Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "silahıma dokunma !!"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Günlerdir uykusuzum. Çalışıyorum. Deli gibi. Durmadan. Koşarcasına. Başka hiçbir şey yok....
Suyun şıpırtılarını duyamıyorum...

Günde ortalama on beş saat çalıştığım oluyor, sırf isim yapmak için... Opsesifçe.. Görülmesi umuduyla.

Ayrıca her an aşağıya inip eczaneden, bir Lustral almamak için kendimi zor tuttuğum zamanlar yaşıyorum. Bilirim çünkü, bir yılda 15 kilo aldım, bulaşmak istemiyorum bir yandan. İradeli davrandım son dört ayda toplam 12 kilo verdim.

Zor. Sadece iş olsa? O zaman daha kolay olacak.

Bulunduğum iş yerinde, dayanamayıp sekreterin msnini sildim.

Katlanamadı, beni genel müdüre şikayet etti. Adam şirkete geldi.(ayda bir anca gelir) aklınca bana günümü gösterecek. Derdim onunla değil, iş yapmıyor, sekreterliği de sevmiyor. Biz eşitiz tavrında ablam.

Genel müdür benim için, ‘ne derse odur, istemiyorsanız, tazminatınızı veririz’ demiş...
Kadının toplantı odasından bir çıkışı var: ‘Tam bir şok yaşıyor, o kadar emindi ki kendinden’

‘Aman Allahım, Bu Bir Rüya Olmalı...!’ tavırlarında

Sadece etik davrandım. 9 ay oldu sesimi çıkarmadım, yeter.

Ablam, ‘Peki, düşüneyim’ demiş.
Yesinler. Öyle olgun davrandım ki, bir yandan da kendimi tebrik ettim: Asla sert olmadım, kibarlığımdan vermedim, lütfen şu işi yapabilir misiniz dedim kadına. Beni şikayet etse de, hapşursa istifimi bozmadan her zaman ki halimle çok yaşayın dedim, iyi akşamlarımı esirgemedim, trip yapmadım...

Ablam, sekreter olarak kapıları çarptı.. Bu kadarı.. Ses etmedim. İşimizi yaptık. Her şey normalmiş gibi tüm yoğunluğumuz ve profesyonelliğimizle...

Neyse, dün uyuyamadım ben. Hissettim ‘bir şey olacak!’ dedim. Ki, sabah bir hışımla geldi hesap sormaya...

Yüceymişim vesselam hissettim dedim içimden. Yarın bir halt olacak hazırlan demiştim kendime.

Şimdi saat gecenin 1’i. İşim bitmedi desem. İki gündür nerdeyse uyumuyorum. Bir yandan bakımlı olmam da gerekiyor. Ölüyorum sanırım artık, yarın iyi geçmeli ve uyku için belki daha 30 saat varken, EFEDRİN’e ihtiyacım var.


11 ahkam var

Ahkâmlar

offff, nereye kadar bu kariyer hırsı,
şirketlerde birbirinin sırtına basarak yükselmeler
hayat yaşayamayan insanlar,
aşksız geçen bir ömür
denizin suyunun üstünde kuruyup tuzlarının resim olamaması
güneşte yanan tenine sevgilinin pepantol sürememesi
kumlarda yalınayak yürüyememek,
duştan sonra çıplak yatamamak
vs. vs. vs. vs.,
yok oluyoruz vesselam

hımmm

hışımlı sekreterler bir günde itinayla ütülenir.
(kartın arkası çarpı işaretli)

o çarpı ne oluye ki. ben hep merak ederdim.

"bu kartı ciro edemezsiniz" demek oluyo herhal...

güvensizlik söz konusu yani.

aynen öyle! senelerdir güvensizlik üzerine kurulu ticaret yapmış millet demek ki!

sırf ticaret mi. siyaset ne olacak. bu kartları en çok siyasiler ver miyor mu? hem milletin oyunu al. hem millete güvenme. bak sen.

ooo haklısın, siyaset asıl ticaret oluyo.

eskiden itibar işi idi bu ticaret. itibar demek sözünü tutmak demekti. museviler nasıl tüm dünyada başarmış bu işi. ne derse onu yapar. dakka şaşmaz yahudi esnaf. e ticarette sözü tutmak mühimse, siyasette neden olmasın. bi gün öle, bi gün böle demek olur mu hiç canım.

bizi de Nasreddin'in gölüne bakar hale getirdiler. "bakalım tutacaklar mı sözlerini?" deyu deyu dolanıyoruz göl kıyısında.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu