

Zordur anlamak tasavvufu. zordur anlamak Mevlana'yi O'nun felsefesini...
Aslinda bu felsefe sadece Mevlana'ya öz bir felsefe de degildir. Adi: Tasavvufdur. Kuran, ve sünnete göre bir felsefe, bir mistik ilimdir. Kuran, ve sünnet isigi ile yapilir. Kaynagi Kuran, Ögretmeni Resullullah'dir...
Bu felsefe de Hz. Mevlana'nin önplanda olusu O'nun yazdigi eserlerin dünya platformunda taninmasidir. Bu felsefeyi anlatan sadece Hz. Mevlana degildir. Bir cok Mutasavvif ayni seyleri söyler, ayni seyleri anlatirlar. Her mutasavvif kendi mesrebince bu yolu anlatmaya, bize isik tutmaya calismislardir. Anlattiklari, söyledikleri hep aynidir. Belki bir baska dille anlatirlar ama yol, iz aynidir. Maksat, gaye farkli degildir. Rahmani anlatirlar, O'na kavusmanin yolunu, izini gösterirler. Her mutasavvif kendi yasadigi zaman bicimine göre, ve kendi anlayisi, kendi mesrebi ölcüsünde anlatmistir...
Hz. Mevlana'da kendi yasadigi dönem bicimine uygun, kendi anlayisi, mesrebi ölcüsünde bu yolu bizlere israrla anlatmis, bizleri bu yola davet etmistir...
Bu anlatilanlarin cogu mecaz olarak anlatilmis, hikayeler bicimine sokulmus, halkin anlayacagi bir bicim de sunulmustur...
Hz. Mevlana'nin Mesnevi-i Serifi'nde cokca sehvetten dem vurulmus, ve sehvetin bu yolu engelledigi mecaz hikayelerle anlatilmistir. Yani bizi bize anlatmaya gayret gösteren Hz. Mevlana, kah merkebi sehvete benzetmis, kah bir tavsanin Arslanin yolunu nasil vurdugundan anlatmis, bizleri uyanik olmaya davet etmistir...
Basta da söyledigim gibi zordur bu yolu anlamak. Bu yol akil, mantik yolu degildir. Akilla mantikla asilsa da bir zaman gelir aklin ve mantigin üstüne basip gecmek gerekir. Hele hele materyalist düsünce ile bu yolu anlamaya calismak, bir körün görüyorum demesi, bir sagirin duyuyorum demesi kadar abesdir. Aslinda bu yol sadece yasanir, anlatilmaz anlatilamaz. Nasil anlatabilirsin ki" kelimelerle, cümlelerle O, güzeli anlatamaz, anlatacak ne bir kelime, ne de bir cümle bulamazsin. Bunun icindir ki yasanir, anlatilmaz anlatilamaz...
Yukarda da bahsettigim gibi, her mutasavvif kendi anladigi bicimde olaylara bakmis, ve kendince bu yolu, bu isigi insanlara yaymaya calismistir. Hz. Yunus, sevgi siirleri ile, Hz. Mansur, delice, Hz. Arabi, sakince, Hz. Ikbal, isyan derecesin de, Hz. I.Hakki, bilimle, ve bu yolun pek cok nadide yolculari yasadiklari zamana bakarak, mecaz olarak bu isigi bizlere göstermeye gayret etmislerdir...
Hz. Mevlana'da bu yolu, hakiki ASKI, gercek olani bizlere sakince gerek siir, ve gerekse beyitlerle anlatmaya, biz insanlari derin uykudan uyandirmaya calismistir...
Hz. Mevlana tarih boyunca tartisilmis, insanlarin cogu O'nu, ve anlattigi felsefeyi anlamis. Sevgiye, kardeslige, hosgörüye daveti idrak etmistir. Bunun yanin da azinlikta olan, sayilari cok fazla olmayan ne O'nu, ne de anlattigi felsefeyi zerre kadar dahi anlamamis, hakkin da dedikodular yaymis insanlar da mevcuttur...
Mesela; Hz. Pirin anlattigi aski onlar ters anlamis, mecaz olan, gercek olmayan insanin insana askini görmüslerdir. Oysa Hz. Pirin anlattigi Allah askidir...
Bu olaylara materyal felsefe ile bakan kisilerin anlamasi zordur. Cünkü onlar gördükleri, duyduklari ile konusurlar. Mana onlar icin yoktur. Zaten bu gibi insanlar ruhun olduguna dahi inanmazlar, aynada gördükleri kendi bicimlerini her sey sanirlar. Onlar icin bir yaratan yoktur. Onlar kendi varliklarinin tesadüfen olduguna iman ederler. Buralara fazla girmek istemiyorum. Biz esas konumuza dönelim.
Hz. Mevlana'ya gay diyecek kadar asagi mertebe de olan insanlar, Hz. Pirin Hz. Sems'e asik oldugunu iddia edecek kadar ileri gitmisler, gercegi anlamamislar, anlayamamislardir...
Gercek sudur: Bir Veliullah bu yol da ilerler. Ilk makam olan Fenafillah (kendini Allah'da kaybetmek) makamina ulasir. Buraya ulastiktan sonra, makamdan makama yükselir. Nihayetinde kendinden eser kalmaz. Ve O'nun her attigi adim Allah'la olur, her gördügü seyi Allah'la görür, her söyledigi Allah'ladir. Biz O'nu cismani bir bicim de görsekte, O'nda cismani hic bir eser kalmamistir...
Simdi bunun aciklamasini yapalim: Bunun adi: Tasavvuf felsefesin de masiva'dir. Yani dünya ve onun sundugu her sey. Her insan da bulunan kin, nefret, hasetlik, fesatlik, sehvet, yeme, icme, gezme, tozma, eylenme gibi seyler O'nlar'da artik yoktur. Biz bunlara cismani ögeler de diyebiliriz. Bu saydigimiz, ve daha pek cok seyin adina masiva denir. Yaratanin, dünya da insanogluna nimet olarak sundugu seyleri O'nlar terketmis, gercek aska mazhar olmuslardir. Veliullah diye adlandirdigimiz (Allah dostu) kisiler, Masivayi terketmis, gercek aska kavusmus özel insanlardir. Bu insanlara Insanikamil'de denir. Bunun icindir ki gercek olan Veliullahlar da, (günümüz de pek cok sahteleri de mevcuttur) Allah'in onlara yansimasi görülür. Iste bunun icin Mürit, Mürsidin de bu yansimayi algilar, ve ilk önce O'na ask derecesinde baglanir...
Hz. Mevlana'nin Hz. Sems'e baglanma olayi burda aciklik kazanir. Hz. Mevlana cok muhtesem bilgilerle donanmis, O zamanin büyük Alimlerindendi. Fikih, hadis bilgilerinin yaninda Tasavvuf bilgisi de muhtesemdi. Zaten Babasi da bir Mürsit idi. Babasindan, ve bir cok Mutasavvifdan bu egitimi almisti. Babasi'nin vefatindan sonra da Hz. Burhaneddin (Kayserili) O'nun tasavvuf hocasi ögretmeni olmustu. Fakat Hz. Sems gelene kadar yanamamis, pisememis, olamaisti. O, gelince O'nunla yandi, pisti, ve nihayetinde istedigine kavustu. Hz. Mevlana, Hz. Sems'in cismaniyetine degil, O'na akseden Rabbine asik olmustur. Bunu materyal felsefe ile anlamak mümkün degildir. Bunun icin de, böyleleri ile tartismak, anlatmak pek mümkün olmaz. Onlar kendilerine dahi inanmazken, kendi varliklarini tesadüf sonucu sayarken, akil ve mantik üstü bu olayi onlarla tartismak ne onlara, ne de bizlere bir fayda saglamaz...
Su konuya da kisaca deginmek isterim; Bazi kendini bilmezlerin, Samanizmin bütün Ibrahimi dinlerin kaynagi, dolayisi ile mistik ilimlerin de Samanizm kaynakli oldugunu söyleyecek kadar ileri gitmis olmalaridir...
Samanizm bir düsünce, bir felsefedir, din degildir. Her insan, hangi dine inanirsa inansin Samanizm felsefeyi ögrenebilir. Bu felsefeyi ögrenmekle dinden cikmaz. Samanizm, mistik bir yoldur. Bazi ögretileri tasavvufa benzese de ne tasavvuf samanizmden, ne de samanizm tasavvufdan kaynaklidir. Bütün mistik ilimler bir birine benzeseler dahi, bir birinin ayni degillerdir. Tasavvuf kalbidir. Yanmaktir, pismektir, olmaktir. Samanizm zihnidir. Bu felsefe de yanmaya, pismeye gerek yoktur. Tasavvuf, Kuran ve sünnet ölcülerin de yapilir. Samanizm'in bir ölcüsü yoktur, tamamen bagimsiz bir felsefedir. Bunun icin de nasil ki" bir müslüman, bir Ateist, bir hiristiyan, bir Musevi reiki, yoga yapabiliyor, dinden, inandiklari iman ettikleri ögelerden cikmiyorsa, pekala samanizm felsefesini de ögrenebilir. Inandigi, iman ettigi dinden cikmaz...
Samanizm, reiki, yoga ve benzerleri felsefelerin külliyati yoktur. Bunlar, ve benzerleri din degil, sadece felsefi yollardir...
Mesela samanizmle, reiki ile, yoga ile bir insan astral yolculuk yapabilir. Bu da zihinsel olarak gerceklesir. Bu yapilan tasavvuf felsefesinin ilk makami olan (Fenafillah) makamdir. samanizm, reiki, yoga ile meditatsiyonlar la bu olay gerceklesebilir. Tasavvuf böyle degildir. Zihni degil, kalbidir. Samanizm ve diger mistizm de cile yoktur. Cismani arzulari terketmek, yani masivayi terketmek yoktur. Tasavvuf da insan nefsine hos gelen her sey terkedilir. Insan icinde ki EGO'sunu BEN'ligini kolay terkedemez, cok zordur. Zordur nefsin isteklerini yerine getirmemek, ona her an karsi cikmakla cileler üstü cile cekmek. Masiva'yi terkedemeyen ne Arif, ne de Mürsit olabilir. Tasavvuf da bir tek makam yoktur. Makamlardan makamlara yükselme vardir. Bunu ancak masivayi tamamen terkeden insan gerceklestirebilir. Bu yolu gerceklestirenler cok azdir. Tarih boyunca bir sürü sahteleri var olmus, bu yolu gerceklestirdiklerini iddia edip yüzbinleri baslarina toplamislardir. Bir Veliullah'in asla yeme de, icme de, mal da, mülk de, sehvet te ve dünyanin insana sundugu hic bir nimette gözleri olmaz, olamaz. Onlarin gözü kulagi manadadir. Her ne kadar bu alem de yasiyor görünseler de, O'nlar hakikatte Allah'ladirlar...
Sakin ola; anlatilanlari mecaza yormayin,
kendinizi arayip tarayip özünüze bakin,
arastirmadan, bilmeden dil uzatmayin,
bu yol sevgi yoludur, It'lere kanmayin..
Icimden gelmez IT, dedigime bakmayin.
ne de olsa insan suretindeler neyleyim,
cigerimi yakarlar ya, ondan söylerim,
bu yol; kardeslik yoludur bilin isterim..
Manevi ögretmenim, Hz. Mevlanadir benim,
yanar benim icim, hemdem olmus bedenim,
Veliullahlar bu alemin diregidir hissederim,
bu yol cile doludur, kolay degildir bilirim..
Kim olursa olsun, davetlidir yola der Pirim,
kimseyi ayirmaz; renk, irk, din, dil Mürsidim,
inkarci dahi olsa, bulur bu sofra da yerin,
ne olur dostlar, Mesnev-i serifi okuyun derim..
Her insan anlayamaz Allah askini bilirim,
mecazlar da kalanlara degildir sözlerim,
anlayanin cok olmasini Rabbimdan dilerim,
bu yol gercek ask yoludur yemin ederim..
Saygilar.
Düzeltme: Siirin ilk satirini aceleden yanlis yazmisim. "Sakin ola; anlatilanlari mecaz anlamayin", degil (Sakin ola anlatilanlari mecaza yormayin) Olacakti. Degistirdim ama yine de bilgilirinize sunmak isterim.
Kopanisti, yazinin yorum almasi, tutulmasi falan hic umurumda degil inan. Sadece bu konu iyi anlasilsin isterim...
Manso, degildir gercek budur. Cünkü bir külliyati yoktur. Din olmasi icin bir külliyati olmasi gerekir. Kitapsiz bir din sen hic gördün mü?
Deja, tesekkür ederim kardesim...
399'un özel bir anlamı mı var kop. Neden 399 da stop dedirttin. Kutsal tapınağın gizli şifresi felan mı bu.
HAFİF TOP5
1- türban mevzuları
2- akp kapatılsın mı mevzuları
3- mevlana ve gay mi değil mi mevzuları
4- din nedir ne değildir mevzuları
5- yoğun aşk şiirleri
kop çok objektij bir çetele çıkartmışsın ortaya, kutlarım ama sıralama yoğunluğa göreyse sondan başlamışsın
Bence bu besli tam olmamis,
unutulan seyler sine de kalmis,
esas burda ki gayik unutulmus,
hafif gayik muhabbetle dolmus..
Fenafillahı Allahta yok olma diye biliyorum, bu da ulaşılan son mertebe değil mi? Yazıda tasavvuftaki ilk mertebe diye geçiyor da.
Her insan da bulunan nefsin, 7 mertebesinden birazcik bahsedelim ki" Kuran ve sünnet isiginda ki tasavvufu diger mistik ilimlerden ayirabilelim. Böylece yazi da bahsedilen makamlari da biraz anlamis kavramis oluruz...
1) Nefs-i Emmare: Nefs-i kafire (kafir olan nefis) ki, hakikati bulamayanların nefsidir. Ve hiye nefsül- kafirin vel-fasikin (Bu, kafirlerin ve fasıkların nefsidir).
2) Nefs-i Levvame: Kabahatini anlayıp da pisman olanların ve daha iyisini yapamadıgından dolayı kendini kınayanların nefsidir.
Ve hiye nefsüs-salihin minel-müminin (Bu da salih müminlerin nefsidir). Nitekim Allah Celle Celalühu hazretleri, ... Ve nefs-i levvameye yemin ederim (S. Kıyame, 21) buyurmustur.
3) Nefs-i Mülheme: Cenab-ı Hakkın, takva ile fücuru kendisine ilham ettigi, isyan ile ibadet arasındaki farkı idrak ettirdigi nefistir.
Tarik-ı ruhanide olanların nefsi, Nefs-i Mülhemedir.
Allahü Tealanın ilhamına kavusan bu nefisle alakalı olarak Kuran-ı Kerimde, Nefse ve onu tesviye buyurup, fücurunu ve takvasını kendisine ilham edene yemin olsun (S. Sems, 8) buyurulmaktadır.
4) Nefs-i mutmainne: Rabıta ve zikrullah ile mutmain olan kimselerin nefsidir.
Füyuzat-ı Ilahiyenin nüzulü ile meydana gelen sükun ve istikrar makamı ki, buna ehlüllahın hepsi dahildir.
Cenab-ı Hakk bu nefse Kuran-ı Kerimde, Ey mutmainne olan nefis! (S. Fecr, 27) kelamıyla hitap etmektedir.
5) Nefs-i Razıye: Burası, Nefs-i Mutmainnenin en ala mertebesidir. Hazret-i Mevlanın lutuf ve ikramından meydana gelen rıza makamıdır.
Cenab-ı Mevla-yi zul-Celal vel-Kemal hazretleri, bu nefse Kuran-ı Kerimde, Rabbine dön, razı olarak... (S. Fecr, 28) kelamiyle hitap etmektedir.
6) Nefs-i Merzıyye: Bu, Hazret-i Allaha baglıdır. Ve rıdvanün minallah [Allahtan büyük bir rıza] (S. Al-i Imran, 15) makamı ki, kulun nail olabilecegi en yüksek rütbedir. Radıyallahü anhüm ve raduu anh [Allah onlardan razı, onlar da Allahtan razı olmuslardır] (S. Beyyine, 8) mertebesidir.
7) Nefs-i Safiye: Diger bir tabirle, Nefs-i Zekiyye. Nefs-i Safiye mertebesine hicbir kimse cıkamaz... O, peygamberlere mahsus bir makamdır.
Tasavvuf da 4 kapi 40 makam vardir. Fenafillah ilk, bizim bildigimiz, anladigimiz kadar ile Bekabillah ise son makamdir. Her mutasavvif'in yükselmesi kendi cabalarina baglidir. Bu makamlar kolay erisilecek makamlar degillerdir. Bunun icin Hz. Mevlana gibi yüksek Veliullahlarin makamlari belli bile degildir. Onlar, hangi makam, ve mertebe de olduklarini söylemezler, söyleyemezler. Bunu söylemekten hicap duyarlar. Her Veli'nin makami, eristigi mertebe ayri ayridir. Biri digerinden mertebe bakimindan üstün olabilir. Fakat yol, iz aynidir. Fenafillah'da Allah'da kendini kaybetmek, O'nunla olmak demek degildir. Allah (cc) ile ancak mertebeler ilerledikce olunur. Günümüzde de bir cok kendini Evliya olmus gibi gösteren sahislar mevcuttur. Kimseye dil uzatmamakla birlikte, sahsim adina Mevlana gibi, Ikbal gibi, Sah Naksibend gibi, I.Hakki gibi ve diger bir cok nadide sahsiyetler gibi, günümüzde ki bazilarinin fazla ilerleyemediklerine inaniyorum. Söyle ki" Bu yolu kateden hic bir Veliullah ben suyum, ben buyum asla demez diyemez. Onlar da yüksek derece de haya vardir. Malesef günümüz de ben oldum diye ortaya cikanlar coktur. Hz. Mevlana bu konu ile ilgili olarak söyle demektedir: "Nice Seytanlar var ki" yüzbinleri basina toplar. Bunlara dikkat edin". Kimse yanlis anlamasin. Kimsenin Mürsidini kötülüyor degilim. Fakat ben oldum, ben suyum, ben buyum diyenlere dikkat edilmesi acisindan bu yazdiklarim cok önemlidir diye düsünüyorum... Saygilar
Sana yazilmadi ki bunlar bre sersem,
hala uykudasin, oyun cocugusun sen,
yemeden gayri seyler de var görürsen,
hayvan da yer, icer ne farki var senden?
Hayvanin meyli, istegi hep yemedir bilirsen,
bu yazilanlar sende de var düsünürsen,
bir gün insan olmayi diler, arzu edersen,
bir farkin oldugunu anlarsin zannedersem..
Sakin bunlari üstüne alip kederlenme sen,
teslimiyettir bu, sana da olur nasip dilersen,
sayet, bir gün bunu bilmek ögrenmek istersen,
o, zaman farkin oldugunu anlarsin zannedersem..
Sana ne ise bunlar, cikma; er meydanina istersen,
söylenenler Er olanadir, anlarsin yigit mertsen,
kimse sana bir sey söylemez; Mert degilsen,
Er gisinin harcidir bunlar, cik meydana Er'sen..
[Allah onlardan razı, onlar da Allahtan razı olmuslardır]
Allah'ın razı olması tamam da Allah'tan razı olmak ne demek?
onlara direkt telefon var,
Hello? Allah is busy at the moment, please leave a message after the tone ...diiiiiiiiiii
kopanisti DİYOR Kİ, (3 saat önce)
xNicox DİYOR Kİ, (yaklaşık 1 dakika önce)
Sana yazilmadi ki bunlar bre sersem,ayıp oluyo ama,
Ayip olacak bir sey yazmadim,
exorientelux DİYOR Kİ, (26 dakika önce)
[Allah onlardan razı, onlar da Allahtan razı olmuslardır]
Allah'ın razı olması tamam da Allah'tan razı olmak ne demek?
Bunu anlamanin cok zor oldugunu düsünmüyorum...
Clicia x DİYOR Kİ, (yaklaşık 1 dakika önce)
onlara direkt telefon var,Hello? Allah is busy at the moment, please leave a message after the tone ...diiiiiiiiiii
Yaziyi okumani tavsiye ederim kardesim...
xNicox DİYOR Kİ, (28 dakika önce) kopanisti DİYOR Kİ, (3 saat önce) xNicox DİYOR Kİ, (yaklaşık 1 dakika önce) Sana yazilmadi ki bunlar bre sersem, ayıp oluyo ama,Ayip olacak bir sey yazmadim,
sersem yeterince ayıptır ve hakarete hamiz bi kelimedir
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.