
"Ne ekersen onu bicersin"!
Bizler hep yasadigimiz olaylardan sikayet ederiz. Disdünya da yasadigimiz olaylar bize bi baska görünür. Su sorulari kendimize defalarca sormusuzdur:
Neden hep ben?
Neden her sey beni buluyor?
Tüm olumsuzluklari bir biri ardina yasiyorum neden?
Niye ben cok sabirsizim?
Neden bu kavgalar hep beni bulur? vs,vs gibi sorulari cogaltabiliriz...
Her ne kadar bizler disdünyada ki yasadiklarimizi kendimize yabanci görsekte, onlari hep bi kenara itip onlardan kacsakta, söyle veya böyle bu kactigimiz seyleri mutlaka yasayacagiz...
Insan disdünyada ne yasayiyorsa, bilsin ki" bu kendi icdünyasindan kaynaklanmaktadir. Disdünya da yasadigimiz olumlu olumsuz her sey bizim icdünyamizin disa aksetmesi ile olur...
Örnek: Bi Cafee'ye gittiniz. Önceden hic tanimadiginiz biri size kötü kötü bakiyor. Bundan elbette siz rahatsiz olursunuz. Bilmediginiz bir zamanda bu size kötü kötü bakan insan gibi, siz de bi baskasina bakmistiniz. Hayatinizin herhangi bi döneminde bunu yasayacaksiniz. disdünyada yasadiginiz bu olay, sizin kendi icdünyanizin yansimasidir...
Olaylardan kacmak yerine o olayi yasamak, ve kendi icdünyanda bununla yüzlesmek lazimdir...
Günlük yasantimizda bir cok olumlu veya olumsuz olaylarla kasi karsiya geliriz. Olumlu olanlarda, olumsuz olanlarda sizin kendinizin herhangi bi dönemde yasadiginiz olaylarin size tekrar yansimasidir. Yani icdünyanizin disdünyaniza aksetmesidir...
Eger hic tanimadiginiz biri size yardim ediyorsa, bilin ki siz de bir zamanlar hic tanimadiginiz bilmediginiz birine yardim etmissinizdir. Veya eger biri sizinle kavga ediyorsa, bilin ki hayatinizin bir döneminde mutlaka siz de biri ile kavga etmissinizdir...
Her ne kadar ayri ayri formlar tasisakta biz biriz. O, sonsuz birin parcalariyiz. Yasadigimiz olaylar, gördügümüz her sey sadece bir enerjiden baska bir sey degildir. Gördügünüz yasadiginiz her sey sizin kendi aynanizdir...
Icinde yasadigimiz Alem Polarite alemidir. Hz. Mevlana deyimi ile: Zitliklar alemi...
Iyi kötü, güzel cirkin, olumlu olumsuz, pozitif negatif vs,vs, gibi olaylar yasadigimiz zitliklar aleminin bir pacasidir. Benim icin güzel olan, bir baskasi icin cirkin, bir baskasi icin pozitif olan, benim icin negatif olabilir. Bunlar sadece algilamadir. Hayatimizin bir bölümünde yasadigimiz olaylar yüzünden pozitif bir polarite bize negatif yansiyabilir. Aslinda hepside formsuz, yani herhangi bir bicime ait olmayan enerjidir. O enerjiyi formlar halinde yasayan bizleriz...
Bu olumsuz olaylari yasamamak, mutlu olmak kendi elimizdedir...
Mesela bu olumsuzluklari kendi icdünyamizdan yok etmek, pozitife cevirmek kendi elimizdedir. Suclu veya sucsuz olmamiz hic farketmez, önce affetmeyi bilmemiz lazimdir...
Yasanilan olumlu veya olumsuz olaylari an'inda yasamak, ve sonucunda icdünyamiza dönerek bunun sebebini arastirmak, bulduktan sonra ayni olayi tekrar icdünyamizda yasamak, ve sonucunda suclu da sucsuz da olsak af dilemek, ve karsindakini affetmek bize büyük mutluluk verecektir...
Günlük yasantilarimizdan yola cikarak; aksam eve gelince, yasanilan olumsuzluklari bir deftere yazmak, sonra güzel bir dus alip (dus alirken; gereksiz olan enerjinin su ile birlikte akip gittigini düsünmek) bir oda da yalniz kalmak, biraz uzanip (5-10 dakika) gözünüzü kapamak, ve tamamen gün icinde yasadiginiz olumsuz olaya konsantre olmak, o olayin sebebini ortaya cikaracaktir. Yukarda bahsettigim gibi o olayi tekrar icdünyanizda yasamak, ve sonunda af dilemek, affetmek sizi adim adim mutluluga götürecek tek yoldur...
Adini bile anmak istemedigim ölümcül hastaliklarin hepsi, hayatimizin bir döneminde yasadigimiz olumsuz olaylarin, beyin altina yerlesmesi, kroniklesmesi ile olur. Doktora gitmeniz tek care degildir. Doktor sizin hastaliginizin nerden kaynaklandigini sorgulamaz, o an ki durumunuza bakar ve o hastaligi bastirmak icin ilac tedavisi uygular. Buradan su anlasilmasin: Doktora gitmeyin, ilac tedavisi olmayin gibi bir sey demiyorum. Mutlaka doktora gidin, ilac tedavisi olun. Ama asil kendi doktorunuz sizin icinizde sizi bekliyor, hem de bedava. O doktoru faaliyete gecirin...
Gerektigi yerde, gerektigi zaman hata yapmaktan kacinmayin. Hata da yapin, ama sonunda o hatayi bilip özür dilemek sarti ile. Kendinizi asla sartlamayin, kismayin ki" her seyi icinize atmayin. Gerekirse gerektigi yerde bagirin cagirin. Bundan utanmayin. Kim ne derse desin farketmez. Sizin sonunda hasta olmamaniz, mutsuz yasamamaniz buna baglidir...
Ben birinden özür dilersem acaba ne derler? Ben birinden sucsuz oldugum halde af dilersem ne düsünürler? Veya carsinin ortasinda icimden oynamak geldi, simdi burada oynarsam bana nasil bakarlar? Gibi seyleri düsünmeyin yapin. Bakin sonunda ne kadar mutlu oluyorsunuz...
Kendinizi sartlamayin. Icinizden geldigi gibi yasayin. Hatalar biz insanlar icindir, hata yapmaktan korkmayin. Her hatanin bizi bir adim daha ileri tasidigini bilin...
Efenim özür dileyecegine hic hata yapmasan olmaz mi? Diyenler, aslinda en büyük hatayi yapanlardir. Onlara onu dedirten de kendi icdünyalarinda yasadiklari olumsuzluklardan baskasi degildir...
Efenim insan kendine yapilan hatayi asla affedemez; o ani hatirladikca gözünün önüne gelir gibi söylentiler, adina EGO dedigimiz, ve bizim kendimizi yönetmemize, yönlendirmemize mani olan bir olgudur...
EGO hep icimize söyle fisildar: Sen haklisin! Birak karsinda ki senden özür dilesin. Veya sen bilgesin, sen doktorsun, sen sairsin, sen mühendissin, sen Prof.'Sun, gibi söylentilerle bizi yönetmeye, yönlendirmeye calisir. Cogu zamanda muvaffak olur...
Bizim gelismemiz, mutlu olmamiz, hasta olmamiz EGO denen olguyu adim adim icimizden yok etmekle, özümüzü dinlemekle, kendimizi bulmakla olur...
Tek olana ulasma, bir olma yolunun en büyük engelleyicisi EGO'dur. EGO icimizde yasayan bir Ejderhaya benzer. O'nu dinlersen; bir gün seni yutar. Yok icini, özünü dinler, özür dilemeyi erdem kabul eder, affetmeyi büyüklük sayarsan, yavas yavas o Ejderha kediye döner...
Yukarda bahsettigim seyleri iyi anlar iyi algilarsan, kendinin de O, tek olanin bir parcasi, ve her seyin senin birer parcan oldugunu anlar kabul edersin...
Yoka "ne ekersen onu bicersin" sözü sadece cifcilere söylenmemistir. Cifci kardeslerimiz zaten ekmediklerini bicemeyeceklerini bilirler...
Bu anlamda kimse kimseyi suclayamaz, yargilayamaz. Herkes kendi ektigini bicer.
Saygilar.
Hayatta en son yapacağım şey cafe de bana kötü bakan adamla, yüzleşmek, muhatap olmak, doğru değil bu nico..
yaaa niye hep özür dilerim konulu yazılar yazıyosunuz? konu kalmamış gibi ha babam ego, özür dilerim, affedin beni türü şeyler yazıyosunuz.
Lütfen önce yaziyi okuyun. Yaziyi okumadan yorum yazmayin. Bu yazi sadece beni degil bizi anlatiyor. Sadece Hafif yasamini degil tüm hayati anlatiyor...
PBK, Bu bilimsel olarak kanitlanmis bir felsefedir. Sen Cafee'de ki adamla yüzlesme, ama bir gün mutlaka hayatinin bir döneminde buna benzer bir olayla karsilasacak, ve yüzlesmek zorunda kalacaksin. Ya da kendini hasta olarak mutsuz olarak bulacaksin...
Suskunluk, Bunlar sana göre degil. Önce biraz büyü sonra okur anlarsin...
Nico ya, sen çok alemsin, ben bana her kötü bakan adamla yüzleşecek olursam, gerizekalının birinin kafası atar, çekip vurur eve gidemem, böyle şeyler söyleme bu topluma, karşında yüzleşeceğin her adamı kendin gibi sanma..Bir yığın psikopat var bu toplumda..Böyle bir felsefeyi kabul etmem ben..
Tam tersi hiç tanımadığın bir adamla yüzleşmeye çalışmak kesinlikle gereksiz ve dağınık sinir sisteminin dışa vurumu..
Yüzleşmek doğru, içindeki korku ve problemlerinle yüzleşeceksin dersen, bak onu kabul ederim..Ya da tanıdığın bir kişiye, seni anlamıyorsa kendini anlatmaya çalışmayı..Onun bile bir sınırı var..
Vallahi o cafedeki kötü bakan adamla ben de yüzleşmek istemem ama oyun dersen hııı dur onu bir düşüneyim.Ankara da kız kardeşimle ankapola gitmiştik(yakın zamanda)mağazanın birinde öyle oynak bir müzik çalıyor ki sormayın kardeşim bana bakıyor ben kardeşime .Bir kaç saniye sonra ablaaa gel burada çok güzel bir kazak var diye beni stantın arkasına çagırdı.
Hangisi?
Ne kazagı boş ver abla şu müziği kaçırmayalım.Hadi oynayalım.
Allahhh oh oh yandan yandan
Tekrar mağazanı görünen alanına döndüğümüzde ben gülmeye başlayınca kardeşim ne oldu diye sordu.Ben de orada kamera vardı bizi izlerken iyi eğlenmişlerdir dedim.Ama biz de çok eğlenmiştik.
PBK, sen orda kaldin bi kere.) Tamam yüzlesme, kendinle yüzles. Ona benzer bi hatayi nerde yaptigini hatirlamaya calis, tabii ki bu daha iyi. O sadece bir mecazdir orda kalma. Yazinin icerigi ne bir Caffee, ne de biri ile kavga etmektir. Yaziyi iyi anlamaya calis. Mesnevi okuyupta mecazlarda kalanlar gibi olma. Sen icerik ne anlatiyor ona bak...
Haber de ayni yeri okumus. Ulen ben onu ordan cikarayim yoksa yazi sadece Cafee muhabetine dönecek valla. Oynaman süper olmus Habercigim iste bunu kacirmamisin bravo...
Yahu PBK sen bi alemsin. Yazinin tamamini okumadigin burdan belli...
Diyorum ki" hani o adam sana kötü kötü bakti ya, ha, iste diyorum. Sen de mutlaka hayatinin bi döneminde birine böyle bakmistin. Ama bu bilinc altina yerlesti, sen bunu unuttun. Iste bunu diyorum yaaaaa...
Tabii ki yazını okudum ve anladım..
Bir de içimizde ki Ejderhayı soracaktım..Yani herkes te varmı dır bu..ben de olduğunu sanmıyorum..
Hz. Mevlana'nin su sözü sanirim yeterli olur: Ne anlatirsan anlat karsindakinin anlayacagi kadar anlatmis olursun...
Ne mutlu sana, sen de yoksa o Ejderha. Ama görünen o ki" O, Ejderha seni zaptetmis PBKcigim.)
Ben de yok demedim ki" Belki bende ki herkesinkinden büyük, ama ben onu zaman zaman kedilestirebiliyorum. Ya sen.)
nasıl yani? tecavüze uğrayan bir kadın hayatının bir yerinde bir başkasına tecavüz mü etmiştir? cinayet kurbanları da aslında katil midir? yok daha neler. nasıl bir iç dünyanın dış dünyaya yansıması bu?
Plum, bence sen yazıyı okumamışın, okusan da bişey anlamamışın, yazıyı baştan sona bi kez daha okumanı öneririm, misâl :
Adini bile anmak istemedigim ölümcül hastaliklarin hepsi, hayatimizin bir döneminde yasadigimiz olumsuz olaylarin, beyin altina yerlesmesi, kroniklesmesi ile olur.
hmmm... demek ki cinsel arzuların beyin altına yerleşip kronikleşmesi tecavüzü doğuruyor. cinayetin de elbet vardır beyin altı edildiği için kronikleşmiş bir sebebi.
şunu da eklemeden geçemeyeceğim, hayatımızda yaşadığımız bir takım olumsuz olaylar meydana gelme anında bizi etkilemekle kalmayıp, bir de ölümcül hastalıklara sebep oluyorsa vay halimize. belki de sırf bu yüzden ölümlüyüz.
evet aynen öyle, ölümcül hastalıklar diyo, hayatında yaşadığın olumsuz olayların neticesinde beynin altına yerleşir kronikleşir diyo, bu nedenle ölüyoruz, yoksa bu olumsuzluklar olmasa hayatımızda hiç hastalanmıcaz ve ölmücez
cinsel arzuların beynin altına yerleşirse büyük ihtimal tecavüzcü coşkun yada nuri alço oluyosun o da doğru,
diyelim hayatının bi döneminde çok cinayetlere tanık oldun, çok ölümcül olaylara tanık oldun, misâl con rambo viyetnam savaşında bunlaru çok yaşadu, işbu olaylar beyninin altına bi virus gibi yerleşti zamanla kronikleşti ve viyetnamdaki görevi bitince soluklanmak istediği bi kasaba'da taş taş üstüne komadı, kasabanın altını üstüne getirdi, 10 dakkada yerle bir etti, insanlar ahıldan kaçışan koyunlar gibi sağa sola kaçıştılar
xnicox vallahi sen olmuşsun abicim... darısı başımıza... :) on yıl önce böyle düşünebilirmiydin acebaaaa? yıllar ahh yıllar...
sevgili xnicox sen gidici misin yahu... son üç yazına baktımda... hay Allah... tövbe tövbeeeeeeeeeee. ya erdin kırklara karışcen ya da ne biliiiimmmm... neyse Allah gecinden versin arkadaşcazııımmm... şaka şaka...
Lori, sevmeyi ögrendim. Korkuyu sevgi ile takas ettim. Özür, af dilemekle görünüste kücülsem bile, icimde her an büyüdügümün farkindayim. Ölüm dedigimiz olgu, gercegin ta kendisidir. Gelirse hos gelir, safa gelir. O'nu benim dügünüm olarak kabul ederim...
Sevgiler.
sevgili xnicox en güzelini yapıyorsun. sana yukarıda takıldım... benim de hayat felsefem sevgi saygı ve hoşgörü üzerine... ama kimi zaman sapmalar yaşıyorum. insanız nihayetinde... sapsamda sapmasamda sapla saman falan filan yine de huyumu seviyorum yahuuuu... hiç kimse de bu konuda kalkıp bana "dur yahu" demiyor yahuuuu... biri durduracaksa durdursun durdurmayacaksa durdurmasın... di mi ama!...
Kim durdurabilir ki seni Loricigim. Sakin durma, ben seni böyle seviyor, takdir ediyorum. Bakma öyle ara sira ateslendigime, ben de hic bir zaman kötülük beslemem kimseye...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.