
eli kulağındadır onun da.. kaz dağları.. heybetli ve mağrur dizilirler.. turizme rağmen bakirdir halâ..
ben bergamada altın çıkarılan yerde de bulundum bir ara. orada çalışanlarla diyaloğum oldu. sahiplerini uzaktan tanıdık. çevrenin düşünceleri. bunların hepsinin toplamı, öyle eylem yaptıkları gibi tehlikeli olmadığı yönünde. siyanürün kullanılış biçiminde sorun yok. zaten o madenlerde iş bitince 20 yıllık bir kapatma ile tehlike sıfırlanıyor.
"dayrek ahkam" dalışı yemeden şunu da söyleyeyim;
tek mesele tabiki altının aranış şekli değil. belli bir doğal güzelliği de yok etmemek veya zarar vermemek lazım. hatta aslında nasıl ki tarihi yerler "sit alanı" kapsamına alınıyor, aynen öyle de; doğal çevreler de bu kapsama alnmalı.
kazdağlarının doğal güzelliğinin bozulmasına karşıyım.
toprağın bağrına işleyen siyanürü nasıl temizleyeceksiniz zulcenaheyn adam.. üzerini kapatıyorlar.. zehir havuzunun üstünü örtüyorlar.. betonla çeviriliyor.. yok sızdırmaz vesaire.. toprağa geçiyor siyanür.. geçecek de.. ağzını açıp bunu söylemeye kalktığında da salak muamelesiyle teknik detayları anlatıp, milli menfaatler safsatasını vuruyorlar kafana.. doğacak çocukların geleceğini garantilemektir milli menfaat.. iki kilogram altınla günü kurtarmak değil..
"dayrek" bir dalış değildir sana kesinlikle.. teknik detaylara boğup olayın pisliğini örtmelerine izin vermemek lazım.. nükleer pisliklerin de gömülmesi için uygun tesisler yapılabilir.. ama neden diye bir sormak lazım..
milli menfaat tanımını doğru yapmak lazım..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.