gün battıktan hemen sonra.. gökyüzü henüz karaya çalmadan evvel.. koyu bir gri, açık bir lacivert gibi iken.. yüzlercesi havalandı.. çılgınca dönüyorlar prefabrik ofisin üstünde şimdi..
mezarlıklar niye çeker bu hayvanları..? acaba eric haklı mı..?
istanbulun çeşitli yerlerinde görmek mümkün bu kuşları ama burada yüzlerce, binlerce.. dönüyorlar havada.. kargadan bir bulut.. selvilerin üstünden havalanıyorlar canhıraş çığlıklarla..
nedir sizi bu kadar ürküten güzel kuşlar..?
nedir insanların bu kadar sizden nefret etme sebebi..?
sırf bed sesiniz değil belliki.. boyun eğmez tavrınız, meydan okuyan karakteriniz olabilir mi acaba..? insan ırkı hükmedemediği canlıları sevmez.. böyledir ne yazıkki ey kara kargalar.. bed sesli kanatlılar.. şahinin uçuşunu hayran hayran izleyen insan, karga gördümü burun kıvırır.. oysa ki yırtıcı kanatlıların tüm özellikleri vardır onda.. kanat yapısı ve uçuş stili bir kartaldan çok da farklı değildir.. hatta ondan öte birlikte yaşamayı öğrenmiş, sürünün gücünü farketmiş olmanın ayrıcalığını da yaşarsınız.. çok zeki hayvanlarsınız.. ama biz leş yiyen olarak biliriz sizi sanki gücüne hayran kaldığımız kartallar şahinler leş yemezmiş gibi..
ben yanınızdayım ey güçlü hayvanlar.. hiç bir şey için olmasa, ne gücüyle, ne hızıyla, ne zekasıyla hiçbir işe yaramayan erkek aslanın kral olduğu dünyada, olduğunuz gibi çirkin ve bed sesli çığlıklarla varlığınızı sahtekarlığa girişmeksizin ortaya serdiğiniz için.. zekanız için..
hadi huzur bulun artık.. gidin ve dinlenin yuvanızda.. tabii umursamıyorsunuz beni.. uçuyorsunuz hala binlerceniz tepemde.. çığlık çığlığa..
artık iyice karardı hava birazdan yorulur inersiniz nasıl olsa..
evimizin çatısına senelerdir bir karga ailesı gelip gidiyor bazen diyorum ki benım evım sana uygun değil burada ne arıyorsun.tamam sana zarar vermem verdirmem de fakat sen sertsın,ürkütücüsün vazgeç burdan ,git uzaklara uç.ama o mağrurca bakıyor ve çok sert bir ifadeyle gitmiyor ve biliyorum ben gidene kadar da gitmiyecek.o bizim ailenın bir ferdi yıne de gelmeyince merak ediyorum.aman karga ,canım karga sen gel ki bizde bur da hep var olalım.


Tükiye'de yaşayanı, altta karnı gri olan kardeşimiz. Naçizane hayranlığıma mazhar olan da bizzat kendileridir.. Leş Kargası nam ile tanınan bu kardeşimiz, milletin kafasına gözüne; ceviz, midye nevi kabuklu basinleri atmakla ünlüdür.. ağzına aldığı kabuklu nesne ile yükselip sert zemine bırakmak suretiyle kırarak yiyen becerikli ve zeki bir arkadaşımızdır.. bu dostlarımızın çokça bulunduğu yerlerde (özellikle ceviz yemişinin olgunlaştığı dönemlerde) yukarıya bakıp yürümekte azami fayda vardır..
asla unutmazlar! misyonları güçlüdür!
"bir zamanlar, insanlar birisi öldüğünde...
ruhunu bir karganın
ölumün ülkesine taşıdıgına inanırlardı.
ama bazen çok kötü bir şey olduğunda...
büyük bir keder de taşınırdı
ve ruh rahat edemezdi.
o zaman bazen, sadece bazen...
karga yanlış şeyleri duzeltmek için,
ruhu geri getirebilirdi ... "
@sahinden,
@linet'in yazdıkları, The Crow filminin açılış sahnesindeki dış sesin ifadeleri, yanlış hatırlamıyorsam.
patii sen bugün pek bir öğretmen havasındasın:))
cevap veriyorum öğretmenim: Ben bu filmi seyrettim ve aklımda bu replik tamamen kalmadı tabii ki ama, sayın pilli pati o linki gönderince tıkladım ve film aklıma geldi, sonra film hakkındaki yorumları okurken bu repliği gördüm evet dedim ilk duyduğumda da tüylerim ürpermişti, şimdi de ürperdi..
Hem bizi leyleklerin getirdiğine inanıyorsun da neden ölünce ruhumuzu kargalar taşımasın ki? dimi ama??
Oturabilirmiyim öğretmenim?? :)) otur sıfırr linet, kopya çekmişsinnn....
şimdi sana sinirlenmedim diyeceğim, sinirlendin diyeceksin, sinirlenmedim diyeceğim, sinirlendin diyeceksin.... sonra ne olacak gerçekten sinirleneceğimm, o yüzden sana gülümsüyorum ve şu şarkıyı armağan ediyorum...
Aptal karga nerede
Buldum onu derede
Karga karga gak dedi
Çık şu dala bak dedi
Çıktım baktım o dala
Bu karga ne budala...
filmden dem vurmuşsunuz.. söylenecek sözlerin fevkindedir anlattıkları.. sessizce seyretmek, müziğine, karanlığına, yağmuruna, karanlıkta gizlenen iyiliğe, aydınlıkta arz-ı endam eden kötülüğe dalıp gitmek gerektir.. yorum yapmam bu filmle ilgili.. bir filmden ziyadedir çünkü.. hikayenin başlangıcı da esasında gerçek bir hikayeden ilham almakta.. seksenlerde bir kaç dolar için nişan yüzüklerini çalıp öldürürler amerikalı bir çifti.. bu hazin öykü üzerine kurgulanmıştır eric draven karakteri ve geçmişi.. yorum yapılmaz sadece izlenir..
selam olsun.. huzur içinde uyusun ölümüyle ölümsüz olan.. tıpkı babası gibi..
onun ve üstadım babasının şerefine..!!
kaaaaa..!!
Kargalar uzun yıllar yaşadıkları için (100 yıldan fazla) ve aynı zamanda hafızaları çok kuvvetli olduğu için alet yapma becerisine de sahip oldukları söylenir. Yuva yaparken kullandıkları bir çeşit alet üretebiliyorlarmış. (Bir belgeselde görmüştüm)
belgeselde 100 yıldan fazla dedi, efsaneleşmek isteyen bir belgesel olabilir.
Kargaların bilinen ömrü 50- 60 yıldır, ondan sonrasını kim takip eder ki zaten:)
şöyle takip edebiliriz yeni doğan bi kargayı takip ederiz, sonra onu çocuğumuza devrederiz takip etsin diye, o da kendi çocuğuna devreder bu görevi yani 3 nesilde çözeriz bu efsaneyi, kimsenin içinde kuşku kalmasın...
vikipedi denen sanal ansiklopedi icadı, bilinen en yaşlı karganın bir yanki olduğunu ve 29,5 yaşında vefat ettiğini bildiriyor..
ortalama ömürleri 13 - 14 yıl olarak belirtilmiş..
ben de isterdim inanmayı ama malesef..
bir zamanların en popüler karga şarkısı
KARGA KARGA GAK DEDİ
ÇIK ŞU DALA BAK DEDİ
ÇIKTI BAKTI O DALA
ŞU KARGA NE BUDALA
der bir de...
Belgeselin her çevrilmiş her cümlesinde "işte Allah onları böyle tasarladı" diyorsa islami belgesel sayılabilir.
Bir de çizgi filmler var zoey Şirin babanın cumaya gitmesini örnek vereyimmi?
olay budur işte.kargaların dünyadaki konumları ve varoluşlarıyla ilgili tek kayda değer belge niteliğindeki argüman. durumu tüm yanlarıyla ortaya döküyor lerzan abla!
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.