nur topu gibi bir katliamimiz daha oldu. bundan once danistay baskini, hrant dink cinayeti ve benzeri tum olaylarda oldugu gibi konunun muhattabi olan taraflar provokasyon iddialarini ortaya attilar.
artik sokakta insan oldurmek icin islam ve milliyetciligin bahane edilmesi (hristiyanlik adina adam oldurenler genelde devasa ordulariyla koca ulkeleri bastiklari icin o ayri tartismanin konusu) ve bunun gorece "normal" kabul edilmesi, beni ciddi derecede endiselendiriyor.
ama bence isin baska bir yani daha var. an itibari ile bulabildigim tum gazetelerin okuyucu yorumlarinda agirlik bunun bir provokasyon oldugunu iddia eden kullanicilarin yazilari. fakat bunu gayet sinirli, gayet tehditkar bir sekilde belirtiyor herkes. bayrak inmez, ezan dinmez, vatan bolunmez nidalari arasinda olan bizim insanlarimiza oluyor. ki bu kanimca cinayetin kendisi kadar onemli olabilecek bir detay.
islam'i suclamak yanlis olabilir ama islamin bu tur olaylarda rolu oldugunu kesin ve net bir sekilde reddetmek cozumu getirmiyor. herkesin sapkasini (bazilarinin takkesini) onune alip dusunmesi gerekir zannimca.
Bende iki tane kitapcik vardi.bu sene biri disarda elime tutusturuvermisti ne oldugunu anlayamadan.okudum.ilgimi cekmedi.yahudiligi anlatiyordu.
Böyle sacma sapan bir konu yüzünden tehdit edilmeleri ve öldürülmeleri cok sacma.Bir kac psikopat herhalde ülkemiz,dinimiz elimizden gidecek duygulariyla hareket ettiler.
Bu tür kitaplari yayinlamak neden kötü oluyor onu anlayamiyorum.alirsin,okursun,ilgini cekmek veya beynini yikamak amacli degildirki.Akilli insan kendine uygun olani secer ,bu kitabi okudum aa beynim yikandi demez ki.Tutup bunun yüzünden adam öldürmeleri fazlasiyla vahset.
Ben de okudum.Simdi kitapciklara tekrar baktim yayin evlerine ama yazmiyor.sanki daha önce zirveyi duymustum bir yerden.
Bir gün disarda kuran okuyan bir alman görmüstüm.nasil anladigini bilmiyorum ama okuyordu ciddi ciddi eline almis.ve burda müslümanlik hakkinda kitaplarin dagitildigini da gördüm.Kimse bunu abartmiyor.
Nasil bir ülke Türkiye anlayamiyorum.
etmisler bile, islamin fasist yuzuymus... iki uc ulkucu bok yesin bu islamin fasist yuzu olsun iyi be... islamin fasist yuzu sozu basli basina fasizmdir..
aaa arkadaslarrr niye simdi böyle konustunuz ertesi gün gerici olursunuzzzzzz...her yazida karsiniza cikar bakin benden söylemesi:)
başlığa limon sıkayım da gözleri yansın.
islamın faşist yüzü mü?
ulen islamin böyle kaç yüzü var?
zaten ecnebiler islamın terör yüzü diye bir kavram oluşturdular,
sen de yeni birisini mi?
atıyorsun ortaya.
kardeş...(@noktafa); islam güzellik dinidir, barış dinidir, merhamet dinidir.
sahabelerin hayatlarını inceleyelim, efendimizin hayatını inceleyelim, hep güzelliklerle dolu...
islamın faşist yüzü olmaz, bunu yapan islamı yanlış anlamıştır sadece...
anammmmmm hepimizi bi kazana koyup kaynaticaklar birazdann...:)
"fasistlerr...gericilere ölümmmmmmmmmmmmm " naralari arasinda:)
aman aman aksam oldu canlandi buralar.
Dinler dış yüzüyle geldikleri dönemin bilincine hitap eder. Onun içrek (batın) yönünü keşfederek dini sürekli geliştirmek gerekir, yani insan bilinci yükseldikçe, dinin anlamıda yeni bilince uyum göstermelidir. Eğer bu sağlanamamışsa, dinler birer katliam aracı olarakda kullanılma olasılığına herzaman sahiptir. Aslında kızılması gereken bunu yapan insancıklar değil, kendini din alimi ilan edip tv lerdeki kadın programlarından eksik olmayan, ama bilincini bir dirhem yukseltememiş, dini hala yobazca algılayan adının başında prof. gibi ünvanlar olan zatlardır.
Hani deli adam bile öldürse ceza ehliyeti olmaması gibi, deliliğe terkedilmiş bu zavallıların suçu yok, suç, onları tedavi etmeyen, kendine ulema diyen halk düşmanlarındadır. Sevgimle..
islam dinine fasit denilmiyorki burda. tuaf savunmalar yapiyorsunuz islam dininin fasistlile uzaktan yakindan alaksi yoktur isinize geldigi gibi algilamayin.Fasistlik yapan muayyen müslüman kitlelerden bahsedilmeye calisiliyor...izleyip ve dinledigim kadariyla bu is hizbullahcilarin infaz sekli peki hizbullahcilar ..nedir ???? arkadaslar !!!dini ve Kuran -i kerimi koruyan sovallyelermidir...bu adamlar fanatik islam dinini ve Kuran-i fasistce anlamis cahil kafa tasi avcilari degilmidirler ???????????yaptiklarinin savunulur bir yani varmidir???böyle insan katletmenin dinle ne alaksi vardir.....?
Asil burdaki olay Türkiyeyi azinliklarin yasayamayacagi bir ülke gibi göstermeye calisildigidir...
rahip santorini
hirant dink
ve malatya olayi(öldürülen bir kisi alman uyruklu).......baska sekilde bakmak lazim....bunlarin zamanlamalarina dikkat ederseniz eger birileri bir seyleri kurcaliyor......
Vay aydin biri gelmis:)bizi aydinlatmis.az önce annem geldi "kizim saat kac oldu.hala bilgisayarin basindasin.sonra sabah gözlerimin alti yine niye morarmis diyorsun"dedi ben de anne aydinlari bekliyorum gelip beni aydinlatsinlar yada kazanda haslamayi uygun görürlerseee kazana koyup toplu haslama yapacaklar gericileri dedim:) onlarin elinden ölüm sifadir bana dedim:)
Zaten bunu yapanlar her kimse iyi yapmis diyemez kimse.Genelleme yapiliyor bu tür konularda ben buna kiziyorum.yok kizmiyorum da aslinda cok egleniyorum:)
hatta icimden sarkilar söylemek geliyor.
fasistim ben fasistim fasistim fasistim
herkes hasta ederim ederim ederim
ishal yapar kustururum kustururum kustururum:)
böyle bir reklam mi vardi ne
hassize iyi gecelerrrr
he bu arada söylemeyi unutmusum.uyumadan söyliyeyim.
birisi de almanmis ya.yarin gittigim yerlerde beni linc etmeleri lazim o zaman.pis türkkkkkkkk:)
ama asil bu almanlar filan aydin iste.bence türkiye de millet bosuna bir yerlerini yirtiyor aydinim diye.
Şimdi sayın arkadaşlar boş konuşuyorsunuz (yorumluyorsunuz)
Bırakın o yaptı bu yaptı muhabbetlerini, ormana bakın ormandaki ağaçlara değil
Şimdi Wilson Churcill , İsmet İNÖNÜ'ye şöyle bir laf etmiş zamanında;
" Bak İsmetim Güzel insan, Türkiye nin bizim gözümüzde bir değeri vardır mesela 10 sterlin.9 sterlin oldunuzmu çekeriz kulağınızdan çıkartırız 10 sterline.11 sterlin oldunuzmu çekeriz kulağınızdan indiririz 10 sterline, anladın mı güzel kardeşim" demiş.( Tabii tam böyle değilde ben biraz heyacan katması amac ıyla kurguladım.Ama mevunun özü aynı)
Düşünün tüm tertipler Churcillin dediği gibi, olaylar ve senaryolar değişiyor yanlız.İlk önceleri sağ-sol vardı.Sonra Türk -Kürt oldu şimdi ermeni / hiristiyan-müslüman oldu.
Türkiye düzelmeye görsün.velhasıl böyle gidiyor ve gider.
Onun için şaşırmıyorum, üzüldüğüm konu anlamsız yere ölenler, anlamsız yere öldüren maşalar.
Ölenlere Allah Rahmet eylesin.
Biz insanlar Devletler arası santranç turnuvalarında sadece bir hamleyiz veya piyon.Sonuç şah mat dedirmek.Ama oyun bitiğinde tüm taşlar aynı kutuya konuyor.Bunu düşünmüyorlar.
İşin tekniği şudur."Eğer para kazanmak istiyorsan ticaret yap, Trilyon dolar kazanmak istiyorsan savaş çıkart"
Boşş her şey Boş arkadaşlar.
Saygılar Nephilim
Yaş olmuş 40 @pilli pati bacım
Neler gördük neler geçirdik.Şimdi görüyom genç arkadaşlar tartışıyorlar.O öyleymiş bu böyleymiş.falan filan.Şimdi
senaryo yazılmış.Oyuncular ayarlanmış.provalar yapılmış.Eğer bu senaryoda oyuncu değilsen, sadece oyunu seyredersin.Şimdi tiyotroya gidiyon.Seyrediyon beğenmediğin zaman " ya şurası güzel olmamış orasını şu şekilde bir daha oynayın" diye bağırabiliyon mu? Hayırrrr.
İşte bu ona benzer, seyredicez ve görücez.
Nephilim
"islam'i suclamak yanlis olabilir ama islamin bu tur olaylarda rolu oldugunu kesin ve net bir sekilde reddetmek cozumu getirmiyor. "
Fırıl fırıl dönen bir ifade.
İslamı yargılamaya başlayalım anlamına gelen kaçamak bir ifade. Ben islamı yargılama gücünü kendimde bulamıyorum. Ayrıca Hristiyanlığı da yargılayabilecek bilgim yok Yahudiliği de.
Tanrı adına (!) yüzyıllardır cinayetler işleniyor. Malatya'daki olaya mı kaldı bir dini ameliyat masasına yatırmak?
''...İslamın bu tür olaylarda rolü olduğu kesin...''Şimdi bu islam canlı bir organizma,düşünebilen bir beyin midir,islam eli kolu olan canı istediğinde seri katil cani istediğinde tetikçi canı istediğinde bir cani yaratık olabilecek bir olgu mudur?İslamı,hristiyanlığı,demokrasiyi,teokrasiyi,şeriatı uygulayan insan değil midir?O insan ki belki ne olduğuna bile vakıf olmadığı bir konu için insan öldürebilen.Ne milliyetçiliğimiz milliyetçilik,ne müslümanlığımız müslümanlık,ne vatan hainliğimiz vatan hainliği.Cehaletin elinde kendi kendimizi yer bitiririz.Kimseler karışmasın türküz,doğruyuz,çalışkanız..
reklam: olur da yazım "onay" alırsa, gündem'de okumanızı
salık veririm. buraya ahkam yazamıycam. ama tam bir edepsizlik! hatta dallamalık!
Bu yazıda cep telefonunuz beş vakit ezan okusun reklamı çıkıyor. Yazıya istinaden, reklamcılar noktafa'yı göze kestirmiş olabilir :)
Bu reklamlar yazıda geçen kelimelere göre otomatik olarak çıkar. Misal siz kova üretiyorsunuz, dersiniz ki google'a için kova, su geçen yazılarda çıksın benim reklamım. Anahtar kelime seçip, bu işe yatıracağınız parayı belirlersiniz.
Yoksa kimse hafif'e girip aha din ile ilgili yazı buna bizim reklamı koyun demiyor.
Komplo teorisine gerek yok yani.
bundan önce de din ile alakalı yazılar vardı ama bu reklam yoktu, bu reklamın startı dün verildi, gugılı mugılı teferruat.
Provokasyon değilse, bireysel bir eylemse islamın faşist yüzü mü diyeceğiz yani? Her olayda, Trabzon ilinin, veya İslam dininin vs. (olmayan) tüzel kişiliğini savunmak ne kadar anlamsızsa, aynı şekilde olaylardan bu olmayan kavramları sorumlu tutmak da bir o kadar anlamsız.
İslamı karalamak adına harika bir yüzyıl , biri bomba atsa, diğeri kafa kesse birisi adam öldürse hep islam dinine saldırı var. İslam ahlakında bunları hangisi var ? Bunların hepsi islama saldırıdır. Bu ülkeye saldırıdır. Bizi savaşla bitiremeyenler önümüze böyle ayrımcılık olsun diye saçma sapan olaylar ile ülkemizi devamlı bir karmaşa içerisinde tutmak ve açılan yolları kapatma kaygısı içinde olan bu milletlere karşı tek vücut olmalıyız. Buradaki saldırıda olaya ben din bazında bakmıyorum. Bu saldırının arkası tamamen siyasidir. Maalesef ölenlere ve yakınlarına taziye dileyene kadar düstüğümüz tartısma durumuna bakın saygılar dilerim.
başlığın değiştirilmesini talep ediyorum. islamın faşist yüzü yoktur. islamı malesef çok yanlış noktalara, islamın kendi içinde barındırmadığı, insanlık dışı sonuçlara sürükleyenler vardır ama başlık söz konusu olduğunda; düşüncesiz, yanlış bir söylem çıkıyor ortaya.
basligin degismesini talep etmek nasil bir ozgurluk anlayisi biri bana aciklar mi?
oyle bir nesne var ki elimizde, ne sifatlari kabul ediyor, ne sorgulanabiliyor ne de uzerinde konusulabiliyor... e peki birileri bu "nesne"'yi bahane edip insan katlederken bile bizleri soru sormaktan alikoyuyor ise (mesela sizler gibi sevgili be_goodie) bu da bir cesit fasizm degil midir?
islam fasisttir yazmadim ben oraya. dikkatinizi cekerim. "islam'in fasist yuzu mu yoksa provokasyon mu ?" cunku eger provokasyon degilse insanlari bir sekilde cinayete iten bu sistem/yapi'nin fasist bir yuzu var demektir.
islam fasisttir yazmadim ben oraya. dikkatinizi cekerim. "islam'in fasist yuzu mu yoksa provokasyon mu ?
diyecek söz bulamıyorum.Korkunç valla ben adını koyamadım siz ne derseniz deyin,insanlık dışı,vahşet bence yetersiz
islamda fikirleri dayatma yoktur , mevcut fikri zorla değiştirmekte yoktur...bu olanlar daha gencecik beyinleri bu vahşetin içine sürükleyen göya islamın bekçileri göya islama hizmet ettiğini zanneden zavallı , vahşi eşkiyaların bok yemesi... ulan bi farklı din risalesi alıp okumakla fikirlerimiz değişecekse o üç kuruşluk iman hiç olması daha iyi...
dindar ve inancli insanlarla ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
cahilkuklalari karistirmadan yorumlayalim arkadaslar.....
ulan bi farklı din risalesi alıp okumakla fikirlerimiz değişecekse o üç kuruşluk iman hiç olması daha iyi...
islam adına birileri faşistlik yapıyorsa, bundan islam mı, sorumlu.
İSLAMIN FAŞİST YÜZÜ OLMAZ, ANCAK FAŞİSTİN İSLAM YÜZÜ OLABİLİR...(yani faşistliğine dayanak olarak islamı gösterir.)
Aynen Zulcenaheyn sana katılıyorum. Gerçekler bir gün tokat gibi yüzümüze çarpacak ama nafile... ? Hiç bir dine saygısızlık yapmam ve benim dinime de saygısızlık yapılmasını istemem. Saygılar dilerim.
malatyadaki olayi kesinlikle tasvip etmiyorum, KESINLIKLE
Butun dunya ayagi kalkti mi? Evet. Hepsi Turkiye hakkinda agzina geleni soyledi mi? Evet. Fatura yine Islama kesildi mi? Evet. Tamaaaam bunlarin hepsini gecelim.
Bu duyarli dunya, olen bir kac kisi icin neler neler yapiyor goruyoruz dimi? Neden? Cunku olay Turkiyede gerceklesti.
Olenler kim???? Amaclari neydi? Ne icin oldurulduler bunlar bazilari icin soru isareti.
Ama bu bizim duyarli dunya, duyarli avrupa ve amerika. mnkdlarim her gun her yerde yuzlerce insani katlediyor. Her zaman katlettiler ve devam edecekler. Aklima cok kotu kelimeler geliyor yazmak icin ama yazmiyacam. Anladiniz siz.
Belki biz görmeyeceğiz belki ama razieiz bir gün gelecek ABD çökecek bu yakındır ben buna inanıyorum. Bir gün gerçekler layık olduğu yerlere kendilerini bulacak. Her şeye rağmen yükseliyoruz ve meyve veren ağaç taşlanır. Biz meyve veriyoruz ve bunu herkes görüyor ve bunu bizlerde görüyoruz öyle değil mi ?
valla ben Amerikanin cokusunu gormeden olmeyecem(insallah). Her ulkenin bir cokusu vardir, tarih bu olayla doludur, tarih tekerrur eder elbet. Bkz, Roma, Pers, Osmanli, Babil, SSCB falan filan.
bu psikopat bir ruh hali, o cokecek olan ulkenin ben taaa...
Adamlarin yuzyillardir insanlara neler cektirdigi ortada. Balik hafizali misin nesin? Irak, Afganistan ornekleri en yakin ornekler. Daha sayayim mi? Vietnamidir, japonyasidir vb, bunlar butun dunyanin bildigi, herkese asikar olan zulumler. Bir de altan altan yaptiklari var iste orasi ap ayri bi durum.
Valla boyle bir ulkenin cokusunu zevkle izlerim. Istersen psikopat de, istersen sapik.
ABD'yi dünya da seven bir ülke var mı dır ? sanmıyorum sırf yalakalık olsun diye bu dünya da bu kadar düşman edinmek ve bunu sonu nereye kadar gider ? düşünmek gerek ama kendi fikrim 100 yıl bile sürmeyecek gibi ... beter olsunlar, kafalarına taş yağsın daha ne diyeyim clicia Bu ülkenin çöküşü demek , ortalıkta terör adı altında o ülkeye bu ülkeye saldırılarını sonu gelir. Sıranın kime geleceğini kim biliyor ? ABD'nin çökmesi (ekonomi biraz dağılsa olacak) Beni mutlu ederdi. Bence cliciax bu bile benim için yeterli. Saygılar dilerim Razieız sana katılıyorum ayrıca bunun psikopat yada sapıklık ile ilgisi yok. Sapık da onlar , psikopat da onlar...
madem "oteki" konusu acildi burada. az ya da cok etkisi ve ilgisi olsa da kimi noktalarda, bu makaleyi koymak isterim bulent somay'dan.
Öteki Öznenin Kuruluşu "Heterosubjektivite"
Hetero-, Yunancada "başka", "öteki" ya da "farklı" anlamına gelen heteros kelimesinden türetilen bir ön takı. En yaygın popüler kullanımı olan "heteroseksüel" terimi, "diğer/öteki cinsi arzulayan" anlamına geliyor, zıddı olan "homoseksüel" ise "eş/aynı cinsi arzulayan" anlamına. Ama "hetero" öntakısının tuhaf bir kaderi de var: "Hetero" her zaman "homo"nun zıddı olarak kullanılmıyor (heteroseksüel/ homoseksüel ya da heterojen/homojen gibi); bazen "ortho"nun da zıddı olabiliyor: Ortodoks/heterodoks. Ortho Yunancada düz, dik, düzgün, doğru demek; Ortodoks ise "doğru inanç". Bunun zıddı olan "heterodoks" ise egemen inanç sisteminden farklılaşan Batıni inançlar için kullanılıyor. Demek ki hetero, "düzgün"ün zıddı anlamına geliyor bu durumda. Ama kaderin cilvesine bakın ki, "heteroseksüel" kelimesi popüler kullanımda kısalarak "hetero"ya dönüşüyor ve İngilizcede "heteroseksüel" anlamına gelen başka bir kelimenin, straight'in eşanlamlısı oluyor. Straight ise ortho ile tamı tamına eşanlamlı: Düzgün. Böylece hetero popüler kullanımda "düzgün", ama aslında "sapkın", farklı, Batıni gibi, taban tabana zıt iki anlamı içinde barındırabiliyor.
Ama işin aslına bakılacak olursa, Yunancada "heteros"un kategorik zıddı "idios": "Ben" ya da "kendi". O zaman, örneğin "hetero-seksüel"in zıddı da "idioseksüel" oluyor: "Ötekini arzulayan"a karşı "yalnızca kendini arzulayan", narsist. "Hetero"yu yerli yerinde kullandığımızda, ikilikler üzerine kurulu düşünce sistemini de terk etmemiz gerek: Kadın/erkek, düzgün/sapkın gibi, kerameti kendinden menkul, kültürel olarak türetilmiş, performatif ikilikler, "hete-ro"nun "öteki" anlamını belirli bir temsil ile sınırlıyor, hadım ediyor. Oysa "öteki", ancak "ben"in öznelliği dışında kalan her şey olarak tanımlandığında gerçek anlamına kavuşabilir. Dolayısıyla, "özne"-nin kuruluşunu ikilikler üzerine kurulu bir kimlikler sisteminin içinden değil de, "ben/öteki(ler)" yapısının içinden tasarladığımızda, gerçek anlamda altüst edici (subversive) bir dünya görüşünün çatısını da kurmaya başlamış oluruz.
Kendimizi "Türk", "erkek", "heteroseksüel", "Müslüman", "Sünni" olarak tanımlamaya başladığımızda, "öteki"lerimiz de ister istemez "Kürt" (ya da "Alman" veya "Ermeni"), "kadın", "eşcinsel", "Hıristiyan" (ya da "Yahudi"), "Alevi" olarak belirir. Ancak tersi kimlikler de aynı ikili/simetrik yapının içinde yer alırlar: "Kürt", "kadın", "eşcinsel", "ateist" kimlikleri de aynı "öteki"leri, bu kez diğer bakış açısından üretir. Başka bir deyişle, "Türk" performansı, bir "yabancı" (örneğin Avrupalı) performansını ya da bir "azınlık" performansını (örneğin Yahudi ya da Kürt) yaratmadan varolamaz. "Güçlü erkek", "zayıf, çaresiz kadını" önvarsayar. "Müslüman" olabilmemiz için, tarihsel dönemin koşullarına bağlı olarak, bir "gavur" ya da "laikçi" olması gerekir. "Eşcinsel" olmadan "heteroseksüel" olamaz. Bütün bu ikili örneklerde, "öteki"yi kategorik olarak dışlayan bir "biz" öznesi tanımlanır ve kimlik bu dışlama üzerine kurulur. Tersten gidecek olursak, bir kimlik olarak "eşcinsellik" de heteroseksüelliği dışlayarak kurulur. Liberal Özne kuruluşunda, bu dışlanan öteki'ye tolerans göstermek, onunla birlikte, yan yana varolmaya, dişlerini sıkarak da olsa tahammül etmek gerekir. Ancak burada bile, ikiliğin sınırlarını bozan, delip geçen, muğlaklaştıran ara durumlara tolerans gösterilemez: Örneğin esas olarak heteroseksüel (heteroseksist) bir dünyada yaşamak zorunda olduğunu bildiğinden ister istemez liberal bir biçimde kurulmak durumunda olan eşcinsel kimlik, çoğu kez biseksüelliğe tahammül edemez. Heteroseksüel kimlik ise biseksüelleri ancak "bunlar aslında bizden, ama arada sırada sapıtıyorlar," diyerek, içerme yoluyla kabullenebilir. Yahudilere tolerans göstermek öğrenilebilir, ama "dönme"ler kafa karıştırır. Kadın ve erkek performansları daha baştan birbirine tahammül etmek üzerine kuruludur (yoksa toplum diye bir şey varolamazdı), ancak "transvestit" bu tahammül mekanizmasının altında yatan çirkin sırrı ifşa ederek işleri karıştırır, o yüzden "artık bu kadarına da tahammül edilemez".
Kendisine bir "öteki", bir yabancı yaratarak varolabilen kimlik performansları, daima özneldirler, ama daima da nesnellik peşinde koşarlar. Kadının "nesnel olarak" zayıf, aptal, karaktersiz, dönek olduğunu "nesnel olarak" kanıtlamaya kalkışan saygıdeğer filozofları hatırlayalım (örneğin Rousseau, Nietzsche). Ya da Yahudilerin (ya da zencilerin, Kızılderililerin) "aşağı" ırklar olduğunu "nesnel olarak" kanıtlamaya çalışan etnolojik araştırmaları düşünelim. Ya da günümüzde eşcinselliği genetik bilimi yoluyla, "nesnel olarak" açıklamaya çalışan bilimcilere bir bakalım. Kendi öznelliğini nesnellik olarak yeniden tasarlamak için girişilen bütün bu çabalar, bize bu "nesnel" açıklamaları yapan kişilerin aptallığını ya da kötü niyetini göstermez; yalnızca düşünce dünyamızı üzerinde inşa ettiğimiz ikilikler yarı-diyalektiğinin sınırlarına işaret eder. Bu ikilikler "yarı-diyalektiktir", çünkü bu halleriyle içlerinde bir inkâr ânı, bir aufhebung (içerip inkâr ederek aşma) potansiyeli taşımazlar. Bu yüzden de, bu ikilikler üzerinden belirlenen özneler, daima fazlasıyla-belirlenmiş, iç çelişkiler barındıran özneler olmak zorundadır. Örneğin kendini birden çok "madun" (subaltern) konumundan hareketle özneleştiren biri (Kürt-kadın, Hintli-proleter, Iraklı-Kürt gibi), kendi özne konumunu bir (ya da birçok) kimlik politikası içinde somutlamaya kalkıştığında bir dizi açmaza düşecektir. Bu açmazların en bariz örnekleri, kendi etnik geleneksel değerlerini savunan kadınların bir yandan da o geleneksel değerlerin bir parçası olan kadının aşağılanmasına karşı çıkmak zorunda olmaları, ya da bir işçi olarak her türlü kapitalist sömürüye karşı duran kişilerin kendi (ezilen) ulus burjuvazileri ile taktiğin çok ötesinde bir uzlaşmaya mecbur kalmalarıdır. Özne kuruluşu sırasındaki kimliklerden biri ya da birkaçı madun olmadığında ise (erkek-proleter, ABD'li-siyah, burjuva-kadın gibi) işler iyice karışacak, özne tam zıt yönlere doğru parçalanacaktır. Bu parçalanma da kapitalist sömürüye karşı çıkarken aile içindeki (çok daha eski ve köklü) sömürüyü olumlayan erkeğin, ya da kadın hakları isterken çalışan sınıflar karşısında kendi ayrıcalıklı konumunu korumaya çalışan kadının durumlarında açıkça görülebilir. İki örnekte de, kimlik politikaları özneyi parçalamış, "üzerini çizmiştir".[1] "Öteki"yi yekpare bir nesne olarak tahayyül etme yoluyla oluşturulan özne, yarattığı muhayyel nesne kadar yekpare olabilir ancak: Bütün Yahudilerin "nesnel olarak" muhteris, üçkâğıtçı, tefeci olduğunu varsayarak kurulan milliyetçi/ırkçı özne daha baştan çatlak doğmuştur. Bütün kadınların "nesnel olarak" zayıf, yeteneksiz, aklı ermez olduğunu varsayarak kurulan erkek/ataerkil özne de öyle. Ama bu sahte nesnelliklerin alternatifi olarak postmodern/post-yapısalcı düşüncenin bize sunduğu intersübjektivite (özneler-arasılık) de daha iyi durumda değildir, çünkü bu kavram "öteki"yi nesneleştirme yoluyla kurulan özneleri önvarsayar ve bu öznellikler arasında toleransa dayalı, liberal bir uzlaşma önerir. Oysa aynı duruma (aslında kelimenin gerçek anlamıyla bir ikilik bile olmayan) "idios/ heteros" [ben/öteki(ler)] ikiliğinden bakılırsa, işler değişecektir:
Özbilincin öncesinde başka bir özbilinç vardır ki, kendi dışına çıkmıştır. Bunun çifte bir anlamı var. İlk olarak, kendi benliğini kaybetmiştir, çünkü kendisini başka bir varlık olarak bulur; ikinci olarak, bu yolla o öteki'yi aşmıştır [aufheben: içerip inkâr ederek aşmıştır], çünkü öteki'yi esasta gerçek olarak görmez, onda kendi benliğini görür.3
Hegel'e göre bu yolla oluşan özne ("özbilinç") ve öteki, Efendi/ Köle diyalektiğinin temelidir. Nitekim Marx, Hegel'in bu önermesini Kapital'in ilk bölümündeki bir dipnotta şöyle "okur":
Bu metalar için olduğu kadar, insanlar için de bir şekilde geçerlidir. İnsan dünyaya elinde bir aynayla, ya da "Ben benim" demekle yetinen Fichteci bir filozof olarak gelmediği için, kendini ilk kez başka insanlarda görür ve tanır. Peter bir insan olarak kimliğini ilk kez kendisiyle aynı cinsten olan Paul ile kıyaslayarak oluşturur. Böylece Paul, kendi Paul kişiliği içinde, Peter için insan türünün tipi haline gelir.5
Lacan ayna evresini tarif ederken, "ayna"nm olgusal varlığının şart olmadığını, ben/beden sınırlarını oluşturmak için "ayna niyetine kullanılabilecek" başka beden imgelerinin yeterli olacağını da belirtir. Bu başka ben/bedenlerin başında annenin bedeni gelir. Bu ayna/beden hem kendisi gibi olunması gereken, hem de arzulanan bir bedendir; dolayısıyla olma/arzulama diyalektiğinde, anne bedeni bir neksus, bir kesişim noktası oluşturur. Ancak anne arzusu tüm çocuklar için (ensest), anneyle bedensel bir özdeşlik kurmak ise erkek çocuklar için (transvestitizm) yasaktır. Dolayısıyla ayna evresinin olma/arzulama diyalektiği, toplumun ensest yasağı kuralı öğrenildiğinde tüm çocuklar için bir yanından sakatlanır. Heteroseksist yasaklar öğrenildiğinde ise, erkek çocuklar için diğer yan da sakatlanmış olur. Böylece, içinde yaşadığımız simgesel düzen erkek bir simgesel düzen olduğu için de, ben/öteki ilişkisinin arketipi olan anne, ne arzulanmasına, ne de özdeşleşilmesine izin verilen bir "öteki" olarak, dolayısıyla ancak nesne olarak kavranabilen bir "öteki" olarak kurulur. Demek ki, öteki'nin bir özne olarak tasarlanabilmesi, erkek/heteroseksist simgesel düzen tarafından engellenmiştir.
Oysa, olamayacak bir nesnellik peşinden koşmaya, ya da nesne/öteki'lerin salt simgesel düzen içinde tasarlanan öznelliğine tolerans göstererek "intersübjektif' olmaya karşı önerilebilecek tek altüst edici alternatif, özne olarak tahayyül edilen ötekilerin öznelliklerini kabul etmektir. Bu durum da, kendini tek özne geri kalan her şeyi nesne olarak tasarlayan idiosübjektif tutuma karşı, heterosübjektif bir konum belirlemekle yapılabilir. Ancak kendi dışımızdaki öznelerin varlığını (kerhen ya da salt sözel/simgesel düzeyde değil) imgesel/muhayyel düzeyde kabullenebildiğimizde, kendimize dışarıdan bakabilecek bir konumu da kabullenmiş oluruz. Bu da "kendi üzerine düşünebilme"nin (self-reflexivity) olmazsa olmaz koşuludur.
[1] Bu "parçalanmış özne", Lacan'ın üzeri çizilmiş öznesinin (S barrée) toplumsal/kültürel düzeydeki karşılığıdır.
valla soyle soyliyim, bunlarin hepsi bos sozler guzel yorum falan degil. Milletin anasini yuzyillardir aglatan bi ulke hakkinda konusuyoruz, sen kalkmis halkindan bahsediyorsun. Amerikalilar kadar mal bi halk var mi bu dunyada? Adamlarin dunyadan haberi yok, Iraki kendileri icin dunyanin en buyuk tehditi saniyorlar, Islam zaten tamamiyle terorizm cogu icin. Bu yaptigim tabi ki genelleme gibi oldu ama hepsi olmasa da buyuk bir cogunlugu boyle. (Bkz Video) Video ingilizce alt yazili ve kotu bir ruscayla dublaj. Izleyin eger isteyen olursa tek tek tercumesini yapabilirim. Videodan bir ornek : Kofi anan kimdir? El-cevap : Kahve? Diger bir soru: Kac tane dunya savasi olmustur
? El-cevap : 3, eglenceli bir video
bu baslik biraz gereksiz uzadi ama soylemeden
edemeyecegim ;
@ razielz ve necronamber :
bir bakis acisi ve yonetim seklini elestirmek ile bir toplumun yok olusunu istemek arasinda ucurum vari bir fark var. alternatifini uretmeyip yalnizca lanet okumak su durumda ne bizlere ne de icinde bulundugunuz topluma yarar saglamiyor. keskin sirke kupune zarar misali.
toplum yok olsun demek istemedim, Amerika yok olsun dedim. Bir ulke cokunce halkin hepsi oluyor mu? Yok mu oluyor?
super olur.
çin var daha , dogu turkistan var falan. sevgili razielz, onu da sevmem bunu da sevmem diye diye "turk'un turkten baska dostu yoktur" ' a geliyoruz yavas yavas. sen suna basitce, ben kafami yormuyorum kosarak milliyetcilige gidiyorum de, anlayalim ^.^
Sevgili noktafa bir ülkenin çöküşü varsa olacak sa, bunun sebebi o ülkenin insanlarıdır. Nasıl biz bu ülkede rezil yönetildik ise bunda milletinde suçu var. Bu çöküş onların sorunu ve bu çöküş için benim senin bir etkin olmaz ve herkes hak ettiği yerde bir gün kendini bulacak. Çöküş ten kastın ne ? Halkına ne olacak ki ? En fazla eyaletler devlet olacak zengin eyalet keyfine bakacak vs. diyorum ya sevmiyorum. saygılar diliyorum sizlere
ay ben bu yorumlara hasta oldummmmmmmm...:)
Clisiax arkadas ne demis??
Razilez, sen bir yonetimin zulmunu onu secmeyen insnalarina mal edemezsin.
Bir de su var;
onu da sevmem bunu da sevmem diye diye "turk'un turkten baska dostu yoktur" ' a geliyoruz yavas yavas.
calm down mr. suuguurccann we are here to help you.
bi kere hic ajitasyona gerek yok konu cok karistigi icin ben arada bu basligin uzamasini istemiyorum diye belirttim. ama siz israrla bir orasindan bir burasindan alirsaniz yaziyi boyle garip sonuclara ulasabilirsiniz. iyi gazeteci olur sizden ama, gozlem yeteneginizi begendim. simdi attiginiz camuru temizleyeyim (merak etmeyin kotulemek icin soylemedim, hepimiz biliyoruz ki kirlenmek guzeldir)
net cevap : dogdugum buyudugum yerdeki insanlari asagi ve hor gorup inanislarini kucumsemek ve uzerine krema olsun diye amerikaliyi ovecek bir kisi degilim.
bu bir onkabul olmadigi surece yazdiklarimi tabi ki bir kangurunun ziplamasi kadar ciddiye alirsiniz (bugun cok neseliyim ben).
"turk'un turkten baska dostu yoktur"'a geliyoruzdan kastim sevgili arkadasimiz Razielz'in her teklif ettigimiz ulkeye bir kulp takmasiydi. en nihayetinde turkiye disinda kabullenebilecegi bir ulke kalmayacakti. ben kestirmeden gittim sonucuna bagladim, itham olsun diye degil ilham olsun diye.
kimsenin amerikaliyi savundugu yok. insani degerleri savunuyoruz. elestirecekseniz de sistemleri, felsefeleri elestirin diyorum. tipki benim kenarindan kosesinden islam'in bu tur olaylardaki mevcut potansiyel rolunun sorgulanmasini istedigim gibi. (bu cumleyi kivirmak icin yazmadim. sakin ve yavas okursaniz ne demek istedigimi samimi olarak kavrarsiniz).
yeni dunya cikmis ben cok severim. simdi manava gidip ondan alicam saglikli dusunucem. sevgiler.
yapma gozunu seveyim bu kadar kati olursan herseye karsi kimseyle iletisim kuramazsin. istihza ettim orda amma velakin anlamamissin (eminim bunu da anlamadin ya neyse).
Anlamadim anlamadimm.Ben zaten anlayissizin tekiyim(!)
Ben niye ingilizce karistirdin demedim ki? Ingilizce karistir araya tam oldu dedim.Muhabet amerikanin üzerineydi ondan tam oldu yanii. Anlami imalarda arama...
basladik yine... nesi terbiyesizlik efendim? bilgilendirir misiniz beni? hayir turkce cok da acik bir dil ona ragmen nasil oluyor bu tur seyler anlamakta gucluk cekiyorum.
not: basliga elestiri guzel de yazinin kendisini okudunuz mu?
bu konu uzardaaaa uzar... Kapatalim artik, taraflar bir birlerine laf anlatamiyor, anlatsa da karsi tarafin isine gelmiyor vs vs vs
hakikaten islamın faşist yüzü hangisidir herşeyi okumama rağmen anamış değilim.ayrıca burada bahsi geçen islamın faşist yüzü değil faşistlik yapan müslüman kitlelerdir denmiş.konu o kadar hassastır ki cidden elmayı tarif ederken elma demek yeşil ya da kırmızı,sulu,ekşi ya da tatlı kış meyvesi demekten daha akıllıcadır.gazetede okuduğum bir haber tüylerimi diken diken etti.şimdi malatya ve trabzon olaylarındaki beyin olan şahıslar sporcu kişilermiş ve bağlı bulundukları klüplerin internet siteleri varmış.oraya mesajlar gelmiş,'orhan pamuk seni unutmadık','az bile yapmışlar daha çok kan akacak çok kelle gidecek',keşke parça parça etseydiniz' ne bileyim bilimum texas chainsaw massacre olmadı hostel izleyip hayran kalmış bünye.akıllara durgunluk verir ya.duyunca okuyunca bile rahatsız olduğumuz lanet ettiğimiz bu durumu onaylayanlar var.müslümanları,islamı kirleten bu davranışları yapanların akılları(varsa ) nasıl işliyor bi açıp bakmak lazım.
aman clisia x sen cok elle tutulur birsey söylüyorsun ya.güldürme yaa ne olur güldürme.kimsenin isine gelmedigi icin demiyor.noktafa(yazinin sahibi) rahatsiz oluyor cok yorum geldigi icin böylece konu kapaniyor.derdin ne senin milletle tartismak mi?
milletin konusmasina susuna busuna takmak mi? takik misin sen? kimse de ariza yok senin kafan da ariza bence kisa devre yapmis.bir görün.
baslik ve icerigi edit ettim. sanirim onlarda once moderasyona gidiyor. eski hali* ile kalmasi beni rahatsiz etti. niyetimden ote suclama var orada.
*; artik sokakta insan oldurmek icin bahane halini alan islam ve milliyetcilik (hristiyanlik adina adam oldurenler genelde devasa ordulariyla koca ulkeleri bastiklari icin o ayri tartismanin konusu) gunluk hayatimiza girdikce ve gorece "normallestikce", bu tur olaylarin artmasindan ciddi derecede endise duyuyorum.
islam'a çok fazla dil uzatıldığını görüyorum vede sorular var. İslam dini barışı temsil eden bir mantık dindir. İslam hakkında eleştirel sorular sorana kadar araştırın elinizin altında internet denen bişey var.
BU YAZIYI VE YAZANI KESİNLİKLE KINIYORUM!
evet biliktu arkadaşa katılıyorum. Gerçekten dinimiz mantık dinidir. bu sebeple mantığınıza uymayan hiç birşeyi sormayın, cevap vermeyin hatta lafını bile etmeyin.
bence bu konuyu açan arkadaşta bir sorun var ki bunu dile getirmeye çalışmış ve yazılarıda hiç tutarlı değil. Özellikle başlık. bu yazıyı kesinlikle kınıyorum.
BEN DE SIZI OFKEYLE KINIYORUM
Inanciniza sadik olsaydiniz boyle yetersiz cevaplar vermezdiniz. Onun yerine soyle diyemediniz:
"Dinimiz yuce erdemlerin savunucusudur. Yuce erdemler sekilciligin, gorunusun, mevki ve zenginligin otesinde ve ustundedir. Herseyden onemli olan Allah'in verdigi cana kiymak gunahtir. Bahanesi ne olursa olsun kimse kimseyi olduremez, bu Allah'a karsi islenmis bir suctur. Dinimiz ASLA zorlamalarin ve zorbaligin dini degildir. Insanlarin gonlunu alan, sefkat, hosgoru ve sevgiyi her zaman on planda tutan, bagislayici, EVRENSEL ADALETi SAVUNAN bir dindir. Cinayet isleyen insanin elbette vicdanina hesap vermesi gerekir. Bu da onun Allah'la arasinda olacak bir hesaplasmadir. Ancak, bu dunyada da hesabini mahkelemelerde bir insanin canini aldigi icin gorecektir. "
bunu demekten aciz insanlarsiniz siz. neyiniz musluman o zaman?
yav bacım dün ne diyodun bugün ne diyon.
akşamdan kafayı bulup, sabah mollaya mı sarıyon...
hayir. ben hic bir dini degil, gercekleri savunuyorum. inanclari tam olmayan insnalara, inandiklari seyi savunmayi beceremediklerini gosteriyorum. lutfen yazimi dikkatli oku.
tebrik ediyorum.
lakin;
bazen karşı çıktığım insanın savunmaya çalıştığı şeyin başka bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyorum.
evet, eylemi savunurken sadik olmalari gereken erdemlerden saptiklarini gostermeye calisiyorum, yollarini kaybettiklerini, misyonlarini anlamadiklarini.
yazıyla ilgili olarak barış ve mantık dini dememiz yeterli değilmi sence Clicia x burada yazının dışına çıkmak istemedim. burada barış ve mantık kelimesi zaten çok şey ifade ediyor, anlayana.
clicia, yani simdi sen islam dinini arastirdin ve hosgorulu, insanlarin gonlunu alan ve sevgiyi on plana alan bir din oldugunu mu gordun? islamin evrensel adaleti lafi islamin bir hukuk sistemi olabilecegini de kabul etmektir. Islamin hukuk sistemini de kabul eder misin?
Yorum ekleme zamanımız gelmiş...
Başlığa dokunmayacağım, çünkü yorumlar fazlasıyla makul.
Misyonerlik meselesine de değinmek istemiyorum.
----------------
Bir ara hizbullah adlı hizbüşşeytan sıfatlı terör örgütüyle ilgili
haber bombardımanı vardı.
PKK'nın kırsal alanda, hş'ın şehirde -iyice- örgütlendiği
yazılmıştı biryerlerde.
Şimdi soruyorum, hizbüşşeytan unutulup gitti mi,
yoksa kökü kazındı da bizim haberimiz mi yok?
Bazı güvenlik kurumlarımızın hizbüşşeytanla birlikte iş yaptığı, karşılık olarak da bazı şeyleri görmezden geldiği doğru mu?
"islamin evrensel adaleti lafi islamin bir hukuk sistemi olabilecegini de kabul etmektir."
hayir. adalet derken ben insanin kisiel vicdani adaletinden bahsediyorum, insanin canlilara karsi olmasi gereken saygisindan, vicdandan bahsediyorum. sen gene getirip isi sekilcilige, guce, kontrole bagliyorsun.