Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "the day the earth stood still"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

\
Gözle görülebilen gerçekleri örten bir perdedir karanlık.. Fiziksel ışığın yokluğuyla oluşur ve aslında gözün gördüğü/göremediği gibi mutlaka kara (siyah) değildir..
Ancak ışığın varlığı, gerçek siyahı diğer renklerden ayırmamızı sağlar..
Sinemada tüm ışıklar söndüğünde beyazperde de siyahtır..

Karanlık yokluğun, yok olmanın simgesidir ya da hiçliğin ta kendisi..

Geçici karanlık geçici bir yokluğu bize hissettirir; sinema salonu karardığında hiçbir şey yoktur ve projektörün çalışmasıyla, aslında hep orada -film üzerinde- olan dünya, perdede yeniden kurulur..

Sürekli karanlık ise önce geçici yokluğu hissettirecektir ve sonra sonsuz karanlık içinde gittikçe azalan, yok olan umudu..

Güneş ışığı tıpkı bir projektör huzmesi gibi karanlığı yırtarak evrene yayılır.. Dünyamıza rastladığı zaman, güneşin aydınlığında görünen (hayat), belki de hiç durmadan sahnelenen muhteşem dekorlu bir piyestir.. Kim bilir..
Belki de ezelden çekilip oynatılan dört boyutlu “ultra süper prodüksiyon” bir filmin oyuncuları olarak, dünyaya yansıtılan görüntülerden ibaretizdir hepimiz şu devasa "evren sineması"nda..


2 ahkam var

Ahkâmlar

walla oyle heralde menese bende cizgi filmlere benzetirim hayatı eskiden kare kare elle çizilirmiş hareketler elimi kaldırıp kafamı kaşımam aslında cok zor ama kolay geliyor bana(konuyla alaksız ama yazmadan edemedim iste) bide hayata dair bir diyalog paylaşayım seninle şener şenle arkadaşı karşılaşıyorlar bir yerde

arkadaşı -hayat nasıl gidiyor?
şener şen -kabasını aldım...

yolunu almış bir ışığın yada nereye gideceğini bilen bir karanlığın önüne birşey geçemez herhalde,sadece anlatılabilir...işte sinemanın yapmaya çalıştığı da budur bence. objelere yansıyan ışığı algılayan gözlerimizin beynimize gönderdiği nörönlar onlara bir beden sunar.bizlerde gördüğümüzü sanırız.oysa eşya kişi yada yansıtan neyı nasıl yansıtmak istemiş ise onu görürüz onu biliriz.
sinemada bizim beynimizdeki ışığı perdeye yansıtma şeklimizdir.ınsan beyni projektör olur 7.sanatta ,
dünyayı nasıl algıladığımızı nasıl gördüğümüzü ve görmek istedıklerımızı yansıtır.sinema dündür bugündür ve yarındır benim beynimde. katıldım sıze yazdıklarınızla başka bir ışık tuttunuz bilgisayar monitörünün bana yazdıklarınızı okumam için verdiği ışığın karşılığında...

hayao mıyazaki

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu