Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "The Deaths of Ian Stone / Ölüm Bekçisi"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Otobüstesiniz. Vapurda, minibüste, belki bir toplantıda. Ortam sıkışık. Ayakta duruyorsunuz, biri gelip baya baya değdirip geçiyor. Ya da değdirmesin tamam, ama normal çarpma, sürtünme ya da temas sınırlarının üzerinde bir olay yaşanıyor. Böyle durumlarda o kişiye dönüp " Evet, ben de sizden hoşlandım gerçekten. Ama ilk buluşma için bu yakınlaşma fazla değil mi?" demek istiyorum. Evet , evet bunu demek istiyorum. Hatta bir keresinde dedim böyle bir şey. Çok sesli değildi demek ki, adam duymadı. Yanımdaki arkadaş duyup, (duyup duyup, çok komikmiş bu 'duyup', sürekli tekrarlansın, gülelim eğlenelim hep) baya eğlenmişti. Acaba adam duysa ne olurdu, sonrasında neler yaşanırdı ise başka bir yazımızın konusu olsun. (aaa! aşkolsun, anlatsana kııııız..!)

\

Toplu taşıma araçlarında yolculuk zordur. Oturduğunda da yanındaki adam ile omuz omuza mücadele başlar. (- biz onu futbolda olur biliyorduk. - öyle biliyordunuz ama burada da oluyor işte. binmiyor musunuz otobüse, minibüse falan? - yok, biz zeplini tercih ediyoruz daha çok.) Sen iki yana sallanarak kendini arkaya verip, yerleşmeye çalışırsın. Adam kolunu bir öne atar bir arkaya. Ciddi bir mücadele başlar. Bu mücadele bazen dizler ile devam eder. Sen ittirirsin, o ittirir. Dizler birbirine iyice sürter sürter, ısınır pantolonlar alev alır. (- haaa, bak sen. demek otobüsten yana yana inen adamlar hep bu yüzden - yana yana inen adamlar mı? - ne var? gördüm ben) Böyle, konuşmadan uzun süre hem fiziksel hem de sinirsel bir mücadele içinde bulursun kendini. Ben sakatlananlar biliyorum ya da çok yorulanlar, kenara beni değiştir işareti yapanlar falan. Neymiş kardeşim bu toplu taşıma yahu.

Bazen de durup dururken, kıl olursun aynı araçtaki bir yolcuya sebepsiz. O sana bakar dik dik, sen ona. Kim kaçıracak önce gözleri bakalım oyunu oynarsın. Bazen ısrar eder uzun uzun bakar, adam da kaçırmayınca gözleri korkarsın. (- aha ,kaçırmıyor oğluuum bu gözleri. şimdi sıçtık işte. müsait bir yerde lütfen) Bazen dayanamaz huooppss hiişşşt alllooo hareketi yaparsın, göz kırpıp ağzını yan yaparak kafanı iki yana sallarsın, nedir olayın, ne bakıyon birader dermiş gibi. O da sana esas sen ne bakıyon y.rrağaaam dermiş gibi bakar. Sen ona adamın asabını bozma, z.kerim tahtanı dermiş gibi bakarak karşılık verirsin. O da gel lan dışarı hadi in lan, kim kimi z.kiyoo dermiş gibi bakar. Bu elektriklenme zaman zaman farklı sonuçlar da doğurur. Bazen iki adamın şehvetle öpüştüğünü görürsünüz köşede bir koltukta. Uzun uzun birbirine bakmakta inat/ısrar eden koca koca adamların ulaştığı acı sondur işte bu. Pistir yani toplu taşıma. ( - neeey, toplu taşıma mı? aman aman düşman başına. bizim bi mahmut abi vardı. - ee? - hibine oldu böyle böyle - yok artık)

Bu toplu taşımaya yönelik aklımda daha bir çok konu var. Onları da başka bir yazıya erteleyip, şimdi yeni bir konuya yelken açıyoruz. Koyun Adası seyrini bitirmek üzereyiz, uzakta Karaburun Kömür Burnu gözüküyor, yolu neredeyse yarıladık, Karaburun Feneri önündeyiz. Şaka lan şaka..;)

\

Yeni bir eve taşındım yakın zamanda. Adam/lar nasıl oturdularsa artık klozete, aşınmış tamamen o kapak. Mavi renkte normalde. Ama şu anda çoğu yer beyaz, krem vb. renklere dönüşmüş, dahası kapak da incelmiş. Otura osura eritmişler kapağı. Evde oturan eski kiracıları bulmak gerekse ya da teşhis etmek, (o ne be? niye teşhis ediyorsun oğlum adamı) götlerinden bulursun bence. Şimdi hepsi mavi kıçlarla dolaşıyorlar etrafta. (-beyefendi, götünüz mavi olmuş. - hiç sormaa, uğraştım çıkmıyor. - yoksa Öfkeli Şirin'in gazabına mı uğradınız, hah hah haaaa...!)

Bu yeni taşındığım evde zararsız, çok bacaklı -tırtıl misali-, uzun, pıtı pıtı hızlı hareketlerle yürüyen küçük böcekler var. (- acil ilaçlama, hemen hemen hemen. - tamam da seviyorum ben onları - bırak ya, böcek oğlum bu. bir gün kulağına falan girerse görürsün. - gözüme girerse? - o zaman göremezsin. - kulağıma girerse de göremem ki - sus beee) Neyse, bunlardan biriyle dün gece karşılaştık holde. Sonra sırtlarımızı birbirine verdik, sesli sayarak on adım uzaklaştık birbirimizden ve silahlarımızı çektik. Neyse kodum bunun kafaya ben terliği, öldü tabi garip. Sonrasında ise aklımdan geçenler şunlardı; "İşte dostum hayat böyle bir şey. Hııım, ne acayip değil mi yahu. Bir varsın, bir yoksun. Senin ömrün de buraya kadarmış. Nereden bilecektin. Bittin gittin şimdi." Meğer böcek ölmemiş henüz. Kafayı kaldırıp sarsılmış bir vaziyette bana baktı ve " Koyacaz oğlum senin götüne, sen duuu bekle bak neler olacak. Kaç kişiyiz biliyon mu sen biz bu evde? Bi daha görmiyim buralarda seni, sigigit şimdi" deyip pıtı pıtı uzaklaştı. Tabi böyle olmadı. Düşündüm sadece..(- bak onu iyi düşünmüşsün.)

Bitsin şimdilik bu yazı burada bence. Okuyana da acımak lazım ama değil mi? Bu kadar çok saçmalığı okuyan belki de bunun üzerine kafa patlatıp ne diyooo lan bu maymun deyü düşünen, anlam vermeye çalışan bünyenin yorgunluğu ve bunların sonucunda yaşadığı beyin cıklaması hesaba katıldığında yazının daha da uzaması okuyanlarımı kaybetmeme neden olabilir. Bu da beni derin bir elem içine sürükler. Emaaaan yearabbüüü..! Çok endişelendim.


53 ahkam var

Ahkâmlar

Güldümm, hatta kahkaha attımm bile hemde çok uzun süre:)) Çokk çokkk güzel....

:).puhahahha..böylesi absürd böylesi komik olunur mu heç bu vakitlerde?..işimiz gücümüz var heralde..

ellerin dert görmeye, dilin kaymak yiye.

yazıdan tamamen bağımsız olarak en kral şirin huysuz şirindir diyorum.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

kahkaha ha. vay be..!
linet, aos begenileriniz icin tesekkurler.

manson, öfkeli şirin de yazıdan baya bagımsız zaten. bu arada en sevdigim sirin guclu şirin idi. (yekta kopan super seslendirirdi.) bir de şakacı şirini severdim.

hasta la victoria siempre

arrogante sen bu performansla hayatta kaybetmezsin okuyucularını :)

Her tercih başka birşeyden vazgeçiştir...

Yaziyi tikladim, ve okumaya basladim. Daha ikinci satirda bu bizim Hombre'dir dedim. Ve sonuna kadar okudum. Sonunda baktim ki" gercekten sensin. Helal sana kardesim. Yazilarin tek kelime ile harika. Hatta harika ötesi ne varsa iste o.:)))

Bu yol birlik, beraberlik yolu, içimiz aşk, sevgi, hasretlik dolu, gel; sen de katıl ol, dosdoğru, birlikte yükselelim ışığa doğru..

zeyynep, xnicox cok tesekkurler. bu tür yorumlar beni daha cok sacmalamam ı-ıhhm pardon boyle sanatsal süpersonik yazılar yazmam konusunda kamçılıyor..

hasta la victoria siempre

:) :D
bencede...
dolmusta tartısma olayına cok tanık oldum, ozelliklede ramazan aylarının ilk gunleri.
- ben orucluyum. Yaklassmayınn
yeni evde mutluluklar, mutualist bir yasamı tercih edin böceklerle.
son olarak: öfkeli şirinin gazabı baslıgını gorunce benim aklıma gelen şirin, ferhatın şirindi:D

life is bohem why i dont?

@lazybohem, evle ilgili dileklerin icin tesekkurler. simdilik hersey iyi gibi. ust kat komsuları biraz gürültülü sadece. onu yakın zamanda halledecegim. once ölcülü bir uyarı ile baslarız. sonrasına bakarız;)

dedigim gibi toplu tasımaya ait anılar, konular ve olaylar genis ve derin. belki tekrar deginirim sonraki yazılarda.

bu arada o hikayede öfkeli olması gereken bence şirin'den cok ferhat'tır diye dusunuyorum.

hasta la victoria siempre

Beyin cıklaması, sevdim bunu:)

Arrogante yazıyı heyecanla okudum süperdi:)
Otobüslerde yazın eğer sen oturan şahıs isen ve senin başında da çantasını arkaya doğru atmak yerine senin omzuna yerleştiren bir hanım kızımız veya cüssesiyle resmen abanıp rahatsızlık veren adamlar var ise hayli can sıkıcı bir yolculuk demektir, hele bir de demirlere tutunuyorsa ve terlemişse...

Otobüs bomboş, gidiyorum cam kenarına oturuyorum, o bommmmboş otobüste gelip yanıma oturup yayılıyorlar sinir oluyorum. Erkeklerin bacaklarını 90 derecelik açıyla açıp yanındakileri sıkıştırmasına da sinir oluyorum. Hele bazı teyzelerin yanımda iki saat çanta karıştırırken dirseğiyle kolumu oymasından, alışveriş torbalarını ayaklarımın dört bir yanına koyarak hareketimi kısıtlayıp inmeme engel olmalarından ve kafamdan iki saat "şimdi buna ineceğimi nasıl söyleyeceğim" gibi düşünceler geçirtmelerinden hiiiç hoşlanmıyorum.

Biraz dolmuşum galiba
Günde 8 otobüs, eeee olsun o kadar..:))

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

@dejavu, günde sekiz otobüs mü? nasıl yani yaaa?anaaa.

heee yani ya
abs şimdi buradan aşağı 1, aşağıdan oraya 2, oradan da oraya 3, sonra da okula son araç 4, birde akşam aynı istikamet geri vites..

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

senin de işin zormuş, asagıdan oraya, oradan oraya, oradan okula...uuu..!

ben de universite doneminde ilk sene hergun bostancı-avcılar yapmıştım. sabah 05:45 aksam 19:30..

hasta la victoria siempre

sarıyer-göztepe
dünyanın bir ucu be arrogante

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

bostancı-avcılar da hic fena sayılmaz mesafe olarak..sonra ben bu ne lan boyle deyip avcılar'da okulun yurduna gectim zaten.

hasta la victoria siempre

:)
Bu arada yeni evin hayırlı olsun, herkese çiçek dağıtıyorum sana da ev hediyesi alem bari

\
--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

süngerrrr bobbbbbbb!!!!!!!!!!!!!!!

internette gorsellerde klozet ararken gormustum bunu. ama yine de tesekkur ederim dej. hatta dejekkür ederim..:P

hasta la victoria siempre

:))

o zaman fener stadından klozeti ve o enteresan bacaklı lavaboyu da görmüşsündür

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

evt..hepsi hafızamda.

hasta la victoria siempre

ne var yani "bilmiyordum aaa" desen:)

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

hazır mısın? geliyooooor..!

bilmiyordum aaaaaa....!

bonus; o ne ki öyle? nasıl olur? aman yarabbi. kulaklarıma inanamıyorum. hemen gormeliyim bunu. super olmalı. ;)

hasta la victoria siempre

bir arkadasın minibus anısı;

havalar soguk, hasta oldugu halinden belli bir genc adam, minibuse biniyor ve sofurun hemen arkasındaki uclu koltugun soluna oturuyor. iyice sarınmış, atkı, bere, eldiven. soforun camı acık ve hareket ettikce camdan giren soguk hava hasta elemana geliyor. eleman sofore " ben biraz rahatsızım da camı kapar mısınız?" diye soruyor. sofor ters bir sekilde kafayı elemana cevirip bir süre baktıktan sonra " sen harbiden rahatsızsın" deyip önüne dönüyor. camı kapamıyor.

hasta la victoria siempre

hemen sıcak haberi vereyim. dun aksam itibariyle klozeti degistirdim. vatana millete hayırlı olsun.

dip not:bahsi gecen sıcaklık, klozete oturma ile ısınan klozet kapagından kaynaklı degildir.

hasta la victoria siempre

Bunu bir hafif yemeği organizasyonuyla kutlamalıyız
Kop ayarla şunları

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

akşam sıcak klozet değiştiren arrogante gündüz neler yapmaz diyorum

hayat suda başladı salus per aquam

beni daha mutlu eden sey, hemen hemen her yazımda yorumu bulunan sayın kopanisti'nin bu yazımı da bos gecmemesi oldu. dun usenmedim, baktım yazılarıma. 1-2 yazıda yok sadace kop yorumu.

hasta la victoria siempre

deja; kop, sevmiyor öyle organizasyonları, bırak ortam yaratmayı oraya gitmez bile!

deja; kop, sevmiyor öyle organizasyonları, bırak ortam yaratmayı oraya gitmez bile!

arrgante bak arkadaşım şu hesap özetine : bkz yorum adedi,

kopanisti, şu an yaşadığı yer İzmir. 02 Kasım 2006 14:36 tarihinden beri bizlerle.
211 yazı, 12472 yorum, yazmışım. 531 adet beğendiğim yazı var.
hayat suda başladı salus per aquam

Kırmaz gelir bence mak
kop var mısın yok musun

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

mak, nerden biliyosun diyorum

hayat suda başladı salus per aquam

deja'nın teklifine varım diyorum

hayat suda başladı salus per aquam

çilek'ler organizasyon yaparken fikrini belirtmiştin, aklımda kalmış...

çok naziksin kop

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

çilek'ler organizasyon yaparken fikrini belirtmiştin, aklımda kalmış...

hafızan iyimiş mak, dün dündür bugün bugünür diyorum

hayat suda başladı salus per aquam
12472 yorum

peki, sustum.

hasta la victoria siempre

ha öyle mi, peki....

arrogante susasın için demedim rica ederim,
mak, fikirler değişebilir, uygun olursam katılmak isterim, sonuçta beni paralayacak kişilerle tanışmak zevkli olur

hayat suda başladı salus per aquam

paralayacak mı, hayırdır kop, seni kim paralayacak?

paralamak kelimesi gecince aklıma karagöz geliyor benim. karagöz olabilir..

hasta la victoria siempre

e vardır paralayacak olan, karagöz meselâ

hayat suda başladı salus per aquam

PC'yi ilk acip Hafif'e girdigimde senin yazilarini arayip buluyor, bir daha, bir daha okuyor gülüyor rahatliyorum. Sagolasin kardesim. Iyi ki varsin.)))

Bu yol birlik, beraberlik yolu, içimiz aşk, sevgi, hasretlik dolu, gel; sen de katıl ol, dosdoğru, birlikte yükselelim ışığa doğru..

eyvallah xnicox..

degerini hic kaybetmeyen, defalarca okunsa agızda/dimağda aynı tadı bırakan yazılar yazmak icin cıktım ben yola. evet, hep insanları nasıl mutlu ederim, gunlerine nasıl ışık tutar, neşe katarımın hesabını yaptım. (neşe katarı, sevgi pınarı) yuzlerine kondurdugum o tatlı gulumsemeyi hayal edip, mutlu oldum yerimde..:P (kıs kıs kıs)

hasta la victoria siempre

:)

Yakisir kardesime...

Bu yol birlik, beraberlik yolu, içimiz aşk, sevgi, hasretlik dolu, gel; sen de katıl ol, dosdoğru, birlikte yükselelim ışığa doğru..

Resu, nerelerdesin yaw? Hic görünmüyorsun bu ara? Ya da ben mi körüm?

Bu yol birlik, beraberlik yolu, içimiz aşk, sevgi, hasretlik dolu, gel; sen de katıl ol, dosdoğru, birlikte yükselelim ışığa doğru..

yokum nico, arada bakıyorum sadece o kadar, yazmıyorum, yazamıyorum maalesef :(

Valla senin özlemedim dersem yalan olur Resu. Senin gibi dobra biri her zaman gerekir buraya. Sakin uzaklasma kardesim. Zaten ne konusacak adam kaldi ne bilmem ne. Anladin ya...

Bu yol birlik, beraberlik yolu, içimiz aşk, sevgi, hasretlik dolu, gel; sen de katıl ol, dosdoğru, birlikte yükselelim ışığa doğru..
Zaten ne konusacak adam kaldi ne bilmem ne.

a-aa..! dusunulse bile dile getirilmesi hos degil. aşkolsun..:P ama dobralıktan dem vuran biriyle celismedi bak. "ne dusunuyorsam o arkadas..!"

hasta la victoria siempre

Seni kastetmedim Hombre, sen en has arkadassin.)

Bu yol birlik, beraberlik yolu, içimiz aşk, sevgi, hasretlik dolu, gel; sen de katıl ol, dosdoğru, birlikte yükselelim ışığa doğru..

yok degilim..;)

hasta la victoria siempre

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu