Uzun zamandır iyi kalpli biri benimle haşır neşir oluyor. İyi olması dışındaki özellikleri yüzünden yaklaştırmadığım -daha doğrusu haysiyetsizce arayı bir uzak bir yakın tuttuğum- bu kişi hafta arası İstanbul'a geldi. Bugüne kadar ısrarla görüşmek istedi. Sonunda görüştük. Başta herşey iyiydi, iki arkadaş gibi gezdik dolaştık.
İyiydi de.
Vedalaşırken yapacağımı yaptım. Tuttum dudaklarından öptüm. Belki öylesine bir öpüşmeydi.
Ama neden yaptım ki?
bacaklarının arasındaki seye sahip olamama, hayvani icgudulerinden kurtulup topluma faydalı ve saglıklı bir birey haline gelememe ya da kısaca ABAZALIK diyoruz. Ayıp etmissin bosuna umut vermissin. Hic sevmem senin gibilerini.
Ulan ne zaman bir blog, makale, günlük vb açsam seninle karşılaşıyorum. Sitenin bekçisimisin nesin? Birde her ahkama bir şeyler bularak ahkam kesme gibi bir takıntın var. Tamam kes kes de hep karalayıcı bir tavır takınmanın sebebi nedir anlayamıyorum. ''Hic sevmem senin gibilerini.'' Demişsin. O'nun da tikindeydi sanki.
Bak işte sana bir ahkam daha kesmen için malzeme veriyorum. Hemen bu yazıma ahkam kes. Vakit kaybetmeden.
daha ne istiyorsun ki? kendi fikrini beyan etmiş.. ben de ona katılıyorum. neresinde olursa olsun. aklı orasında olanı sevmem!.
İçinden gelmiş yapmışsın işte niyesi mi var?Bırak suçlama kendini... bunu tek başına yapmadın herhalde değil mi? Hem belki belli olmaz iyi bir ilişkinin başlangıcı olur.
Neyin doğru ya da yanlış(ki oldukça görece kavramlar) olacağına karar vermek ve onu uygulamak irade ve dürtü kontrolüyle ilgilidir.Davranışın abes olup olmadığı zamana ve yere göre değişir. Doğru zaman,doğru yer hikayesi..
bir seymis gibi geldi bana ama bilemiyoruz tabii... buradan bakinca anlasilmiyo. bacak arasini aklima getiren, senin bu ahkamin oldu isin dogrusu.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.