Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "Uzun vadede daha çok kazanmak"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

\
Bu yazıda, karşılık veren aşk yahut karşılığı olmayan aşkın âlametlerini cinsiyetlerin üzerinde arıyor, daha doğrusu kişilerin fiziksel özelliklerinde özellikle bakışlarında ve yüz mimiklerinde yaşanılan aşkın karşılıklı olup olmadığı araştırılmış.

Buradan hareketle rahatlıkla sorabiliriz; aşk karşılıklı olmak zorunda mıdır?

Tek taraflı aşk olabilse de, sınırları nelerdir?

Bence insan aşkına karşılık bulamayabilir, illâ her halükârda cicili bicili, karşılıklı, şen bir aşk yaşanma şansı her zaman mümkün olmayabilir...

Karşı tarafa asla söylenemeyen yahut karşı taraftan red edilen bir aşk olabilir ortada...

Fakat, her ne kadar aşkın her hali saygınlık hak etse de, bu tür bir aşk belli bir süre sonra bitmeye mahkumdur, acıdır...

Lafın özü; en güzel aşk karşılık bulabilen aşktır, diğer türler ancak hüsrana mahkumiyettir.


187 ahkam var
Önceki yazı: VİCKS

Ahkâmlar

lâfın özü : en güzel aşk tek taraflıdır, karşılığı ve sınırları yoktur, olursa aşk olmaz...

''güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa''

Heye..

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

beni mi onayladınız bu nidayla ?

Lafın özü; en güzel aşk karşılık bulabilen aşktır, diğer türler ancak

bu cümlenin devamı nerde?

:)
Devamı aşk karşılığını bulduğunda tamamlanacak..Şu an inşaat halinde..

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

Kop seni onayladım evet..
Bizim gördüğümüz güzel be, görünen değil..

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

ayrıca nida kim?

diğer türler ancaktan sonra makaleciye bir sıkıntı çöküp aayy yeter daraldım daha yazmayacağım mı dedirtmiştir?

ben bilmiyom sayın manson, inanın

Sevgili Makaleci; yazınız apansız bitiyor, devamı çıkmadı mı acaba?

Çıkanlarına gelince; yerinde bir resim ve kelamlar.
Kendimce şu sorunuza cevap vermek isterim;
Tek taraflı aşk olabilse de, sınırları nelerdir? Bence bitmekten ziyade sonsuza dahi erişebilir mevzubahis aşkın sınırları, içerinizde giderek büyüttüğünüz, giderek hayranlıklar duyduğunuz, giderek ulaşamadığınız bir varlık filizleniyor ve süratle kaplıyor benliğinizi...Bitirebilirseniz ne ala...

Yazıdan (deterministik bir aşk yaklaşımı, ilginç gerçekten)
2 YAŞINDA SEÇİYORUZ
Aşık olacağınız insanın fiziksel ve kişisel özellikleri 2-8 yaşları arasında belirlenerek, birer data veya done olarak kodlanıp istifleniyor beyninize. Sonra bu özelliklere sahip insanla karşılaştığınızda otomatik olarak bir yöneliş gerçekleşiyor.

karşılıksız aşklara...
Kuzey rüzgarlarından mı, somurtkan yüzlerin benden çaldığı umutlarımdan mı yoksa, nereden bu burukluk, neden hayatta hep bambaşka bir dost elini aramam, bambaşka bir dost…

Günlerimin neşesi olacak, güldüğünde ,taa şuramda:gönlümde ulu sular fışkıracak, ruhumu bereketlendirecek bir dost…

Sevecek karşılıksız bir sevgiyle durmadan, bıktıracak beni ilgiden, bensiz hep yalnız hissedecek, yolumu gözleyecek tatlı gurbetlerimin dönüşlerinde.

Bir dost, karşılıksız seveceğim, dinmez bir sabırla her türlü nazına katlanacağım, aşkından her daim serhoş dolaşacağım… bir dost, sahip olduğumun cümlesini yoluna sereceğim, bir dost canımı, gözümü kırpmadan uğrunda feda edeceğim…

O kadar mutlu olacağım bir dost ki , günlerimi onu bana bahşettiği için Allah'a şükürle geçirsem, ömrümü yetiremeyeceğimi bileceğim. O kadar seveceğim ki onu, gül yüzünde bir gün bir acının belli belirsiz izlerini görsem, aylarımı huzursuz geçireceğim.

Ey dost seni o kadar seveceğim ki, özüm kıskanacak kendini senden. Özümü seninle değiştireceğim, hep benim içimde, hep bana yoldaş olacaksın.

Dost olacağım sana en kötü günlerinde, ve en güzel günlerinde hüznümle seni üzmemek için kayboluvereceğim ansızın. Seveceğim seni tanıdığım hiç bir sıradan insanın yaklaşmaya cesaret bile edemediği bir aşk ile. Yanacağım aşkından, eriyip küle döneceğim.

Ey dost seni öyle seveceğim ki, yandıkça daha da yak diyeceğim. Ateşimi körükleyeceksin her bir tebessümündeki ışıltınla.

Beni öyle seviceksin ki, dost aradığıma şaşırıp, bu zamana kadar niye bulamadığımı soracaksın, seni beklediğim için diye cevap vereceğim.

Çiçeklerden taçlar öreceksin dostum olduğun için, benimle dizelerde gezeceksin. O kadar seveceğiz ki birbirimizi, birlikteyken zaman keşke hiç akmasa diyeceğiz, diğer dost muhabbetlere hep birbirimizi tercih edeceğiz.

Ben bir kuğu olacağım dövülmüş, kanatları paramparça olmuş ve sen ben iyi etmeye çalışan küçücük, yüreği sevgi dolu çocuk olacaksın.

Ey dost beni o kadar seveceksin ki beni iyileştirmek için günlerce çareler arayacaksın. Bir gün, tam da herşeyin iyi gittiğini sandığın bir sırada, ihtimal ölüvereceğim sevginden ellerinde. Sana sevdiğimi bile söyleyemeden cansız düşüvereceğim kucağına.

Dostum seni o kadar seveceğim ki, sana sevgili bile diyemeyeceğim utancımdan. Seni o kadar seveceğim ki, başkalarıyla görsem de seni, mutluluğunla coşacağım. Senin iyini iyi belleyip, sana gece gündüz dua edeceğim.

Ey dost, senin sevdiğinle olan muhabbetinin derinliğini gördükçe, bende acılar denizinde daha da derinlere batacağım bir kez bile of demeden. En derine indiğimde, o karanlıkta sadece en tepede belirisiz bir şekilde dalgalanan senin yakamozun bir nebze ışık yollayacak yalnızlığıma. Ay gibi hayatımda kalacaksın; hiçbir zaman ulaşılmayacak, her zaman güzel bir biçimde.

Beni o kadar seveceksin ki ,beni unutacaksın ben sana tarifsiz bir hüzünle bakıp kendimi tanıtmaya çalışırken. Seni o kadar seveceğim ki çıkacağım hayatından, o kahreden güzelliğine rağmen.
hayalinin ışıltısı, her gece döktüğüm gözyaşlarına yapışacak ve uzaktakiler billurdan ateşböceklerinin dans ettiğini zannedecekler.

Seni o kadar seveceğim ki ey dost unutamayacağım…
Unutulmayacaksın…

kop; aslolan karşılıksız olan aşk diyorsun yani? eh, yapacak birşey yok, bu da bir tercih:) yalnızlığı ve noksanlığı da yanında getiren bir tercih, acı...

manson, le sorcier; hasta olduğum için yazınin son cümlesini eksik yollamışım, şu an güncellenme yolculuğunda:)

proksima; ben senin bu sitedeki yazıları üşenmeden okuyuşuna, ince bir şekilde kafa yoruşuna ve en nihayetinde yaptığın o kocaman, içten yorumlarına bayılıyorum! balık burcu olabilir misin acaba? :) onlar bu denli duygusaldırlar...gelelim yazımla ilgili değerli yorumuna; ben de 2 -8 yaş aralığına aşık olacağımız kişinin özelliklerini belirlediğimize çok şaşırdım, demek ki anne-babalar gerek kendileri gerek bir araya geldikleri insanlara daha bir dikkatli olmalılar, terbiyeli, mutlu çocuk yetiştirmeye çalışmak olmamalıymış sadece çaba demek, insan profillerini de seçerek tanıtabilmek gerekiyor...

bitirebilirsen ne âlâ demişsin, bence karşılıksız bir aşkın en zor tarafı bu! bitirmeyi bilebilmek...yoksa hastalık halini alıp iki tarafa da zarar haline dönüşebilir.

ve en nihayetinde yazdığın o güzel, büyüleyici yazıya da çok teşekürler! her kelimesi acıtıcı, hüzünlü ama insanın ruhunu besleyen, derin...çok sağol...

mak, karşındaki sana, senin ona olduğun gibi aşık olabilir mi?

evet olabilir

gözlerimizin içerileri ışıl ışıl oldu sevgili Makaleci hakkımızda haketmediğimiz yazdıklarınızı okuyunca...ne demesem ki :)

Bırakmak o kadar zor oluyor ki, bahsettiğiniz misal bir birlikteliği...ayrıyken hep içinizde olması hasretlik çektiğinizin. Hastalık olgusuna kesinlikle katılıyorum bende, zamanında bitirilmemesi, iki taraflı felaketlere gebe olmaya namzet her daim...

Yazının son cümlesinin eksikliğinden dem vuran onca kelama bakılırsa, bu bilmeden yaptığınız budama işleminiz, nice taze filizin sürgün vermesine, etrafı şenlendirmesine vesile olmuş.

hamiş: burç konusunda 30 derece ile ıskaladınız efendim. bir yaklaşık sonuç diyebiliriz belki de. horoskopta, balığı takip eden sıradaki burçtu bizimkisi (Koç) :)

mak, o zaman aşk olmaz o durum, aşk acı ve kavuşamama durumundan hasıl olur, büyür, yakar kavurur...

''Aşkından kibrit oldum
Yar yar yar yandım
Üfürsen yanıyorum
Şinanay yavrum şinanay nay ''

İlişkilerde aşk olsun ya da olmasın hep bir taraf daha fazla sever..
Aslında karşılıklı olsa bile denge sağlamak zordur..Ahengi bulunca herşey kolay..

Yazının son cümlesinin eksikliğinden dem vuran onca kelama bakılırsa, bu bilmeden yaptığınız budama işleminiz, nice taze filizin sürgün vermesine, etrafı şenlendirmesine vesile olmuş.

Proksimayı alnından öpesim geldi bi an..Nedenini bilseydim de sölemezdim zaten..

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

:) demek koçlarda duygusal olabiliyormuş! yahut yüselen burcun bence yine de bir su grubu deyip bu geyiği (rahatsız olunabileceği zannıyla) bitireyim:)

evet hastalık kısmı kesin, hatta bunu bir kelimeyle anlatırlar geçmiş dönem edebiyatımızda sık sık. sanırım unuttum:((

evet, cümleyi bitirmeyi ihmal edince böyle oluyormuş:)

Buyrunuz rica ederim...
Buyrunuz rica ederim...

ötelerde, birileri fikrini mi değiştirdi ne :)
hamiş: Alın bize ait değildir, çekimler trafiğe kapalı alanda, cansız bir manken kullanılarak gerçekleştirilmiştir...

Lesorcier, ilk aşık olma halinizi merak ettim..Göz kızarıklığı ve titreme hali yaşadınız mı..

Bi daha olmasın!

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

PBK, sen hala durumun vehametini anlayamadın herhal..C47 koğuşundayım ve çıkma ihtimalim hiç yok...(odunum kısmını değiştiresim geldi, fazla yüklendim kendime, yazık bana)
Göz kızarıklığı ve titreme hali sadece bamya yemeye zorlanınca hasıl oluyor..

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

kop; sana şöyle anlatayım; vaktiyle bir büyük aşk yaşanmış, kadın da adam da çıldırmışlar aşklarından, bu kadar büyük bir uyum, böyle bir büyü yaşamamışlar hayatlarında hiç...hatta birbirlerinin yanındayken bile bu manyak aşk yüzünden gözleri dolar, saatlerce o gözlerle birbirlerine bakarlarmış, hangisi daha çok seviyor de şimdi bana...yok böyle bir durum, ikisi de birbirlerini aynı şiddette, manyaklıkta seviyorlarmış...bir gün ayrılmışlar, hayatta her türlü aşk var, iki tarafın da aşktan geberdiği aşklar var, emin ol:)

Ben çevrem de bulunan ilk erkek olan uzaktan akrabama aşık olup dalgıç takımlarını leğende omo ile çiğneyerek yıkamıştım ya da boğuşmuştum....Bahçedeki çamaşır ipine asıp bütün çamaşır direklerinin kopmasına sebep olmuştum..
Sonra, gelip annemlerle nişanlısını tanıştırmıştı..bütün emeğim boşa gitti...Böyle bişey karşılıksız aşk..
Ey gidi eski günler..Hiç unutamam..

tamam şimdi emin oldum mak, saatlere gözleri dolup birbirlerine bakmaktan başka yapacak şeyleri olsaymış keşke, zevkten gebermek daha iyi olabilirdi o vakit

dalgıç takımlarını derken?

kop; o sadece en uç bir örnek diyelim...çok şey yapılmış, etraf toz duman, ama nâfile bir çabaymış, anlamışlar...yani emek ve çaba yaşanan o büyünün hacminin 2 katı imiş...

pbk, alemsin:))

Giysi demek ..Tüp falan değil..:)

Unuttuğunuz söz kara sevda misal bir söz olabilir mi sevgili Makaleci?
Veya, dellenmek vb. bir anlamda rahatsızlık manalı kullanılan bir kelime olabilir mi?
Merak ettim gerçekten.

proksima yazmıştım, güncellenmiş:) son iki kelimem yukarıda, yazıda...

sörsi yalan söylüyo bakınız şinci ben annatıyorum. ilk aşık olduğu dönemde kendisi sürekli ançuezli pizza yemek istiyor ve kendini durduramıyordu. kulak arkaları terliyor tırnaklarında kir birikiyordu. sürekli aşık olduğu adamı izliyordu. sonunda ona mail atmaya karar verdi. uzun uğraşların ardından başardı da. jean reno ona keşke bu maili evlenmeden atsaydın diye cevap yazdı. çok ciddiyim kendisi jean renoya aşık. sakın dalga halindeyim sanmayın zira dalgalandım da duruldum ben.

unutulan tamamlanmış, cümle diğer türler hüsrana mahkumiyettir ile bitmiş
buna da katılmıyorum,
aşkın zaten tek türü budur, hüsranla biter yenisi başlar

bu da bir nevi aşılama yapmak oldu herhalde budadığınız dala :) ala efendim, ala...

evet hastalık kısmı kesin, hatta bunu bir kelimeyle anlatırlar geçmiş dönem edebiyatımızda sık sık. sanırım unuttum:((

cümleniz üzerine sormuştum gerçi soruyu.

gerçek aşk budur zaten manson, lö sörsiyeyi bu girişiminden ötürü kutluyorum, hiç bitmeyecek bi aşkın sahibesi olmuş kendileri, jey reno da yaptığınla kalsın

Lesorci ve Manson dostluğu budur..Kendisinin yalan söylediğini bir çırpıda kaybetmemeyi göze alarak söylemiştir.. Şimdi ayakta alkışlıyor ve yerime tekrar oturuyorum..

biz de kendisine terbiyesiz diye duygularımızı ifade ettik o zaman zaten. o gün bugün sörsi iflah olmadı.

Mahremiyet diye bişi kalmadı arkadaş..Bunu hemşire bana sonda takmaya çalıştığı zaman anlamıştım şimdi emin oldum..Kardeşim ben kafadan hastayım sondaylan ne işim olur diyorum, sen karışma diyor..
1 hafta sonra Birmingham Asyluma kapattılardı kadınceyizi..Yazık..

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

o hemşire senden önce ellediği menenjitli hastadan sana menejit bulaştıran adi kadın mıydı kuzum.

Yok, onu Velvet Caddesinde ölü buldular..
Hala kimin yaptığını merak ederim (!)..

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

oak street... ortaokul lisede hep bir adres oldumu oak street derdi. velvet deyince. hey gidinin...

Oldu, ben de Leon un minik aşkı Mathilda..

42nci caddede eski bi pastane vardı, sevgilim diye kıymet verdiğim haspayı orada bi lavukla görüp azını yüzünü daatmıştım, hey gidinin gençliği

Neee savunmasız birine el mi kaldırdın yani..

proksima; yok hayır, kara sevda değil de, işte hatırlasam zaten:)

yok yau beni görünce ikisinin de suratı daalmıştı, acaip zevkli bi durumdu...

kop; ayol niye yenisi başlasın, ya da başlasa ne olacak? yakalanan büyü bir daha yakalanılabilecek mi?

her seferinde farklı bi büyüye ne dersin

Biri büyü dedi..Hangisi lazımsa hazırlayayım..

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

o yeşil köpüren içinde canlı gözler olan buharlı büyüden istiyom

kop; aynı şiddette, aynı tonda bir büyü 2. kez yakalanmaz, yakalanamaz

yakalanır, yakalanır,

eşyanın tabiatına aykırı

eşyanın tabiatına aykırı

hiç de değil, aksi olması tabiata aykırı

sayın kova burcu! bir baksanıza bana:) inatçı bir kova ile böyle bir diyalogdan ne çıkacak merak içindeyim ama, yine de fikrimi savunayım: biz klasik sevgiden hatta klasik bir aşktan da bahsetmiyoruz, sıradışı ve deli bir şeyden bahsediyoruz burada, olmaz yani, bir ikincisi olmaz...insanlar bunu kabul ederek yaşamayı öğrenirlerse geri kalan ömürlerinde mutlu kalabilirler...yok eğer aynı şey yine başıma gelebilir zannıyla yaşarlarsa, nasıl bir yaşam olur, tahmin etmesi bile üzücü, yorucu...

sayın mak, aynı şey başıma gelirse deil, sen beni anlamamakta kararlısın,
ben diyorum ki sıradışı ve deli gibi aşk bitebilir, sonsuza kadar sürmez, o bitince de bir başka aşk başlar o da deli gibi olabilir bir öncekini aşması da söz konusudur hatta aşar da, bi başkası başlamazsa sakatlık var demektir,
olur bunlar olmaz deil, olmuştur da, olacaktır da...

Sira disi ve deli seylerin hikayeleri icin bana bas vurabilirsiniz, ama size pahaliya patlar :-DDD

her zaman yeni başlangıçlar olur hayatta, olmazsa sakatlık vardır aynen öyle! ama aynı şiddette aşk tekrar yaşanmaz

clicia x, sen bir akrep burcusun, kesinlikle sıradışı ve deli şeyler senden sorulmalı bence de:)

Anaaa LeSorcier Brummie cikti.. wot wiv da froggie nick leSoc?

kaça patlarsa patlasın clicia beni yaz ilk sıraya

aynı şiddette ve daha fazlası yaşanır mak,
tabi kapıları kapatmazsan...

Baskalerindan duyacaginiza asik olmaya niyet ve azim edin ve kararinizi sonuna kadar icra edin. Kendiniz hakkinizda cok egitici olacagina emin olabilirsiniz.

yeni nesile bir tavsiyede bulunalım o zaman; aşkı hep ara!

offff, dilerken bile ne denli zor...yazık işte tekrar bu duyguyu arayacak olanlara, zor be kop...yine de senin yaklaşımın pozitif, dediğim gibi yeni nesil biraz hayata böyle bakmaya çalışsınlar bari, ama aradıklarını bulamadıkları zaman yaşayacakları muazzam hayal kırıklığını göz ardı etmeyerek! evet gençlik, arayın bakalım aşkı 2. kez...

aşk aranmaz, o gelir seni bulur...

aman tanrım, yani senin söyleminle;cisıskırays! bu durumda çok daha büyük bir beklenti ve bu beklentinin kişiler üzerinde yaratacağı çökkünlüğü, ağırlığı da hesaba katmalıyız ki, o noktada yorucu olan süreç (tezime göre) daha bir zorlaşır...

annamadım ne çökkünlüğü olacak ki,
beklersen aşk sana gelmez mi diyosun, e tabi evde oturursan dışardan haberin olmazsa gelmez o doğru,

hmmm; tavsiye edineceklere duyrulur; aşkı arayın ama bekleyin, bekleyin ama mobil halde olun:))

aski arayan aradigini da bulur belasini da.

sadece NIYET + IRADE, IRADE ve IRADE lazim. Bu kadar basit.

Bu arada askin tanimini defalarca yeniden yapacak kendini sorgulayacaksin. Defalarca ayni kisi tarafindan red edilecek ama yine de obsesif bir sekilde seveceksin. Gozunu kapadiginda zihninin kosesinde gunes gibi parlayacak. Ozlemden kuru collerde kuruyup oleceksin. Yanmak budur. Cokeceksin cokeceksin ama gulumseyeceksin,

yuzundeki "Cam parcalari izin vermese de".

anlıyorum ki söylediklerim seni gülümsetti peki senin aşık olmak için bi prototipin varmı mak?
bunu belirledin mi önceden, azimliyim kararlıyım şöyle biri karşıma çıkarsa aşık olucam dedin mi ?

biz sahneyi gençliğe bıraktık artık kop:) dilerim yepyeni yetişen insanlar, beni utandırırlar, senin dediğin şeyi yani yeniden aşkı tekrar yaşarlar!

clicia x, müthişsin! olay budur, burçlara inanmayan beri gelsin, akrep ancak bu coşkunlukta ifade eder sevdayı!

unumu eledim eleğimi astım diyosun yane, peke sen bilirsin,

zaten şu konuda ben ya da buradaki herhangibir okur-yazar arkadaşımız değil ki konu; insanlar...genel olarak herkes...insanların bazı olmayacak düşlerin peşinden koşmaması gerekliliğinin altını çizmeye uğraştım; hatta bu yazıdaki maksat da bu, karşılıksız aşka bile kapılmayın ki, sonuçta üzmeyin/üzülmeyin demek istedim...

aşk zaten karşılıksız olur mak, gene başa döndük, karşılık geldiği anda aşk biter zaten, aşktan karşılık beklenmez...

evet yine başa döndük; e peki bir şey sormama müsaade et; diyelim ki karşılık buldu, hem de öyle böyle değil...muazzam bir şekilde 2 kişi aynı şekilde birbirlerini sever durumdalar...bu saatten sonra geri sayım mı başlar diyorsun yani? ben buna katılmıyorum

geri sayım başlar demiyorum, o durumda aşkın kimyası değişir, karşılıklı alışveriş başlar, aşk aşk olmaktan çıkar, cinsellik ve sex ile bezenmeye başlar, daha da güzelleşir bu durumda ama, o aşk olmaktan çıkar, farklı bişey olur,

aşk yerini sevgiye bırakır klasiği yani

hayır değil,

farklı bir şey olur dediğin nedir???

(hafif' in bayan güruhu! beni yalnız bıraktınız ya, alacağınız olsun) :)

yetiştim makaleci. ne oluyor? efenim kavuşamazsan aşk olur demişler, doğrudur. ancak ben kavuşma hallerini sonrasında sürünme süründürme hallerini tercih ederim. bir oyundur, bu. oyunu keyifli, acılı, şiddetli, huzurlu vs. şekillerinden birini yaşıyorsunuz.

aşkın farklı bi boyutu olur, yani kavuşuncaya kadar hissettiklerinle kavuştuktan sonra hissettiklerin farklılaşır,
o ilk hissettiklerini hissetmek istersin sürekli ama olmaz,
ilişki her zaman canlıdır, bağlılık vardır ve birbirinize yetiyorsunuzdur, türlü çeşitli durumlar yaratıp canlı da tutuyorsunuzdur, ama biliyorsun ki işe gittiğinde sabah 9 saat ayrı kalacaksın, 10ncu saat evde onun yanındasın, gene berabersin, güzel bir yemek, mum ışığı, romantizm ve ardından sex, herşey çok kolay ve programlı...
oysa aşkta yürek acı çekmek ister, arzu duymak ister, özlemek ister, beklemek ister,
bunlar eksik kalınca o hareketli ve hararetli ilişkinin adı aşk olmaz,

En Güzel Hikayem
kulaklarım patlıyor sessizliğinden
yorgunluğundan
ölüyorum
sinekler yapışıyor vücuduma
gitmiyorlar
yayılıyor kanları
vurduğumda
denizi araladım geçtim
bir aşktan
attım kum torbalarımı
döktüm yaprakları
ama uzandın tenime
hissettim
terim aktı parmak aralarından
bazen , ne yaparsan yap olmuyor
kanım hızlanıyor bazen
damarlarımda
kan çanakları aynada
levham boynumda
bir yapbozu tamamlarken
bakıyorum
büyük parçan eksik
kalbin olduğu
bazen bir vücudu sarıyorum
banıp parmağımı
tadına bakıp
gözümü sevmeye karartıp
yapamıyorum
bazen...

acı bir tat kalıyor
ağzımda
bazen yutup
unutup
bazen tükürüyorum
bazen ayılıp
uyanıp bir nefesle yanımda
adı yok
sırtı var bana dönük
bükük
soğuğa çeviriyorum suyu
ağlıyorum
bakıp içine
ayılamayıp anlayamıyorum
bazen..

derimin altında
başarılı ayrılık notları
yazılmış , çöpe atılmış
intihar mektupları
vuruyorum sokaklara bedenimi
hayallere
hayatımı yine omuzlarıma
acımı alsınlar diye sığınıp
kurtaracak kadınlara
15 dakkamı
bazen..

bitti
zor oldu ama bitti
yapamadım benim
başka bir kalbi
bedenin zayıftı, kalbin güçlüydü
belki
haritası ama çok
silikti
sert bir şeydi iliklerimde
aşk
dayandım , ittim
sığmadı , kanırmadı girmedi
ama
sıktım pis kanı
akıttım yaramdan
iyileştirmeye yaladım
geçmişti
sanki
soktum neşteri göğsüme
inanmaya halim kalmadı
diye
bitti
zor oldu ama bitti
bazen..

korkma
bilirim acıyı
tedaviyi
imkansızlığın kekremsi tadını
dün insanlara baktım
kendi kirli camımdan
terkedilmişler çoktan
yaradan
tarafından

ben kesilene kadar yüzdüm ama
görünmeyince karan
bıraktım kendimi battım
bir taş gibi
yanmıştı , çizilmişti ama
sayrettim ağlayarak
sabredip
çok sevdiğim bir filmi
artık yalnız senin için
üzülüyorum
bitti
zor oldu ama
bitti

benim de zaten hiç gücüm yok
yüzüm yok hiç
umudum yok
ama bil ki
farklı bir hayaldi
işkenceydi bazen
bazen çok güzeldi
ama anlıyorum sesinden
kurtulmuşsun
sen
nokta konmuş bitmiş
en güzel hikayem Teoman ve Şebnem düeti...

lorienn

tamam bayanlar geldi mak, ben çekiliyorum
hepinize aşk, acı, elem, fantezi, fetiş ve şiddet dolu günler dilerim,

hayatımda senin kadar alıngan birini görmedim kop:))) nereye bakayım, öyle kaçmak yok! senin bir kelimeni yakaladım şimdi; sen diyorsun ki aşk bir süre sonra biter, e zaten bitebilmelidir ki yenisi başlamalıdır...e yani yenisini yaşayacağız diye o bahsettiğin mu ışığı akşam görüşeceğini bilmekleri yok edip yeni serüvene mi başlayacağız?? ohooo!

nevdalist! hoş geldin; senin şu süründür olayına bayılıyorum, rutini bozar diyorsun yani:))

lorienn; çok sağol, harkaymış!

askla cinsellik arasindaki farki anlamadim??? iliski dediginiz sey tatis ztutsuz mekanik reguler seylerse niye yasiyorsunuz ki... ihtiras ve yogun duygularin tuketim romantizmiyle alakasi yok, farkli boyutlar onlar.

aşk, serüven, cinsellik, fantezi, fetiş, sadomazo bi bütündür asla ayrılmaz

iliski dediginiz sey tatis ztutsuz mekanik reguler seylerse niye yasiyorsunuz ki... ihtiras ve yogun duygularin tuketim romantizmiyle alakasi yok, farkli boyutlar onlar.

allam clica ile aynı fikirdeyim. tüüü tüüü bu sefer kesin deprem olacak.
makaleci, sürünmeyi de göze almak lâzım. huzur ve saadet nereye kadar?

bu benim soruma değil, clicia x' in yorumuna yanıt oldu sanırım

bu arada clicia x, başlangıçta seninle tartıştığımıza hiç inanamıyorum, demek ki ön yargılı olmamak gerekliymiş

en büyük aşklar en sıkı kavgalardan çıkar diye de bi mesel vardır

kop işte bu konuda katılıyorum sana

Offff ya herkes Clicia ya aşık, Ser-kuş ona, Anthro ona, Kop u da kaptırdık..

:)) clicia x' i sevmeyen ölsün derim ben bu durumda...

ama ciddiyim!

clicia benim ilk göz ağrım pbk,
O seroş ve ant'a bakmaz, tahmin etmiyorum

ilşkiler böyle kurcalanmaz. tehlikelidir. varsa vardır yoksa yoktur. çomak sokmamak dürtüklememek gerekir. o zaman hayat çok güzeldir.

:)) clicia x' i sevmeyen ölsün derim ben bu durumda...

öyle deme makaleci? henüz çok gencim....

evet iddiaları göreyim. clicia anthroyu mu kopanistiyi mi yoksam uzaktan depar yapıp alana giren ser-hus'u mu seçecek? fonda az sonra çığlıkları yankılanıyor.

pardon manson, sanırım cidden anlamadım (hapşırıktan yaşaran gözlerim buna mani olmuş olabilir) hangi ilişkiler kurcalanmış? ne kaçırdım?

oysa hayat sevince güzel manson, yaşasın aşk diyorum ve aşkımı kalbime gömüyorum