Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Örgüden kelepçe şeklinde bileklik"

Ön Sayfa yazıları gösteriliyor. (Çok tutulanları ya da tüm yazıları göster)

Etiketler: 

Bir kaç gün önce, Kadıköy'de yürürken otobüs duraklarından birinde gözüme bir afiş çarptı; Harry Potter. Afişi incelemeye başladım ve bir anda bulmaca tamamlandı.

Bundan bir yıl kadar önce FRP ile ilgilenen bir kaç arkadaşımla sohbet ederken, sohbet gümüş perdede FRP'nin nerede olduğuna kaydı. O aralar, aramızda revaçta olan DragonHeart , Dungeons&Dragons (DnD) gibi filmler hakkında fikirlerimizi ortaya attık. Nerdeyse hepimiz, DnD filminin çok şişirme ve cebimizden para çalmaya yönelik bir film olduğunu düşünüyorduk. Ama aramızdan biri, New Line firmasının Yüzüklerin Efendisi'ni çekmekte olduğunu ve bu filmi çekmek isteyen bir başka firmanın (Warner Bros.) yoğun takip ve baskısı altında hızla iflasa doğru gittiğini söyledi. Firma, Yüzüklerin Efendisi'nin çekimi için elinde avucunda ne varsa ortaya dökmüş, hatta büyük borçlar almıştı. Çekimleri tamamlamadan iflas etmemek için ise, çok küçük bir bütçe ile çevireceği ve getiri elde edebileceği bir film yapmıştı. DnD filmi hedefine ulaştı, beğenmedik ama Yüzüklerin Efendisi'ne olan beklentimiz nedeni ile sinema salonlarını doldurduk. Firma da bir yıl daha ayakta kaldı.

Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin ilk filmi ise tam beklediğimiz gibiydi, DnD'de karşılaştığımız uydurukluktan çok uzak, romanın güzelliğine yakışacak bir film. Film, dünya çapında çok beğenildi. Tam bu sırada vizyona girmeye hazırlanan filmimiz ise Warner Bros. firmasının çektiği Harry Potter and The Sorcery Stone'du. Ve tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bir karalama kampanyası başladı. Lara adlı genç arkadaşımızın ölümü ise bu kampanya için çalışanlara yeni ufuklar açtı. Medya, bir anda FRP ile satanizmi özdeşleştiriverdi. Nasılsa her ikisinde de büyü vardi. Hatta bu kampanyaya "Yüzüklerin Efendisi" filminin sponsoru olan Milliyet Gazetesi'de katılmıştı.

Beni uyandıran ise Harry Potter filminin otobüs durağındaki afişi oldu. "Harry Potter and The Sorcery Stone", Türkçe'ye "Harry Potter ve Felsefe Taşı" olarak çevirilmişti. Yani küçük bir dikkatsizlikle(!) büyü, felsefe oluvermişti.

Aslında benim gözümde, önemli olan bu iki film arasındaki rekabet değil, bu tip savaşlarla daha önce bazı romanlarda karşılaşmıştım (Upton Sinclair - Petrol, Harrold Robbins-Vurguncular). Romanları okurken, tüm bu olayların sadece yazarın kurgu gücünün yüksekliğini gösterdiğini düşünüyordum. Özellikle Harrold Robbins'in "Vurguncular" adlı romanında bu tarz savaşların Holywood'da çok olağan olduğunun altı çizilmekteydi. Önemli olan, iki Amerikan sinema devinin arasındaki savaşın nasıl olupta bizi (FRP ile ilgilenen insanları) illegal suçlular durumuna düşürmesi...

EK Bilgiler: Vurguncular Harold Robbins, [Çeviren: Erol Türkoğlu], Kasım 1973 (2. Baskı), 496 S., 20 TL, Halk Yayınevi, Ünlü Eserler: 1. Vurguncular (The Carpetbaggers) Harold Robbins, [Çeviren: Canset Işık], Ocak 1976, 543 S., 40 TL, Altın Kitaplar Yayınevi, Meşhur Romanlar Serisi: 18. İlgili Linkler TürkiyeOnline Hürriyet 19 Temmuz 1998 Hürriyet 26 Ocak 2002 Hürriyet 27 Ocak 2002 Hürriyet 27 Ocak 2002 Milliyet 22 Ocak 2002


6 ahkam var
Önceki yazı: ne hayvanı ne hakkı?
Sonraki yazı: Mini öykü

Ahkâmlar

yani BRAVOOOOOO. Ama bu bir rekabet mi, yoksa 2 büyüğün anlaşması mı? Biliyorsun, Bankalar bankalarla, TV'ler TV'lerle yanyana olmak ister. Birinin getirisi, otomatikman öbürüsüne de kazandırır. Örneğin şuan birini izleyen mutlaka diğerinide izlemek zorunda. Sence de öyle değil mi? Bence böyle :)

PHP'si iyi olan web2.0'cı (nasıl oluyorsa) aranıyor. Başvuralar özel mesaj ile.

Geçen yıl bir "eski Mısır" furyası kasıp kavurdu ortalığı. Chrisitian Jacq'ın kitapları okundu.Sonra,başka yazarların art arda eski Mısır ile ilgili hikaye kitapları piyasaya sürüldü. Kitabevlerinde başınızı her çevirdiğiniz yerde bir piramit görüyordunuz. Sonuçta okumayan kalmadı bunları. Ondan bir önceki sene "sultan" furyası geldi geçti Safiye, Nakşidil,Nurbanu...Bu yıl da frp menşeili fantastik hikaye ya da sadece fantastik olma özellikleriyle ön plana çıkan kitap-film furyası var. Yüzüklerin efendisi ve Harry Potter'ın bence tek özelliği bütün dünyada olduğu gibi bir pazarlama harikaları olmaları. Kitaplar iyi,filmler iyi ama mal göze soka soka yedirilmeye uğraşılıyor.Yüzüklerin efendisi bir kenara, Harry Potter'ın Carrefour'da okul çantaları bile yapılmış.Bu şekilde her yönden insanın gözüne bu kadar sokulan bir kitabın filmine gitmeyeceğim. Olay Harry potter'ın çok ilginç bir Masal olması değil, pazarlama ve ilginç kılma yöntemleriyle insanların gözünün içine sokulması ve daha film gelmeden biletlerin kapış kapış gitmesi. Bu da pazarlama tekniklerinin insanların üzerinde ne kadar başarılı olduğunun bir göstergesi. Gerçi dünya para ile dönüyor,işler başka türlü yürümez görülüyor fakat başka bir açıdan bakıldığında belki her şeye kapitalist yaklaşan dünya başka şekillerde de yaklaşmayı başarabilseydi fantastik dünyadan bu kadar haz almazdı;kendi fantastik dünyasını kendi yaratmış olurdu herhalde... Bu arada yüksek tirajlı gazetelerden birinin satanizmle ilgi kurulan intiharların sorumlusu olarak icq'yu gösterebildiği bir ülkede yaşıyoruz. siz "sorcery stone"'un "çakıl taşı" diye çevrilmediğine şükredin. Bakarsınız felsefe okuyan bir üniversite öğrencisi intihar eder, ondan sonra Harry Potter'lar toplatılıp imha edildikten sonra yeni basımlar "Harry Potter, Çakıl taşı" olarak karşımıza çıkar...

kitapta da felsefe taşı adıyla geçiyor. kitap filmden çok önce okundu.

Şimdik bir yannışı düseltelim: Biri (yani Yüzüklerin Efendisi) Amerikan filmi olsa da Heri Poootır özbeöz İngiliz filmidir ki, kitabın İngiliz hanım yazarı oyuncuların da, yapımcı, yönetmeninin de hepsinin de İngiliz olması şartıyla filme alınmasına izin vermiştir. Dolayısıyla aynı tarz iki filmde Avrupa-Amerikan rekabeti olayı var.Hani AB ile ABD rekabeti olayının film dünyasındaki boyutunu serediorus bis de.

Veee (her zamanki gibi) hem onnara hem de dierlerine cebimisdeki son parayı da veriyorus. Avrupa ve ABD film piyasasındaki sermaye sahiplerini de mutlu etmiş, ceplerini bisim aslında onlardan (IMF, DB gibi aracılarıyla) ödünç aldığımız kredilerden oluşan paralarla doldurmuş oluorus bölelikle.

Bu arada bize ne kalio? Onlardan aldığımıs parayı gene onnara vermek ve bu arada oluşan faizleri ödemek. Globalleşen dünya kültürüne katkıda bulunurkene daha da fakirleşmek.Bilmem annatabildim mi? Bill Gates bunu anladı, gerisi dier sermaye sahiplerinin başına...

Eksiden bu kadar cok yaygara olmazdi bir film gosterime geldiginde. Bu tur filmleri sonucta para kazanmak icin yapiyorlar ve ne kadar kazanırlarsa bir sonraki filmin bütçesini de düşünüyorlar.

İnsan ırkı her zaman daha iyisini, daha güzelini ister. Bu da bu sistemde daha fazla para ihtiyacı demek. Maliyet demek. Para kazanmaz ise, film de yapamaz batar. Mesela microsoft batsın diyorlar. Microsoft firmasında çalışan binlerce insan ve onların geleceği? Telsim batsın deniyor, gülerek konuşuluyor. O gülenler ya telsim'de çalışsaydı? O zaman da böyle gülebilecekler miydi?

Bu tür filmler popüler sinema fimleri ve gerçekten bazıları inanılmaz bütçeyle çekiliyor. Doğal olarak bunun parasını ordan burdan çıkarmak istiyorlar. Insanın gözüne gözüne sokuyorlar ki, gitmeyi düşünmeyen birisi kalmasın.

Öncelikle, böyle durumlara hazırlıklı olmakta fayda var. Mesela Mayıs ayında Star Wars gelecek. Görün siz neler olacak. Bir fırtına gibi şusu busu girecek piyasaya, orda burda oyuncaklar, kitaplar vs piyasaya dalacak yeniden. Böyle olacağını bilirseniz daha az rahatsız olursunuz.

Bu pazarlama tekniği amerikan sinema sektörünün kuralı gibi gözüküyor. Türkiye'de yapılan filmlerde dikkat edin konu ile alakasız çıplak kadınlar koyarlar iki saniyelik seks sahneleri eklerler ki reklam olsun. Türkiye dahil, başka ülkeler de bu tür nitelikte film çekip yeni pazarlama taktikleri bulmadıkça bu pazarlama sistemini görmeye mecburuz.

Hala kitap okumayan, hala sinemaya gitme seçeneği olduğunu bilmeyen insanlar var bu dünyada. Onların aklına bu terchileri sokabilmek için reklama ihtiyaç var. Eğer batman filminin bu kadar çok reklamı olmasaydı zamanında, ben de sinemaya gitmek denen kavramı düşünmeyecektim belkide. Hakkaten sinemaya gitmeye Batman filmi ile başladım!

bu uzar, ben sustum.

newenergy 'e sonuna kadar katılıyorum ve bir yanlışı dhaa düzeltme gereksinmi hissediyorum. Kitabın gerçek adı "Harry Potter ve Felsefe Taşı" film Avrupa'da da bu isimle vizyona girdi sadece Amerika'da "büyü" adıyla vizyonda.

erins

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu