hayatımın hoş ve de boş dakikalarının ceyerran ettiği bir ingilizce dersi idi.. iyi öğrenelim diye başka ders vermemişler kalan uzun zamanımızda çimlerde yatmamızı ve klasik müzik eşliğinde dans etmemizi öğütlemişlerdi bize.. hayatın güzel olduğunu ve baharın kelebekler ve aşkın verdiği güzellikle birleşmesinin ne kadar şehane bir duygu olduğunu hissederek ve ulu eğitmenlerimize uyum ve saygı gösterek giderken yolumuzda.. bir tartışma yapıverildi.. konusu kürtaj idi.. zamanın bol olması olgusunun etkili olması nedeniyle bir hafta süre de verildi konuşacak sevgili mühendisit adaylarına.. bu süre zarfı içerisinde dedim ne işin var otur çalış barim neymiş bu olay böyle.. baktım baktım.. e baktııım baktım da baktım.. bazıları bakar bazıları görür demişti sevgili bir ressam hocamız.. ben bakıyom bakıyom göremiyom hocam da denmezki şimdi çıkıpta nacizane ulu dil ingilizce örtmeninin karşısına.. savunma oyunu oynayıvermiş idik kürtaj için o vakit.. az evvel gözüme ilişen bir söz tekrar döndürdü o günlere beni.. ben hala bakıyom bakıyom göremiyom.. nolur gözünü sevdiğimin birisi göstersin şunu bana..
döllenmiş bir yumurtayı yemek.... 1 haftalık bir cenini çöpe atmak... 1 aylık garip görünümlü yaratığın kafasını koparmak ... yeni doğmuş bebeği toprağa gömmek.. 1 yaşındaki çocuğu kesip kızartma yapmak.. 20 yaşındaki delikanlıyı kurşuna dizmek.. 70 yaşındaki amcanın kalbini söküp çıkartmak...
bunların birbirinden ne farkı var? valla göremiyorum kör mü oldum?
farkı yok sana gore,bana gore. öyle tuhaf birşey ki bu... asla bunu yapamam diyemiyorum ben. ama yapılırda diyemiyorum.bigün herkez boyle bi karar vermek zorunda kalabilir.Sende olabilirsin. Ama yinede boyle bi cinayetin senin vücüdünda işlenmesi gibi bi olasılık olmadığı için şanlı sayılırsın diye düşünüyorum.....
birinde insan olmak üzere olan bir hücrenin,yani bilimin insan adayı olarak gördüğü bir hücrenin büyümesini önlüyorsunuz öbüründe düpedüz insanı öldürüyorsunuz.insana ağaç dersek cenin çekirdek bile değil.. ama işin vicdanı boyutu var ki,eminim kimsenin içine sinmiyordur yaptığı şey.sonuçta içinizde büyüyen bir şeyin varlığını psikolojik olarak bile hissetmek ve onun sizden o veya bu biçimle ayrılmasına izin vermek ya da istemek kolay olmasa gerek.
hazirlik sanirim. hala ayni mi discussion konulari :)
bilim diye bir şey var..tanı,seveceksin. şimdi bu bilim denilen şey,bazı kriterler koyuyor,yok önce araştırıyor sonra koyuyor.diyor ki..bir cenin şu şu haftalar arasında sadece hücreden ibarettir.sonra kalbi olur,kafası olur,yavaş yavaş insana benzemeye başlar.gelişme aşamasında çocuk filan yok yani daha ortada hücre var.hücre zamanla beslenecek sonra insan olacak. kürtaj cinayet filan değil,hatta bazı durumlar da aksi bile geçerli.yani asıl zört zört doğurmak cinayet
evet katılıyorum, esas zart sört doğurmak cinayet. Ayrıca ben kürtajın herzaman olmamak kaydıyla gerekli olduğuna da inanıyorum, düşünenize ultrasonda doktorunuz eşliğinde baktığınız çocuk adayınız ( biraz garip ama evet... çocuk adayınız...) sakat... ve bu sakatlığı zaten zor olan yaşamda onun için yaşamı daha da zor hale sokacak... zamanı varken, yani daha cinayet olamayacakken onu yaşayacağını bildiğiniz bu cehennem çukurundan kurtarmak ne denli sakat bir düşünce?
Ufak bir ayrıntıyı kaçırdığınızı düşünüyorum, her zaman olamamk kaydıyla, yani istisnai durumlarda.. ancak siz konuyu daha bilimin bile insan olarak kabul etmeyeceği dönem bir yana yetişkin bir birey için almışsınız. üstelik buna da " peki sen sakatlansan bu yaşında.. daha beter olsa hayatın o çocuktan.. seni kesmek vacip mi oluyor?" gibi seviyesiz bir cevapla devam etmişsiniz. ayrıca bir sonraki yazınızda balıktan ve kılçıktan bahsederek bu seviyesizliği devam ettirmişsiniz.. daha ne diyeyim değil mi? kelimeler ard arda sıralanmasıyla cümle oluşmuyor, onu oluşturan anlamlı bir bütünlük. tabi ilk önce cevap verilecek metini tam olarak okuyup, anlamak, anladığıonı yorumlayabilmek gibi kesinlikle sizde de olduğunu düüşndüğüm yetenekler bulunmalı. Sadece bu konu üzerinde biraz hassas ve duygusal yaklaştığınızı onun içinde bu tarz cevaplar verdiğinizi düşünüyorum, başka bir konuda daha üst bir seviyede görüşmek üzere... ahh yorgunluk... göz kapaklarıma dambıllar bağlamışsın...
Bu yazdıklarınız hakkında tamamen aynı düşüncedeyim, keyfi kurallar konusunda cinslerin birbirleriyle paylaştıkları anların sorumluluğunda olmadan veya buna yetisizken ortaya çıkan ve onlar için kurtulunması gereken bir problem olarak görülen bir gelişimin ve bundan kürtajla kurtulmak istemenin ne ahlaki ne de insani sorumluluğa sığacağını düşünüyorum. Bununla paralel olarak bir ara ötenazi konusunu da tartışmaya açmak gerekir aslında.. birisi başlangıç diğeri bitiş olarak ele alınırsa.
Ama burada ufak bir çizgi var. Bildiğim kadarıyla ötenazi bireyin kendi iradesiyle, ve dimağı açıkken vediği bir karar. Ayrıca bu kararı değerlendiren ve konusunda uzman kişilerden oluşan bir kontrol gurubunun onayıyla mümkün bir durum. Buradan yola çıkarsak; Aslolan, vucut organlarının çalışması değil onları kontrol edecek, yaşamsal kararları verecek Beynin kararı...Organları makinelerle çalıştırmak mümkün ama beyin işin kilidi, bu noktada kürtaja da uygun bir şey var, beyin oluşumu tamamlanmadan gerçekleşecek br kürtaj, cinayet olmamakla birlikte ( daha önceden bahsettiğim kıstaslar çerçevesinde) akıl dolu istenecek bir ötenazi de ( psikolojik problemler olmadan) mantıksız değil.
Dediğin gibi bir olasılıkta, bireyin ötenazi isteyecek kadar bir düşünce algoritmasına sahip olmayacağı aşikar, tıbben de beyin ölümü gerçekleşmeden birey bir makinaya bile bağlı bulunsa o makinadan çıkartıp yaşamını sona erdirmezler. Bunun altı koyu kalemle çizili. Dediğim gibi biliçle istenecek bir nokta.
"İnsan, anne karnında nutfe olarak 40, kan pıhtısı olarak 40, et parçası olarak da 40 gün kalır. Bundan sonra ruh verilir" mealindeki hadis-i şerifini de esas alan âlimler, bir özürden dolayı, 1 aydan 4 aya kadar kürtaja izin vermişlerdir. (Redd-ül Muhtar)
Yani bu vakitte o insan değil sadece bir et parçası.Eğer bu vakitten sonra yaparsan cinayet işlemiş olursun.Bilmem anlatabildim mi?
tamamen humanistler degerlerle yaklasip canlilarin olumune sebebiyet verecek her turlu hareket yanlistir diyebilirsiniz. Kurtaj, otenazi, idam gibi uygulamalar bastan yanlis olur boylelikle.
Kurtaj ozellikle ABD'de inanilmaz derecede politize edilmis bir konu. Eger gercekten ilgileniyorsaniz, hem ingilizce calismasi da olmus olur, yabanci siteleri dolasip, demokrat-cumhuriyetci partinin siteleri ornegin, bu konudaki cekisen gorusleri okuyabilirsiniz. (Onumuz de secim zatii.)
bir senaryomuz soyle: afrika'da insanlar aclik ve sefalet icinde yasiyorlar. kaynaklari cok az, kaynaklari paylasan eller cok fazla. buradaki insanlara sefaletten kurtulmalari icin onerilen ilk sey dogum kontrolu. dogan her bebek icine dogdugu sefalette yasamak zorunda kalmaktan ote, diger insanlarin yasam seviyesini de ister istemez dusuruyor. dogum kontrolu bu durumda bireysel bir secim olmaktan ote, toplumsal bir sorumluluk oluyor. (bkz. cin) karsit gorus olarak beethoven'in bilmem kac tane sakat-ozurlu cocugu olan bir ailenin son cocugu olarak dogmasini ornek gosterebilirsiniz. belki de dogumu engellenen afrikali bebek martin luther'in abd'de basardiklarinin benzerini afrika'da yapacakti. Tabi Afrikali Martin Luther olabildigince erken dogmali yoksa yukun altinda ezilecek...
Kisinin kurtaja karsi olmasinin sebebi ideolojikse yani inandirilmis ise bunun tartisilacak bir yani yok. Kendisi emir komutu zincirinde verilen emirleri harfiyen yerine getirmeye calisan biri sonucunda. Ote yandan kisi bir secim sonucu cocugu dogurmayi dusunuyorsa, oncelikle dogacak olan cocuga saglayabilecegi yasami, egitimi, cocugun mutlulugunu dusunmesi lazim (mantiken). Ama ne kadar dusunurseniz dusunun iki gun sonrasinin hava durumunu bile tahmin edemiyoruz. Bill Gates kadar zengin olmayanlar icin gelecegin belirsizligi yasamamiz gereken bir gercek. Bence dunyaya (bu haliyle) bir cocuk getirecekseniz supheye yer birakmayacak kadar o cocugu istemek lazim. Yoksa isler caprasiklasir belkim diye dusundum.
biz kimiz? sperm olarak birlikte yola çıktığımız milyonlarca kardeşimizi, bizi seçen yumurtayla işbirliği yaparak ölüme terkeden katilleriz.
istenmese de olunabilineceğini kabul etmekteyim. sadece; kürtaj bir doğum kontrol yöntemi olarak algılanılmamalıdır, çünkü değildir.
Asıl bilmek istediğim neden kürtaja ihtiyac duyuyoruz Bana biri onu açıklasın... Sırf pis fantazilerimizle birbirimizi tatmin ederken biraz dikkatsiz davrandığımız için mi? yoksa gerçekten hayatını acı ve cehennem ızdırabıyla geçiricek olan bi insanı bu zulumden kurtarmak için mi ??? kürtajı kötü bulmuyorum sadece hem erkek için hemde kadın için çok yıkıcı oluyo.. kendini bilmeyen ve onu sevenlerin hayatını karartan o.. çocuklarının kurtuluş yolu olmasından daha çok gerçekten gerektiği yerde yapılmasını isterim..
demekistediğim bu değildi.bazı şeyleri kadınlar tek başına yaşar.bu erkeklerin sorumluluğunu azaltmaz. ama hiçbir erkek içinde bi canlı taşımanın ne demek olduğunu anlayamaz. Sadece bunu yaşamadığı ve yaşayamayacağı için. Hepsi bu.....
Dünyaya bir çocuk getirmeye çalışanlar çocuklarının en iyi şekilde büyümeleri için elinden geleni yaparlar. Ya o çocuk istenmiyorsa ?!! Ama inançlardan dolayı doğarsa !! Doğmaya karar veremeyen bir çocuk. Doğduktan sonra istenmeyen, sevgi görmeyen, annenin her seferinde "senin yüzünden bunlar başımıza geldi" dediği masum yavru. Şimdi ne yapacaksınız? Sokakta bir sürü var. Kim onlara el uzatıyor. Sevgisini veren var mı? Bırakın mutsuz olacak, sevgisiz büyüyecek, okuyamayacak, sokaklarda yaşayıp erken yaşlarda sokaklarda ölecek çocuklar doğmasın. Dünyaya bir çocuk getirmek büyük bir sorumluluk.Bu sorumluluğu herkes taşıyamaz. Bırakın sorumluluğu alamayanlar kürtaj olsun.
Ahkamları okudukça tüylerim diken diken oluyor. bu nasıl zihniyettir? Bilimseldir öyleyse sorun yok diyebilmek, olayı "ya çocuk istenmiyorsa" boyutuna taşıyıp kılıf uydurmak, yok yok en iyisi sorunu kökünden kazıyalım gitsin noktasına varmak.. Eminim birbirinden parlak bunca fikri üretebilen insanoğlu, icra ederken keyif aldıkları aktivitenin, esasında insan yavrusunun oluşumuna zemin hazırladığını kavrayabilir. Bu aktiviteyi gerçekleştiren her bireyin bunun sorumluluğunu taşıyor olması beklenir. Hastalık, sakatlık gibi istisnai durumlardan bahsedilmiş ki, bu gibi durumlarda tıbbi müdahele çoğunlukla kişinin arzusuyla şekillenmez. Merak ediyorum da acaba kürtaj gibi çağdaş(!) bir yöntem bulunmamışken, insanoğlu kazara meydana getirdiği istenmeyen çocuklarından nasıl kurtuluyordu? Durumu istenmeyen tüylerden kurtulmak kadar kolay gördüğünüz ve pişkin pişkin savunabildiğiniz için üzülüyorum..
Maddi geleceğinden emin olarak çocuk doğurulmaz.Ölene kadar sevgini verebileceksen o çocuğu doğurursun.
.nusruruğod uğucoç o neskeceliberev inigves radak enelÖ. zamluruğod kucoç karalo nime nedniğeceleg (ivenam : ke) iddaM
doğum kontrol hakkında ne düşünüyorsun? (durumu biraz daha geriye çekeyim)
kürtaj ile 20 yaşında birini vurmak benzeştirmen var... burdan yola çıkarak, hücrelerin yaşamını sürdürebilmeleri için gerekli olan hücresel birleşme işlemini engellemekle, trafik kazası geçirmiş birine ilkyardım yapmayı engellemenin farkı ne o zaman? (yardımcı olacak küçük bir not: ruha inanmıyoruz, canlı biyolojik canlıdır.) ülke menfaatleri (affınıza sığınarak) zırvalarını da bir kenara bırakalım lütfen, yapılmamış bir yorum sayıyorum. (aynı şey, bilimsel olarak, kürtaj için geçerli olsa, hani uzmanlar filan, -sence- cinayet olmaktan çıkacak mıydı?)
benim kapasite meselemle ilgilenme, bana -güya- hakaret etmen senin kapasitesizliğini gösterir. şu canlı meselesini -kapasitesizliğime vererek- biraz daha açabilir misin? bir hücreye hangi aşamadan sonra "canlı" adını koyabiliyoruz?
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.