Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "hayatımızı değiştiren tasarımlar"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
1

Işığın Tarihi

Etiketler: , , ,

1 / ILLUSION AND REALITY

2 / CLASSICAL ART / IDEAL PHILOSOPY

“Parallel straight lines do not meet one another in either direction” Euclid
"Eveything either is or is not", Aristo

Bu kendini yazinin bulunmasi olarak gosterdi. Ondan onceki yazi formu konusulan dilin mitsel imajlari olan hiyerogliflerdin olusuyordu. Alfabe bu acidan uygarligin ilk soyut formu oldu. Eski Yunan'da uc sey tanimlanmisti; abstraction, linearity/ olcme ve contunity/ sureklilik.

Alfabe bunlari takip etti. Oncullerinin hepsini daha once diger uygarliklar buldugu halde geometrinin soyutlamasini yine orada Euclid atti. M.O.300s..

Onu Thales ve Arsimet...
Zeno, Aristo ve diğerleri ise zaman kavramının soyut elementlerini yazdılar.
Zaman Aristo ile dun, bugun ve yarin olarak tanimlandi. Ondan once tanrilarin mitik bir tasarimiydi???

Onlarin tanimlari Ortacaga, Galileo, Newton ve Einstein'a kadar geldi. Euclid uzayinin olcumleri cagimizda hala kullaniliyor. O dunyanin en cok okunan yazari hala..???

Pisagor'un sorunsalında bir bilim dünyasının içindeydiler. Işık ve goz ise oncu eski Yunanlilar icin ayri seyler degildi.

Aristo "the gate of the intellect" onu bir organ olarak gorur. “Isigi yayan gozdur ve gunes de bir buyuk gozdur.?? Fakat o hep eski Yunan icin "thing" olarak kalacaktir, Arap dusunur Alcmaeon'a kadar. Bu yuzden eski yunanda uzay ve zamanin sanati vardir. Isik orada fonksiyonsuzdur. ??

Polyclitus. Kanon'da heykeli temellerini yazdi,

Romali Marcus Vitruvius ise mimarinin.

Ve klasik olarak tanimlanan sanatlarin temelinde hala onlarin tanimlari vardir.

Demokrit ise herseyi ikiye boldu. Bu da daha sonranin dualizmini yarartti.

McLuhan ise gunumuz iletisim teknolosini The Gutenberg Galaxy'de "the medium is the message" aforizmasi olarak tanimladi.

“Kutsal, bulastirmak, kirletmek, kotuye kullanmak, kafir, bayagi, laik, küfür.. All curiosity is at an end Jesus, all research after the Gospel. Let us have Faith and wish for nothing more. Tertullian, a third century Roman convert to Christianity/ When... the question is asked what are to believe in regard to religion, it is not necessary to prope into the nature of things, as was done by those whom the greeks call physic; It is enough for Christians to believe that the only cause of all create d things... whether heavenly or erthly ... is the goodness of the Creator, the one true God." St.Augustine, City of God

Fakat hristiyanlık bunun üzerini örttü. Ölçü kayboldu. Cennet yukarıda, cehennem aşağıdaydı. Onun yerine seventh heaven kondu. Böylece dünya tabak oldu yeniden. Iconoklassizm hortladı. Resim yasaklandı. Geometri sadece dinsel ideolojinin mekânları içinde boğuldu. Yazın gizemin diline dondu. Zaman yaratımdan önce yoktu. O da 5000 yıl aşağı iniyordu. Yarin ise yargı gününde sona erecekti.

Zaman da çarpıtıldı. Cosmic söyleme indirgendi. Bu Isa'dan hemen sonra başladı. Onun zamanı ve onun ikinci gelişi olarak... Jose Arguelles. Bu çağ 400-800 arası gelişti ve ortaçağ başlarına kadar 500 yıl surdu. 16.yy'da Lives of the Artists'de Vasari bunun değerlendirmesini yapıyordu. Bu yüzden eski Yunan’ın butun eserleri yok ediliyor veya hapsediliyordu karanlıklara. Hristiyanlik eski tapınak formları yerine nutuk çekeceği dört duvarı form olarak aldı. Duvarlar mozaikler, pencereler vitraylarla süslenirken, her şey içeri kapatılıyordu. Duvarlar cennete yukselen... Tasvirler kontrol için vardı. Dersler için.. Mosaicler ve teoloji arasında ilişki bir yerde tıkanıp kalıyordu. Öncülleri gelişmeyen... Her mozaik parçası, bireyselliği ile butun içinde vardır sanki... Roma ve ilk Hıristiyan cagda.. Kitaplar belli kisilerce yaziliyor, kopya ediliyordu. Ilk freskocular geometriyi kullanamiyorlardi. Onlar icin yeni birsey yaratmaktan cok dua okumak gibi tekrar ayni formu uretmek vardi.

\

...for the man of the Middle Ages, then, there was not one duration only. There were durations, ranked one above another, and not only in the universality of the exterior world but within himself, in his own town, in own human existence.” George Poulet/Studies Human Time.

Zaman artik geometrik dogruda akmiyordu. Bolgelere, profane ve divine'lardi. zaman biri ortadan kalkinca logic de yoktu artik. Uzay ve zaman olmayinca, onlarin icinde yolculuk edecek olan isik da yoktu.O sihirin ectoplasmic manifestation'i oldu, bu dünya ile öte dünya arasinda gidip geliyordu. Ve isik azizlerin basinda halelesti 3. yuzyilda Yunan Kilisesi rahibi "Blessed are the eyes which see divine spirit through the letter's veil" diyordu.

Mc Luhan'in Galaxy'inden.. Gloss, latince Tongue'den geliyordu ama yeni bir
anlamdaydi artik ve tefsir ediyordu, isikla.. Bugunun Glossary ve gloss sozcukleri de o anlamlariyla var bugun. Otto von Simson. The Gothic Cathedral'de “In a romanesque church. light is something distinct from and contrasting with the heavy, somber, tactile substance of the walls. The gothic wall seems to be porous: light filters through it, permeating it, merging with it, transfiguring it. ... Light, which is ordinarily concealed by matter, appears as the active principle; and matter is aesth etically real only insofar as it partakes of, and is defined by, the illumous quality of light. ...In this decisive aspect, then, the Gothic may be desribed as transparent, diahanous architecture.”

Gothic’lerde goz hizasinda hic pencere yoktur. Hepsi renklidir.Gunes ancak kapidan girer. Isik inanci dis dunyadan ayiriyordu. Bu bin yillik cagda artist zaman, uzay ve isigi inancin hizmetine soktu.

4. STATIONARY PERSPECTIVE / ABSOLUTE REST

There is nothing which could not have portrayed in such a manner as to deceive the sense of sight./ Boccacio

“In the questions of science the authority of a thousand is not worth the humble reasoning of a single individual.” Galileo

Matbanin icadı yazıyı tekel olmaktan çıkardı. Yazi eski cagda biraktigi yerden yeniden harekete gecerken, zaman da.. O da an'i kesfetti yeniden. Kitap bireysellesti. Kilise catisindan cikti. Fakat ondan once bu belirtiler vardi.

Giotto bunlardan biri. 1276-1337 çobanlik yaparken kumlara ve kendi malzemelerine resim cizen Giotto, Cimabue tarafindan kesfedildi ve atolyasine alindi. O perspektivi resimde ilk kullanan ve Oklid aksiyomlarina ilk donen kisi oldu. 1306 da yaptigi En counter it the Golden Gate'de bunlar acikca bellidir. O seyircisini gozu ile gormektedir. Vasari onu över ve Papa Banadict IX'un Floransa'ya gonderdigi kurye, elci.. Onu gorur ve Papa'nin hizmetine girme teklifi yapar. Ondan Papalik icin birseyler almak istedigini soyler. Cunku zamanin Floransa'sında hala eski tarz calisanlar vardir ve onlardan bir seyler almistir. Giotto'nun cevabi.. Kagit alir, fircayi kirmizi boyaya batirir, kolunu ustalikla kullanarak, mukemmel bir daire cizmek olur. Onu gulumseyerek uzatir ve: “There's your drawing. Is this the only drawing I'm to have? I t's more than enough. Send it along with the others and you'll see whether it's understood or not”. Elçi, aldigi diger seylerle papa'ya gitti ve durumu anlatti. Daireyi kumpas cizmeden cizdigini soyledi. O papa belki de tarihi sadece Giotto'nun işi için soyledikleriyle gecti.

“You are more simple than Giuotto's”. Giotto'nun o zamanlar attığı temel, zamanımıza kadar sanatın çerçevesi oldu. O zamanın da onunu açmıştı. Onun 1305 de yaptığı The Pentecost azizleri sırtından görmüş ve herkesi izleyicinin gözünden görmüştü. Haleler artık karanlıktan yüzleri ortaya çıkaran ışıklardır orada... Giotto bir kaç yıl sonra resimsel uzayı bir kez daha gözden geçirecektir. “Fakat onun bu çalışmaları uç boyutu bir araya getiren ilişkilerdi. Perspektif daha kurallarıyla soyutlanmamıştı. diyor Art ve Geometry'de William Ivins..Fakat tek noktadan bakis yakalanmisti ve kaos onlenmisti, goruntudeki.. “Fakat daha sonra perspektiv de goruntudeki bazi duygularin kaybina yol acacakti..” John Russel,

“Fakat kompozisyondaki merkezdeki kutsallik, resmin disina cikmisti.Bu bireysel bakis acisindan bir bakis ve imaginasyon planiydi..diyor, Arguelles..

1360'da Nichole d'Oresme sanatin bilimle olan iliskileri ustune yazdi.

1435de Leon Battista Alberti perspektivin ilk temellerini atti. O Oklid'in yeni caga sanat icin uyarlamasiydi. Uc elementin yeniden harekete gecmesi sanati yine yeryuzune indirdi.

Piero della Francesca resme golgeyi getirdi. Gombrich onun icin.... “1492'de..... Piero'yu Masaccio takip etti. Piero'yla gelen golge zamani da getirdi. Ondan once erken bizans ressamlarinda da vardi golge.”

Eratosthenes golge ve zamani M.O.3.yy'da gosterdi. Ogle vakti gunesin 7.30" aci yaptigini ve bunun da Misir'da Syrene'den Iskenderiye'ye kadar 500 millik bir uzaklik oldugunu ve donyanin yuvarlak olmasi gerektigini..

Golge daha sonra Caravaggio'nun Chiaroscuro/clear-dark’lari ile mukemmmellesti. Barok tarzda, karanlikta guclu isik..

\

Leonardo/1452-1519/ sfumato'da Caravaggio'nun tersini yapmisti. "turned to vapor".

Leonardo gozun uzaktaki sisli seyleri acik olarak gormedigini, bu goze yaklastirildiginda daha guclendirilmesi???

Bir kose tasi da Mikel Anj'in David'i idi. Artik insan yasayan tanriydi orada, kanli, canli ve olumlu..Ve sanatci da dinin koydugu calisma tarzlarindan cikti.

Mikel Anj'in calisma ortaklari degil yardimcilari vardi.

Pisagor'un, "Man is the measure of all things that he is and that he is not" humanizme yeni anlamlar yukledi.

Leonardo Alberti'yi izlercesine.. Proporsions of the Human Figure'u cizdi. Pisagor'un ifadesiydi bu. öte yandan dünya hala kilisenin koydugu kurallarla aciklaniyordu. O merkezdi hersey onun cevresinde donuyordu.

Nicholas Copernicus (1473-1543) O Mars'i gozluyor ve onun neden dogudan batiya giderken, bazi geceler ters hareket ettigini dusunuyordu. Sorusu, “Mars bu garip lupu niye yapiyordu?

Fakat ondan once, M.O>@yy'da Ptolemy'de onu sormustu. Fakat kilise onun semasini 1000 yil sakladi??? Kral Alfonse of Castillo ise kafayi buna takmisti ve detaylamak istiyordu. Belki tanriya bir fikir verebilirdi bu garip lup icin!!!

Kopernik soruyordu "How would the orbits of the planets appear if viewed from the vantage of the sun instead of from the Earth?" Bunun cevabi gunesin bir sisteminin olmasi ve gunesin merkez olmasiydi.

Bu yeni bir sorunsaldi. Kopernik/in bilimde, Giotto'nun sanatta yaptiklari bir yere
veriyordu. Yazdigi kitap olum yataginda eline ulasti. (Samos'lu Aristractus'da gunes sistemini M.O.3yy'da cizmisti.)

Galile (1564-1642) gencliginde durbun yapmaya calışıp para kazanmak istiyordu, askeri ve ticari..??!! O da Jupiter'in 4 ayini kesfetti. Kopernik hakliydi. O aylar gibi, dunyanin ayi da dunyanin cevresinde dolasiyordu. Ve merkezde gunes vardi. Onun modeline cok az kisi inandi. Sorulan sorular, gunes eger donuyorsa neden uzerinde duranlar sarsilmiyor ve dunyanin altindakiler uzaya dusmuyordu? Galile gemideki birini onlara anlatarak, onlari cevapladi. Cunku o da hareket ediyordu ayni hizla.. Bu Galile gercegi inertial frame of reference'di. Aristo onun bu fikrine daha once “absolute rest” demisti. Hersey bu cercevede kaldigi muddetce dokulmeyecekti. Bunun disina cikan hareket/ outside icin bu soz konusuydu.

Alberti'nin sanat icin dusundukleri bir kez daha dogrulaniyordu. Merkezdeki nokta'dan bakis Galile oncesi duz cizgi sorunsalindaydi ??17 yy. pendulum'un da kesfiydi. Onun temelini 14yy/da Merton College, Oxford'da attilar. Boyle bilime, sarkacla tekrar eden zaman kavrami geldi. Gerardus Mercator ve cagdaslari zaman kavramini 18yy'da daha ileri goturduler. Greenwich Time.. Zamanin olcumu, dakikalar ve saniyeler etc.. bulundu ve dil oldu.

Sekspir'de Kral Lear "Strike flat the thick rotundity o' the world" diyordu. Fakat Vatikan, Galile'yi karsisina aldi. Galile; “This universe, that I have extendede a thousand times ...has now shrunk to the narrow confines of own body. Thus God like s it; so I too must like it" diyordu. John Milton, o yuzden onu, Paradise Lost'da biblical Samson diye goruyordu "Eyeless in Gaza at the Mill with slaves" Galile onlarin tapinaklarini yikmisti.

Galile'nin dogdugu yil, 1642, Newton dogdu. Cagdasi Johannes Kepler ise sanata bircok sey katacakti.

CONIC SECTIONS / ELLIPTICAL ORBITS

“I have the answer, the orbit of the planet is a perfect ellipse” J.Kepler.
Kopernik’in kitabi avrupa’ya dagildi.

Kepler eski Yunan'dan kalan bir mirasi aldi. Pisagor, Plato, Ptolemy vs.. Muzigin ritmi uzerinden sayilari..?? Eski Yunan'in Platonik sanat temeli mukemmelliyetcilikti. Hacimlar ve olcu.. Dogru, iyi ve esit icin.. Ronesans'a kadar aslinda elips, parabol ve hiporballerinde oldukca birikmis bilgisi vardi 1500 yildir.

Giotto. Plato'nun mukemmellik şeyini de yikmisti. Alberti'den 70 yil sonra 1505'de Pelerin of Toul/Viator..? Albrecht Durer 1525'de kitap yazdi. Tycho Brahe, golden burnu ile, ucunu kazaen kaybettigi, oturup goruntuleri izliyor, karakterlerini notluyordu. Onun calismalarini Kepler izledi. O da Koperniki yeniden anlatmayi dusundu. Eski Yunan'in kavramlari yerine tanrinin dunyayi elips vs. lerle nasil muke mmel yarattigini bulguladi?? "one more cart-load of dung as the price for ridding the system of a vaster amount of dung". Kepler'in uc kanunu Kopernik'e kadar gelen bilgiyi ve Galile'yi yeniden acikliyordu. Giotto'dan 300 yil sonra 1618 yazdigi kitapta "I care not whether my works be read now or by posterity. I can afford to wait a century for readers when God Himself has waited
6000 years for an observer. I Triumph. I have stolen the golden secret of Egyptians. I will divulge my sacred fury."

1639'da Fransiz matematikci Gerard Desargues ise teoremi ile onu destekledi. Artik iki cizgi bir noktada kesisiyordu. Bu konik dunyaydi. Oklid'in ilk dort postulati daha once zaten , bu kesiften once , ronesans sanatcilari tarafindan 5. icine konuyor du. ama bu karisikti ??? Greko-Roman artist tasarimindaki bazi nuvelerin onu boylece, onu acilmis olarak...

6. ARTIST, SCIENTIST / MYSTIC,PHYSICIST

“Art is all Queen of all sciences communicating knowlodge to all the generations of the world”, diyor Leonardo da Vinci,

İsaac Newton, Giotto'nun sanatta yaptigini Newton bilimde yapti. 1687'de Principia Mathematica cikti. O Descartes ve Galileyi izliyordu. O Oklid'den sonraki herseyi yeni bir dile doktu, burada, zaman ve uzayin artik ayni dilden konustuklari bir bilim dili oldu. Perspektifte "ben", "O"dan ayrildi. Bu 1900 lere kadar oylece geldi.

1676'da Hollandali Christensen Roemer isigin uzaydaki yol alimını, iki yil sonra da Christian Huygens isigin dalgalarini..

Fakat Newton onlara inanmadi. Ona gore aciklanan evren sabitti. “Absolute, True, and Mathematical Time, of itself, and from its own nature flows equably without regard to any thing external” derken bir bilim tanrisi gibiydi. “Absolute space, in its own nature, without regard to any thing external, remains similar and
immovable”.

Fakat cagdaslari Leibnitz ve Hooke boyle dusunmuyordu. O isigin dalgasini anlayamiyordu. 1801'de Thomas Young bunu ispatladi. Newton kadar onemli bir adim atti. Optik konusunda Newton, Huygens ve Young'dan once Francesco Grimaldi, 1665'de oldukca yol almisti. Fakat onunkiler artistik bulgulardi. Onlari Huygens'den 13 yil once bulmus ama bilimsel dile dokememisti. “in the shadow surrounding an opaque object, there lies a thin layer of interference fringes” diyerek bul gulariyla Newton ve Galile'ya karsi cikiyor, isigin duz gitmedigini soyluyordu.

Newton'dan once yalnizca Leonardo sezmisti onun dile duktuklerini.babasi olmayan Vinci ve babasiz buyuyen Newton bilim adami ve sanatci olarak ayri kamplarda dursalar bile birbirlerine cok yakin tasarilar uretmis laflar etmislerdir. Her ikisinin caglarinda onlara meydan okuyan diger devler de Mikel Anj ve Leibnitz'di.

Onlar kiskanctilarda birbirlerine. Newton, Edmund Halley ve John Keill'i kolluyor onlari Leibnitz'in ustune suruyordu. Newton , Leibnitz'in olumune kadar galign/garezci, iftira etmek, oldu. Ama sanatcilarda bu yoktu. Aldous Huxley, Newton icin "as a man he was a failure, as a monster he was superb"

7. RATIONALITY / IRRASYONALITY

“Although all knowledge begins with experience, it does not necessarily all spring from experience,” Immanuel Kant

“Art degraded, Imagination denied,” William Blake

1800 yuzyilda hizla gelisen teknoloji ve bilimler sanatta iyimserligi yaydi. Auguste
Ingres, Jacques Louis David.. ve digerleri sosyal gercekci ve yeni klasik bir yol buldular.

Constable, "Painting is a science and should be pursued as an inquiry into the laws of nature. Why, then, may not landscape painting be considered as a branch of natural philosopy, of which pictures are but the experiments"

Ve versailles Sarayi bahcesi artik oklit postulat ve Newton'un
matematik strict’leri bezeniyordu.

1637, Rene Descartes, 1596-1650, "I think, therefore I am" diyordu. O canliyi bir makine olarak goruyordu. Onunla akil da ikiye bolundu. Bir mutlak dogru vardi, bir de uzay uzayi..

Diderot ve Voltaire.. John Locke, 1632-1704, gec ronesans materyalistlerindendi. Bishop George Berkeley ise Locke'in tersiydi 1685-1753 ve"to be is to be perceived"
diyordu.

David Hume 1711-1776 her ikisinin ortasindaydi ve ikisinin de yanlis oldugunu...

Ve Kant geldi. Sonra da Rousseau.. Milton..

William Blake, 1757-1827, patronu Thomas Butts'a "I'm not afraid, ashamed, or averse to tell you what Ought to be Told. That I am under the direction of Messengers from Heaven, Daily $ Naightly" O gorsel olanlarin cok nadir yaptigi bir seyi yapiyordu. Siir yaziyordu.O bir Kant ve Newton karsitiydi ve uzayi ve zamani da oyle algiliyarak.. O uzayi ve zamani ilk birlestirendi. Onda ikisini
ayri okumak mumkun degildir. O, Bati Uygarliginin Cassandra'siydi.

8.MODERN ART / NEWTON TRIUMPHANT

Great art can communicate before it is understood. Genuine poetry can communicate before it is understood.” George Steiner/T.S.Eliot

The artist is always engaged in writing a detailed history of the future because he is the only person aware of the nature of the present.” Wyndham Lewis

Kamera kesfedilince HERE ve NOW'a gelindi. Onun beyni yoktu ama herseyi goruyordu. 'Camera doesn't say lie" ve atasozunu hakli cikariyordu. “Seeing is believing"

Camera tarihi....1800'lerin ilk çeyreginde Karl Fredrich Gauss, Rusyali Nikholai
Ivanovich Lobachevski ve Macar Janos Bolyai, oklit uzayinini dogrulanmayan postulatinin cozumsuzlugunu cozduler.

Georg Riemann, Alman, 1867'de onu da cozdu. “Iki nokta arasinda bir cizgi degil ondan daha uzun bir dogru olmayan cizgi var”, dedi.

Kameranin getirdigi degisikliklerden sonra Paris sanatin merkezi oluverdi. Bu yenilerle, akademiklerin bir mucadelesiydi. Ve akademiklik her alanda yenilere saldiriyor, salon bile vermiyorlardi. “The shock of new..” R. Hughes.

Yeni sanat Edouard Manet'in Le Dejeuner sur l'herbe ile basladi. 1863. Salon bulamayan sanatcilar “Geri Çevrilenler Sergisi”ni actilar. Kirilan isiklar ve degisik golgelerle eski uzay Aristo mantigini ve Oklit uzayinini yikti. Gunesten gelen isiklar burada farkli yonlerden gelen... etkiler yaratiyordu. Manet, 1862, Music in the Tuileries'de focus'u da ortadan kaldirdi. Merkez karakter de yoktu artik. Dikeyler stress veriyordu resme?? O, oraya bir kamera tutmus gibidir. Sadece kameranin yatay durmasina dikkat etmis ve dikeylerini cizmis gibi.. Onun gercekten cizdigi yerde aslinda agaclar da egimli degildi. O egmisti. O gorus noktasini tampered/ bozuyor ve dogruluklari bozuyordu. Horizon line’da eğen ilk artistti. (18yy.da Giovanni Tiepolo haric)

Manet, Boats'larda da, 1873, eski misirdan beri gelen bir profil yuz, torso full view ve bacak profile geri doner. Boating'de, 1874, ufuk cizgisini resmin disina atar.

Degas da ayni seyi yapacaktir. Manet uzayi sarsarken Monet de zamani yakalamaya
calisiyordu. Onun icin her gun tekrar takrar ayni seyleri ciziyordu. Monet, "İf
you want to know the cpmlete nature of haystacks, you must see them through time as well as in space" diyor.

Hicbir egitim almadan kendi dogrularini bulmustu. Monet, Oklit'in ogelerini kullanan son ama uzayi ve isigi modern anlamda kullanan sanatcilardandi. Ust, alt, sag, sol vardi onda..

Sonra basladigi su ve nilufercicekleri soyutlamayi son noktaya getirmisti. Donup dolasilip Yunanlarin gozle isigi ayni anlamda kullanilmasina gelinmisti.

Cezanne, Monet icin, " Monet is only an eye, but ooh, what an eye! "

Onun yaptiklarini H.G.Welles yazinda "Time Machine" ile yapti. Ve daha sonra da “The invisible man.”

3. usta Cezanne'di. O omrunu uzay, isik ve durumlarin iliskilerini arastirarak harcadi. John Berger, "A minute in the world's life passes! To paint it in its reality, and forget everything for that!To become that minute, to be the sensitive plate... give the image of what we see, forgetting everything that has appeared before our time.” diyor.

Cezanne’ın, erken islerinden kart oynayanlarda kisiler hareketsizdi. O daha cok
mimari kurulusla ilgileniyordu. Zamani ortadan kaldirarak Monet'in tersi bir yol izliyordu. Onun son islerinde isik yeniden gelir, fakat zamansizdir. Aristo’nun gunu yoktur artik. Gunes isigi farkli yerlerden gelmektedir. Sabah, ogle, aksam veya pus lu vs. gun yoktur. Isik da zamansizdir. Della Francesca'daki optik isiktir bu??

Ve uzay bos degildi. Cezanne tek nokta perspektivi de birakip cok noktaya gecti.
Gorunusleri de cesitli acilardan cizmeye basladi. Manzara resmi içinde Mont Sainte Victoire secmis, onun etrafinda dolanmaya baslamisti. Monet saman yiginlarinda ayni seyin uzerinde zaman içinde objenin degismesini, Cazanne ise ayni objeyi uzayda farkli acilardan goruyordu. Manet gibi, cezanne da dusey ve yatay cizgilerle oynuyordu.

8. EISTEIN / SPACE,TIME AND LIGHT

“If we do not expect the unexpected, we will never find it”. Heraclitus
“Imagination is more imprtant than knowledge.” A.Einstein

Cezanne olmeden bir yil once Einstein teorisini aciklayan makaleyi yazdi. 1904. O sanatla yakindan hic ilgilenmedi ve empresyonistlerin yaptiklarini bilmedi ama.. Onun bulgusu Galile'ye de yabanci degildi..Onunla iki yuzyillik Newton mekanigi yikildi.

Onun onculleri, 1900, Lord Kelvin ve 1873'de James Clerk Maxwell'di. Maxwell isigin uzayda nasil dalgalanarak yayildigini matematik olarak ortaya koymustu.

Einstein'in iki postulati vardi

1. Uzay ve zaman, isik hizinda relative'diler.
2. Isik hizinda boyutlar ikilesir.

...adeta Cezanne'in kart oynayanlari gibi ve hareketsizdiler.

Monet'in isigi da fazla yardimci olamasa bile yuzeysel bir boyutta ayni gozukecektir.
Yuzeyler de artik isik ve golge olarak ayni boyutta gibidir. Ve golgeler var olmalarina ragmen gozukmeyecekler, isik öne cikacaktir.

1842'de Christian Doppler.. Isigin dalgalanmasi sirasinda renklerin de degistigini buldu. Bu Monet'de vardir. Onda renkler uzay-gecmis, uzay -gelecek zamandir.

1908 Hermann Minkowski, Einstein'in hocasi ve Edward Harrison, Elea dunyasinin cozumsuz sorusu Asil ve kaplumbaga'nin isik hizindaki algisi cozulmus oluyordu.

Kisaca; Space and time are relative, are reciprocal coordinates, and combine to form the next higher dimension called the SPACE-TIME CONTINUUM. They are not constant, absolute, and separate. There is no such thing as a favored point of view. For o bjects of substance, there is no inertial frame of reference at absolute rest, and the ether does not exist. The rules of nineteenth-century causality under certain realtivitic circumstances are abrogated. Color is not an inherent property of matter but depents also upon the relative speed of an observer. A universal pr esent moment does not exist. Observations about realiyy are observer, dependent, which implies a certain degree of subjectivity.

10. NAIVE ART / NON-LINEAR TIME
“Nature wants children to be children before men...Childhood has its own seeing, thinking and feeling.” J.J.Rousseau.

“There are children playing in the street who could solve some of top problems in physics, because they have modes of sensory perception that it lost long ago.” J.Robert Oppenheimer

Bati uygarliginin fiziksel bilimlerde aldigi yol 19.yy ortalarindan once bazi fizikcileri rahatsiz etmeye basladi. Bati seyler kayboluyordu. Cocugun dunyasi, primitivlik ve Asyali bakislar ??

Bu Kant'a kadar iner. Piaget ilk yirmi ayda cocugun zamansizligini buldu. Ve çocuklarda zaman ve uzay kavramlarinin deneyimlerini yapti. Hayal gucu giderek buyuklerin dunyasinin bicimledigi kaliplara dokuluyordu. M.O. 6'in mit dunyasi.. ile bugun arasinda ucurum vardi. Ideolojik tasarimlar ??? Bu daha sonra sihir dunyasi ile ifadelendirildi. Kartezyen felsefesi tarafindan.. Cicero..?? Carl Jung... Cocuklarin dusunce sistemine Newton paradigmasi cokmustu.

Cocuk rönesans resimlerinde kayboldu. Isa'nin benzer figurleri disinda..Ilk belirtiler, Manet, Degas ve Renoir'de vardir. Ve Picasso.. Henri Rousseau 1880 sonrasi ilk buyuk... Eski butun buyuk klasik yaklasimlari birakti. Peri masallarina dondu.

Marcel Duchamp'in kardesi Jacques Villon 1904 karikatur dernegini kurdu. Sanata humor gelmeye basladi. Duchamp, Mona Lisa'ya biyik cizdi ve "She has a hot ass" dedi.

1916'da Zurich'de Dada kuruldu. Sonra Isvicreli Paul Klee " Just as a child imitates us in his playing, we in our playing imitate the forces which created and the world"dedi.

Grimm brother’larin butun eserleri 1812-22'de basildi. Hans Christian Andersen 1835'de. Charles Dodgson'un Alice Harikalar Ulkesinde, 1865'de..

Teleskopla bakan Alice "Now, HERE, you see" diyor Red Queen, Alice'e,"it takes all the running YOU can do, to keep in the same place"

Through The Looking Glass'daki tavsan, "The faster I go, the behinder I get"'la isik hizina gonderme yapiyordu.

11. PRIMITIVE ART/ NON-EUCLIDEAN SPACE

“I am the primitive of the way I have discovered.” Cezanne

Zamanin ve uzayin bazi kabilelerde algilanmasi cok farklidir. Bazilarinda gun bulunmez. Uzayda obje kendi varligiyla vardır ve oyle resmedilir. Bazilarinin dilinde dun, bugun yarin cumleleri yoktur vs.. Giambattista Vico, Auguste Comte ve Lucien Levy Bruel...Theodore Gericault'un The Raft of the Medusa'sinda umutsuz olanlar ve olenler beyazdir. Saldaki africalilar umitlidir. Annesi Peru'lu olan Paul Gouguin de 1891'de tahiti'ye gitti. Ve oradan etkilendi. Cok az perspektif, canli renkler ve egzot ik malzeme ile dekorlanmis Fatata te Miti/1892.. The Devaluation of uniform space, linear time ve Einstein isigi.. H.Rousseau,nun The Snake-Charmer'inda diyonisos muzigi vardir.1907

Picasso, 1907, Les Demoiselles d'Avignon'da africa toren masklari kullanir. Ve Georges Braque...

12. EAST / WEST

Form is emptiness, emptiness is form. The Heart Sutra in
PRAJNAPARAMITA SUTRAS, 1853

Commodore Matthew Perry japonya'ya gitti. 1860-70'lerde paris Japon resmine ilgi basladi. Empesyonistlerin hepsi ondan etkilendi. Ilk kesfedilen buyuk sey, uzay'da bosluktu. Hicbir seysiz bir uzay daha once tabuydu. Cunku Oklit'e gore bos uzay hicbir seydi. Hokusai, Cezanne gibi Fuji dagini her yonden cizmisti 1800 baslarinda.. Japon resmi ikebana/cicek ve origami/kagit islerinden etkilenmisti. Uzay ve karmasayi bir arada oyle cozuyorlardi. Bati artik doguya ve Amerika'ya da aciliyordu. Zaman “ever lasting now'di/ Dogulu ve aztekian yilan donup kendi kuyrugunu yer..??? Golge ise yine zamandan arinmistir ve bir isik kaynagindan gelmez..

13. FAUVISM / LIGHT

“A new painting is a unique event, a birth, which enriches the universe as it is grasped by the human mind, by bringing a new form into it.”Henri Matisse

“Color is energy made visible”. John Russel

Fauvistler isigi, kubistler uzayi, futuristler ise zamana meydan okudular.

1790'da Kant, "In painting and sculpture, the DESIGN is theessential thing... The colors which give brilliance to the sketch are part of its charm and they may, in their own way, give an added liveliness to what we are looking at. But they can never, in themselves, make it beautiful”. The critique of Judgment. P.67

Ingres resminde onunla ayni fikirdedir.

Constable ise; "Had it not better grime it down with slime and soot, as he is a connoisseur? ..Rubbed out and dirty canvases ...take the place of God's own works." diye yaziyordu arkadasina/ Art and Illusion; Gombrich

Onlarin karsiti Eugene Delacroix ise "Give me mud and I will make the skin of Venus out of it, if you will allow me to sorround it as I please"

Onun gibi dusunen digerleri de Joseph Mallord Turner ve Caspar David Friedrich'di. Sonra Manet ve Seurat geldi. Noktaci Seurat..

Gauguin’de.. 18yy' klasikleri, J.L.David ve Rembrant'da ilk izler Gaugiun'de saf renk olur.

Van Gogh ise onlarin harmonisini yakaladi. V.Gogh; "COLOR EXPRESSES SOMETHING BY ITSELF. Let's say that I have to paint an autumn landscape with yellow leaves on the trees. If I see it as a symphony in yellow, does it matter whether the yellow that I use is the same as the yellow of the leaves? NO, IT DOESN'T" O guneşi bile, ta Yunan'dan beri kaybolan, renk diski olarak gordu, 1888. The Sower'da...

Cezanne ise rengin perspektif olduguna inaniyordu. 1859'da Gustav Kirchhoff ve Robert Bunsen spectrumu analizledi.

Yaratimda TANRI "LET THERE BE SPACE" or 'LET THERE BE TIME" demedi
de sadece "LET THERE BE LIGHT"dedi. In Genesis.. Brent Berlin ve Paul Kay, iki amerikali, Basic Color Terms'de dillerde rengi incelediler. Yazili ve yazisiz 88 dilde uc renk ayrimi siyah, beyaz ve kirmizi idi. Katolik kilise ve Hitler'in kullandigi..

14. CUBISM / SPACE

“I paint things as I think of them, not as I see them.” P.Picasso

Eistein'in kesfini 1901'de Paris'e gelen Picasso, matematikci arkadasi Michelangelo Besso ile 1907'de kahvelerde tartisiyordu. Sonra kubist koloni dogdu. Braque,...
Sanat bilimin az onunde gibi. Picasso'nun yaptiklarini 1919'larda bilim adamlari makalelestirmeye besladilar ama daha once Riemann'in soyledikleri vardi. Ve bu Cubisme yazisina girmisti, Albert Gleizes ve Jean Metzinger'in..Kubism perspektifi kirmis, cok nakis acisini getirmisti. Uzay üç, ve zaman bir, dort boyutuyla.. Fakat elestiriler onu olan biten herseyin bir sonucu olarak goruyor ve relativite ile bir iliskisini bulamiyorlardi. Daha once hersey islenmisti. Einstein da, “bu yeni bir dil ama relativite ile iliskisi yok”, diyordu.

15. FUTURISM / TIME

Digerlerinin tersine futurism ilk kez siirde ve fasist Filippo Tommasco Marinetti ve takipcisi italyan grupla ortaya cikti. Bunlar gecmise saldiriyorlardi. Monet bunu saldirmadan yapmisti. Ve gecmise gitmemisti. Onlar kubismin uzay icin yaptigini
zamana uyguladilar. Fotografi da montaj yoluyla basariyla kullandilar. 1912'lerde...

16. SURREALISM / RELATIVISTIC DISTORTION

Each things we see hides something else we want to see”. Rene Magritte Minkows ki'nin fizikteki onemi Einstein'in isik hizindaki uc boyuta zamani dorduncu boyut olarak dusunmesiydi. Surrealistler ona kendi hypercube ile cevap verdiler. Ve dusunme yerine imajları getirdiler.

(Not: Yorumlar bana ait değiller, yazıyı kendi eski arşivimde buldum,paylaşmak istedim, kime ait olduğunu bilmiyorum.)


0 ahkam var

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu