Hoca keşişlerin yüzüne bakar,
sonra:
"Evet, ispatlarım. Ama önce siz bana Allah'ın yokluğunu
bir ispatlayın bakalım!"
Hoca biraz durup sonra keşişlerden kitaplarını istemiş.
Kitapları eşeğin semerine koymuş ve:
"Şimdi benim eşeğim, sizin üçünüzün bilgisine sahiptir."
der.
Ardından eşeğe binip:
"İşte şimdi de benim bilgim, sizin üçünüzün bilgisinden de fazladır." der.
Ve ekler:
"Unutmayın ki bilgiyi ve aklı veren Allah'tır.
O vermeseydi,
ne benim ne de sizin şu eşekten bir farkı kalmazdı."
Keşişler yine Hoca'ya uğrarlar ve sorarlar:
"Hocam, yumurta mı tavuktan çıkar,
tavuk mu yumurtadan?"
Hoca cevabını verir:
"Ne o, ne de bu...
Tavuk yumurtadan çıkmaz,
çünkü yumurtadan civciv çıkar.
Yumurta tavuktan çıkmaz,
çünkü yumurtanın kendi başına hareket etme yeteneği yoktur.
Tavuk yumurtlar."
Nasreddin Hoca üzerine bir psikolojik-gerilim romanı yazmak istiyorum.
hayalci süper bir yakıştırmanın en yaklaşık olduğu bir derleme:))
le sorcier;
psikolojik-gerilim yalnız:)
çok iyi:)
biraz tarantino' dan da karıştırırsan; bizim ülkeye hitap edebilir: postmodern bir mafya dizisi çizgisini ve rating' lerini yakalayabilirsin:)
:D
sponsor olacak mısın??
sensiz girmem bu işe..(terbiyesizsin sorciyer, paranın peşinde değilsin sen lütfen, sanattan bahsediyoruz burda)
psikolojik gerilimin içinde biraz da sex olmalı, evlisiyle bekarıyla köyün bütün kadınları O'na hayrandır, o da bu karizmasını fevkalade iyi şekilde kullanır ve yönetir, kadınları inanılmaz bir mutluluk kaplar
büyücü:))
sponsor oluruz, toplum için sanat ne de olsa:)
o ne kim sana terbiyesiz diyecek? filmin prömiyerine gelecekler mi?
şampanya ikram ederiz geçer, :)
kop;
sen tam bir ekolsün:))
Hayat suda başladı oldukça gerilim yüklü bir cümle...
su...nasreddin...göl..maya...eşek...kelime oyunları...ince zeka..
evet, inanıyorum harika bir gerilim olacak..
o zaman Nasreddin demeyelim de Nasır Eddün olsun hocamızın ismi
le sorcier;
büyük harfe nokta koyma lütfen, sayın scorsese:)
hollywood eleştirmenleri iyi not vermeyecekler yoksa :((
B koşu notere gidip onaylatmak lazım...Bak senin metni çalıp başka yerde yayınlamışlar ya makaleci...
makaleci, beğendiğine sevindim.
LeSorcier, yahu psikolojik-gerilim romanı nereden aklına geldi? Şaşırttın beni...
hoca 1 gün maya çalmak için gölün kıyısında oturmaktadır. tam maya dolu kaşığı göle boşaltacakken suyun içinde 1 karaltı olduğunu görür. karaltı suyun altında dalgalanmakta ve hocanın içindeki korku giderek büyümektedir. hoca 1az daha dikkatle baktığında bunun 1 elbise olduğunu fark eder. evet evet bu 1 elbisedir, üstelik 1 kadın elbisesi. hoca tam göle eğilerek elbiseye bakmak istediği sırada suyun içindeki elbise hareket eder ve kemikli 1 el hocanın boğazına yapışır...
öncelikle; nasrettin return
sonralıkla; karısı demiş kıyamet ne zaman kopacak. hoca demiş. "sen ölürsen küçük kıyamet ben ölürsem büyük kıyamet kopar demiş."
şimdi bu basit bir söz değil.
efenim dinimizde insanın kendi ölümü güçük kıyamet olarak adlandırılır. yani hocanın karısı ölür küçük kıyameti kendine kopar.
hocanın ölümünden büyük kıyametin kopmasının nedeni de hocanın tüm insanlığı temsil ettiğidir. yani bu şahıs bir nevi şahs-ı manevi olma ihtimali vardır. yoksa kimin aklına gelir göle maya çalmak canım.
acizane zikrimdir zikrettiklerim, henüz fikir aşamasına geçemedik...
zulcenaheyn, senin fıkra pek bir güzelmiş.
"...bana görünme de kime görünürsen görün."
diye biten fıkrasını hatırladım.
Bu arada "nasrettin return" da iyi.
Bugüne kadar Nasreddin Hoca'yı "fıkracı dede"
kişiliğine mahkum ettik, hocalığını unuttuk.
Tıpkı Mehmet Akif Ersoy'u "İstiklal Marşı'nın yazarı"
kişiliğine mahkum edip örttüğümüz gibi...
Bununla birlikte, Nasreddin Hoca'yı yeniden keşfetmemiz gerekiyor diye düşünüyorum.
Bunun için: Nasreloadeddin de diyebiliriz.
Mizahçıların polemik yarışına girdiği şu günlerde,
hocanın ince zekasına daha çok ihtiyaç duyuyoruz.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.