Şöyle bir öykü var. Bunu ilk duyduğumda üzerinde düşündüm ancak eski bir Çin felsefesinden alınmış olan bu öykünün ne demek istediğini tam anlayamadım. Bu arada, ben ilk defa hafif'e yazı yolluyorum, heyecanlıyım :) teşekkür ederim.
Yaşlı ve çirkin bir mandarin (sanırız samuray), karşılığını parayla ödeyeceği zevk gecesi için çok güzel ama taş kalpli bir fahişeye gitmiş.
Sabaha karşı, yaşlı adam uykuya dalmış, bundan yararlanan genç kadın, soyguncu arkadaşlarını çağırmış. Ancak mandarin, tilki uykusundan hemen uyanmış ve var gücüyle soygunculara karşı koymaya başlamış, ancak onlar sayıca kalabalık olduklarından adamcağızı bir köşeye kıstırmışlar ve vurmaya başlamışlar. Ne kadar vururlarsa vursunlar, bu zayıf bedende yara açılmadığını, öldürücü darbelerin iz bırakmadığını görmüşler. En keskin bıçak bile mandarine bir şey yapamıyormuş, böylece soyguncular korkup kaçmışlar.
Bu garip dövüşü izleyen kadın, yaşlı adamın bu mucizevi gücünden çok etkilenmiş ve tekrar ama bu sefer kendi arzusuyla onunla sevişmek istemiş, onu şefkat, sevgi ve hayranlıkla okşamaya başlamış. Fakat, güzel kadın her dokunduğunda mandarinin bedeninde yeni bir yara açılıyormuş. Bunlar kılıçların, bıçakların açtığı yaralarmış. Ve nihayet, yaşlı mandarin kanlar içinde kadının kucağında can vermiş.
Öykü bu kadar. Böyle bir öykünün anlatmak istediği felsefi düşünce gerçekten de varmıdır, varsa nedir, öğrenmek isterim.
Kadın adamla kendi isteğiyle seviştiğinde neden dövüşte almadığı yaralar açılıyor? Kendisine böyle bir kötülük yapan bu hırsız/fahişe ile adam neden tekrar birlikte olmak istiyor? Acaba olacakları biliyor da bu güzel kadının kollarında mı ölmek istiyor? Yoksa, bunu okuyup, sonunda hiç böyle mantıklı sorular sormayıp, yaa öykü işte mi demek lazım. Ama arkadaşlar, bunun felsefi bir yanı var(mış).
Aynı fahişe ile 2 kere sevişme.
Belki birincisinde bişiy olmaz ama ikincisi ölüm olabilir gibi
saçma sapan bir fikiri sırf sen mutlu ol diye ortaya attım ama bak cümlede bir türlü bitmek bilmiyor yaa.
İnsan beklediği darbelerden zarar görmez ama hiç beklemediği bir anda en ufak dokunuştan çok büyük zarar görebilir.
bu öyküyü ben 2 gün önce okudum-aslı(?) erdogan'ın mucizevi mandarin adlı kitabında.. bence anlatılmak istenen erkekler hemcinslerinin arasındayken son derece güclü ve yenilmez olabilirken kadınların yanında tüm gizli yaralarını ortaya cıkarıyolar..zaten belki duymuşsunuzdur "her erkek sevdigi kadında annesinden bi parca arar" diye.. belki aradıgı "sevkat"tir. belki tüm bunlarda yine bi "kadın oyunu" vardır:) bilmiyorum.. güzel bi hikaye işte..
hikâye'nin aktarılmasında çok önemli bir eksik var. Bu dikkatli gözler ve bu konuyu düşünenler için anlamlı olabilir. Onun için tekrardan yazıyorum :
Yaşlı ve çirkin bir mandarin, karşılığını parayla ödeyeceği zevk gecesi için olağanüstü güzel, ama taş kalpli bir fahişeye gitmiş. Sabaha karşı, yaşlı adamın uykuya dalmasını fırsat bilen genç kadın, soyguncu dostlarını çağırmış. Ne var ki mandarin, tilki uykusundan fırladığı gibi olanca gücüyle karşı koymaya, dövüşmeye başlamış. Haydutlar hem kalabalık, hem de işinin ehliymiş. Onu kolayca köşeye sıkıştırmışlar. Ancak ne kadar vururlarsa vursunlar, bu zayıf, çirkin bedende yara açılmadığını, can alıcı darbelerin iz bırakmadığını görmüşler. Bıçaklarını, kılıçlarını çekmişler, ama en keskin bıçak, en acımasız kılıç bile mandarine hiçbir şey yapamıyormuş. Sonunda korkup kaçmışlar. Dövüşü izleyen kadın, yaşlı adamın mucizevi gücünden etkilenmiş, bir kez daha, bu sefer aşk adına evişmek istemiş. Onu hayranlıkla, arzuyla, şefkatle okşamaya başlamış. Gelgelelim güzel kadının her dokunuşunda mandarinin bedeninde yeni bir yara beliriyormuş, dövüşün, darbelerin, bıçakların, kılıçların açtığı yaralarmış bunlar. İçten bir ilgi ve şefkat görene dek gizli kalmışlar. Sonunda mandarin kanlar içinde kadının kollarına yığılmış, ölmüş.
---
Sonuç :
Sevgi,
Gerçek, yürekten, derinliği olan, anlamı olan, içten gelen
sevgi ...
geçmişte alınan bütün yaraları açığa çıkaracak kadar güçlüdür.
Bununla yüzleşmesi yürek ister, ölüm bile tercih sebebidir.
Akan kanlar ve ölüm, yaralı kalbin geçmiş yaralarını açığa çıkararak o saf ve içten gelen sevgiye verebileceği tek gerçek cevaptır.
Hikâye'nin (efsanenin) anlamlandırdığı budur.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.