz bölgesinde gerçekleşir.
  • "teorik olarak fiyatı türkiye'nin belirlemesi lazım" denebilir mi?
    teorik olarak evet..
  • pratikte kim belirler?
    rekolteye bağlı olmakla birlikte, avrupalı alıcılar, onların türkiye'deki uzantıları olan büyük tüccarlar fiyatı belirler. hükümetler ise "ihracatçı kimliğini kullanan tüccarların" ve onların etkilediği "gazetecilerin" etkisinde kalarak, türkiye'nin aleyhine karar verirler. yalanlarla insanları kandırırlar. en büyük yalan fiyat yükseldiğinde çikolata üreticilerinin bademe, findik üretiminin de başka ülkelere kayacağıdır...
  • fiyat belirleme sistemi nasıl işler?
    avrupalı alıcı, türk tüccarla bir sene öncesinden findik fiyatı konusunda anlaşır ve kapora verir. örneğin kentali (100 kilo) 300 dolardan anlaştıklarını farz edin. bu işleme "alivre" denir. alivreci tüccarlar genelde fiyatın beklenmedik artışından zarar eder. fiyatın düşmesini tercih ederler. örnekten gidersek, alivreci, fiyat (kentali) 330 dolara çıktığında zarar, 250 dolara indiğinde büyük kâr eder.
  • alivreci olarak tanınan kişiler kimdir?
    genelde ihracatçı olarak gözükürler. örneğin cüneyd zapsu, türk fındığının en büyük alıcısı olan nutella'nın bir dönem temsilcisiydi. nutella'nın fındık alım şirketi ferrero'nun türkiye temsilciliğini yapanları yakından tanımaz olur mu? kenan oltan var... mustafa poyraz var...
  • başka?
    istanbul fındık ihracatçılar birliği başkanı ufuk özongun'u unutmamak lazım. kendisi en büyük findik ihracatçısı progıda'nın yüzde 30 ortağıdır.
  • diğer ortağı kim?
    diğer ortak, hamburg merkezli pisani and rickertsen gmbh.
  • alivreciler kötü insanlar mı?
    elbette değil. ancak onların para kazanması düşük fiyata bağlıdır.
  • onlar fiyatın yükselmeyeceğine inanarak ticaret yapıyor. başkaları fiyat yükselecek diyorlarsa, fındık toplasın, para kazansınlar...
    pratikte hiçbir işe yaramaz. konuştuğumuz rakamlar çok büyük. hiçbir tüccar peşin 200-300 trilyon lira harcayarak findik toplayamaz. bu nedenle fiskobirlik'in fiyat politikası önemlidir ve vazgeçilemez. fiskobirlik fiyati belirleme gücünü elinde tuttuğu sürece, dünya findik fiyatını türkiye belirler.
  • fiskobirlik de parası kadar konuşsun. zarar etmesin denilemez mi?
    hayır denilemez. fındık türkiye'nin en büyük katma değerli (hatta sıfır ithal girdisi olan) ürünüdür. çikolatanın vazgeçilmez katkı maddesidir. fındık fiyatının yüksek seviyelerde tutulması, karadeniz insanına daha çok kaynak aktarımıdır. türkiye'nin döviz açığına ciddi katkıdır. fiskobirlik zarar etmesin demek, bunlardan vazgeçmek anlamına gelir. üstüne üstlük, fiskobirlik siyasilerin oyuncağı yapıldığı için zarar etmiştir.

siyasilerin findık dikim alanını sorumsuzca büyütmesi yüzünden fiyatlar da istikrara kavuşmamıştır. bu üreticinin suçu değildir. üstelik şu anda böyle bir durum yoktur ve dünya findik tüketimi artmaktadır.

zapsu niye yanılttı?

sabah gazetesinde çalışırken, 2003 yılı fındık alım sezonu öncesinde bir kampanyaya başlamıştık. (fındığın yüzde 80'i eylül ve ekim aylarında pazara iner. o tarihlerde fiskobirlik fiyatı ile pazardaki fiyatı arasında fiskobirlik aleyhine yüzde 20 fark oluşur. altaylı'nın iddia ettiği gibi fiskobirlik'ten daha ucuz fiyata mal alan tüccar, malı fiskobirlik'e değil, avrupalı'ya satar.)

fındığın yok yılı olmasına rağmen, tüccar fındığı bir sene öncesinde olduğu gibi kentali 226 dolardan satın almak istiyordu. devreye biz girdik. dyp girdi. akp'den nurettin canikli gibi sağduyu sahibi insanlar girdi. turgay ciner ikna oldu ve sevgili savaş ay, a takımı'nı giresun'da yaptı. ay iyi hatırlayacak, fındık tüccarları ne diyordu o gün, "aman fiyatlar artmasın. avrupalı mal almaz."

sadece onlar mı? elbette değil. hükümetin fındık politikasını belirleyen zapsu, sabah'ın bu kampanyasından rahatsız olmuştu ve ekonomi müdürlerini conrad otel'e çağırdı. hürriyet'ten vahap munyar, milliyet'ten murat sabuncu, vatan'dan ercan inan ve radikal'den ruhi sanyer ve pek çok kişi oradaydı.

cüneyd zapsu, fındık konusunda ne kadar uzman olduğunu anlattıktan sonra, "aman fiyat yükselmesin, üretim başka ülkelere kayar. bu çikolata üreticilerini iyi tanırım, çikolatalarına badem koyarlar" iddiasında bulundu.

o gün fındığın fiyatı 300 dolardı, sonra 400 oldu, 500 oldu, 800 oldu ve şimdi 1000 dolara yaklaştı. fındık ihracatı düşmedi.

iki şey oldu. birincisi alivreciler zarar etti, zapsu ve arkadaşlarının iddiaları çürük çıktı. ama zapsu, hükümetin bu kez, fiskobirlik'in elindeki geçmiş yıl rekoltesini çok düşük fiyata satmak için kararname çıkarmasını sağladı. unutulmuştur ama akp'li canikli, bu kararı "yarın bu yüzden ali babacan yüce divan'lık olacak" diye yorumlamıştı.

başka ne oldu?
türkiye ilk kez daha az fındıkla, tarihinin en büyük döviz girdisini elde etti.

"şimdi fiskobirlik, düşük fiyatla alım yapsın" diyenler, fiskobirlik yönetiminin kulağının çekilmesini isteyenler yine aynı oyunun parçası oldular. fiskobirlik fiyatı düşürdüğünde, piyasadaki fiyat daha da diplere inecek.

bu yetmedi. bazıları, "fiskobirlik'in parası bitti, haciz gelecek" diye spekülasyonlar yaparak, üreticinin kafasını karıştırıp, pazarda daha düşük fiyatla alım yapma fırsatı kolluyorlar. bunlar her yıl yapılan oyunlar. benim üzüldüğüm eski gazetem sabah'ın altaylı kanalıyla buna alet edilmesi...

erdem: fındık artık gerçek değerinden işlem görecek

fındık tarım satış kooperatifleri birliği (fiskobirlik) yönetim kurulu başkanı salih erdem, fındığın önümüzdeki günlerde gerçek değeri üzerinden piyasada işlem görmeye başlayacağım söyledi. erdem, sabah gazetesinde yer alan birlik hakkında "îş bilmezlik batırıyor" başlıklı köşe yazısındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını
belirtti. ürün alımları için yapılan kredi bağlantılarının bozulmaya ve fındık fiyatının düşürülmeye çalışıldığını savunan erdem, şöyle devam etti:

"yazıda yer alan rekolte, dünya fiyatı ve fiskobirlik fiyatı tamamen yanlıştır. dünya fındık tüketiminin 450 bin ton dolayında olduğundan bahsediliyor. halbuki son 5 yılın ortalamasına göre dünya fındık tüketimi 700 bin ton seviyesindedir. 2005 ürünü fındığın üçte ikisi pazara inmiştir. geriye kalan miktar oldukça yetersizdir. rakamlar açık ve net ortadadır. bu yıl ihraç etmeye fındık bulamayacağız. ne yaparlarsa yapsınlar, fındık önümüzdeki günlerde gerçek değeri üzerinden işlem görmeye başlayacaktır."

erdem, fiskobirlik'in dünyanın en büyük fındık kuruluşu olduğunu ve izledikleri doğru politikalarla türk fındığı ve üreticisinin teminatı olduklarını kaydederek, "birliğin ve üreticinin hakkını sonuna kadar korumaya kararlıyız" diye konuştu.

haber: yavuz semerci

merak etme bu kadarda değil ;) almanya ve italyanın yaptığı çirkeflerde bu işin yatağını hazırladı... uyanık olunulmadı ya da olundurtulmadı... örnek vermek gerekirse; italya türkiyeden gelen fındıkta zehirli madde tespit edildiğini açıkladı ve bu italya,brezilya ve orlando(abd)(oralardada fındığımsı birşeyler yetişiyor) dekinden daha fazla olduğunu öne sürdü ki külliyen yalandı... bizde ki tespitlerde böyle bir durum söz konusu değildi... aynı günlerde birkaç özel tv kanalında bolca fındıktan zehirlenme haberleri yayınlanmaya başladı ( sanki fındığın içinde ki var olduğu öne sürülen etken zehirli madde yüzündenmiş gibi,oysa depolarda çürütülen fındıktandı) böylelikle halkıta fındıktan ümidi kesen bir bilinç altı oluşturulmaya çabalandı...
italya brezilya ve orlando fındığına gelince ki bu fındıklar hem fındık denemeyecek bir şekilde kaliteleri (besin değeri ve yağ oranları)düşük hemde ancak, makyaj malzemesi ya da küspe gibi şeyler yapılabilecek değerde yani çok ucuz... türkiye fındığı gibi birinci sınıf bir ürünü ucuza almanın yolu da bok atmaktır herhalde ki bunu dahili ve harici bedbahtlar sayesindede başardılar... kendi boktan fındıklarını 1.sınıf fındık fiyatına yükseltim,az satıp çok kazandılar bizim 1.sınıf fındığımızı boktan fiyatlara çok alıp çok kazandılar... bu sadece fındık üzerine oynan oyunlardan biri belki de en hafifi... şimdi besin değeri yüksek ilaç gibi fındığımızı geçende bir millet vekilimiz çıkıp "makyaj malzemesi ypacaz" diye mathaf birşeymiş gibi ballandıra ballandıra anlatıyor... avrupaya amerikaya peşkeş öektiler,çin'e fındığı satamadılar/satmadılar ki denetimsiz bıraktıkları fiskobirliği de inşaatlar yapan mütehayyit bir firmaya dönüştürdüler... olay öyle kolay değil ;)

Şimdi ben merak ediyorum, aha seçim yaklaştı. Bu senede fındıktan ümit yok. Düzenlemeler yapılsa bile artık halk hükümetin yapmaya çalıştığı ayak oyunlarını iyice öğrendi. Seçim geldiğinde, iktidar partisi, gelip orduda giresunda miting yapabilecek mi onu merak ediyorum. Hani şu protestocu 100.000 (yüzbin) kişi gelip başbakanı dövmeye kalkarsa ne olacak. (kimse alınmasın öküzlere not: halk başbakanı dövsün demedim, döverse ne olacak diye tahayyül ettim.)

Güngör uras bu konuya değinmeye başladı. Herhalde bir yazı dizisi oluyor.şurdan, burdan okuyabilirsiniz. İlk söyleminden bir parça dönmüş

ben bi karadenizli olarak sunu diye bilirim artık fındımızı dısarı satıyorus sonra orda işlenip bize geri satıyolar=)

Yukarıda olundurtulamadı gibi müthiş bir fiil kullanılmış. @emsvizyon'u kutluyorum ve fiilinin çatısını çözümlüyorum:

ol fiil kökü ol-u-n-dur-t-u-l-a-ma-dı

n fiilden fiil yapma eki
dur ettirgen ek, fiilden fiil yapma
t katmerli faktitif fiilden fiil yapma
l pasiflik ya da meçhul eki
a muktedirlik fiilden fiil yapma eki
ma olumsuzluk fiilden fiil yapma eki
di fiil çekim eki, görülen geçmiş zaman

Cümle içinde 2 örnek:
Fiskobirlik, tarihinde hiç böyle olundurtulmamıştı.

halkı uyanık olundurtalım
durtalım
dürtelim
dürt
düt!

karadenizli dürtülecek, dürt

Fiskobirlik seçim kararı almış. Merak ediyorum diyelim ki şimdi AKPnin istediği yönetim geldi. Ne yani kredi aramayacak mı? Hemen bulabilecekmi. Kaldıki şimdiki yönetim dubaiye bile gittiklerini ama biz gitmeden hükümetten uyarıların gittiğini söylediler. Neyse siz yine de

Sabahtan bunu, milliyettenşunu ya da bunu veya onu, hatta ötekini okuyabilirsiniz. Birde Güngör Uras beyin yazılarını okumak iyi gelir. 1 2 3 4.

2000 yılı sonrası fındık ihracatı
DönemMiktar (ton/iç)Bedel ($)Sezon ort. ($)
2000-2001204.253682.451.341334
2001-2002255.893636.027.664249
2002-2003255.918593.690.721232
2003-2004223.363915.616.061410
2004-2005194.5941.554.156.298799
2005-2006230.0341.905.523.296828
Toplam1.364.0566.287.465.381461

Peki piyasa fiyatları nedir?
2003-> 2.5ytl
2004-> 5 ytl
2005-> 6.5 ytl


Peki şimdi ne kadar? 2.2 ytl.
Bu sene bu fiyatlarla olabilecek ihracat ne kadar?
400.000.000 dolar. Yani son senenin yalnızca 1/4 ü.
Peki fiyatın yükelebilmesi için gerekli olan KREDİ ne kadar? 100.000.000 dolar. Başka sorusu olan?

gojnalek... niyetiniz pek anlamadım, iyimi kötümü pek bir fikir edinebilmiş değilim... ama konunun biraz dışında sanki ;) konumuz dilbilgisi değil, işletme ya da işletememe... ayrıca çözümlediğiniz gibi bir dürtme ya da dürtülme söz konusu... karadenizin yıllardır bırakıldığı yalnızlık, cehalet, ilgisizlik vs gibi... insanı en savunmasız anında dürtmek ve korkutmak gibi...
not: amaç üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil...

Şimdi dilbilgisi işini hallettikten sonra şu kısma girmek istiyorum. Türkiye, dünya fındık üretiminde tekel. Bir tekelin belirlediği fiyatları dünya piyasasına dikte edememesi için, siyasal/uluslararası bazı mekanizmalar ve gruplaşmalar gereklidir. Siyasal iktidarın bu işin içinde olması gerekir. Benim anladığım, sorun ekonomik değil siyasal bir sorun. Ve tercih, çözülmemesi yönünde yani çiftçiyi felce uğratmak yönünde yapılmış durumda. Bir takım komisyonlar kurmak, bürokratik adımlar vb. adımlar atmak, meseleyi geciktirip günü kurtarmaya yönelik olacak, bana öyle geliyor.

Bir nokta daha var, gördüğüm kadarıyla, tüccarlar, ara kademede bulunan alıcı-satıcılar durumdan rahatsız olmuş değil. Sadece hasat yapan çiftçiler ve dolayısıyla fiskobirlik feryat ediyor. Birileri kazanıyor ki bağırmıyor, demek ki birileri bu nedenle dürtülmüyor,düşük fiyattan kar eden Türkiye'den kimseler var mı? Sesini çıkarmayan ve fındıktan para kazanan kimseler kimler. Bunları konuşsak daha iyi olurdu. Ama bu da iyi oldu; rakamlar ve temel göstergeler ortaya kondu. Gayet iyi.

Ordulu, Rizeli, Artvinli bütün doğu karadenizliler şu anki partiyi iktidara getirmedi mi,oy vermedi mi? Baştacı etmedi mi?(Oy oranlarına bakınız) Şimdi seçim olsa aynı şeyi yapmayacaklar mı? Acaba halkı halktan çok sevme olayını abartmıyor muyuz? Fındık destek fiyatı yüksek açıklanırsa, ya da şu an ad hoc bir çözüm bulunursa, çiftçi seçmenler 2007'de yine aynı kararı verirler. Burası Türkiye çünkü deve dikeni sever.

öyle olsun, var demekki bir bildiğin ;) devam et... kim tutar... bu arada giresunluyum ve hiç oy kullanmadım ;)

@emsvizyon bende giresunluyum seni gorunce bende yazmadan edemedim =)

dünyanin en basta gelen findik üreticisiyiz ve her yerden oldugu gibi burdan da türkiye'ye comak sokuluyor, yeter ki türkiye herhangi bir konuda ilerde olmasin, olamasin. findik sadece bir örnek, daha bunun terörü var, ab'si var, dünya kupasi var, amerikasi var, varoglu var...

fındık bilindiği gibi genellikle dağlık ve engebeli arazilerde üretiliyor. ülkemizin fındık arzı çok büyük, bunun da en büyük sebebi üreticilerin fındığın üretilmesini diğer tarım mahsüllerine göre daha kolay bulmasıdır. sadece 3 aylık dönemde fındık arazisine bakım yapılıyor (otlardan arındırma) daha sonra fındık toplanıyor ve harmana seriliyor ondan sonra da satılıyor. fındık sadece dağlık arazilerde yetiştirilmediği için, çiftçilerin bulduğu her alana getirisi fazla diye fındık ağacı diktiği için bu kadar fazla fındık arzı var. sonra hükümet ne yapsın? fiskobirlik ne yapsın? şu an geçen seneden kalan 80000 ton arz fazlası varmış fındığın. 200000 bin ton da bu seneden fazlalık oluşacakmış. üreticilere hak veriyorum benim de üretici arkadaşlarım var, çok mağdur durumdalar ama bunun önüne geçilmesi çok zor. fiskobirlik hükümetten kredi bekliyor, hükümet kredi verirse fındığın fiyatı artabilir ve üreticiler de sattığı fındıklardan gelir elde edebilirler fakat bu nereye kadar sürecek. dünyada fındık çoğunlukla çikolata üretiminde kullanıldığı için sanıldığımızdan daha az tüketiliyor. fındık o kadar da kıt mal değil yani. en iyisi arazilerinde başka mahsul ekebilen çiftçilerin fındığı bırakıp onlara yönelmesi. az üretin, fındığın fiyatı yükselsin, yine çok kazanın.

Blog| Satılık alan adları : kiriklink.com,murdum.com

Fındık üreticileri ülkeler Türkiye toplanacakmış. Sanki problemler çözülmüş gibi Fındık gündemden düşmüştü sanki. Bakalım ne olacak.

Ya fındık içini satıyozda, kabuğunu yakmak dışında değerlendirebilecek çıktımı acaba; malum beton gibi serttir kendileri :)

Atam Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

Kabuğunun kıymeti çoktur. En kıymetli yakacaklardan biridir. Hele şu sıra fındık satılmadığı için kabuğu da hayli kıymetlenmiş fındığın içi ile yarışır hale gelmiştir. Onun dışında kullanım alanı bildiğim kadarı ile yok.

Önemli olan malınızın alıcının gözündeki algılanan değeridir. Yani uygun bir tanıtım kampanyası ile bütün dünyada fındık tüketimi ve fındığın faydalarına karşı bilinç artırılabilir ki bu da doğrudan fındık fiyatlarının artması demektir. Çözüm, istedikten sonra kolay. Zor olan Türkiye için, Kendi halkı için birşeyler yapmaya niyetli idareler bulmakta.

Ayrıca fiyatın artması sonucu fındıktan kaçış olacağını iddia edenler bir de satılan fındık miktarına baksalar:

(ikuzgundan alıntılıyorum)

Dönem Miktar (ton/iç)
2000-2001 204.253
2001-2002 255.893
2002-2003 255.918
2003-2004 223.363
2004-2005 194.594
2005-2006 230.034

Peki piyasa fiyatları nedir?
2003-> 2.5ytl
2004-> 5 ytl
2005-> 6.5 ytl

görüleceği üzere fiyatın yaklaşık 2,5-3 kat artması (2,5 ytl --> 6,5 ytl) satılan miktarda sadece %25 civarı bir (255k --> 194k) düşmeye neden olmuş yukarıda ikuzgun arkadaşın verdiği ayrıntılı tablodan da zaten aradaki kazanç farkı görülüyor.

Ama tabi buradaki sorun fındığı neredeyse bedavaya piyasadan toplayan zapsu gibilerin bu kazançlı tablodan kendilerine sömürü çıkaramamalarıdır.

Fiskobirlik Bankalardan Kredi almayı başarmış.

Madem bankalar kredi vermeyecekti şimdi neden veriyor?
Şimdi veriyorsa fındığın değeri azalmadan önce neden vermiyordu?

Bu kredi verme işinde fiskobirliğin yönetiminin değişmesi etkili olmuş mudur?

Yoksa fındık fiyatı yüksek iken kar eden fiskobirliğe, fiyat düşünce - yani zarar edince kredi verilmesi akıl ve mantıkla nasıl izah edilebilir.

Hükümetin konuya dahli nedir?

Hmm, evet vakti kerahet geldi. Bir teşaşür eylemek lazım.

Yurt dışına fazla fındık satıp 500 milyon dolar zarar edilmiş, çiftçi perişan hale getirilmiştir.

Şimdi daha önce hiç görülmemiş şekilde temmuz ayından fındık fiyatı açıklamak, seçim yatırımı değil de ne?

İlgili deyimler: "öldürmez sürürdürür", "ölümü gösterip sıtmaya razı etmek", "arefeyi gösterip, bayramı göstermemek".

arkadaşlar fındık bakımı yukarıda arkadaşın bahsettiği gibi sadece ağaçların dibindeki otları yolmak demek değildir. bunun gübresi vardır ilacı vardır. öte yandan karadenizin vahşi doğasında ağaçların dibinde bitip fındık toplamayı güçleştirdiği için yolunması gereken bitkiler de ot denemeyecek kadar saldırgandır( ısırgan ve diken gibi). fındık zamanı işçi bulmanın zorluklarından bahsetmek bile istemiyorum. kısacası fındık üreticiliği diğer tüm tarım ürünleri üreticiliği kadar zor ve zahmetli bir iştir. buna karşılık geçen sene hükümetin verdiği 2.2-3.5 ytl arasındaki fiyat çoğu üreticinin maliyetini kurtarmamış ya da ancak kurtarmıştır. bence hükümet küçük üreticileri ortadan kaldırarak bu işi büyüklerin eline bırakmak ve bu şekilde rant kazanmak istiyor olabilir. anlatacak çok şey var ama hem zaman yok hem de bir anlamı yok, değiştiremeyeceğin şeyleri kabullenmek zorundasın ne yapalım.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu