
Firkete çok sesli bir kelime. Bu yazıyı yazmak için araştırma yapmadan önce benim için firkete saç tokası olarak kullanılan basit siyah tel tokaydı. Ancak çengelli iğne hakkında yazı yazmaya başlayınca firketenin bir çok insan tarafından çengelli iğne anlamında kullanıldığını öğrendim. Tasarım harikaları serimizin bu ayağında firketeden bahsedeceğiz.

Çengelli iğnenin tarihçesi kayıtlara göre 1842lerde başlasa da milattan önce bile kullanıldığı varsayılıyor. 1842 yılında Thomas Woodward çengelli iğnenin patentini aldı. Ancak tasarladığı nesne çok güvenli değildi. Tutulmadı. 1840lı yıllarda ise Walter Hunt adlı boğazına kadar borca batmış birisi borcu olan kişilerle iddiaya girerek sadece tel kullanarak işe yarar bir alet kullanabileceğini savundu. Eğer iddiayı kazanırsa borçları silinecekti. 3 saat çabaladı ve sonunda bugünkü çengelli iğneyi yaptı. Tüm borçları silindi. Ancak zengin olamadı ve patent hakkını borçlandığı dostlarına bıraktı. 1849 yılında.
Çengelli iğnenin en temel kullanımı kumaş parçalarını bir arada tutmaktır. Genç kızların çeyizi hazırlanırken istiflenen bohçaların ağzı çengelli iğne ile kapatılır.

Okul çağındaki genç kızların bir zamanlar çok moda olan ekose ve kapaklı etekleri çengelli iğnelerle tutturulur. Nevresim takımınızla rahat yatağınızda uyandığınız bir sabah yorganı kılıfın içinde tortop bulmak istemiyorsanız çengelli iğne kullanırsınız ki bu metot öğrenci yurtlarının vazgeçilmezlerindendir. Çengelli iğne bir gelenektir. Cinden koruduğuna inanılır. Bir çok insan nazara karşı koruduğunu savunsa da bu kulaktan dolma bir bilgidir. Yaşlıların, loğusa kadınların üzerlerinde çengelli iğne taşıması özellikle doğu ve güneydoğu Anadolu da hakim cinden korunma yöntemidir. Ha nazardan korunmak için kullanılmaz mı? Elbette kullanılır. Üzerine bir nazar boncuğu iliştirilip elbisenin bir tarafına takılır. Çengelli iğne cinlerin sizi hapsedip kendilerine köle etmelerine engel olduğuna inanıldığı için kullanılır. Loğusa kadınların yalnız kalmaması, yataklarının çevresine dört ayağı kuşatacak biçimde ip dolanması gibi yöntemlere ek olarak çengelli iğne kullanılır ki bu bir tür iyi saatte olsunlar savardır.
Çengelli iğne punkçılığın simgesi olmuş bir aparat. Bir punkçıyı elbisesinde, kulağında, kaşında, çantasının üzerinde çengelli iğne ile görmek çok zor değil.

hatta çengelli iğne şeklinde piercingler üretildi. Bunlar kaşa ya da dudağa takılabiliyor.

Çengelli iğne çoğumuzun çocukken parmakları üzerindeki deriden ucunu geçirip ağzını kilitlemek suretiyle marifetmiş gibi etrafa gösterdiğimiz bir oyun aracı da olmuştur.
Fermuarınızın ucundaki aparatın koptuğu acil bir durumda çengelli iğneyi oraya geçirip bir süre idare edebilirsiniz. Ancak bu durumda küçük çengelli iğne kullanırsanız toplantının orta yerinde dayanamayıp zincirlerini koparan çengelli iğne yüzünden sürekli gevşemiş pantolonunuzu çekmek zorunda kalabilirsiniz ki bu hoş değildir.
Hemen bütün karikatürlerde, afişlerde, biblolarda çengelli iğne takılmış bir bebek bezi bebeği ya da bebekle ilgili olayları temsil eder.
Çengelli iğne yazar Migirdiç Margosayan’ın bir kitabının adıdır.
Çengelli iğne yaptığınız bilimum süs aksesuarının, annenizden kalan eski bir iğne oyasının yaka iğnesi olarak kullanılmasını sağlayan çok yarayışlı bir cisimdir.

Firkete ile başladığımız yazımıza benim firkete olarak bildiğim şeye de değinerek devam edelim. Firkete dediğimiz siyah tel toka sihirli bir aparat olup bir kuaförün elinde akıl almaz bir şekilde saç yığınını 10- 15 dakika içinde toparlayıp şahane bir hale sokan cisimdir.

Yine bu firkete dediğimiz tel tokayla süper kapı açılır ki bu bir amerikan filmi klişsedir. Süper kadın dedektif tokasını çıkarır deliğe sokar ve dev kapı açılır.
Bu toka oturduğunuz yerde kaşınan kulağınızı kurcalamak için şahane etkilidir. Evet iğrencim ama hepimiz değil miyiz?
Firkete bir tür tığ/ örgü şişidir. Bununla harikalar yaratılabilir. Takı yahut giyecek yapılabilir.
Eline saglik manso. Bu firketemidir nedir buna biz topluigne deriz. Ha, bi de cengelli deniyor...
sayın manson şahane araştırmalarınızın ışığı altında fotodaki harajuku kızını allah sahibine bağışlasın diyorum
Ya bunun adı firkete miydi? Allahtan çok kullandığım birşey değil de çok sık pot kırmıyordum. Ben bunu filkete diye telafuz ederdim.
sayon manson, bizim izmir de bu tel tokaya paramana derler, bilmem bilir misiniz?
Çengelli iğne diyi'miş, filkete de değilmiş, firkete diyolar buna PBK. Ben de yeni "müşerref oldum bu kelime ile. Potların kıralı olaraktan.
Firkete yi hiç kullanmadım ki ama çengelli iğne yi kullandım, ya da toka yı..
İngilizce de firkete ''hairpin'' daha anlaşılır..
annem "firketen" derdi. firkete deyince eksik oldu, çengelli iğne sözcüğü anlamsızlaştı iyice. hımmm güzel yazı eline sağlık.
Benim bildiğim firkete çengelli iğne felan değil, el işi yapılan tığ , şiş gibi bir aparat burda görüldüğü gibi
onu da yazıda belirttim son paragrafta üstelik nasıl kullanıldığına dair de bir link verdim. inanılmaz kullanışlı bie el işi aparatı yalnız. çok güzel ürünler çıkmış ortaya.
FİRKETE normal saç tokası değildir, Akoni nin resmini koyduğu şekilde bir tokadır, ve saçtan çıkartması hiç kolay değildir:))
Güzel bir çalışma, ilginç bir konu..:)
manso çok güzel hazırlamışsın teşekkürler... ben de çengelli iğne görünce hemen çocukluğuma giderim... kundak bağlamak için kullanılırdı evet ama onu demiyecektim. orta okul yıllarımda yaşadığımız kasabada adı İğneli Şerife olarak bilinen deli olarak kabul edilen bir kadıncağız vardı. çok yaşlıydı... esnafın halkın sevgilisi idi. ağzında hep çengelli iğne taşırdı Red Kit hesaaabıı... bu takıntısı nedendi bilemem ama çengelli iğne dedim mi o gelir aklıma...
firketeye gelince damatların başbelasıdır... :)
2002 yılında katıldığım bir eğlenceden döndüğümde saçımdaki tel tokaları saymıştım 47 taneydi.
artık kuaförlük sanatı da gelişti gerçi geçenlerde saydım 20li rakamlara inmiş sayı.
manson; 2002 akşamına geri dönelim: sen o 47 firketeye nasıl tahammül gösterebilmiştin peki? yani çıkartırkenki işkence bir tarafa o çok işguzar bazı kuaför arkadaşlara nasıl müsaade ettin? çıldırır, kalkar giderim ben!
makaleci ruhum duymadı yesem yeridir. ben şu çıtçıt mı nedir uzun bir saç taktırıp onunla uyuduğumu bilirim.
aaa! 47 adet! bir yerlerde arkadaşım daha kaç tane toka kullanacaksın, bu kadar yeter deseydin keşke:(( ya da yaptırdığın model her ne ise onu değiştirseydin...(kaç gündür yoktum, gelir gelmez akıl vermeye başladığıma inanamıyorum, manson' u ve diğer bazı arkadaşları ne kadar çok benimsemişim:) )
''manson ve diğer bazı arkadaşları'' derken firkete severleri mi kastetin mak?
kuzum yaparken saymadık ki. çıkarırken gece saydım. ayrıca saç konusunda akıl almaz bir tahammül sınırım vardır benim. çekebilirler, tokalayabilirler, kopana kadar her işlemi uygulayabilirler. yeter ki sprey kullanılmasın. e sprey kullanılmayınca basıyorsun tokayı.
ayrıca takarken sayılmayan firketeler çıkarırken neden sayılıyor, amaç nedir?
sırf bi merak uğruna 47 tane firketenin çıkarılırken tek tek sayılması hoş bi duygu olsa gerek
yukarıda dediklerim görmezden gelinmiş bakiiiyorum da... biz ne dedik... Damatlardan niye dem vurduk... ama ben de yanee... benim kastetdiğim damatlar çok eskilerde kaldı. düğün günü artık vuslata erme günüdür. nişanlılık boyunca yaramazlık yapılmasına izin vermeyen gelin artık kayıtsız şartsız onundur... ama damat beyin önünde aşılması gereken büyük bir engel vardır.... duvağı ve topuzu tutan firketeler... yanlış hatırlamıyorsam zeki metin ikilisinin geceler isimli oyununda da böyle bir sahne vardı. damat kuduz... gelin gergin... harika bişiii..
bi kere başıma firketeyle ilgili gelmiş olan bir olay kanıtlamıştır ki firketelerin kapı açmaları ancak filmlerde olur =) anahtarını kaybetiğim içine anısı olabilecek şeyler (konser biletleri, fularlar, tokalar, kolye uçları vs.) ve yazılarımı yazdığım defteri koyduğum bi kutu vardı böle süslü bişey dedim bi firketeylen açıveririm bunu ben derken aldık firketeyi ve işe giriştik tabi fakat ve lakin o firkete o uffacık anahtarı bile açamadı kaldı ki kapı açıcak sanmıyorum =) Benim saçlarım yerinde durmadığı için sıkça firkete ile tutturuyorum...Bu bakımdan hayatımın vazgeçilmezlerinden olan bi nesnedir...
Çengelli iğneye firkete dendiğini de yeni duyuyorum bu arada demek ki yöreden yöreye farkediyor =) Özellikle avril lavigne isimli nefret derecesine geldiğim popüler bayan ve pink in kullanmaları üzerine dünyada çengelli iğne kullanımı yaygınlaştı (süs eşyası baabında )fakat amacına uygun tabi ki kullanılmaktadır ki saptırılmıştır bence çengelli iğne =) (piercing saçmalığı bir numaralı örneğidir...)
tasarım harikaları serisine neden ara verdiniz acaba sayın manson ?
bakınız millet neler yapmış ...
sevgili kopan yolladığınız sayfa çevirme cihazını aldım. gece terliğini de dün kargoya vermişti yarın elinizde olur gibi düşünüyorum. selam eder gözlerinizden öperim. sörsiyle endırsında bıçaklık yollamış çok mesudum.
şu aralar yoğun olduğumdan maalesef tasarım harikaları serime ufak bir ara verdim. devamı en kısa zamanda gelecek. ilginiz için teşekkürler.
aynen manson....cidden öyle, sen artık bu proceleri bırakamazsın, çok da ara veremezsin, yazmalısın, arayı açmamalısın...
bizi tasarımlarından mahrum edemezsin, bedbaht oluruz, içimiz içimizi yer, biteriz, toplum bizi iter
soğanlar sadece pembeleşmeli, bir de harlı ateşte kavur, kısık ateşte kavrulduklarında içindeki su miktarı yeteri kadar buharlaşamıyor, soğanlar öylece olduğu gibi kalakalıyor...
başka bir sebze yoksa olabilir, ama küp şeklinde doğranmış havuç, yeşil biber falan varsa önce bunlar, en son domatesler...
manson, pizza'lar, adanalar...sonu yok şekerim, en güzeli kendicağızının yaptığı iyi kötü bir kap yemek..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.