alev alatlı'nın takdir gördüğü anlaşılıyor. oysa benim bu yazara daha doğrusu sözkonusu yazıda çizdiği tabloya birkaç itirazım var..
türkiye'de aslen aydınlık grubunun öncülük ettiği ve gerek bazı islamcıların, gerekse devletçi görüşü savunan bazı yazarların zaman zaman benzer teorilerle katkıda bulunduğu bir tez var: dünyayı yöneten bazı karanlık güç odakları bulunduğu, bu odakların her şeyin, bütün gelişmelerin müsebbibi sayılması gerektiği, kapalı kapılar ardından karar veren bu küçük ve kudretli grupların (kah yahudiler, kah masonlar,kah aşırı zengin batılılar) iki dudakları arasından çıkanların hayatımızı tamamen belirlediği, ve biz küçük, güçsüz insanların bu kudret karşısında çaresiz kalacağı yönünde bir tez.. kimi doğru noktalar içeren bu tez yukarıda tarif ettiğim hale ve komplocu mantığa büründürüldüğünde karşımıza şu tablo çıkar: "bizim için yukarda, yüksek tepelerde, senin asla anlamayacağın ve bilemeyeceğin insanlar senin kafanın almayacağı ilişkiler zinciri içinde kesin kararlar alır. bunlarla sen mücadele edemezsin. yaptığın her şey boştur. bu adamlarla biz mücadele edebiliriz.. senin yapman gereken tek şey bizim arkamızdan gelmek, sana tarif ettiğimiz tabloyu kabullenmektir. bir şey yapılacaksa biz yaparız" ... mantığı biraz dramatize ederek aktardım ama verilen mesaj tam da budur.. alev alatlı bu kabilenin içindedir demiyorum. olabilir de, olmayabilir de.. dediğim şu: katılım, demokrasi, özgürlük gibi dertleri olan insanların bu tür "güç odakları" tezlerinin peşinden körü körüne gitmemesi gerekir inancındayım..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.