Albüm projeleri olarak iyi ya da kötü ortaya birşeyler çıkıyor. Mix aşamasında kompreslenen kanallar ve en son master (ana) efekt uygulama, yani mastering işleminde sırf sound savaşlarında (mesela yapılacak müzik radyoda dinlenirken) bir adım daha öne çıkabilmek adına kulağımıza sokulurcasına yapılan kompresleme işlemlerinin acaba albümleri götürdüğü yer acaba etik mi?
Doğal müzik mi? Yoksa dinamik aralığı sıkıştırılmış ve bu sayede zayıf frekanslarında patlar derecede arttığı kompreslenmiş müzikler mi buna sizler kara verin.
Hele aranjör kavramına değinmeye hiç gerek yok. Zaten herşey apaçık ortada. Evindeki bilgisayarına bir mikrofon,bir preamfi ve bir ses kartı alan herkes zaten aranjör kesiliyor. Bir de utanmadan oradan buradan bulduğu sample ve looplarla bir iki çalışma yapıyor,ya da en azından yaptığını düşünüyor. Dinlenen kayıtlarda hiç bir doğallık göze çarpmazken bu tür müzikleri yapanlar aranjörüm diyerek ortada dolaşıyorlar. Aranjörlük kesinlikle ve kesinlikle iki üç loop'u bir araya getirerek ruhsuz bir müzik yapmak değildir. Bu anlamda en çok sevilen sanatçılarımızdan "Minik Serçe" lakaplı Sezen Aksu'nun albümlerinden örnek vermek istiyorum. Albümlerinde yapılan müzikleri dinlediğimizde bir ruh görüyoruz dimi? Üstelik önceki albümlerinde Sezen Aksu'nun aranjörlüğünü Onno Tunç yapmıştı. Şimdi teknolojinin nasıl geliştiğini ve buna bağlı olarak bilgisayar programlarının ve çeşitli plug-in,efekt vs... nasıl geliştiğini düşünelim. Son yıllarda bu anlamda inanılmaz gelişmeler kaydettik.
Sezen hanımın ilk albümlerinde Aranjör olarak Onno Tunç'un imzası varken bu tür efektler plug-in,sanal enstrüman vs.. bu kadar kaliteli değildi,hatta berbattı. Peki o albümler hâlâ neden yok satıyor? Çok basit çünkü parçanın aranjesini yapan kişi (Onno Tunç) parçaya ruhunu çok iyi katmış. İşte sevgili arkadaşlar bu anlamda bir Onno Tunç, bir Fatih Erkoç veya bir Ozan Çolakoğlu vs.. gibi başarılı bir aranjör olmak gerekiyor. Önce yapılan çalışmalara ruh katmak gerekiyor. Yoksa elinde bir dünya efekt bulunan bir kişi düzenleme esnasında müziğe ruhunu katamadıktan sonra neye yarar ki yaptığı işler öyle değil mi?
Müzik anlamında albümler ve sound derken acaba işin neresindeyiz?
tüketici köşesindeyiz, daha çok, daha çok ve daha çok müzik tüketmek istemekteyiz.
götürdüğü yer acaba etik mi?
bence gayet etik, hiç mesele diil, müziğin götürdüğü yere kadar gitmeye hazırız.
Bir de utanmadan oradan buradan bulduğu sample ve looplarla bir iki çalışma yapıyor
utanıyolardır abisi utanıyolardır, da utanmaz adamı çok okumuşlar, aşmışlar böle şeyleri!
bir kişi düzenleme esnasında müziğe ruhunu katamadıktan sonra neye yarar ki yaptığı işler öyle değil mi?
öle tabe, öle. mix yaparken muhakkak bi ölçü ruhundanda katmalı.
miks,mastering vs.. işlemlerinde söylediğiniz işlemler "etik" yönünden ne gibi bir problemi yaratıyor? sonra doğal müzik nedir? kayıt aşamasında böyle bir takım işlemlerden geçmesi mi doğallığını bozuyor? o zaman aranjörün durumu nedir? hem doğal müzik istiyoruz hem de müzisyenin yaratısını üstünden bir postada aranjör geçsin diyoruz? nerde kaldı doğallık?
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.