Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "Geniş Açı Dergisi'nden Özel Sayılarına Yönelik Kampanya"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
20

Kaybetme Korkusu

Âşık olunmuş sevgilinin koynunda bir Pazar sabahı uyanmak için mi bütün bunlar? Çok sevilmiş bir karşı cinsin sizi bütün bu pislikten soyutlaması uğruna mı yaşıyorsunuz? Siz de onu soyutlayacak mısınız? Daha çok kazanıp daha çok Pazar kahvaltısı etmek için mi yaşıyoruz? Neye dönüşmesine izin veriyoruz hayatın? En büyük korkunuz sokakta açlıktan ölmek mi? O sokaklar ki; bir zamanlar gezmeye, koşmaya doyamadığınız? Salıncak sırası beklediğiniz yeşil parklar nerede? Şimdi çoğunuz ve ben ve şimdi belki hepimiz, kredi kartları borçlarımızı ödemek dışında bir şey düşünemezken kendimize getiriliyoruz. Boğazımıza kadar çamura batmışken ve hayallerimiz iğne deliği kadar küçülmüşken uyandırılıyoruz. Ertesi gün hemen yeniden uyuşturuluyoruz ve Pazar sabahı sevgilimizin koynunda mutlu olup olmadığımızı düşünemeyecek kadar mutluyuz. Çırılçıplak bir sevinç doğuyor içimize “iş güç yok” diye düşünebildiğimiz her saniye. İçinde çırpındığımız boktan çıkıp, derin bir nefes alıyoruz. İşte o zaman sarılıp öpüyoruz önümüze gelen her kimse onun dudaklarını salya sümük… Bütün bu s.kilmiş hayatlarımızı önemliymiş gibi görmeye çalışırken ve yarım yamalak hatırladığımız anıları tek parça halinde tutmaya uğraşırken. Bize hayal dünyamıza ulaşmamız veya mutlu olma yollarımız zerre kadar öğretilmemişken ve her zaman yarıştayken. Şimdi sokaklardan korkuyoruz. O sokaklar ki; bir zamanlar evimiz gibi gördüğümüz, toprağının kokusuna doyamadığımız, çimenlerinde yuvarlanıp çiçeklerini kokladığımız… Gecesi ayrı, gündüzü ayrı cennetlerimiz. Para ile bulanmış neon ışıkları ve arkasını göremediğimiz boyalı sahtekârlıklardan öteye gidemiyor artık. Umutla baktığımız hayatlar, parlak sandığımız gelecekler, özneler, ben’ler. Benzemeye çalıştığımız artistler, inandığımız masallar ve tuttuğumuz takımlardaki futbolcular. Bizden ömürleri boyunca haberleri bile olmayacak bütün süslü hizmetçiler. Ve şu halimize bakın. Bizi köle özentisi insanlar haline getiren şeye bakın. Bütün mutlu çingeneler veya ölmüş Kızılderili ruhları adına bize bakın! Âşık olunmuş sevgilinin koynunda bir Pazar sabahı uyanmayı bekliyoruz. Çok sevdiğimiz karşı cins bizi bütün bunlardan kurtaracakmış gibi. Onu bulduğumuzda onunda aslında bizi beklediğini fark ediyoruz genellikle… Ama yine de iki kişiyle olacak gibi değil bu kurtarma işi. NEYE DÖNÜŞMESİNE İZİN VERİYORUZ HAYATIN??? Ailelerimize bakıyoruz, bizi sevdiklerinde ve bizim iyi olmamızı istediklerinde ne kadar haklı ve masum görünüyorlar. Cahilliklerini sevdirip nasıl da korkularını bize aşılıyorlar. Ailelerimize bakıyoruz, nasıl da her şeyden habersizler tıpkı bizim gibi. Evlenenlere, dünyalarını birleştirenlere, dünya evine girenlere ve hatta yeni birini bu dünyaya kazandıranlara bakıyoruz. Hangi zincirin hangi halkası olduğu umurunda olmayan insanların mutluluklarına özeniyoruz. Örnek alıyoruz, kötüyü veya iyiyi… Örnek alıyoruz önemli değil gerisi…
Daha çok kazanıyoruz birileri kaybederken, daha çok gülüyoruz birileri ağlarken ve daha çok mutluyuz bir başkasını istemeden üzdüğümüzde. Bir başkasının sevgilisi her zaman koynumuzda… Biz birbirimizin sıçtıklarını yemekten başka bir şey yapmıyoruz.
Sizce neye dönüşmesine izin veriyoruz hayatın?

-------------------------------------------------

Yanımda esmer bir hatun vardı, havaalanındaydık, biletçiyle konuşmaya başladım, aşağılık biletçiyle, gününün çoğunu burada geçiren ve iki sigara içebilmek için köpekler gibi izin saatinin gelmesini bekleyen zavallı mavi gömlekli maymunla:
“Havai adaları için iki uçak bileti istiyorum very important person…
Biz önemli insanlarız, geçen Pazar kahvaltı ettik ve hemen arkasından altı kere seviştik. İnanabiliyor musun biletçi, tam altı kere… Onun kalçalarını görüyor musun? Evet, o kalçaları bütün Pazar tokatladım.”
Seni aptal şempanze sen ne anlarsın kalçadan, öyle cins cins bakarsın işte, gözlerin ölü kabuklar gibi ve asla kazanamayacaksın benim kazandığım kadar! Asla şişiremeyeceksin cüzdanını benimki gibi. Yattığın her kadın tedirgin olacak seninle olduğu için, sevdiğin ve istediğin her şey ulaşılması çok zor olacak çünkü benim gibiler var bu dünyada. Aşağılık biletçi, ben tatile gideyim diye varsın sadece, sen ne anlarsın kalçadan? Seni şebek, seni salak, iki fırt nikotin için beş saat bekleyen esir. Ben very important person, sen ise sadece hayvansın! Küçük köpek haydi havla ve o minicik nefretini hissettir bana. Önce biletimi ver ama!

---------------------------------------------

Özgür olmak uğruna öldürmemeyi başarabilecek birisi var mı aramızda?
Neye dönüşmesine izin veriyoruz hayatın? Ne geliyor içimizden yıkıcı bir güç için acımasız bir ortak aramaktan başka?

Neyi kazandığınızı biliyor musunuz kaybetme korkusu sayesinde?

Şimdiden hayırlı Pazarlar…

Loser…


28 ahkam var
Önceki yazı: Kutsal Orospuma

Ahkâmlar

:)

evladım loser, güzel olmuş çok sevdim,

Bütün bu s.kilmiş hayatlarımızı

yanlız burada s.kilmiş yerine düzülmüş kelimesini kullansaydın hem sansür uygulamazdın hem de daha iyi dururdu, kanımca tabi, eşeklik ederek karıişmak istemem, ben öyle düşündüm sadece
eline sağlık tekrar, keyifle okudum...

Kazanmaya başladıkça, kaybetme şarkılarını gülerek dinlemeye başlarsın..

Ben kaybetmem diyen yalan söyler, söyleye söyleye hergün ölüme yaklaşır..

Yazın çok güzel, yine de ortalıkta kirli tabak bırakma, akşamdan koy makinaya, sabaha temiz uyan, sevgiline daha sıkı sarıl, eh sıra kahvaltıda..=))

Daha çok kazanıyoruz birileri kaybederken, daha çok gülüyoruz birileri ağlarken ve daha çok mutluyuz bir başkasını istemeden üzdüğümüzde.

Ben istemeden değil, isteyerek üzdüğümde daha mutlu oluyorum bestloser. Bu duruma ne dersin?

yorumlara teşekkür ediyorum, biraz karamsar bir yazı oldu galiba...

@Sedaflora sende biraz sadizm birikmiş olabilir diyorum:=)
@pillibebekkuyuda, yazıyı senin iyimserliğin toparlamış yine:)
@kop, "düzülmüş" keşke aklıma gelseydi dediğin gibi daha iyi dururdu.

hayatı HAFİF'e alın...

para için özgürleşme çabası, herşeyin babası!
eline sağlık...

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

Güzel yazı...
"İnsanın kazandığı paradan korkmayacaksın,
Paranın kazandığı insandan korkacaksın..."

Yorum yok.Sadece hıııımmm.

haberx3

son zamanlarda hafifte okuduğum en güzel yazı...ya da belki de geçen pazar aynı duygu ve düşüncelerle bunaldığımı hissettiğimdendir böylesi etkilenmem.
kırk soru kırkı da cevapsız dolandılar beynimde...ve sen tutmuş benim "defolun gidin aklımdan, daraltmayın beni!" diye kovalamaya çalıştığım soruları önüme koymuşsun tekrar! hainlik denir buna bestloser:)
çok tuttum bu yazıyı çok!

teşekkürler çilek aynı duyguları paylaşmak güzel:)

@plakton bu lafı çok beğendim yazıcam bir kenara

hayatı HAFİF'e alın...

bestloser yazılarının hayranıyım.artık bazı abi ve ablalar seni yavaş yavaş kabul ettiler. yazına gelince hep kendimizi düşünüyoruz aslında değilmi?bütün yanma ve yakınmalar aslında kendimize gönderdiğimiz bir mesaj.ellerine sağlık.devam devam...

seni cok dövdüler..ucan tekmeler savurdular ..yok sanat ukala dedin ahlaksiz dedin diye seni idam bile ettiler( ha !!bizide tabiii :-)).....simdi ise seni deli gibi okuyorlar...iste bu da bi cesit kaybetme korkusu populizmi kaybetmekten korkuyorlar(dualite)....sana demistim daha ilk yazinda "yaz kardesim sen ...kimseyi dinleme"..hafif kimsenin tekelinde degil...insalar gelir gider...geride hos sedalari kalir:-)) ortalik güllük ,gülistanlik olmusken yazittir cizzittir bence Bestloser.....artik fazla ilgileniyorum hafifle ama bakinca yazilarina denk gelirsem okuyorum...bu konu harbi güzel olmus....anlayana elbet!!!!!!!!!!!!
insanoglunun bencilligine ve kendine yenilgisini kendi kendine oturtusunu güzelce yazmissin...dogdugumuz andan itibaren yasamda ögretiler basliyor...kazanmak ve kaybetmek elimizde....yasamda güzel seylerin ve güzel anlarin degerini ve güzel sevgilerin güzel degerlerin kiymetini bilebilmemiz ümidiyle.....
yaz kardesim...seni dövenler utansinnnnnnnn !!!!!!!!!eywallahhhhhh :-))bu arada plakton un yorumuna benden *****yildiz.Yasami salt bu dünya sananlara..... :-))

İzin çıktı yaz bakalım Best..Hafif in en iyi yazarları gitti sayelerinde, kimsenin umrunda değil....
Güllük gülistanlıkmış, hayalperestler..En son Türkiye den giderken Gülistan Okan vardı televizyonlarında sanırım..

hafif benim tekelimde...

bu yazıda birilerinin birşey bulmaması mümkün mü kendi hayatlarından?...metin sözel bir belgesel misali kaybetmekten korkan kaybolmuşların yoğrulmuş yaşantılarına dair türlü alıntıların saçıldığı...sistemin çiğneyip çiğneyip yutamadığı et öbeklerine değinen...

O sokaklar ki; bir zamanlar evimiz gibi gördüğümüz, toprağının kokusuna doyamadığımız, çimenlerinde yuvarlanıp çiçeklerini kokladığımız…

eyvallah sevgili Bestloser, güzel yazınızla bize yönelttiğiniz aynadaki aksimizi hiç beğenmedik...hem hiç...

Ellerine sağlık güzel yazı...

ya bu bestloser çok kız kaldırıyor herhalde, ne diim helal olsun adam da çene var bikere bak yine döktürmüş:)

kız kaldırmak mı?

hayatı HAFİF'e alın...

korkarak yada severek farketmez "seve seve" parçasıyız bu düzenin. Bırak en azından sevgilinin göğüsünde bir pazar sabahı rahat uyanalım.

İyi uykular

hayatı HAFİF'e alın...

hepimize iyi uykular hepimizin bu korkusu yokmudur.korkumuz olmasa şu anda burada olmaz düzenin dışında olurduk sizin de bizim de farkımız yok farkındasınız dimi...

zamanım kalmadı okumak için ama itiraf ediyorum okumadan tuttum yazıyı.

Cehalet, cüretkârlığı doğurur...

@medivel bence insanlar kendileri olmayı başardığında büyük bir farklılık yaratıyorlar. Dikkat ettiğimizde "farklı" diye sıfatlandırdığımız insanların ortak özellikleri bu. Herkes kendisi olmayı başardığında farklı olma kompleksi ortadan kalkacaktır. Ama şu an öyle olmadığını düşünüyorum.

@talos lütfen bir daha okumadan yazıyı tutma, kimin benim gibi düşündüğünü anlamak istiyorum.

hayatı HAFİF'e alın...

kaybetmek, işte bunu seviyorum...

dilsizler bana danışır, kelebeklerin aklı benim..........

kim dönüp bakıyor ki yalnızlığına yanında kukladan adamlarla gezip tozarken? daha da kötüsü kim kendi içindeki yalnızlığı fark edebiliyor? Dışardan tek bir beden olarak görünen bireylerin kaçı farkında aslında içerde onlarca "ben" olduğunun? Elif Şafak bunu "içimden sesler korosu" diye adlandırmıştı. Dediğin gibi Bestloser, kendimize kulak vermezsek eğer başkalarının rüzgarında ordan oraya sürükleniyoruz iste.. ve o pazar sabahları sıradan ayrıcalıklarımız arasında yerini alıyor..

güzel olmus :)

teşekkür ederim esgi, hep yanımdaydın biliyordum...

hayatı HAFİF'e alın...

okuyup yazmıştım bir kaç ahkam ama çıkmamış nedense. okudum ve haklı yere tutmuşum

Cehalet, cüretkârlığı doğurur...

teşekkür talos

hayatı HAFİF'e alın...

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu