Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Keçeden Kitap Ayracı Yapımı"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Sırf onun gözlerini görmek için gene o kitapçıya girdim..
O, oradaydı. Girer girmez gördü. Gördüğünü gördüm. Umut çoğaldı... Kardeşimle kitap baktık, kardeşlimin araştırması ve benim ilgi alanıma uygun kitaplara baktık. Sorduk. Sohbet imkanı doğurduk. Doğurdu. Nereye gitsem oraya geldi. Gözlerimde mutluluk ışıkları belirdi.. ‘Kahve içer misiniz?’ dedi. ‘Olur, sağol’ dedim. ‘Ne demek, bir daha iste, bir kahve daha koyayım’ dedi. Yüzsüzlüğümü ortaya çıkarmaktan çekinmeyerek ‘Umarım o da dışarı da bir yerde olur.’ dedim.

Biraz sohbet biraz kitap kurcaladıktan ve kredi kartımın limitini dolduracak kitap aldıktan sonra ruhumdan kırıntılar bıraktıkarak çıktım o küçük kitapçıdan. Ondan. Bakışlarından. Umut etmekten..

Ne olabilirdi ki, ne olacaktı ki? Gözlerimi unutmadığını söylemesi çok mu anlamlı? Ne verebilir ki? Ne kadar sürer ki, içimdeki huzur??

Çıktım o kitapçıdan.. Boşluğa atarak kendimi. Eve geldiğimde kitap ayracında ki telefon numarasını çevirdi parmaklarım, alo diyen sese diyebilecek çok şeyim vardı. Diyemedim.

Bilmedi. Festivale onunla gitmek istediğimi. Kazağıyla değil asıl onunla ilgilendiğimi. Filmlere baktım, işten çıkma saatine göre film seçtim. Bugün aramadım. Bir yanım istedi. Bir yanım ‘Ne bulacaksın’ dedi. Bu güne kadar ne buldun ki...

Aldım bir kitap okumaya başladım. Albert Camus’un Sisifos Söyleni adlı kitabı. Bir cümle tüm yanlışlarımın tanımını yaptı. ‘Kederlilerin kederli olmaları için iki nedeni vardır. Ya bilmezler ya umut ederler. Don Juan bilir ve umut etmez.

\

4 ahkam var

Ahkâmlar

ne çabuk ortalarına gelmişsin kitabın; tabi yanılıyor da olabilirim ama o söz kitabın ortalarındaydı sanırım. keza çok zaman oldu o kitabı okuyalı. bir de bu yanlışlarsa hayatındaki tanımını öyle bir kitapta bulduğun, insan korkuyor... bazı kitapları okumamalı bazı insanlar. belki de sen de o kitabı...amaan neyse saçmalıyorum sanırım.

aferin aferin, barlardan iyidir kitapcilarda baslayacak iliskiler:))

:)) sizi seviyorum, gene güldürdün beni harschena. çok tatlısın.

SİMÜLASYON,gerçek iddiasında olandır, gerçeğin yerini alandır. gerçek ise yerini simülasyona bırakmış durumdadır. şimdi gerçek ve simülasyonu birbirinden ayırmanın zor olduğu bir evrende, kültür endüstrisinin kalıntılarıyla yıkanmaya devam ediyoruz. kaybolan anlam, geride, KALINTI'yı hediye etti.
aferin aferin, barlardan iyidir kitapcilarda baslayacak iliskiler:))

kitap ve benzerleri, ilişki nesnesi olarak en çok toplu taşım araçları, okul ortamı ve cafe barlarda işe yarar :)
verim alınır mı?! pifff!
:)

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu