
Babam'la bir araya gelince eskiden olmus komik seyler anlatir. Ben de bayilarak dinler fazlaca da gülerim. Sizlerle bunlari paylasmak istiyorum.
Her ne kadar ben Istanbul Kartal dogumlu olsam da özümüz Kayseriliyiz...

Bizim köyde bir Durmus emmi varmis.. Durmus emminin bir de kizi. Bu kiza uzak bir köyden dünür gelmisler. Durmus emmi 3500 lira baslik istemis. Adamlar bir düsünelim diye geri gitmisler. Aradan bir kac hafta gecmesine ramen hic bir haber gelmemis. Babam pazar yerinde Durmus emmiye yaklasmis: Emmi senin su dünürcülerden haber yok mu? Durmus emmi: Yok yegen 3500 lira istediydim cogunsundular heralde amina goduklarim...

Pazar yerinde iki kisi kavga ediyorlar. Biri digerine sana su girsin. Öteki durur mu.. O'da ona büyük bir seyi buluyor sana da o girsin. Artik her seyi sayip sayistirdiktan sonra girdirecek bi sey kalmayinca öteki: Sana minare girsin. Yaslilardan biri hemen müdahele ediyor: Hooop durun usaklar o minareyi biz ne güclüklerle yaptik.. birakin bari o kalsin...
Sagir Osman diye biri varmis. Bu adam iki sahit buldu mu herkesi mahkemeye verirmis. Davalilar bunu issiz bir yerde yakalayinca.. yani sahit olacak kimse olmayinca basarlarmis küfürü.. amma Osman emmi hic duymaz dönüp bakmazmis bile. Ama ne zaman ki" iki sahit buldu: Hii, ne dedin diye hemen duymaya baslarmis. Bunun icin lakabi sagir olarak kalmis. Zavalli tüm kazancini mahkeme yollarinda harcamis...
Rahmetli Dedem cok hayir sever biriymis. Hem köyün imamligini yapar, hem de bütün müsgüllerini halledermis. Köyde bir hasta olsa ona kosar, bir borclu olsa onun derdi ile ilgilenir, bir düsgün görse onu sevindirirmis.
Gece yarisi herkes yatiyor. Birisi disardan avazinin ciktigi kadar bagiriyor: Hocaaam yetis.. bizim inek ölüyor.
Bizim Dede: Abuu demek inek ölüyor ha deyip yerinden firlamis. Babamlari kaldirmis (5 amcam iki halam) cocuklar salvarimi getirin diye bagiriyormus. Amcamin biri; yahu Baba birak inek ölürse ölsün bizi ne demeye kaldiriyorsun diyecek olmus. Dedemden hemen fircayi yemis.. ulan essekogluessek bu gün komsuya yarin bize deyivermis. Getirmisler salvarini ama Dedem telasdan salvari bir türlü giyinemiyor iki bacagini bir yere sokuyormus. Neyse 15 dakkada salvari giyinmis, amma inek de malesef ölmüs.. gitse sanki kurtaracakti.:)
Dedem cok telasli biri imis.. bir gün camii'nin parasini bankaya yatirmaya gitmis, tam tamina 35,000 lira. O zaman bu para ile cok seyler alinabilirmis. Bu para aylarca yeni camii yaptirmak icin toplanmis. Varmis bankaya; kizim su parayi bizim caminin hesabina geciver demis cebine elini atmis. Kizim yok, kizim yok demeye ve orada bir sag, bir sola kivranmaya baslamis. Millet Dedemin basina toplanmis: Hocam bir düsün nerede kaybetmis olabilirsin diyorlarmis ama Dedem bunlari hic duymayip gitti 35,000 lira.. benim
olsa hic acimazdim ama bu caminin parasi ne yaparim ben diye dövünüyormus.. Caresiz eve gelmis, ama bir telas bir telas sormayin. Hemen ev ahalisi toplanmis Dedemi bir güzel aramislar. Bu arada esas suclu olan ceketi de Babam ariyormus. Babam bir de bakmis ki" Dedemin ceketinin koyun cebi delinmis para da astarin arasina kacmis. Para bulununca Dedem Babama kendi cebinden 100 lira müjde olarak vermis.
Aksam gec vakit Dedem, amcalarim, halalarim oturuyorlar. Amcalarimdan en muzip olani: Baba bir et canim istiyor ki demis. Öteki amcam: Valla benim de, digeri benim de ve hep beraber Dedeme yüklenmisler. Dedem ulan essekoguluessekler bir sari öküz kaldi ne diyorsunuz yani simdi sari öküzüde mi keselim? Hep beraber eveeet diye koro halinde ses yükselince sari öküzün de sonu gelmis. Dedem: Gidin kesin ama ben görmeyeyim (hic dayanamazmis)
Böylece o aksam vakti sari öküzü kesip yemisler...
Dedem aciya bayilirmis. Bir gün sofraya cok aci bir biber koymuslar. En kücük olan amcam o zaman 10 yaslarindaymis.. Dedem görmeden bu kücük amca biberi almis bir kere isirmis ve bagirmaya agzindan köpükler gelmeye baslamis. Tutmayin Dedemi.. telasdan ne yapacagini ne edecegini sasirmis.. disari cikip baslamis kosmaya. Görenler: Hocam ne oldu? Dedem: Yahu bizim cocuk zehirlendi gidin bi bakin bana da haber getirin diyor hem de kaciyormus...
Köyde iki kardes, ikiside cok uzun boylu imis. Biri daga öküzleri otlatmaya gitmis.. digeri bundan habersizmis. Dagin yamacinda kardesini görmüs bagiriyormus: Ula Memduuh, öküzler senin yaninda mi? Memduh he der gibi kafasini öne egiyormus. Emrullah bagirdikca o'da ayni hareketi yapiyormus. Neyse aksam olmus Memduh öküzlerle beraber gelmis. Emrullah: Lan oglum avazim ciktigi kadar bagirdim.. öküzler senle mi diye niye cevap vermedin? Memduh: Hee dedim ya...
lezzetli bi yazı, hatta güzel de diyebilirim...
ben bu yazıyı dudarım...
Kop,Ser,Cafee,Peli, hepinize tesekkür ederim.
Bunlar gercek yasanmis seyler. Begendiginize sevindim. Hele Cafee'nin gelmesi beni daha da mutlu kildi..hos geldin kardesim. Insaallah diger arkadaslar da tesrif ederler de Hafif nese dolar...
ser-hus DİYOR Kİ, (6 saat önce)
köyun meydanina hayran kaldim:) direk cetvelle cizilmis.
Valla biz de bu var ne yapalim.. sen de baska cetvelle cizilmemisi varsa oh ne ala...
Gülümseyerek okudum her bölümü...bu günün insanlarında, o eski insanların saflık derecesindeki iyi niyetini bulmak ne mümkün..
Valla haklisin Kelebek, Babam'da buna benzer cok hikaye var. Inan onlari Babamin agzindan bire bir dinlemek cok hos...
babandan sana, senden de buraya bekliyoruz o halde...
Insaallah kardes, zamanim oldukca aktaririm.
büyükleri mümkün olduğunca konuşturup eskileri anlattırmak lazım. buna dikkat çeken güzel bir çalışma olmuş.
zaman geçiyor, biz paylaştıklarımızın ötesinde geçmişimize bağlı olan zincirin bir halkasını kaybettiğimizde bunların çok geç farkına varıyoruz ve iş işten geçmiş oluyor. üstelik büyükleri kendi çocukluklarına götürmek bazen onlar için de eğlenceli olabilir.
Haklisin Pilli Pati...
Babam o günleri anlatirken cok heyecanlanir, sanki o günleri tekrar yasar.. ayni zamanda bize de yasatir.
Köy insanının bozulmamış kimliğini çok severim..Bolluk ve bereket vardır sofralarında sanki hep misafir beklerler..Az şalvarları giyip oturmamışımdır yanlarına....
PBK...
Malesef ben Dedemi fazla taniyamadim.. Köyüme sadece bir iki defa gittim.. Bu anlattiklarim Babamdan dinlediklerim...
Köyüde köylüyü de cok severim. Cünkü temiz saf insanlardir...
Hayatimin sonunu kendi köyümde sey pardon Kasabamda gecirmeyi istiyorum.:) Insaallah bu dilegim kabul olur...
o yüzden mi rakıları koyarlar nehirlerin en sığ kenarlarına pbk? kimlik bu; bozulmamışını bulmak, nadide bir çiçek görmek gibi olur...
sıcak, yumuşak, şırıl şırıl bir his. ama ilk kural: hayvanın berisinde durmayacaksın, dolaşmayacaksın.
Pelitas, onlar rakı değil, varını yoğunu koyarlar ortaya, cömertlerdir..
Nico kasaba falan demişsin, benim işim köylülerle saman toplarım hep, bazen kocaman bal kabağını koyuverirler masamın ortasına..
istanbul denilen metropol şehire bakalım o vakit... önce suç oranından sonrada suç oranını arttıran kişiliksizliklere bakalım... GBT verileri en doğruyu serdi önümüze her daim. istisnalar hariç ama köyden inen şehire... sabıka son haddinde!!!
köylümü, köylümüzü kınamak değil bu! her yerleşim biriminin kendine özgü kötülüklerini anlatabilmek naçizane...
o vakit, orada kalsın herşey... şehre kaydırmayalım konuyu ve köylerde yaşanan hayatın en az şehirde ki gibi olduğunuda unutmayalım derim...
Ama ben Esege binmeyi cok severim..
Aklima ne geldi anlatayim da biraz gülelim...
Öteki Dedemle yani Annemin Babasi ile bir Essek yolculugumuz oldu. Ben o zamanlar 12- 13 yaslarindayim. Dedemle tarlaya gidiyoruz.. beni öne bindirdi kendi arkaya bindi epeyce bir yol aldik.. Ha, bu arada sunu özellikle anlatmak istiyorum. Dedem hayvani o kadar korkutmus ki deeh dedimi Hayvan ucuyor..
Neyse bir müddet sonra Essegin ön iki ayagina ayaklarimi bir kilitledim Essek adeta ABC fren gibi oldugu yerde kaldi.. Dedem deeh, deeh ulan essoglu bes kulak deeh diyor ama nafile. Essek bir adim dahi atamiyor.. Dedem arkada oldugundan bunu görmüyor.. Dedem indi asagi.. tabii ben de biraktim ABC freni. Essek ucuyor.. Dedem tekrar biniyor ben yine ayni hareketi yapiyorum. Hayvan kimildayamiyor.. Bu arada karnima kramp giriyor gülmekten. Dedem bana kizamiyor hani misafiriz ya. Anlayacaginiz Dedemi bayagi kizdirdim onca yolu yaya yürüdü zavalli...
her köyde yaşamayan konuya yorum yazamayacak gibi ve de her yılan gören bir köylü olmak zorunda olacak gibi kaide teşkil etmiyoruz şimdilik:) hükümet bu ne yapacağı belli olmaz. bi bakmışsın bunu bir yasa tasarısı haline getirmiş olur...
dedemle tarlaya gitmeyi çok isterdim abi. ama 4 büyüklerden yalnızca 2 sini görmek nasip oldu; o da bu garip şehirde...
yılana takılmayın. ilerleyelim arkadaşlar. daha sırtınızda bir yakınınızı en yakın sağlık ocağına taşımanız gerekecek. kar küremeniz... asker uğurlamanız... düğün dernek kurmanız...
Ben gördüm PBK inanmayacaksin ama hem de Kartal'da...
Sene 78-79 Kartal rahmanlar o zamanlar hep tarlaydi. Anlayacaginiz bolca top sahamiz vardi. Valla kücükte olsa orada bir yilan öldürdük.. Allah affetsin.. Benim kuzen tasla yilanin kafasini ezdi.. valla ben elimi bile vurmadim.. hep o yapti hain kuzen...
Evet Pilli Pati, ben de öyle düsünüyorum...
Pelitas bosverin sunu bunu bence herkes köyle ilgili bir anisini anlatsin...
Mesela PBK'dan baslayabiliriz...
Offfff, düğünleri de bir güzel olur ki, gelin telleri uçuşur saçlarda, kuşüzümlü pilavlar, kaşık oyunları..3 gün 3 gece..
Küçük köy kızlarında, hep şehirli kız özentisi vardır..niye özenirlerse tarlalarda koşup oynamak varken..Bir de şehre geldi mi alimallah, cin gibi olurlar, akıllılardır..
Benim en büyük anım 1. kattan bir atın üzerine atlamıştım, çok ürkmüştü hayvanceğiz, durduramamışlardı..Ama beni de atamamıştı üzerinden..
benim 3-5 günlük şile/sahilköyden başka bir anım olmadığı için üzülerek yazıyorum. Allah nasip etmedi göremedim aslımı.
Tamam Pilli Pati kardesim. PBK köyden bi kiz bulsun.. Pelitas kardesimizi everelim.:)
kardeşim gorüyon demi, kop kardeşin yazıya ilk yorumu yazıp bi de dudunca neler oluyo...
Kop kardesim senin yazilar kadar dutulmasa da eh iste.. Bak hala Pilli Pati dudmuyor.:) Halbukim ben onun yazilari hep duduyordum.:)
kardeşim dudan dudana olacak günün birinde yazıların sen merak etme,
o zaman da çok duddunuz bırakın die yalvaracaksın...
Sagol kardesim.. kimse dudmasa sadece sen dudsan bile benim icin yeterlidir. Yeminle ben yazilarim tutulsun fazla reyting alsin kaygisi ile yazmiyorum. Maksat muhabbet olsun gerisi bos...
bak şimdi ben dudduğumu bıraktım ve tekrar duddum, neden yaptım bunu peki anladın mı?
Valla ne yalan söyliym pek anlamadim.
hafif'te ancak şu iki durum mantık önermesi içerebilir:
a. tutup bırakmak,
b. tutup bırakmamak,
geri kalan şu önermelerin ise hiçbir mantıki açıklaması olamaz:
c. bırakıp tutmak,
d. bırakıp tutmamak.
bir de, bloğa olumlu ahkamlar yazıp, altını pas geçenler var.. e bu hangi mantık ki peki ????
Sen hic dudmuyon ya, birak bari dutanlar dudsun.:)
:) @kelebek, yani baştan yazıyı bırakamayız. illa ki; @kop gibi işe tutmakla başlamak gerek. yani ya tutup bırakacağız, ya da tutup yapışacağız.
ama tabi @nicox'un da hatırlattığı gibi, tut tut nereye kadar?
Yaw Paticigim sen bu yaziyi neden dudmuyon anlamadim.. oysa ben seni hep duduyom.:)
Sana bi sey diyemem kelebekcigim. Benim derdim PP ile...
Baksana kactir yorum yaziyor ama bi dudmuyor..illada dudduracam o'na bu yaziyi.:)
Yirim senin takintilarini..söyle, söyle de rahatla...
ay kim kimi duduyo, kim dudar gibi yapıyo da dutmuyo, dutmak neden bu kadar önem şey ediyo anlamadım vallahi... yatıyom ben ya, herkesin dudduğu kendine..:))) sabah 6,30 kalkamazsam taxi dudup dünya kadar para bayılmam gerekecek yoksa :))
Bizdde onu seydiyik kelebek kardes...
Hadi sen yatmana bak sabah sana haber ederiz biz.. Iyi geceler tatli rüyalar...
baktım pilli patiden ses çıkmadı, ben yazıyı 2. kez dutem de gönlün olsun bari dedim ama ııh dudutulmuyo:))
@nicox bir yazı yazacan, 'dut'u anlatacan. ama benim şu an yaptığım gibi imla hatası yapmayacan. o zaman belki yazını dutarım. ama bak söz vermiyorum. hele ısrarlara hiç gelemem, keçiden beterdir inadım.
evet pelitas maalesef öyle...allahtan uyku müptelası değilim de bu konuda zorlanmıyorum..
teşekkürler...sizlere de iyi uykular...
PP'cigim dut su bildigin duttur. Yani agacda yetisir. Dalini hafif egince hemen onu dudarsin. Nasil iyi anlattim mi?
Pilli Pati...
Ben seni sen oldugun icin takdir ediyorum. Canin sag olsun. Ister tut ister birak. Üstte de belirttigim gibi öyle kaygilarim yok. Maksat muhabbet olsun.
Hay Allah, kop kardesim, Allah senden razi olsun...
Sen olmasan suraya ugramayacagim..iyi ki varsin...
Bizim köyden biri mahkemeye gidiyor. Tabii davali olarak. Eskiden araba o kadar cok olmadigindan 17 km mesafe de bulunan Ilce'ye esekle gidiyor. Yolda kendi kendine basliyor.. Hakim bana sunu sunu sorar? Ben de O'na sunu sunu derim. Hakim bana Niye böyle yaptin diye sorar? Ben de O'na sunun sunun icin yaptim derim, ve Hakim beraat karari verir.. diye kendi kendine olmamis, görülmemis davayi kazaniyor...
Netekim geliyor ilce'ye, Mahkeme kuruluyor. Basliyor Hakim sormaya.. ama hic bunun hesaba katmadigi sorular. Sonunda Hakim bunu suclu buluyor ve ceza veriyor. Bizim ki kalkiyor.. Ama Hakim baa bu hahsizlihdir. Hakim soruyor? Neden haksizlikmis? Bal gibi de suclusun. Bizimki, Hakim baa ben oralani hec hesap etmediydim. Halbiyse yolda o gadar bunun manigullesini de gurduydum emmee nedelim ki seratin kesdii parnah acismaz...
her şey çok güzel de sarı öküzün sonu öyle olmamalıydı.. bu da benim köyümm
Her ne kadar ben Istanbul Kartal dogumlu olsam da özümüz Kayseriliyiz...
Akoni, valla sari öküzü bizimkiler yemis.) Ben de cok acidim Öküzcagizima ama elden ne gelir.)))
Lori, valla cok güldüm Allah'da seni güldürsün emiiiiiii.))))))))
Sana sadece aciyorum. Benim hic bir zaman Türklügünü kaybetmeyen kardesim...
Harika bir yazı.Ben köyde yaşayan insanlara her zaman gıpda etmişimdir.Benim hiç köyüm olmadı.
Tesekkür ederim Habercigim. Ben de yasamadim köy'de ama inan bir tarafim ceker hep beni köy hayatina. Gel seninle bizim köye tasinalim.)))
Tesekkür ederim Puella, Iste öyle ara sira bi seyler karalamaya calisiyorum ben de:)
Sagir olan Ömer amca, hasta ziyaretine gider. Hasta da kendisi gibi yasli biridir. Ömer amcanin kulaklari duymadigi icin baslar yolda hasbihale...
Ben hastaya gecmis olsun derim. O'da bana tesekkür eder. Ee, nasilsin bakalim derim. O'da iyiyim sükür der. Biraz olsun hafifledi mi agrilarin derim. O'da iyiceyim elhamdülilah der. Kimler gelip gidiyor derim. O'da doktor der. Ben de O'na O, cok iyidir. Iyilestirir seni derim, ve böylece bu hasta ziyaretim sona erer. Diyor ve variyor hastanin yanina...
-Ömer amca: Gecmis olsun kardesim?
-Hasta: Ne gececek yaw cok agriyor
-Ömer amca: Oh oh iyi öyleyse..
-Hasta: Adama bak yaw
-Ömer Amca: Biraz olsun hafifledi mi agrilarin?
-Hasta: Yaw adam benimle dalga geciyor
-Ömer amca: Oh oh cok sükür
-Hasta: Atin su adami disari deli olacagim
-Ömer amca: bak gördün mü betin benzin bile düzelmis
Hasta- Yaw ne düzelecek görmüyon mu halimi?
-Ömer amca: Oh oh iyi iyi
-Hasta: Bu adam benim kafami tirlatacak yaw
-Ömer amca: Oh oh iyi iyi
-Hasta: Ne iyisi ulaaaan
-Ömer amca: Kimler gelip kimler gidiyor kardesim?
-Hasta: Azrail gelip gelip gidiyor. Ölücüyüm ben
-Ömer amca: Oh oh cok iyi, O'nun eli cok hasasdir iyilestirir seni...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.