Yazılarımızı başka yerlerden kopyalamamız gerektiğini biliyorum, ancak aşağıda Sn.Zeynep Oral'ın bir yazısını göreceksiniz.Bu yazıyı, Cumhuriyeti,Atatürkü ve devrimlerini ciddiye alan, onlara önem verenlerle, bu ilke ve devrimlerin neden korunması gerektiğini tam anlayamamış olanların tekrar tekrar okumaları gerektiğine inandığım için buraya alıyorum.
Yayına verip vermemek sizin takdirinizdedir.
NEYİN BAYRAMI?
23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim ve benzeri günler neyin bayramlarıdır? Bunlar Müslümanlar için birer bayram günü değil, birer kara gündür. Zira:
1- ''Devletin dini islam'dır'' maddesinin anayasadan kaldırılmasının;
2- Allah kanunlarını ve Kur'an hükümlerini kaldırmanın;
3- Şeriat'ı ve şer'iyye vekaletini lağvetmenin;
4- Hilafet'i kaldırıp, Ümmet-i Muhammed'i Halife'siz bırakmanın;
5- Mahkemelerden, ailelerden ve mekteplerden Kur'an'ı ve Kur'an hükümlerini kaldırmanın;
6- Cuma günkü tatili kaldırıp milyonlarca müslümanın cumaya gitmesine engel olmanın;
7- Medrese ve tekkeleri kapatıp, Ümmet-i Muhammed'in ilim ve feyz almalarına mani olmanın;
8- Kur'an harflerini kaldırıp yerine latin harflerini getirmenin;
9- Mekteplerden din derslerini kaldırmanın;
10- islam takvimini kaldırıp, yerine islam olmayan miladi takvimi kabul etmenin;
11- Kılık kıyafeti değiştirmenin;
12- Kadınların ve kızların namusundan ibaret olan başörtülerine el uzatmanın;
13- Kafir şapkasını giymenin;
14- Halk evlerini açmanın, diskotek ve dans evlerine müsaade etmenin;
15- 19 Mayıs'larda gelinlik kızları soyup soğana çevirerek mayısa bulaştırmanın;
16- Meyhaneler açıp şarap içmeyi, fuhuş yuvalarında zina etmeyi, faiz alıp vermeyi serbest saymanın;
17- Allah'a mahsus olan hakimiyyet hakkını, kanun koyma yetkisini millete tanıyıp, milleti putlaştırmanın;
18- Putlar önünde divan durup, saygı duruşu yapmanın;
19- Devleti dinden, dini devletten ayırıp, dini devletsiz, devleti de dinsiz bırakmanın;
20- Elhasıl küfrün ve kafirleşmenin, putun ve putperestliğin temellerinin atıldığı günlerdir. işte; Mustafa Kemal 'in getirdiği inkılaplar, devrimler ve devirmeler bunlardır. Ve işte, Kemalistlerin, övmekle bitiremedikleri devrimler bunlardır!.''
E vet Kemalist Devrim
Bu yirmi maddeden sonrası da var yazının: Bugüne dek bu ''kara günleri'' , bayram diye kutlayanların başlarına gelecekler anlatılıyor, tehditler savuruluyor, ancak tövbe eder bir daha bu bayramlara katılmama kararı alınırsa ve daha şunlar bunlar yapılırsa...
Azdılar! Evet azdılar! 23 Nisan'da Bülent Arınç 'ın açıklamalarından sonra, ne denli cesaretlendiklerini görmüyor musunuz?
Eğer ortalığı bulandırmak, sürekli türban konusunu kaşımak, kadınlar üzerinden, çocuklar üzerinden politika yapmak, yapanlara müsamaha etmek, bütün bunlar kendi siyasi tabanlarına göz kırpmak içinse, oy sayısını çoğaltmak içinse yazık değil mi bu güzelim memlekete!
Milli Eğitim Bakanı, Milli Eğitim Müdürü ne yapıyor, nasıl önlem alıyor, ne yapmayı düşünüyor, doğrusu çok merak ediyorum okullardaki bu yaygın şeriat propagandasına, öğrencilere yönelik Atatürk düşmanlığına?
Bir de ricam olacak: Ricam, kafa yapılarını, zihniyetlerini, dünya görüşlerini, emellerini her an yeterince ortaya koyan dinci iktidardan ya da yandaşlarından değil. Ricam aydın, çağdaş, uygar geçinip de her fırsatta ''Kemalizmin'' zararlarını, yanlışlarını anlatmak için birbiriyle yarışanlara: Lütfen şu yukarıdaki yirmi maddeyi bir kez daha okuyun... Sonra da kendinize sahi neyin bayramı diye bir zahmet soruverin...
www.zeyneporal.com
düzeltmeniz gereken bir şey var. Zeynep Oral'ı tanımayanlar yada altta verdiğiniz web sitesine girmeye üşenenler için...alıntınızı bu siteden(hafif'den) okuyanlar maddelerin Zeynep Oral tarafından düşünülüp yazılmış olduğunu sanabilirler. bu ise gereksiz bir hata olur sadece. bu kişiler sizin alıntınızdan, hikayenin bütününü yani bu yazının aslında akp li belediyelerin göz yummasıyla bazı rejim düşmanları tarafından okullara dağıtılan, konut duvarlarına asılan bir bildiri olduğu gerçeğini öğrenemeyeceklerdir. yanlış anlamaya mahal vermeyin. bunun dışında amacınızı taktir ediyorum.daha önce de bu rejim düşmanları tarafından okullara içinde, kemalizm kelimesinin anlamı karşısında dinsizlik yazan bir sözlük dağıtmışlardı. bunun gibi daha niceleri var ki belki de bilinmiyor. Zeynep Oralın da dediği gibi azıyorlar.ama biz bu ülkede yaşadıkça amaçlarına ulaşamayacaklar.
Bu insanlardan gerçekten nefret ediyorum ki elhamdürillah müslümanım. Ancak bir takım kendini dindar sayan ya da hangi sıfatla kimden alındığı bilinmeyen yetkiler ile milletimiz içinde bölücük yapmaya çalışanları kesinlikle esef ile kınıyorum. Ve bunlar yüzünden Sayın Atamızın İslam ve Türk Dünyasına yaptığı hizmetler hiçe sayılarak her iki tarafca sevgili Atamız dinsiz gösterilmeye çalışılmaktadır.
Bu da henüz fikir olgunluğuna erişmemiş gençlerimizin kafasını daha o yaşlarda ikiye bölerek şiddetle toplumsal ayrılıklara ve hatta öyle ki kardeşler arasında dahi kutuplaşmalara neden olmakdadır.
Ve toplumumuza şırınga edilmeye çalışılan bu tip ayrılıkcı düşüncelere karşı bence hala yanlış mücadele edilmektedir. Bu insanların gerçekte din iel herhangi bir alakası bulunmamakla beraber gayeleri de dini yüceltmek değildir. En azından onların beyinlerini çeşitli vasıtalar ile yıkayarak bu yolda hizmet ettiklerini düşünmelerine sebep olanların niyetidine hizmet değildir.
Son bi kaç haftadır bu tip paragraflara yazıyorum. Ancak kusura bakmayın burada yazmam engellenene kadar ya da bir şekilde yazma özürlü olana kadar yazacağım.
Ülkemize ve milletimize yönelik bu tip taarruzlar ile mücadele etmek istiyorsak. Olayın köküne inip oradan çözmemiz gerekmektedir. Üzerimie yönlenemiş o onyıl içerisinde ki tehlikeyi çözmek sadece bizden sonraki lere yeni tehlikelere yelken açma fırsatını sağlamaktır.
Çünkü esas tehlike hiç bir zaman bertaraf edilmemekte ve tüm dünya ya yaydığı nifak tohumları ile birlikte ülkemize de nifak tohumları yaymakda bizse bunların her birini tehlikenin kendisi zannedip sadece onunla mücadele etmekteyiz.
Bırakalım bunları ve aslımıza dönerek gerçek tehlikeyi tespit ve teşkis edelim. ONdan sonra çözüm yolları arayalım..
DÜZELTME VE ÖZÜR
10 MAYIS 2006 tarihli "NEYİN BAYRAMI" başlıklı yazımda, alıntı yaptığım sayın Zeynep Oral'ın yazı eki; sanki sayın yazarın kendi hazırlayıp sıraladığı maddeler gibi algılanmış haklı olarak.Düzeltme talebiyle birlikte beni uyaran "elisia" a teşekkürler.
Yazıda kullanılan Atatürk ve Devrimleri düşmanlarınca hazırlanıp okullara, apartman girişlerine ve benzeri yerlere dağıtılan bildiri sağduyu sahibi herkes gibi Sn.Z.Oral'ın da dikkatini çekmiş ve köşesinde yazdığı yazıya konu olmuştur.
Düzeltir özür dilerim.
Yetişkin, aklı başında bir insan gibi yourm ekleyeceğine cahil yeniyetmeler gibi çirkin bir şekilde sataşmayı tercih eden suphi beyin yaptığına terbiyesizlik denmezse ne denir?
Cumhuriyet muhafızları lafında saddam dönemi Irak'ındaki meşhur cumhuriyet muhafızlarına atıf vardır.
Cem uzan resmi ise bazı duyguların nasıl istismar edilerek felaketlere yol açabileceğinin resmidir.
Çirkin ve terbiyesizlik ile vasıflanması gerek bir şey varsa en yukardaki yazıdır.
Azan biri varsa yıllardır rejimin arkasına sığınıp oraya buraya salyalarını akıtan insanlardır.
Bir fikre katılırsınız ya da katılmazsınız, bir görüşü savunursunuz ya da savunmazsınız. Ama yorum yaparken çirkin davranışlardan kaçınmak gerekir zannımca. Neden? Misal; Cem Uzan'ın salyalar saçan fotoğrafını onuncu yıl marşıyla özdeşleştirme Türkiye'deki cumhuriyet yanlılarını Iraktakilerle bir tutma sizin fikriniz. Benim fikirlerimle tamamen zıt olsa da, (yazılarınızı diğer konularda da takip ettiğim için üzerimde bıraktığınız kültürlü/bilgili bir insan olduğunuza - en azından benden çok okumuş - araştırmış biri olduğunuza dair intibayla) benim kafamda bir 'acaba' yaratabilirdiniz; dayanakları olan bir yazıyla. Ama daha önce yorum getirdiğim yazınız üzerimde bıraktığınız intibayı silmiş oldu. Çünkü sizin kadar büyük bilgi birikimine sahip olmayan ben, suphi bey'in bu konuda söyleyebilecek içi dolu bir şeyleri olsaydı, bu şekilde davranmazdı, dedim. Sizin kazancınız ise sadece oh şu pis cumhuriyetçilere ağızlarının payını verdim tatminiyle sınırlı kaldı.
Tabii ki bu da benim kazanç/kayıp anlayışım. Siz bu durumdan memnunsanız buyrun, devam edin.
Haklısınız o kadar sert olmamalıydım.beybi beyin tarifiyle neredeyse gına geldi şu "kendini kaybetmiş cumhuriyet aydınlarından."
Bu zevatın atatürkçülüğü? o kadar ileri gitti ki mahkemede kendilerini "ben atatürkçüyüm" diye savunur oldular.(bununla ilgili bir haber vardı ama linki bulamadım)
Kemal Paşa harem ağalarına savaş açmıştı.Bun harem ağları ise "atam izindeyiz" demekten geri durmuyor.
Diğer tarafta bir zatı muhterem bu ülkedeki çarşaflıları ülkeden sürmeyi teklif ediyor.
Burada da ermeni meselesini anımsatan bir link vermek isterdim ama yine yanlış anlaşılır.
Bir tarafta birilerinden nefret ederken öbürtarafta kendilerini onların yerine koyduklarının farkında olmayan insanlar olduklarını ima etmek istedim.
Ve bunu anlatmak içinde dikkati çekecek şeyler kullanmaya gayret gösterdim.Zira belki bişeylerin farkına varırlar diye düşündüm.
Evet o bi kaç kelimeyi yazmadan ve o resmi linklemeden önce genel olarak bunları düşündüm.
Kimse benim ne düşündüğümü bilmiyordu tabi.
Kimseye ağzının payını vermek gibi bir niyetim yok efendim.Haddim değildir.Lakin bazen kızabiliyoruz işte..
Hakkımdaki söylediklerinize gelince bazı konularda biraz bilgi sahibiyim o kadar. daha fazlası değil.
son tahlilde, niyetim bağcıyı dövmek değil üzüm yemektir.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.