Bir şiir(cik) var şimdi...
Belki de az(cık)!
Yazdığım, bir kısmını paylaştığım.
Geceydi vakit, edepsizdi…
Nubuk düşlerim vardı!
Parlatmaya sünger bulamadığım…
Moralim, salaş bir can sıkkınlığına esir olmuş.
Kelebekler bile özgür kılmış kendini;
Kozaların gözyaşlarında…
Burukluk hep var!
Kalbimin en derin köşelerinde...
Derman; onda, bunda, şunda...
Bende yok!
Ya, yarın onu görürsem tedirginliklerim var;
Ya, onu gördüğümde dilim tutulur bir şey diyemem acabalarım var...
Var oğlu var.
Hal bu ki hiçbir şey yok...
O yoksa!
Tamamen içten bunlar...
Güdülerin kendini bulduğu anlara hediye olsun...
Atabilmek için sürekli direnen kalplere; armağan olsun...
Sana, bana, ona, buna, şuna olsun...
Yeter ki olmasın aşksız bir hayat...
Direnç olsun düşlerime,
Bir film olsun sonra…
“Mutluluk valsi” filmin adı...
Bir dam, bir gam, birde kavalye...
Ağlayan bir senarist;
Yüreksiz bir yönetmen.
Bir film olsun kimsesiz...
Geriye kalan bir klavye vardı birde kavalye…
‘Dam’ hala aynı,
‘Dam’lar hala aynı…
Gözyaşı aynı
Hem dam, hem damlar;
Kavalyesiz…
Ve film bitti!
Sabah oldu yine, şakayla sevişircesine...
Kocaman bir Cumartesi günüydü göz kırptığımız...
Mesaimiz vardı geceden kalan...
Ve mesaisi sabaha çarpan insan/insanlar.
Hayırlı işler bu vaktin emekçilerine...
Tatile hemen girin ümidiyle...
”Hisseli (aşk) çalışanları”…
*Fakirdim, elektrikler kesikti... Şarabı, pencerenin önünde soğuttum yine... Kalbim sıcak hala... Seninle olduğum anlardaki gibi...
Hiç gözleri görmeyen biriyle dans ettin mi sen..
Belki o dur, seni gören
Karanlık mış aydınlık mış ne farkeder..
Şarabın tadı güzel mi, sen ondan haber ver..
Haklısın Mak, demin yengeç yazısında güldürdün beni, sen zaten en güzel yerlerden birinde yaşıyorsun diyecektim..Orada şarapların tadına doyamam ben..
:) damak zevkinde sonsuzluk! bazı insanlar ekşi çıktığı için koca bir şişe şaraba burun kıvırıp içmezleri ama ekşi diye yaftayı yapıştırdıkları tad, şarapta en çok aranan kekremsi özellikten biridir. Tabi renk paletindeki farklı tonlar gibi o kekremsiliğinde çok farklı yoğunlukları var, çok fazlası hoş olmayabilir, ama orta seviyede bir kekremsilik, şarabın vazgeçilmezidir, bana göre:)
evet:(( ama meyveli bir pastanın yanında yarı tatli ya da tatlı şarap güzel olabilir, mantıklı!deneyimlemedim, tatlıdan nefret ettiğim için (pasta, çikolata dahil) :((
Tatlılardan tiramisu, pelitas ın şiirinin tadında..
Hazır pijamalarım da üzerimdeyken gidip bir tiramisu alayım ben..:)
İki çatlak klavye
Damsızlık bir terane
Gece gözbebeklerinde büyür
Uykusuzluk bahane.
Bölünür yalnızlar gece tadınca
Tatlı sert şarap
Azınca
Kıblesiz sevdalar bekler koyunda
Fırtına bakir düzülmez mısra
Herkes susar karanlık olunca, eşteş işteş. Yitik zaman kaybı ziyan, suskunluk bozar özrü zaman.
Konuşmaz ellerim susar dillerim, romantikliktir ölümüm.
Kendim değişir şeytan kalır yarına, değişmezlik değil bu kahvaltı palyaço…
İki damla bir hezeyan, katresi şeytan…
Bar taburesi paslı çivi.
Gönderme değil çakmak, dumansız sigara ağlamak…
Değişir ilkel benlik aciziyeti, ejderha gülümsemesi…
Dolum taşım tek düze- siyah ben beyaz leke.
Oynarmış çocuk yansılar teke.
Lunapark hayal, atlıkarınca cafe.
Özlem duyulur girince hafife…
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.