
Bir faytona baktınız.
Ya da bir arabaya.
Bir mp3 oynatıcı.
Eski bir radyo.
Aile yadigarı bir koltuk.
Veya başka bir nesne...
Zamanın değişimiyle birlikte
teknoloji de ilerliyor.
Gelişen teknoloji hammadde işlenmesini
ve biçimlendirilmesini de kolaylaştırıyor.
Bu da bize, daha sağlam, daha dayanıklı ve daha
güzel görünen malzeme sağlıyor.
Bununla birlikte, bizlere daha ucuza üretilen ama
oldukça kalitesiz malzeme da sağlayabiliyor
gelişen teknoloji.
Bu da, ucuz ama kalitesiz ürünler olarak
karşımıza çıkıyor.


Babaannenize sorun:
"Hangisinin motor gücü daha fazla?"
"Hangisi daha konforlu?"
"Hangisi daha güvenli?"
"Hangisi daha net ses veriyor?"
"Hangisi daha kaliteli?"
Teknoloji cahili babaanneniz doğru yanıtları nasıl verdi?
Cevap: tasarım.
Hiçbir bilgimiz olmasa bile, gözümüze daha iyi
görünenin daha iyi olduğunu hissediyoruz.
M.İ.T.
Malzeme, işçilik ve tasarım.
Aldığımız ürünün ne kadar iyi olacağını,
üretim aşamasındaki bu üç etken belirliyor.
Birçok üretici, kar amacıyla insanları kandırmak
ve güvensizliğini kazanmak pahasına bu üç etkende
cimriliğe gidiyor.
Sonuç:
Kullanışsız ürün.
Zor kullanım.
Çabuk bozulma.
Zor tamir edilme.
Yüksek onarım maliyeti.
Sürekli sorun çıkarma.
Daha sık servise götürme zorunluluğu.
Göze hoş görünmeyen biçim.
Konfor eksikliği.
Kimi üreticiler de kendilerine kalite kulvarında
rekabeti hedef tutuyorlar.
M.İ.T. bileşenlerinin her birinde daha özenli oluyorlar.
Bunun için çoğumuz 55 ekran Tv için,
fiyat farkı ödemek pahasına Arçelik yerine
Philips satın almayı tercih ediyoruz.
Tüketim çılgınlığını, marka bağımlılığını
tabii ki hoş karşılamıyoruz.
Fakat, söz konusu verimlilik olduğunda
kalite farkını göz ardı edemeyiz.
Evet, verimlilik!
Ürün alırken fiyat ile performans arasında bir oran
ilişkisi kurarak daha verimli olanı tercih ediyoruz.
Bu şekilde,
ucuz - kalitesiz - astarı yüzünden pahalı ürünlerden,
ve dahi, kaliteli ama gereğinden fazla pahalı
ürünlerden uzak durmuş oluyoruz.
Bu, en makul ve uygun satınalma ve kullanım
olarak sonuç veriyor.
İşte verimlilikten kastımız bu.
İşte, M.İ.T.'e önem verip kaliteli ürün üretenler
marka olarak da daha iyi tanınıyor ve daha çok tercih ediliyorlar.
Bu da ticari başarıyı doğuruyor.
Uzun yazımzın özeti şudur:
ticari başarıyı hedefliyorsanız,
M.İ.T.'e o kadar özen göstermelisiniz.
Arçelik, Beko, Vestel, Tofaş ve Renault'un;
Türkiye'yi teknloji hurdalığına çevirenlerin,
Türk insanını adi ürünlere ayık görenlerin kulakları çınlasın.
Siemens, dünyanın en iyi elektrik malzemeleri ve
elektrikli ev eşyaları üreticilerinden biri.
Aynı zamanda elektronik ve bilişim ürünlerinde de
hatırı sayılır bir yeri var.
Siemens, bu başarısını GSM alanında tekrarlayamadı.
Çünkü, Siemens cep telefonları oldukça zor bir kullanım sunuyordu.
Cep telefonlarının yazılımı, telefon kullanımını
bir işkenceye dönüştürüyordu.
Sonuç olarak elektronik ve elektrik devi Siemens,
cep telefonu bölümünü Benq'ya satmak zorunda kaldı.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.