Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Haydi Gençlik Go.."

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

KENTİNE SAHİP ÇIK
KENTİNE SAHİP ÇIK
Bir kent düşünün geçmişi harabeleştiren insanlarla dolu yüz yıllara mal olmuş bir kent adı dünya başkentleri arasında ilk sırada okunan ki bugün hüsranlar içinde makyajı ile sahte bir güzelliği dışa vuran benliğini kimliğini kaybetmiş bir şehir.uzak değilsiniz evet evet tam ortasında içindesiniz bu şehri solumadan her yıkılan geçmişin izinde içi sızlamadan ben istanbulluyum diyen o eski istanbul beyfendisinden yoksun bugünün argo ve sözüm ona evrensel insanı istanbulun dünya ile bütünleşmiş miş miş.çoğunluğu dilini yobazlaştırmış diller karması anadoludaki insanımızın anlamıyacağı bir dili telaffuz eden topluluk.tarih hiç bir zaman affetmez.bizlerde affetmemeliyiz.kendimize gelmeli ve iç dünyamız medeniyetimizin ve çağdaşlık düzeyimizin aynası olmalı.eski yıkılarak yeni kurulmıyacagını gelişmiş topluluklar kavaradığı gibi hiç bir medeni ülkede istanbulun denginde bir şehre insanı bu haksızlığı yapmadı,yaptırılmadı .eğer ki kendine istanbulluyum demeyi yakıştırıyorsan görev bilincindir arkadaş bu şehri dili ile dokusu ile havası yaşamı ile sonuna kadar savunmaya mecbursun.yaşam alanımızı daralmaya kimsenin hakkı yok.

16 ahkam var
Önceki yazı: Albert Einstein

Ahkâmlar

Arkadaşıma can u gönülden katılıyorum ..İstanbul nasıl olursa Türkiye de öyle olacaktır.. Çok geçmeden İstanbul da tam bir Mimari konservasyon başlatılmalıdır...

ABY

Artık çok geç. Bu şehir vücudunu da, ruhunu da teslim etti. Neyi konserve edeceksin? Ona, buna kurban edilmiş ve piçleştirilmiş tarihi dokuyu mu?
İstanbul için şu anki durumu, yani insan sayısını, araç sayısını, gelişme sanılan şişkoluğu veri alarak bir şey yapılamaz. Daha kısasını söyleyeyim. İstanbul'da yaşayan insanların ihtiyaç ve isteklerini göz önünde bulunduran her türlü inisiyatif, bu kepazeliği yeniden üretir.
Neyseki deprem olacak. Gecikmesi, şiddetini arttırdığı için hoşuma gidiyor. Bu büyük negatif enerji boşaldıktan sonra belki bir umut olabilir.
Beşiktaş'ta, Vatan Caddesi'nde, Dolapdere'de, vesair yerlerde tekrar açılacak güzel dereler. Hayatta kalanlar şehrin önemli merkezlerini, Eminönü, Taksim, Kadıköy, Aksaray, Levent meydanlarını mezarlık yapacak; gelecek nesiller aynı hataları işlemesin diye.

\
Geleli çok olmadı belki ama şairin dediği gibi "ruhumu eritip kalıpta dondurmuşlar onu İSTANBUL diyerek toprağa kondurmuşlar" sanki. Bu şehri seviyorum ama öyle çıkarcı bir sevgi değil benimki. Hani hayranlığın akıl sınırlarını zorlayarak aşka dönüştüğü delikanlı sevgilerinden gibi. Yoksa şehrin sunduğu maddi getirilerinden payımıza düşen bir şey yok yani anlayacağınız. Henüz üç yıldır buradayım ve şehrim için üzülüyorum. Bir tarih tanığının öldürülmesinden başka bir şey değildir şimdiki yozlaşma. Canım sıkılıyor ne kelime, canım yanıyor. Cânım şehir gitgide yoz bir kültürün eline geçiyor. Sadri Alışık'ın tiplemelerindeki zararsız serserilerin yerini alanlara bir bakın. Ne demek istediğmi anlayacaksınız. Eskiden büyük şehrin çarkları adamı öğütür derlerdi. Nerede ve keşke! şimdiki gelenler şehri öğütüyor. Ne akıl almaz talan manzaraları ile karşı karşıyadır kültür abidesi şehrimiz. Canım sıkılıyor ne kelime, CÂNIM YIKILIYOR!

ahh güzel istanbul ah yapılacak okadar çok şey var kiii

anlam ver hayata

Henüz İstanbul'lu değilim ama yakında olucam.İstanbul büyüleyici bir şehir.Çeşitli toplumlardan insanları barındıran bu şehir malesef yozlaşmaya yüz tuttu ama hiç bir şey için geç değil...

İstanbul un eskiden çalıkuşları, dolmuşa binen sultanları, okuldan çıkıp simit satan çocukları, kapımızı çalan sütçüleri vardı. bunlar filmlerden kalan resimler hep. daha da ötesi vardır belki. şimdi boyalı gözlerinin rimelleri bir yağmurda alibeyköyden akar olmuş. ya da kar yağınca yüzündeki kırışıklıkları 1-2 günlüğüne gizler olmuş. taşı toprağı zehir olmuş. yok olmuş istanbul...

Tool Antolojisi: !Vicarious, 'Stinkfist, ^Jambi, +Schism, &Parabola, /Lateralus, (Jimmy, )Aenima, =Prison Sex... -coming soon-

tebrik ederim ii bir konuluya değinmişsin.bravo.Evet istanbul yok olmakta,her birey olarak bir şeyler yapmalıyız.Bu şehir bizimdir başka birinin diil onun için elimizdekinin değerini bir kere olsun yok olmadan bilelim diorum

HAYAT DERS VERENDİR.ALMASINI BİLENE...

ii bir konuya parmak basmışsın arkadaşım her ne kadar nicklerimizz aynı olsada genede iyimser bir tavır ile güsel bir yorum getirmişssin.elimizdekinin değerini kaybetmeden bir kere olsun bilmemiz gerektiği kanısındayım

bazı şeyler duyarlı olmakla ya da bir el atın da kurtaralım demekle olmuyor.
Gavur memleketlerde bu konservasyon olayının 4 senelik lisans ve hatta yüksek lisans bölümleri var. Müfredatlarında sanat tarihi, mimari tarih, restorasyon teknikleri, işin yasal boyutları gibi dersler var. Türkiye'de sanırım sadece Mimar Sinan Üniversitesinde, o da yüksek okul seviyesinde, detayların restorasyonunu öğreten bir bölüm var.

Pek bir bilgim yok ama sanırım cami restorasyonu gibi seçici olduğumuz kültür varlıklarını buradan mezun olan insanlar restore ediyor. Bir bilen varsa izah etsin de aydınlanalım.

@hotshite dediklerin teoride doğru sadece, Türkiye'de doğru düzgün restorasyon yapan bir kaç kişi var, onlarda kaynak yetersizliği yüzünden yapabileceklerinin çok azını yapabiliyor. Bunun yerine eski eserler taşeron firmalarca katlediliyor. Topkapı surlarının içler acısı restorasyonunu yaşı tutanlar hatırlar, binlerce yıllık surlar tamir ediyoruz diyerek kahpe bizans setine çevrildi, zaten bir çoğu depremde yıkıldı, işin kalitesizliğini siz düşünün.

Değerli arkadaşlar tarihi restorasyon kısmına saplanıp kalmışlar. Depremin yıktığı sur İstanbul'a bir şey kaybettirmez. Kaldırımda atılan omuz İstanbul'a daha fazla zarar veriyor kanaatindeyim.

İkisi birbirinden ayrı değil ki... İkiside bilinç ile ilgili.

Deve kendi kamburunu görmez, karşısındakini görür.
Ey, hikmetinden sual olunmaz Allah'ım, İstanbul'un magandasına çözüm bulmayı patavatsızlara mı bıraktın?
Her neyse.

Benim anladığım kadarıyla İstanbul'un travma geçirdiği tarih, imar yasasının değiştiği ve azınlıkların göçmek zorunda hissettikleri 50'lili yıllara denk geliyor.

Güzeli bir anlatımla 1800'lü yılların sonundan günümüze, Istanbul'un hal-i pürmelali:"Türkiye'de Modernleşme Politikaları ve İmar Uygulamaları" ; Arredamento Mimarlık Dergisi.

yorumsuz kalmış istanbulummm

HAYAT DERS VERENDİR.ALMASINI BİLENE...

cok güzel olmus istanbulun...

su yorumu öyle bir tutasim geldi ki...
bir yazi cikar bundan da.

gerçekten haklısın katılıyorum. anlatımında çok iyi olmuş ama bu haliyle bile çok seviyoruz istanbulu. hala sahile gitmek çok keyif veriyor insana.(sahillerin şuan ki durumu malüm...) istanbul aynı kalabilseydi keşke. istanbul insanların yaptıklarını haketmedi bence ve ancak bu kadar katlanabildi tüm dünyanın başkenti makyajlı şehir:( bir şarkıda vardı İstanbul ağlamış,rimelleri akıyor....

by peripetty

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu