Toplumlar çağlar boyunca büyük teknolojik gelişmeler gösterirken,bu gelişmelerin sosyal yaşantılara ve bireylerarası iletişime etkileri büyük boyutlardadır. Son yıllarda ise bilgisayar teknolojisinin dönüştürücü etkisi yadsınamaz. Bu etkiyi örneklendirebilmek adına üniversiteli bir gencin evinde bayram sabahını hikaye etmek isterim...
Uyanması öğlen on ikiyi bulur. Ailesinin bayramını cep telefonuyla kutladıktan sonra kahvaltıdan önce bir fincan sütlü kahvesiyle bilgisayarının başına geçer. Messenger’da karşılaştığı arkadaşlarının bayramını kutlar. Bayram e-postalarını okur ve renkli,şekerli e-kartlarla yanıtlar. İnternette üye olduğu forum ve sözlüklerde bayramla ilgili başlıklara metinler ekler. Profillerinin altına eklenen “şekerli” tebriklere teşekkürler eder. Kapı çaldığında şeker toplayan çocukların geldiğini bilir ve açmaz kapıyı..zaten bayram için şeker de almamıştır. Öyle ya internet üzerinden yollamıştır çoktan bayram tebriklerini ve şekerlerini.Şimdi evde –ailesinin yanında- olsa o saatlerde ne yapıyor olacağını düşünmek bile istemez. Ziyaretler,gerçek suratlar,gerçek şekerler...ve korkunç kalabalık bir gün..böylesi daha iyi, der içinden. Yalnız ve “şekersiz”.
Gencin yalnız bayram sabahında da yaşandığı gibi artık tebrikleri sunmak,özel günleri kutlamak için dahi hacet yoktur kilometrelerce yol kat etmeye..şimdi bütün bayram telaşesini bir fincan kahve içimlik süreye sığdıran bu genç başka yaşantıları için çok zamana sahiptir artık. Peki hangi yaşantı ? saat ancak 13.30 olmuştur.“Messenger’a biri girse de laflasak.” cümlesini kurması uzun sürmez.
Acaba bu teknolojiler bize “sıkılacak” artı zamanlar yaratmak için mi vardır ki bu çağda “çok işimiz” olduğunu sık sık zikretsek de sıkıldığımızdan yakınıp durmamızın da sıklık bakımından ondan aşağı kalır yanı yoktur.
Daha yeni teknolojiler, daha çok boş zaman ve zamanı doldurmak için daha çok teknoloji. “Bir playstation mı alsam ?” Profillerde yer alan bilmemkaç “arkadaştan” kaçı bu bayram sabahı oturup o gençle sıkılır? “İzmir e gitse miydim?”
Bilgisayar teknolojilerinin gerçeklik algısında ve toplumsal ilişkilerde örnekteki gibi ve bazen daha ağır sorunlara yol açtığı düşüncesindeyim. “Arkadaşlık” , “sohbet” vs. gibi kavramların içinin boşalmış olması elbette internet teknolojisinin dezavantajlarından biri. Artık on-line olarak birbirimize birkaç ileti gönderdiğimizde “sohbet” etmiş oluyoruz ve “ arkadaşlarımız” birkaç dijital sayfaya sığdırdığımız bir profilin (sanal alemdeki dünyamız yani biz) altında sıralanmış fotoğraflar..
“ İzmir’e gidip o berbat şekerlerden yemeliydim.”
kesinlikle haklısın....ağzında şeker tadı olmadan..yanında sevdiklerin olmadan geçirilen bayramın tadını bil.alamaz,almamalı bence..bu benim kişisel görüşüm,katılmıyan olabilir,fakat bil.başka faydalarını görmezden gelemem,gerekli bil.kabul amma özümü bozacakca varsın sanal alemde olmayayım.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.