Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "The Girl in the Café"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

sana seni öldürmek istediğimi tüm samimiyetimle söylesem samimiyetime binaen buna izin verir misin?çünkü seni gerçekten öldürmek istiyorum
ve bunu yapamassam eğer bu durum bi tramva doğurabilir ve zamanla şizoit bi duruma dönüşebilir içimde...bunu istemezsin değil mi?
eğer ben seni tanıyorsam istemezsin ve bu yüzden;sadece benim iyiliğim için değil seninde ilerde bi gün "keşke buna izin verseydim" dememen için;yani senin içinde istiyorum bunu.çünkü sen iyi bi insansın yani benim gibi değilsin...neye göre mi o bildiğin kurallara göre işte...yolları gri yapan;koluma saat taktıran;gece olunca uyumam,sabah erkenden işe gitmem gerektiğini;paraya kutsal kitap kadar ihtiyacım olduğunu;big brotherin izin vermediklerine karşı çıkılmayacağını söyleyen kurallar gibi...kurallar o kadar çok ki...mantık kavramının egale olduğu tek diyar bu kurallar diyarı. ve ben şimdi seni öldürmek istemekle bütün kuraların dışına çıkacağım!buna izin verir misin?...seni öldürmeme izin verir misin...bana kendimi ilk ve son kez özgür ve samimi hissettirmek ister misin...bunu başkasından isteyemem...son kez soruyorum seni öldürmeme izin verir misin anne?

not:bu hikayedeki tüm unsurlar ve kişilikler hayal ürünüdür.


6 ahkam var
Sonraki yazı: Bir yazı yaratmak

Ahkâmlar

O kadar iyidin ki, seni içimde her öldürmek istediğimde, ölen kendim dim..

Uzun zemandır bu kadar etkileyici bir yazı okumamıştım.

İdrak edemeyenin susması gerekir. Spinoza

vakti zemanında mahallemizde fesleğen yetiştiren bir kadını hatırladım

Fesleğen dedin de elimin altında bir paket var ne yersem katıyorum, fesleğenkolik oldum..

sondaki tek bir kelime, yazıyı alıp alıp insanın kalbine vuruyor gibi..
yazı bana sevgili proksimanın, bu şiirini anımsattı.

Doğumgünü

Hiçliğin odağında,
Beklemekteyim
Gözlediğim gözlerimi oyacak
Yirmidört kuzgunun
Telaşsız teşrifini

Bana kan işeten sözlerini,
Bu uzun gecemde
Sırf sarılabilmek için,
Peluş bir bebeğin
İçini
Doldurmada sarfettim
Anne!
Ey en nefret ettiğim,
Hep sayendedir ki
Zehrin fena urdur gönlümde,
Çileler paratoneriyim.
Civara çakan belalar
Hep benden toprağa akmaktalar
Toplanıp,
Topuklarım patlatan
Olanca kudretiyle.

Çizgi
Çizgi
Aştım çizgileri sülalen aşkına,
Duy beni!
Haykırdım yekün kinimi.
Nicedir
Senden gelen soyu reddetmişim.
Kaç dizelerimden,
Dizelerim
Felç yağdırır üstüne.

Uyakça can kıyımı.....

Çakmak çakmak gözleriyle/yazdığı şiirini süzen şair müsvettesi/hemen tazecik itirafı ertesi/sıcacık bir metal parçasının/nasıl da şefkatli olabileceğini hissetti/titreyen ruhunu saracak karanlığı özledi....
Ve kımıldattı hafifçe işaret parmağını/beraberinde götürdü bilinmeyene/işittiği son ses hüzmesini.....

"oğluuuum, bırak o silahı elinden, bak bir kaza çıkacak sonra, oğluuuummm, oğlu...................."

parçalanmış başının düştüğü şiirin yazılı olduğu kağıt, koyu kanının mürekkeple ateşli dansı yüzünden asla okunamadı...

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu