Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "Hellboy 2 - Altın ordu sinemalarda"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Derdim ki, gezeyim. Ben ne kadar konformist bir yaratıkmışım!! Rahat edemedim ki!

Yattığın yeri beğenmezsin. Yastığı beğenmezsin. Bunlar ne çok ses yapıyorlar dersin. Hadi yemek diyelim dersin, millet acıkmamıştır. Arkadaşındasındır, dışarı çıkalım der, bir ton yürütür. Bir hafta önce incittiğin ayağın sızlar da sızlar.

Bara gidersin konuşacak bir şey mi kalmadı, yoksa sesten konuşmamayı tercih ediyoruz diye düşünürsün. Etrafa bakarsın. Allahtan dekor bakıp da bitmeyecek kadar güzeldir. Tatildesin ya, geldiğime deysin diye gezmeye kalkarsın, üşürsün, yorulursun, bıkarsın, eve gitmek istemezsin, rahat değilsindir çünkü. Cafede oturmaktan sıkıldım, evimi özledim, kremlerimi, maskelerimi, peelinglerimi özledim... koltuğumu

Banyo yapacaksın, evde milyon kişi. Üstelik sevgililer, sinir olunmaya müsait bir ruh hali dolaşmakta ortalıkta. Odasına çekilen tipler. Aşk var galiba dedim, onları görünce güvenim arttı, o ayrı. Bu iyi bir şey .


4 ahkam var

Ahkâmlar

1 haftalık kamp tatili istediğini söylediğinde; tıpkı bu sebeplerden konformistim 1 gün hadi hatrın için zorlarsam 2 günden fazlasında huzursuzluk halim başgösterir. demiştim... konformist o demek değil ama ben anladım seni demişti erkek arkadaşım.
konformist bu demek değilmiş ama ben anladım seni :)))

söyleyecek çok şeyi olan bir kadının sessizliği kulakları sağır edici olabilir...

bir yenilik yaşayalım... o durum bizim için yeni, güzel, hoş, kaliteli olsun... alışık olmadığımız sıradışı bir şey olsun... düşünün... bir kez yaşandıktan sonra hiç unutulur mu? kaliteli bir parfüm... bir süreliğine kullandığınız ya da olmaz ya, bir arkadaşınızdan ödünç aldığınız spor bir araba... beş yıldızlı bir otelde 1 haftalık tatil... kaliteli, ayağı üzmeyen sıkmayan rahat bir ayakkabı... size yıllarca hizmet verebilecek bir çanta... ya da eviniz sobalı ise kaloriferli bir evde oturun 1 ay... evinizde istediğiniz an sıcak suyunuz olsun... ithal meyve... kaliteli bir gözlük... bazen bu verdiğim örneklerle dolu (siz bu saydıklarımı daha da geliştirin) kısa yaşam anlarını düşünün. eskiyi, daha sıradanı özler misiniz?.. en önemlisi de Astral sana söylüyorum bunu... bir ilişki düşünün... anlaşabileceğiniz hayat arkadaşını bulduğunuzu düşünüyorsunuz... adam ya da kadın size tam anlamıyla hitap ediyor... onunla geçirdiğiniz her an her saniye çok değerli sizin için... sizi şımartıyor, sevgisini öyle bir sunuyor ki kendinizi rüyada hissediyorsunuz... kendinizi prens ya da prenses zannediyorsunuz... ona güveniniz sonsuz... gel zaman git zaman sevgi soluyor... bir takım sebeplerden dolayı ayrılıyorsunuz... travma bir kaç yılda geçiyor yeni bir sevgiliye sanki hazırsınız... ufukta aday yok ama birilerine ihtiyacınız var... öyle işte... düşünün... nasıl birisini ararsınız?.. ya da ansızın aşk karşınıza çıkıverdi... kişiyi analiz edin nasıl biridir?... evet efendim.. bir öncekinden mükemmel olmak zorundadır... SONUÇ: konfor kötü bir şey! maddi ya da manevi anlamda çok yaşanmışlık beklentileri yükseltiyor... ruh konforu! bu isim uyar mı bilmiyorum. güzel geldi bana... konfor manyak bir alışkanlık ve ben bu yüzden çok huysuz biri oldum çıktıııımmm... her yerde mükemmeliği arar olduğumu farkettim... ama bir kez bu hastalık yakama yapışmıştı... her şeyin çok lüks olması gerekmiyor... yaşamınız kolay olacak... Annem her zaman şunu söyler "Allah kimseyi gördüğünden arkada bırakmasın"...

lorienn

bir oramiralin barsaklarında sıkışan gazın anüsten atılması
ne kadar , "orgazm" ise; konfor düşkünlüğü, rahata alışmış olmak da o kadar "konformist"liktir!

sevgili astral'a ve öğrenmek isteyenlere...
kalıplaşmış kurallara, standartlara, adetlere, geleneklere
sorgusuz sualsiz itaat etmeye eğilimli bireyleri tanımlamak için "konformist" denilmektedir.

misal... tereyağı sahnesiyle sinema antolojilerinde kendine
haklı bir yer edinen meşhur paris'te son tango filminde
marlon brando'nun canlandırdığı tip "non-konformist"tir.

kelimenin "rahatlık" çağrışımlı yapısı nedeniyle "rahata düşkün" kişi anlamında kullanımı, "anlam kayması/genişlemesi" babında düşünülünce hoş görülebilir ama sözcüğün imlediği anlam yükü çok başkadır.
karınca kararınca bir hatırlatayım, dikkat çekeyim dedim.

"Herseyden memnunluk duyma" ile "rahatina düskünlük" kelime topluluklarini birbirine baglarsak, aslinda herkes "konformist"tir bence...Bu sey gibi " kimse yalanı, yalanciyi sevmez"...Çok genel bir kavram çünkü...Önemli olan herseyden, hayattan, yasananlardan mutlu olabiliyor muyuz acaba? sorusuna cevap verebilmek...derim ben

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu