
Lonely man by ~lyub4o
Evet Çözdüm. İstanbulluların denizi neden bu kadar çok sevdiğini ve Boğazın hipnotize edici gücünün sebebini buldum. Geçtiğimiz Pazar vapurla Kadıköy'den Beşiktaş'a geçerken kafama dank etti. Herkes kanatlanıp süzülecekmiş gibi denize bakıyor. Ben ferah alanlar ve engin "karasal" düzlüklerde büyümüş biriyim. Yedi yıldır İstanbul'dayım. On sekiz yıl alan ferahlığı içinde büyüdükten sonra en lüks semtinde bile kafa kafaya iki arabanın geçemeyeceği kadar dar sokaklarda kentleşmiş, Uçurumlarına tepelerine dipdibe sıkışmış apartmanlar yerleştirilmiş, kimi yerlerinde kalabalıktan, kaldırımcıklardan ve "dar sokak 2. vites kökleyicilerinden" rahat yürünemeyen bir kentte yaşamaya başladıktan sonra ben de o Pazar günü gözlemlediğim insanlar gibi sürekli açık alanda bulunma arzusu içinde hissetmeye başladım. Evet, İstanbullular bulundukları kalitesiz kent koşulları sonucu ortaya çıkan açık ve ferah alanda bulunma arzusu yüzünden denize bu kadar dalıp gidiyorlar.
doğru yakalamışsın :) hele deniz üzerinde daha da özgürce süzülen martılar var ki , insanın içi cız eder..
:) güzel teşhis... O keşmekeşlikten sonra insan nasıl olurda farkına varamaz ki o güzelliğin.
martıları uzaktan seyredin, vapurdan falan yemeleri için denize ekmek atıp üzerinizde kanat çırpmalarına zemin hazırlamayın
martılar uzaktan çok hoş gözüken kuşlar olmakla beraber çok pis kanatlılardır, denizde ve karada hep çöplüklerden beslenirler, bu nedenle de tüylerinde sürekli mikrop ve bakteri taşırlar, kanat çırptıkça bunlar havaya dağılır oradan da üzerimize yapışırlar, özellikle çocuklara fazla yaklaşmaları bu nedenle tavsiye edilir.
kopanisti , o zaman daha da çok yemek vermeliyiz ki çöpleri karıştırmasınlar değil mi?
benim denize olan sevgim,memleketim İzmir'den gelir..ama bizim orda insanlar denize huzurla bakarlar, bakıpta durum şöyle vahim böyle vahim diye İstanbul'dakiler kadar iç geçirmezler..Keşke İstanbul'da da durum böyle olsa..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.