önce sen look ettin bana
sonra alımlı yürüşünle köşeyi dönene kadar whatch yaptım bende seni.
lakin hiç spek olmadı aramızda
onli buluşma yerimiz dreamlerimizdi.
orada da şedov gibiydin.
bir görülür bir lost olurdun.
en den ben laf attım sana
sadece what time iz it demekti tek niyetim
tabi ilk etapta.
lakin ay'm e kolunda ki saate look dedin.
şaşkındım my darling anla beni.
noluur dönüp de arkamdan gülme to me...
İn your parmak your yüzük, in your hand your bilezik
Oy sana huge yapayım, oy oy eminem
What a beatiful you re...
diyor ya ata demirer.
"bizim kuşak ingilizceyi ümit besenden öğrendi. Onun simpıl prezint tenste yazılmış bir şarkısı var. ay love yu, ay love yu. do yu love me." :)
hepinizi kiss of to yanaklarınızdan...
bu yazı beni baya güldürdü.harikasınız yaa:))
bi de bu var.
su runar güldür güldür
come to yar me yi güldür
one damlacık blood akmaz
öldürürsen you öldür
akşam akşam iyi oldu, yorgunluk ve stresin üzerine, sıcak kekik gibi geldi...
"the can but the go to me" diye saçma bir şey de vardı..
ben onu şööle biliyom.
"the can me but the
see can me war."
valla şair böle demiş beni alkadar etmez...
yapmayın ya!!!
günde 6 saat konuşmak zorunda olduğum ve artık bende nefret uyandırmış olan bu dili bir de burada çıkartmayın karşıma!!!!!!!!!!!!
"I'm fed up" der onlar. yani türkçesi: BIKTIM:))))))
yapmayın ya!!!
günde 6 saat konuşmak zorunda olduğum ve artık bende nefret uyandırmış olan bu dili bir de burada çıkartmayın karşıma!!!!!!!!!!!!
"I'm fed up" der onlar. yani türkçesi: BIKTIM:))))))
STRAWBERRY07
nerede altı saat konuşuyorsunuz merak ettim:) 6x40 = 4 saat. hadi 6x45= 4,5 saat.
sizi bu hayattan çekip kurtaracak bir sevgülünüz olurise, ne mutlu maarif mağdurlarına:)
Çok süper,keyif aldım
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.