Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Pet Şişeden Dökme Şeysi"

Ön Sayfa yazıları gösteriliyor. (Çok tutulanları ya da tüm yazıları göster)

Korsanlık ve yağmacılık her devirde olmuştur. Bahsedeceğim olayın da bir geçmişi var. Tesadüfen oluşan bir durumun, yağmacılığa ve belki de korsanlığa dönüşerek günümüze kadar nasıl ulaştığını anlatıyor.

\

Olayımız İngiltere’nin batı kıyıları ve özellikle Devon isimli kıyı kasabasında geçiyor. Buradaki insanlar yüzyıllar önce kıyılarda ateşler yakarlarmış. Gecenin karanlığında fırtınalı havalarda, gökyüzü delinmiş halde yağmurlar yağarken, göz gözü görmez haldeyken, gemi kaptanları kıyıdaki bu ateşleri fener zannederler ve olumsuz koşullardan kurtulmak için teknelerini oraya yaklaştırmaya çalışırlarmış. Kurtulma ümidiyle kıyıya çok yaklaşan gemiler, kayalıklara bindirir, paramparça olur, kaptan suratı şallak mallak vaziyette teknesini mi kurtarsın, malları mı kurtarsın ne yaptığını bilmez halde debelenirmiş. Canını kurtarmak isteyen denizciler kendilerini kıyıya zor atar, yaralı maralı sağ kalmaya çalışırlarmış. Ertesi sabah da buranın halkı kıyıya vuran malları görüp, bunlarda nereden geldi diye şaşırıp ama yine de sahibi kimdir, nedir ne değildir diye araştırmadan toplamaya koyulurmuş.

\

Gel zaman git zaman bunun gerçek nedenin kıyıda yaktıkları ateşleri fener zanneden gemilerin parçalanmaları sonucunda olduğunu idrak etmişler ancak tıspıs olmuşlar, ses seda çıkarmadan biraz da salağa yatarak bu durumlarını devam ettirip denizden gelen mallarla günlerini gün etmişler, yağmacılıkları had safhaya ulaşmış, sağ kalan tayfalar bunların ellerine düşmemek için anında toz olup canlarını kurtarmaya bakmışlar. Böylece yaşamlarını sürdürmüşler mutlu mesut yaşamışlar. Modern zamanlarda unutulan bu gelenek gel zaman git zaman babaların çocuklarına anlattıkları birer şehir efsanesi halini almış.
Tarihlerinden bir parça olan bu anılarını, tarihlerini dürüstçe yansıtabilmek, eski günlerden dem vurabilmek ve belki de gelen turistlere biraz da eğlencelik bişeyler sunabilmek adına Deniz Yağmacılığının müzesini bile kurmuşlar. Burada yağmalanan eşyalardan birçoğunu da sergilemişler.

Ancaaaakk, geçtiğimiz günlerde İngiltere kıyılarına vuran yüzlerce dev konteynır ile efsane geri dönmüş.
Konteynırlar Devon halkı tarafından tabiki de yağmalanmış, dedelerinin ruhuna herkes rahmet okumuş.
Fıçı fıçı şaraplar, yepyeni ve çok pahalı motosikletler, spor ayakkabılar, elektronikler, türlü çeşitli kullanım eşyaları Devon’un güzel kıyılarına akın eden yüzlerce kişinin evlerini doldurmuş. Polis, bu malları alanların kayıt ettirmemeleri halinde hırsız durumuna düşeceklerini bildirse de, denizde bulanan mal bulanındır ilkesinden hareketle kimsenin taktığı yokmuş.

Ve ayrıca benim bu görselleri aldığım İngiltere Kraliyet Deniz ressamları Derneği'de denizle ilgili her konuyu; yelkenlileri, gemileri, plajları, denize girenleri resmedenler tarafından 1939 yılında kurulmuş.
Bugünlerde bir sergi ile çalışmalarını sergileyecek olan ressamların koleksiyonuna buradan ulaşılabilir
Resimler arasında ilginçtir ki Türkiye kılılarında bir iskelede 2 kayık da var.

\


5 ahkam var

Ahkâmlar

küçükken çok sevdiğimiz, vikingler hakkında bir kaç bilgi de şurada.

ben de ufak bir öneri yapiim yazıyla beraber dinlemek için. çok keyifli korsan şarkıları toplaması: rogue's gallery
müracaat emule :)

bırak bu rock'n roll'u...

Yazı çok hoş, doğruluğu önemli bile değil, bayaa keyifli kısa hikaye gibi anlatılabilir, hoş bir tarihi kesit. Yalnız, (biraz ekmek teknesi dizisindeki "kıl" gibi olacağım ama) "aga ateşi neden yakıyorlarmış?"

Oradaydım, buradayım, nereye gidiyorum bilmiyorum.

efendim, eski zamanlarda kıyılarda ateş yakmak kıyı halkının geleneğiymiş.
Bu hem orada yaşayan insanlar olduğunu cümle aleme göstermek, hemde denizcilere referasn noktası belirtebilmek içinmiş. Bu ateşler şu anda kullanılan deniz fenerlerinin atalarıdır. Gel zaman git zaman, denizcilik ilerledikçe, bu ateşler yerini fenerlere terkeylemiş. Ve bu hikayedeki gibi tekneler, fener görüp kayalara bindirmesinler diye de türlü çeşitli hal almış, fenerlerin yükseklikleri, hangi mesafeden görülebildikleri, ışıklarının rengi, çakma adetleri ve çakma aralıkları, haritalar üzerinde belirtilmiş ve denizci bir fener gördüğü zaman bu fenerin boyuna posuna, ışık rengine felan bakıp fenerin neye dikkat çektiğini anlayabilir yeteneğe erişmiş. Böylece deniz kazaları azalmış. Denizciler ayrıca ummanda nerede olduklarını bu fenerler sayesinde daha kolay tespit etmiş. Şimdi GPS çıktı mertlik bozuldu. Güzelim fenerlerin yüzüne bakılmıyor artıkın.
Bkz. avatarım.

teşekkürler. Devon ahalisi ne işgüzar insanlarmış.

Oradaydım, buradayım, nereye gidiyorum bilmiyorum.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu