Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Michael Moore'un Yeni filmi"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
1

İncil'in dili

Ortaçağda papa ile karşı karşıya gelen kafir kesim Hıristiyanlardır! Evet! Kilisenin kafir saydıkları ve savaş ilan ettikleri kesim Hıristiyanlardır.

Ne diyordu bu insanlar: "Her milletin, İncil'i kendi diliyle okuması gerekir!"

Papa ise, "Latince, Tanrı'nın dilidir." diyordu. Ama İncil'in dili İbranice'dir. Fakat Arap ve Filistinli Hıristiyanın kendisi bile Latince bilmiyordu. Rönesans aydınlarının Latince'yi Allah'ın dili olarak kabul etmemeleri sebebiyle, Roma dilini, Avrupa kültür dilini boyunlarına geçirmek istemiyorlardı.

Bunun için kafir ilan edildiler. Kilise, onlarla savaşmak için ayağa kalktı!

Bugün de müslümanlar: "Arapça, Tanrı'nın dilidir." diyor ve anlaşmazlığa düşüyorlar.


3 ahkam var

Ahkâmlar

Hz İsa Aramice konuşuyordu zaten. Hristiyanlarla aynı safhalardan geçiyoruz bence. Onlar bizim bu geçiş dönemimizin farkında diye biz bu gelişimi elimize yüzümüze bulaştırdık. Onlar dini değerlerini kaybetti. Farklı tarikatlar zaten Hollywood yıldızlarının önderliğinde müritlerini ve bütçesini devasa boyutlara ulaştırma çabasında. E, bu tarikatların elleri de Türk topraklarında yok değil. Daha geçen sene, Raelyan geyiği çıkmıştı. Konuya dönersek, ezan Türkçe okunabilir ama bu konu dış güçlerin içten müdahelesiyle "Ezan Kürtlerin yoğun olduğu yerlerde Kürtçe okunmalıdır." polemiği ile iyice rayından çıkabilir. Boşverin Arapça kalsın. Ki ben Arapça daki ahengin Türkçe de sağlanacağına pek de inanmıyorum. Arapça daki musiki ruhu, ilahi kelimelerle sabahın 5 inde duyunca tüylerim diken diken oluyor. Evde yalnız yatarken içime huzur doluyor. Böyle kalsın. Tanrı nın dili Arapça dır tartışmasını yapanları da Allah a havale ediyorum

dilsizler bana danışır, kelebeklerin aklı benim..........

Benim bildiğim kadarıyla da, İsa Peygamber bugün ülkemizin güneydoğusunda da, küçük bir nüfusun halen konuştuğu, aramiceyi konuşurmuş. Allah'ın yarattıklarıyla iletişim kurması için, arapça, aramice, ibranice, türkçe, ingilizce gibi bir dile ihtiyaç duyması kadar saçma birşey olamaz bence. Birine birşeyi aktarması veya ondan birşey alması için -herşeyi her an yaratma halinde bulunduğuna inanılan bir tanrının- sadece insanın düşüncelerine ilhamsal olarak yönelmesi yeterlidir. Ama dünya üzerindeki kurduğu düzen çercevesinde, topluluklara hitap ederken, kitaplarının insanların diliyle olmasını uygun görmüştür. Ezanın Türkçe okunmasının, "dinin anlaşılmasının yegane çözümü" diye sunulmasını uygun bulmadım hiçbir zaman. Ezan evrensel bir çağrıdır. Nasıl rakamlar, notalar evrenselse, ezanın arapça okunmasıda evrenseldir. Başka bir ülkeye giden, farklı etnik kökenden gelen bir müslüman, o ülkede ezanı tanımakta güçlük çekmemelidir. Bu kiliselerde çan yerine, rusyada zil olsun, almanyada melodi olsun demek gibidir. Dini hakkında cahil kalmayan herhangi bir müslüman zaten, ezanın şu manaya geldiğini bilmelidir;
"Allah uludur,
Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ederim,
Muhammed'in Allah'ın peygamberi olduğuna şehadet ederim.
Hadi salaha (Düzelmeye, iyileşmeye, iyiliğe, barışa, dine bağlanmaya, namaza)
Hadi felaha (Kurtuluşa, Selamete, Mutluluğa, Bahtiyarlığa)"
Her müslüman Kuran'ı farklı tercümanların çevirdiği ve farklı yorumcuların yorumladığı kaynaklardan defaten türkçe düşünerek okumalıdır. Dualarını türkçe yapmalıdır. Namazda okunan sureler arapça olmalıdır vefakat bunların manalarının farkında olunmalıdır. Nerede arapçanın nerede yerel dillerin kullanılması gerektiğini kestirmek kolaydır. İnananın, dua gibi, yapılmasının belirli bir şarta indirgenmemiş kurumları tanrı ile kul arasındaki iletişimi zaten yerel dille yada kalbi şekilde olmalıdır. Dini anlamak için Kuran'ın Türkçe'sinden okunması şarttır. Dinin anlaşılması için sadece namazda okunan bir kaç surenin Türkçe okunmasına indirgenmemesi gerekir. Gerçekten ayrı ve geniş vakitler ayırarak, inandığınız şeyin size uyup uymadığını, anlamanız ve altını doldurmanız gerekir. Bunun için diğer dinleri de bilmeniz karşılaştırmanız gerekir. Kuran'da anlatılanları diğer tarih, hukuk, felsefe, fizik gibi bilimlerle anlamaya çalışmanız gerekir. Kendi hayat tecrübelerinizi, yaşamınızı bu yorumlamaya aktarmanız gerekir. İslam dini sadece namazdaki bir kaç surenin Türkçe okunmasıyla öğrenilebilinecekse ve bu şekilde hurafelerden, yobazlıktan, istismarcılıktan, kurtarılacaksa hemen Türkçe olsun sureler ama durum bu kadar basit değildir. Bir metni Türkçe okumak onu anlamak,kavramak,özümsemek demek değildir. Hac ibadeti esnasında kılınan namaza bakalım. Kabe etrafında amerikalı, avrupalı, afrikalı, asyalı, birçok müslüman kendi dilinde namaz kılma zorunluluğu olsaydı, imam her dilde sureleri okuyacak ve hac sadece iki rekatlık bir namazın bile nihayete erdirilemediği bir hal alacaktı. Kuran başka bir dile çevrilmeye kalkıldığında her bir kelimenin manasının karşılığı olan tek bir kelime her dilde mevcut değildir. Bunu hukukçular, tıpçılar, tercumanlar, edebiyatçılar -mesleki terimleri halka anlatmaktaki zorlukları yaşadıklarından- iyi bilirler. Kuran'ın her çağa uyum sağlayabilmesinin, değişmezliğinin altında yatan da budur. Kuran incil gibi ta kökünden itibaren başka bir dile çevrilip, onun üzerinden çoğaltılmamış ve bu çevirileri üzerinden farklı farklı kişilerin fikir süzgecinden geçip farklı versiyonları (suyunun suyu) yazılmamıştır. Batıda incil kapitalist propagandaların kabullenilmesine zemin hazırlayacak şekillerde yorumlanmıştır. Herhangi bir müslüman, herhangi bir çağda, dinde zaman içinde bir manüplasyonun olup olmadığını Kuran'dan referans alıp sorgulayabilir. Bu sebeple, başka kitapları değiştirdikleri gibi Kuran'ı da değiştirebileceklerine inanan, ortaçağ zihniyetli misyonerlerin, nemalandıkları ülkelerin, kapitalist emellerine destek sağlamak için, kaleme aldıkları "The True Furqan" (Gerçek Kuran) gibi dezenformatif-propagandatif kitaplar asla istenilen sonuçları veremez.

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler. Mevlana

konuşmak için dillere var olmak için maddeye ihtiyaç duyan bizleriz... O değil... ayrıca bu hikayeye bakarak şunuda eklemeliyim, hristiyanlık tarihini kısaca araştırınız. çünkü hristiyanlık büyük savaşlar ve katliyamlarla bu halini almış bir din dir, yani hristiyanlığın dili sembolleri ve bayramları vs hepsi hiyerarşik, tektip ve kontrolü kolay bir toplum yaratma çabası içinde bu hale sokulmuştur... bizim hilafeti kaldırdığımız gibi papalığı kaldıramayan hristiyanlık,laikliği savunurken en irticai faaliyetlerini hem kendi hemde kendinden olmayan insanalra uygulamaktadırlar... incilin dili aramca ibranice yada latincedir dayatmaları/kavgaları yüzlerce yıldır bir gelenek gibi sürmektedir... unutmamalıyız ki dinler birer araçtır, amaç değillerdir amaca dönmemelidirler... amaç toplumun ahlaki düzen içerisinde var olabilmesini boşluğa düşmemesini sağlamaktır... dinlerin dili ne olursa olsun gönderenin bir dile ihtiyacı yoktur ;)

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu