Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "pentax af160fc"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
12

Garip öykü

Etiketler: , ,
\
Akupunkturunu yaptırıp alelacele bir aperitif yemek üzere aşçıbaşının yanına koştu. Bir masaya oturdu aşçıbaşının yanına varınca, bunun üzerine aşçıbaşı kendisinin masadan kalkıp sandalyeye oturması için uyardı. Aldığı cülus ancak kişisel harcamalarına yetebiliyordu. Ezkaza başına bir iş gelse, o ayı nasıl kurtaracağını düşünür dururdu. O günlerde diline persenk olan eksantrik kelimesi, alakalı alakasız her yerde dilinden fırlayıp ortalığa çıktığından kendisine entelektüel bir hava katıyordu. Aşçıbaşından poğaça istedi ve güpürlere baktı. Floresanın beyaz ışığı kendisini rahatsız etmekteydi; fakat açlık başına vurduğundan çok fazla rahatsız olmuyordu. Aşçıbaşı gardıroptan poğaça çıkartıp adamınızın önüne koydu. Ne kötüydü ki poğaça seçimi aşçıbaşının insiyatifine bırakılmıştı. O anda içeriye bir müteahhit geldi, kendisi pek nufuzlu bir kimseydi. 3 gün sonra ötenazi yaptırmak üzere devletten izin almış, son günlerinin keyfini çıkarmaya çalışıyordu. Aşçıbaşına bir şeyler söyledi, aşçıbaşı da şifoniyerin üzerinden bir diş sarımsak alıp müteahhitin önüne koydu. Vahamet gözler önüne sergilendiği zaman hiç bu kadar zarafet barındırıp letafetli bir görünüşe sahip olamazdı.Zımba gibi bir oratoryo idi dıştan gözüken. Rastgele gelişmişti birçok şey ben tabldotumdaki kanepeme başlamışken. Birden olan oldu ve adamınız zülfüyarını çıkarıp dilini kesti.

35 ahkam var
Sonraki yazı: PENDİK...

Ahkâmlar

Kusura bakma burayı anlayamadım.

Vahamet gözler önüne sergilendiği zaman hiç bu kadar zarafet barındırıp letafetli bir görünüşe sahip olamazdı.Zımba gibi bir oratoryo idi dıştan gözüken. Rastgele gelişmişti birçok şey ben tabldotumdaki kanepeme başlamışken. Birden olan oldu ve adamınız zülfüyarını çıkarıp dilini kesti.

haberx3

geri kalan ksımını anladı isen helal sana haberhaber:))

Gerçek bendedir, sadece benim beynimdedir, benim mahremimdir, benimdir....

anlayanlar anlamayanlara anlatsın:))

sen hangi gruba giriyosun f.faresi

Gerçek bendedir, sadece benim beynimdedir, benim mahremimdir, benimdir....

Çok eksantrik bir hikayesi olduğundandır, Kop the Zupırzonik.

(Allah Allah! Ben sana niye Kop dedim ki şimdi tarla faresi. Belki de adı dilime pelesenk olmuştur.. ne biliyim?!?!)

~~~ Logos spermatikus ●~~§~~● laissez faire, laissez passer ~~~

bilakis adımın kopla yanyana anılması beni mutlu eder,sorun etme antrikot

'' O anda içeriye bir müteahhit geldi, kendisi pek nufuzlu bir kimseydi. 3 gün sonra ötenazi yaptırmak üzere devletten izin almış, son günlerinin keyfini çıkarmaya çalışıyordu. Aşçıbaşına bir şeyler söyledi, aşçıbaşı da şifoniyerin üzerinden bir diş sarımsak alıp müteahhitin önüne koydu.''

Böyle bir hikaye olur mu, yaw..:))

f.faresi nedir bu kop saplantın senin, anlat hele
geldiğinden beri arabın yalellisi gibi kop sayıklayıp duruyon da...

Gerçek bendedir, sadece benim beynimdedir, benim mahremimdir, benimdir....

hem zeki, hem karizmatik,hem nüktedan,hem hazırcevap daha ne olsun:))

wawww kop çabuk buraya gel, bunları duymalısın

Gerçek bendedir, sadece benim beynimdedir, benim mahremimdir, benimdir....

Kop burda bence. Ben onun ruhunu hissediyorum.
Antrikot değil hem de.. Anthro.. Fındık beyinli seni!

~~~ Logos spermatikus ●~~§~~● laissez faire, laissez passer ~~~

tam da o anda onları seyreden çoçuk, çocuğun annesi, annesinin kardeşi, kardeşinin kocası, kocanın arkadaşı, arkadaşın sevgilisi, sevgilinin kedisi, kedinin önceki sahibi....vs..sanki bütün dünya bir şekilde bu öyküye bağlanabilir gibi..asıl olan an içinde bize bunlar olurken, diğerlerine olanlar, ve tüm bu olanların birbiriyle ilişkisi, birbirine yakınlığı, birbirinden uzaklığı..
adam dilini kesti ya şimdi onun için 'eksantrik' kelimesinin hiç bir değeri yok..şık bir son olmuş.

Eksantrik bir hikaye Absentrik. Birşey biliyoruz da diyoruz di mi?

O kadar!

~~~ Logos spermatikus ●~~§~~● laissez faire, laissez passer ~~~

Fevkulbeser, süpersin kardesim.)))

ama sende ona tarla faresi demişsin anthro:))
arkadaş canı nasıl isterse öle hitap ediyo nik falan hak getire. cliciax için cicolini ismini uygun buldu mesela, sanada antrikotu yakıştırmış olmalı :)))

Gerçek bendedir, sadece benim beynimdedir, benim mahremimdir, benimdir....

Biliyorum kebelek. Antrikot da komiğime gitmedi değil. Yaratıcı bi kişilik kendisi. Sadece Fındık Faresi uzun geldiği için Tarla Faresi dedim. Hem bir harf iktisat ettim, hem de yiyecek menüsünü genişlettim. Kurbağa gibi de dili uzun aynı zamanda.

~~~ Logos spermatikus ●~~§~~● laissez faire, laissez passer ~~~

yakında keserler zaten, biraz kemirsin bakalım şimdilik :))

Gerçek bendedir, sadece benim beynimdedir, benim mahremimdir, benimdir....

antro, antrikot' u kabul etmemiş, bence...demokrasiiiii!!!!

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

cem mumcu - portakal suyu(m) gibim olmuş...

dilsizler bana danışır, kelebeklerin aklı benim..........

lütfen yazıdan ne anladınız bana da anlatın.
Aşçıbaşı gardıroptan poğaça çıkartıp adamınızın önüne koydu. aşçıbaşı da şifoniyerin üzerinden bir diş sarımsak alıp müteahhitin önüne koydu

haberx3

herşey öyle kolay anlaşılsaydı o zaman neden hergün yağmur yağmıyo

Yağmur bulutu yok.

haberx3
kopanisti DİYOR Kİ, (03 Haziran 2008 00:40)
herşey öyle kolay anlaşılsaydı o zaman neden hergün yağmur yağmıyo

Ulan ben de buna benzer bi sey yazacaktim. Olm kalbimimi okudun nedir? Benden önce davrandin.

Ye kürküm ye...

Dilin ötenazi hakkını, zımba oratoryo görselliği ile anlatmak takdire şayan...

Şapka çıkarıyorum!

uyuşturucu ve sigara gibi hayat'da adamı öldürür:)yani tadını çıkarın!:)
\
İdrak edemeyenin susması gerekir. Spinoza

afedersiniz sn. fevkulbeser ustam, ellerinize sağlık efenm... sadık okuyucunuz lorienn demek isterdim fekat utanarak itiraf etmeliyim son zamanlarda hafifi hafife aldım gibi... ama yazınız beni kendime getirdi. uzuuuunnnca bir süredir hayattan tad almaz suratsız suratım bir aydınlandı ki sormayın... neyse, sorsaydınız söylemek zorunda kalırdım. kurtardım... sn. fvklbsr ustacım idrak edemediğim halde susmadığım için bağışlayın beni lütfen... bir şey soracağım... Rize parklar bahçeler müdürlüğüne terfi ettiğiniz doğru mu? doğruysa kutlarım sn. ustam... resmin arka planında yeni diktiğiniz turplar seçiliyor efenm... ellerinize sağlık... hörmetler...

lorienn

bir garip öykü! bir baktım kendime ne oldu dedim. tekrar tekrar okuma sebep diyemediklerim. teker teker okudum.bir baktım kendime bir garip öykü'nün son satırı noktasındayken gözlerim. kabardı indi göğsüm. muhtemel ben farkettim. bu yazıyı her okuyuşumda benim için sadece iki şey mümkün dedim. ya nefes alacağım ya da nefes vereceğim.
garip öykü! her okuduğumda şükredeceğim.
varınız yoğunuz velhasıl sayın FEVKULBEŞER sağolasınız. hürmetler.

lorienn DİYOR Kİ, (06 Haziran 2008 17:23)Rize parklar bahçeler müdürlüğüne terfi ettiğiniz doğru mu? doğruysa kutlarım sn. ustam...

Estağfurullah efendim, o sizin nacizane nokta-i nazarınız letafeti. Manavım iflas edenden beri, işsiz güççsüzüm. Devlet manavlığı sınavına hazırlanıyorum bakalım ne olacak.

mengu yincge DİYOR Kİ, (07 Haziran 2008 04:07)

bir garip öykü! bir baktım kendime ne oldu dedim. tekrar tekrar okuma sebep diyemediklerim. teker teker okudum.bir baktım kendime bir garip öykü'nün son satırı noktasındayken gözlerim. kabardı indi göğsüm. muhtemel ben farkettim. bu yazıyı her okuyuşumda benim için sadece iki şey mümkün dedim. ya nefes alacağım ya da nefes vereceğim.
garip öykü! her okuduğumda şükredeceğim.
varınız yoğunuz velhasıl sayın FEVKULBEŞER sağolasınız. hürmetler.

Teşekkürler, hürmetler bizden.

Kaffenize teşekkür ederim; latif yorumlanız için.

İdrak edemeyenin susması gerekir. Spinoza

inisiyatif alırım, tabildot almam.
sert sessizler için "çifthasekipaşa" vardı eskiden. bir de ortaokulda bir edebiyat hocamız vardı yumuşak sessizler için de "jandarmayla gez evi bucağı" diye bir cümle bulmuştu kendince. aklıma geldi.

bırak bu rock'n roll'u...
tamilgerillası DİYOR Kİ, (07 Haziran 2008 13:38)

inisiyatif alırım, tabildot almam.
sert sessizler için "çifthasekipaşa" vardı eskiden. bir de ortaokulda bir edebiyat hocamız vardı yumuşak sessizler için de "jandarmayla gez evi bucağı" diye bir cümle bulmuştu kendince. aklıma geldi.
hoist that rag!

(:Sen beni güldürdün Allah da seni güldürsün.

İdrak edemeyenin susması gerekir. Spinoza
Daha karışmadan ortalık, kuytu köşelerinde lokantanın beliriverdi bir çocuk, yaşlı bir adam, gözleri onlardan gelen karanlığa alışıverdiğinde
Daha karışmadan ortalık, kuytu köşelerinde beliriverdi bir çocuk, yaşlı bir adam, gözleri onlardan gelen karanlığa alışıverdiğinde

Duymamıştı öncesinde "nedir ötenazi" diye ve tatlı tatlı izlemekteydi diş sarımsağını, kanepesini ve ne idüğü belirsiz poçasını dişleyen üç ayrı, üç aynı adamı. Adam(lar) bihaberdi çocuğun göz hapsinden.

\
"Deniz üstü, ruh içre yolculuk etmektir devlet güvencesinde" diye açıkladı anlamını çocuğun yanındaki yasal vasisi.
Ölüm isteğinin resmiyetle bezenişini, dilekçeleri ve damga pullarını kurdu çocuk
Resmi ölüm isteğini, dilekçelerini ve damga pullarını kurdu çocuk "çocuksu aklında". Güldü sonra.

Açıldı kapıları lokantanın, hafif bir esinti ile ürperdi masa örtülerinin en mahrem kıvrımları. Florasan daha bir titredi, Hasan'ın una yatırılmış florları küçük esinti ile tüplerine savrulduğunda armatürlerin.

Güzel sevgili süzüldü açılan kapıdan müteatitin. Tahattütlerinde en derin sevgi sözleri, gözlerinde yılların mum kokulu acıları.
Güzel sevgili süzüldü açılan kapıdan müteatitin. Tahattütlerinde en derin sevgi sözleri, gözlerinde yılların mum kokulu acıları.

Jilet misal varlığı ile "hadi çılgınca birşeyler!" yap diye azdırıyor sarımsağıyla başbaşa kalan adamı. Kız öpecek gibi yapıp usulca eğiliyor yanıbaşına, kulağını yalamaya yelteniyor, sancıyla düşüyor dilinin saçıyla temas ettiği yerden kanlı canlı bir et parçası.

\
"Kemiği yok dilin" diyor yari adamın. Bir dirhem kızıl aşk süzülüyor cümlesinin sonunda dilinden, acıyla kasılıp masaya tırnaklarını geçirmiş eli üstüne damlıyor. Küçük bir tıslama ile bir parça duman çıkıyor ortaya.

Can pazarına dönüyor sakin coğrafyası yemek yenilen yerin.

B'ktan mizanseninde, birer birer terkediliyor masaları biçare işletmenin.
B'ktan mizanseninde, birer birer terkediliyor masaları biçare işletmenin.

Neden sonra anlıyor adam, poçasının ıspanaklı çıktığının. Hışımla dışarı savrulan dil, kökleri babile dek erişecek devcileyin bir ağaca duruyor sonbahar yağmurlarıyla. Kanlı diller yağıyor sonra ağaçtan, her bir hazan mevsiminde.

Sanrı Sağanağı....

Kanlı diller yağıyor
Göklerin derinlerinden.
Cümle saksağan
Mültecidir
Saçaklarında gri şehrin.
Ve tüm kazmalar
Yolculuktadır
"En ulaşılmaz ülküleri"
Merkezine küre-i arzın.

Benimse,
kırıldı şemsiyem,
dil oldum sırılsıklam...

yazı kadar paylaşımlarda hoş olmuş.

Aşk ve sevgiyle kalın ki yaşadığınızı hissedin...

Kolaj için teşekkür ederim proksima insanı.

İdrak edemeyenin susması gerekir. Spinoza

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu