MİT'in adam öldürme yetkisinin olup olmadığıyla ilgili
bir haber yazılmış.
Dünyada demokrasiyi dillerine en çok dolayanlar,
en çok çiğneyenlerdir aynı zamanda.
"Muassır medeniyet" dediklerimiz,
birini gözüne kestirdikten sonra
bal gibi öldürür de, işkence de eder.
Sadece iz bırakmadıkları için "demokrasi düdükçüsü"
olup çıkarlar.
Her ülkede olduğu gibi bizde de -suç makineleri-
sokaklarda dolaşıyor.
Bu insanlar suç işlemeyi bir meslek,
hatta yaşam biçimi haline getirmişler.
Bilinçli ve özgür iradeyle yapıyorlar bunları.
İhtiyaç, bunalım, psikolojik durum falan değil...
Görsen bir yazar, bir işadamı, bir bürokrat zannedersin.
İşte bu insanlar suçun meydana gelmesinde
birinci dereceden etkili oluyorlar çoğu zaman.
Aslında suç işlemeyecek insanları özendirme,
zorlama, tehdit, vb yollarla suça itiyorlar.
Bu insanları tanıyıp faaliyetlerini gördükten sonra
artık öldürmek bile basit bir sözcük olarak kalıyor.
Bu durumda, MİT veya güvenlikten sorumlu
başka bir kurumun "adam öldürme yetkisi"ni
tartışmak bile abestir.
Burada asıl sorulması gereken
"adam öldürme yeteneği ve performansı" olmalıdır.
Tabii ki bununla birlikte "doğru" kişilerin itlafı.
Bu "öldürme" ve "itlaf" sözcükleri
hümanizm ve demokrasi düdükçülerine ağır gelebilir.
Ama güvenlik ve huzuru sağlamak hiçbir zaman
kolay olmamıştır.
Bugün bir terörist başının itlaf edilmeyip beslenmesi,
terörün can almaya devam etmesini garantilemektedir.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.