Eskiden şöyle düşünürdük:
zengin biri siyasete atıldığında;
"Bu adamın parada-malda gözü olmaz,
onun için iyi idareci olur!".
Yesinler!
Zenginlikte aşırılığı betimlemek için;
"Karun gibi" deyimini kullanırız.
Aslında "Karun gibi" deyimi, zenginlikle birlikte
kibir ve cimriliği de anlatmaktadır.
İnsan Karun gibi olmuşsa artık gözü doymak bilmez.
Hırs öyle birşey ki,
bütün dünyayı içindekilerle bnirlike versen
yine gözü doymaz.
Genç Parti'nin kurucusu ve
genel başkanı Cem Uzan için de:
"Bu adamın herşeyi var, parada pulda gözü olmaz!"
deyivermişiz...
Halt etmişiz!
Meşhur operasyonlardan sonra bulunan şarap mahzeni,
başlıbaşına yanılışımızın kanıtıdır.
Gazeteler haftalarca soyadı "Uzan" olan şahısların
aranması konusuyla süslendi.
"Prens" Cem Uzan'ın "bir komşuya" taşınma talebi
bayağı yer bulmuştu.
Zannettik ki oralarda yerleşir, kalır bir daha gelmez.
Heyhaatt!
Televizyonlarda o çocuksu yüzü, çift hilalli-
tek yıldızlı amblemi ve yeni sloganlarıyla
tekrar sırıtmaya başladı.
Herşey tamam da, bu arkadaş neye güvenerek,
neye dayanarak bu ülkede seçim propagandası yapmaya
devam ediyor.
Bilemiyorum.
Ama hazır olun, her an size
döner-ekmek ile ayran ısmarlayabilirim...
Cem aabi ödiiycek :))
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.