Kazağımın kolunun ucu huzur içinde avuçiçimde, çekiştiriyorum daha çok...
Saklanmak istediğimde yada sevinç içindeyken yapıyorum daha çok bunu, ellerim sıcacık bu yüzden her zaman. Nerden duydum bilmiyorum dondurulmuş gıdalar gibi sıramızın gelmesini bekliyoruz, çözülmek için, belki hep geriye atılıyoruz ama eninde sonunda o dolaptan çıkmamız gerekecek. Ne anlamsız değil mi? İlk duyduğumda yakaladığım anlamı şimdi neden yakalayamıyorum?
Tarafsızlık ve hiçbirşey yapmamak da taraf tutmaktır sözü yankılanıyor dün akşamdan beri kulaklarımda, seyrettiğim filmler neden bu kadar çok etkiliyor artık beni, mayının üzerinde yatan askere BM güçleri müdahale etmiyorlar tarafsız oldukları için, tarafsız olmak cinayete ortak olmaya eş olacak öylece dururlarsa, filmin sonunu kaçırıyorum, asker hala mayının üzerinde iken jenerik yazıları geçiyor..
Gözpınarlarımdan iki damla yaş her zaman inmeye hazır sanki, hazırolda bekliyorlar, bir film fragmanında ağlıyıveriyorum, bu filme gidip iyice ağlamalı vanaları sonuna kadar açmalıyım, diyor ki yaşlı oyuncu biz onlara herşeyimizi verdik, onlar koca evlerinde bir odayı veremediler bize...Bahsettiği çocukları, çocuklar çok acımasız, ben acımasız olmayacağım diye söz veriyorum kendime....Sonra hayat bir kere demiş bir röportajda bir ünlü ona da koyveriyorum, yaşam bir kere diyorum bir kere başka şansım yokkk...
"Ağlamayı bilmeyen gözler sevmeyi de bilemez..." demişti, kalabalık kelimeler arasında izini kaybettiğim bir dost.
Haklıydı da, ikisi de cesaret isterdi çünkü....
Cesurlar yaşar her duygunun en katmerli keyfini.
Eh tatlısıyla da acısıyla da.
Linet, hiç boşuna ağladığını sanma...
Tarafsız Bölge / No Man' s Land
Yön. ve Sen. : Danis Tanovic
Gerçekten çok iyi bir film. Sinemanın amacı hikayelerden öte bunun gibi yaşanmışlıklar olması lazım.
Gözyaslarinin bir atibiotik etkisinin oldugunu biliyormuydunuz?
Aglamak gülmek kadar dogaldir. Gülmek kadar aglamakta insani rahatlatir. Aslinda su adina dünya denen yalanci gezegende hep aglamaliyiz. Tipki kamisin kesilip, "NEY" olup, kamisliktan kesildigine, özünden koparildigina aglamasi gibi...
makalecii:)) iyiyimm yaaa yokk bişii...
kopp; ölme sakın daha çok yaşayıp daha çok denizsuyuna makarna yapacaksın, hem seninle deniz börülcesi yiyeceğiz daha:))
results; dinleyemedim ama teşekkür ederim..
ukport; evet film o filmdi..
zoey; listeme ekledim bu filmi ..
absende;paslanan akıl mı ki? yoksa yıkanan bir kalp mi?
plakton; ağlamak ve gülmek kardeş derler, gülerken ağlayan, ağlarken kahkahalar atabilen bir ölümlüyüm işte:))
pillibebek, gülümsedim, kocaman hemde:))
Tamam siteyi hatıra defterine çevirmeyeyim, şimdi biri çıkar bişi der bende alınırım falan:))
linet o filmi izledim ama sonunu kaçırdım.bm askerleri yardıma geldiler,araya basın falan girdi.sora ne oldu anlatsana.
tamam inandım, ancak sahinden böyle bir cevap yazardı:)
Koza; bende orda kaldım sonu ne oldu bilmiyorum, açtığımda asker hala yerde yatıyordu çevrede kimse yoktu..
kadınlar ne tuhaf. filme ota b..a ağlıorlar. akşam işim var gelemıyorum desen aglıyorlar. hafta sonu anneme gidicem hastaymuış desen aglıyorlar. ne bu be
linet daha izlemeden ağlamaya hazırlandım...
film başlamadan elimde mendil hazır kıt'a beklerim artık...
linet,
3 gün önce tv 8'mi? ayrıca şu etiketlerdeki iclal aydın'ı merak ettim.
sahinden gelmiş, asıl olan değil mi? hayır, her tarafta klonlar dolaşıyor da..
evet nevdalist o film, ama ben o filmde ağlamadım, bir dakika herşey karıştı, orda tarafsızlığa takıldım kaldım, bazen bende kalakalıyorum tarafsız sonra nedense vicdan yapıyorum, bunları düşünürken o filmde söylenen sözlerdi beni saran, sonra da evdekiler zaplayınca seyredemedim devamını..
Aynı gün bir pazar ekinde İclal Aydın röportajı vardı, yeni bir tek kişilik oyun yazmış adı Yaşam bir kere (yada hayat bir kere) oyunun adı işledi içime, sanki bildiğim bir şey gözüme sokuldu yada basbas bağırarak söyledi birisi...
gidenler,gelenler...
birşey mi kaçırdım acaba
ağlamak istiyorum..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.